Yelkendeki tüylerin kullanımı

0
597 kez

Yelkenlerimiz rüzgar enerjisini kullanarak kuvvet elde ederek çalışırlar. Rüzgar küçük hava moleküllerinden oluşmuştur fakat bu şeffaf ve küçük hava moleküllerini göremeyiz sadece etkisini hissederiz. İşte yelkeni en iyi şekilde kullanmak ve yelken üzerinden akan bu hava akımını görebimek için yelkenlerimize ”tüy” adını verdiğimiz ince ve hafif iplikçikler takarız. Bunlar bilğimiz yünden,ince balon yelken kumaşından yada kaset bandından yapılırlar. Farklı rüzgar koşullarına ve yağmur, ıslanma olasılığına göre hepsinin ayrı avantajı vardır.




Yandaki resimlerde farklı malzemelerden yapılmış farklı kesimli tüyler görülüyor. Yukardan birinci ve ikinci resim balon yelken kumaşından yapılmış tüylerdir, üçüncü resimdekiler ise yün tüylerdir. Renklerinin genelde yeşil ve kırmızı olmasının sebebi sancak ve iskeleye takılmalarıdır. Kontramızı kolay anlayabilmemiz için sancak kontra giderken rüzgarüstü tüyün yeşil, iskele kotra giderken rüzgarüstü tüyün kırmızı olması gerekir.

Tüyler çok uzun tutulmamalıdır. Çok uzun tüyler hafif rüzgarlarda sağlıklı çalışmazlar. Kısacası tüy kendi ağırlığına yenilmemelidir. Yukarıdaki resimde de yün tüyler görülüyor. Hafif havalarda hafifliği nedeniyle en iyi yün tüyler çalışır. Fakat yün tüylerin uçları iyi yakılmalıdır yoksa uçları açılır ve yelkendeki dikiş yerlerine takılır. Bu tüyleri yelkene takarken yelkendeki dikiş yerlerinden mümkün olduğunca uzak tutmak en iyi yoldur. Yağmurlu havalarda ise yün tüylerin kuruma süresi,balon yelkenden yapılan tüylerden daha uzundur. Yün suyu emdiği için yağmurlu havalarda iyi performans gösteremez.

Tüyler yelkene yapışkan bantlar ile sabitlenir .Ama bu yapışkan bantların sudan etkilenmemesi gerekir ve bu bantların kenarları yelkene tam yapıştırılmalıdır, tam olmaz ise tüyler gene buralara takılıp ,çalışamayacaklardır.

Tüylerin görev ve çalışması

Tüyler yelken üzerindeki hava hareketini görmemizi sağlar. Bu sayede yelkeni trim ederiz (ayarlarız) ve daha rahat dümen kullanırız. Yelken üzerine gereğinden fazla tüy takılması iyi değildir aksine kafa karıştırır. Dolayısıyla tüylerin en iyi çalıştığı yerlere en az ölçüde tüy takarsak tüy hareketlerini daha iyi anlarız. Yelkenlerimizin en performanslı çalışması için üzerine gelen havanın en kısa sürede ve an hızlı şekilde yelkenden çıkması gerekmektedir. Dolayısıyla giren havanın bu şekilde çıkması için tüylerin birbirlerine ve suya paralel uçmaları gerekir.

Yandaki çizimde bir flok yelkendeki tüyler görülüyor. Tüyler bu şekilde alt alta da takılabilir üst üste gelecek şekilde de takılabilir. Görüldüğü gibi birbirlerine ve suya paralel çalışıyorlar.Kısacası yelkene giren hava düz bir şekilde ve en kısa yoldan çıkıyor. Yelken üzerinde birikme, anafor yaparak hava moleküllerini yavaşlatmıyor. Buna ideal ve performanslı çalışma diyoruz.

1) Açık mavi arka fona sahip çizimde yelkene tam tepeden kuş bakışı bakılıyor ve yelkene giren rüzgarın nasıl çıktığı görülüyor. Rüzgar yelken üzerinde en kısa yoldan düz bir şekilde çıkıyor. Bu tüylerimizin birbirine ve suya paralel çalıştığı anlamına gelir. Her şey yolundadır.

2) Yandaki çizimde ise hava akımı yelkenin üzerinden yelkeni yalayarak geçemiyor ve rüzgarüstü tarafta bir dönme hareketi yapıyor. Bunun sonucunda tüy öne doğru uçuyor. Bu o bölgedeki hava akımının öne doğru olduğu anlamına gelir ve yelkenin en iyi performansta çalışmasını engeller. Eğer yelkenimizi biraz daha rüzgaraltına doğru kaydırırsak herşey yoluna girecek ve hava akımı yelkene paralel bir şeklide akmaya devam edecektir ve tüyler gene paralel uçacaktır.Bu durumu düzeltmek için, dümencinin rüzgarüstünde oturduğu varsayılırsa yekeli teknelerde yekeyi biraz kendimize çekmek gerekir yani kafayı açmalıyız.

3) En alttaki çizime bakacak olursak bu defa da aynı dönme hareketinin rüzgaraltı bölgede oluştuğunu görüyoruz. Yelkenimizi biraz daha rüzgarüstüne alırsak gene hava akımının yelkene paralel akmasını sağlarız. Orsalayarak yada yelkende tüyler paralel olana kadar yelkeni boşlarsak bu olumsuz etkiden kurtuluruz.

Ayrıntılı tüy kullanımı

NOT:Yukarıda çizimdeki kırmızı tüyler rüzgar üstündedir.

Eğer tüylerimizi şekil 1’deki gibi paralel kullanırsak en fazla hıza ulaşırız. Fakat rüzgara en yakın gidemeyiz. Rüzgarla biraz daha fazla açı yaparız. Denizdeki durumumuza göre buna bizim karar vermemiz gerekir. Hedefe en hızlı ve açık mı?, yoksa yavaş ve sıkı mı? gideceğimiz o anki duruma bağlıdır. Rakiple bire bir mücadele veriliyorsa hızlanıp geçmek daha mantıklıdır, o zaman şekil 1 uygulanmalıdır. Şekil 2’de ise ortalama hızla ve ortalama açıklıkta yol alırız.Şekil 3’te en yavaş ama en fazla derecede orsaya girebiliriz. Biraz daha girersek yelken pırpırlayacak ve çalışmayacaktır. Genelde zoraki şamandıra dönüşlerinde kullnaılır. Şamandıranın oraya hızlı gidip tramola atmaktansa, yavaş gidip hemen dönmek daha doğru olabilir.

Yandaki çizimde 1,2 ve 3 numaralı tüy kullanımlarının orsaya girme bakımından şekilleri verilmiştir.En orsacı 3 iken,en yavaşta odur.En açık görüldüğü gibi tüylerin paralel kullnanıldığı 1 numaradır ama en hızlı da o tipde kullanımdır.

NOT:Yandaki 1,2,3 ve numaraları çizimler tamamen gösterme amaçlı çizilmiştir. Gerçek durumda aralarındaki fark bu kadar olmayabilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here