İncelikten Edebe Nezaket Anlayışı

0
835 kez

nezaket
Nezaket

Nezaket hayatımızda geniş bir uygulama alanına sahip bir kavram. Kelime anlamı “incelik, kibarlık, başkalarına karşı saygılı davranma, naziklik ve zarafet” ifadeleriyle açıklanıyor. Bu anlam tüm sözlüklerde aynı olsa da, her insanın kendine özgü nezaket tanımı var.  Sosyal hayatımızda davranışlarımızı sağlıklı yönlendirebilmek için “nezaket” kavramını doğru anlamlandırmak
oldukça önemli.

GENETİK MAYAMIZI ŞEKİLLENDİREN “DOĞRU EĞİTİM”DİR

Yaşam biçimimizi ve kabiliyetlerimizi doğuştan sahip olduğumuz genetik kodların etkilediği bir gerçek. Fakat tertemiz bir yaratılış üzerine dünyaya gözlerini açan bireyin kişiliği, ilk olarak yetiştiği ortamın nitelikleri ve koşulları çerçevesinde şekilleniyor. Adeta boş cam bir bardağın içine konulan sıvının rengini alması gibi.

Bu süreç zarfında “nezaket” kavramının yeni yetişen bireye doğru bir biçimde öğretilmesi, sağlıklı toplumsal ilişkilerin temelini teşkil ediyor. “Ağaç yaşken eğilir” atasözü bu gerçeğin en bilindik ifadesi.

DAVRANIŞI BİÇİMLEYEN KALBİN SESİDİR

İslam dini kişiye “Yaratılanı, Yaratan’dan ötürü” sevme edebini kazandırır. Kendisini var eden ve yaşatan Rabbi’ni bilen biri, kulluk bilincine sahip olur. Kulluk bilinci ise O’nun rızasını kazandıracak ve O’na şükrü ifade niteliğinde olan fillere yönelmeyi sağlar. Bu gayretleri taşıyan bir birey, iyi ile kötü, doğru ile yanlış, güzel ile çirkin arasındaki ayrımların farkındadır. Toplumda “Allah’tan korkmak, kuldan utanmak” olarak nitelendirilen bu hal, davranışlarımızı nezaket çerçevesinde biçimlendirir.
Nefis ile gönül arasındaki ince sınırları gözetmek, davranışların, hal ve tutumların ince bir elekten geçirilmesini gerektirir. “El, gönülden gizli iş işlemez” (Hz. Mevlana) şiarınca yaşamak, kişiyi hakiki huzura ulaştıracağı gibi, cemiyet hayatına da sayısız güzellikler kazandırır.

DAVRANIŞLARIMIZDA ÖNCELİKLE İLAHİ RIZA GÖZETİLMELİ

İlahi tecellinin neticesinde farklı milletler, kültürler mevcut. Kültürlere göre davranış biçimleri değişiyor. Bu noktada toplumu asıl şekillendiren kuşkusuz inanış biçimleri.
Tüm toplumlarda “büyüklere saygı duyma, yalan söylememe” gibi genel değerler ortak olsa da ahlaki değerlerin içerik ve uygulama yönünden en mükemmeli İslam’da mevcut. İslam, insanın yaratılışına en uygun terbiye ve ahlak üzere şekillenmesini sağlayarak tüm toplumun hayır üzere yaşamasını temin ediyor.

Allah rızasını gözeterek yaşayan kişiye, eşsiz bir nezaket üslubu kazandıran ihlaslı oluşudur. İnsanların rızasını kazanmaya yönelik fiiller ve davranışlar değişkendir. En tehlikeli yönü ise kişiyi “riya”ya sürükleyebilecek olmasıdır. Mesela, bir insanın vesile olduğu bize faydası dokunan bir iş için, teşekkür etmemiz başlıca nezaket kurallarından biridir. Bu fiilin asıl yaratanı olan Allah’a şükrü yerine getirmek ise imanımızın neticesi gerçekleşen bir edeptir.
Edep “iyi ahlak, incelik, terbiye” olarak tanımlanıyor. Ancak hak olan inanç doğrultusunda terbiye edilmiş bir insan davranışlarında gerçek edebi gözetebilir. Nezaket çerçevesinde değerlendirilen tüm fillerde öncelikle edebin gözetilmesi gereklidir.

KALIPLAR KALBİMİZİN ÖNÜNE GEÇMESİN

İhlas ve içtenlik, tüm hayatımıza güzellik kattığı gibi kimi kez kusurlarımızı bile örtebilir. Nezaket söz konusu olduğunda ise içtenlik ayrıca önem kazanır. Yalnızca toplumda “nezaketli biri” olarak algılanmak adına nezaket kurallarına özen göstermek aslında en büyük nezaketsizliktir. Mesela karşılaştığımız birine içtenliksiz bir şekilde “merhaba” demek, yalnızca selam vermemiş olmaktan kurtarır bizi. Karşımızdaki insanın samimi olmadığımızı fark edip üzülmesine neden olduğumuz için edebe aykırı davranmış bile sayılabiliriz.

ÖLÇÜ, NEZAKETİN VAZGEÇİLMEZİ

Her şeyde olduğu gibi nezaket kurallarına giren tüm davranışlar da “ölçü” gözetildiğinde amacına ulaşabiliyor. Aşırılıktan kaçınılması samimiyetin muhafaza edilebilmesi açısından önemlidir. Mesela evimize gelen misafirlerimize iyi bir ev sahipliği yapabilmek adına aşırı gayretli ve ilgili davranmak, samimiyete zarar verebilir. Misafirimizin rahat hissetmesini sağlayamayacağımız gibi rahatsızlık vermiş bile olabiliriz.

Nazan BÜLBÜLSemerkand Aile 47. Sayı / DİĞER YAZILAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here