Yat nedir?

0
794 kez

Yat kelimesi (Yacht) sözcüğünün türkçe karşılığıdır. Yacht sözcüğünün geçmişi ise 17. yüzyıla kadar dayanır.




Kaynaklara göre bu kelimenin Hollanda kökenli olduğu biliniyor. O devirde kanallarda hızlı giden ve kolay manevra kabiliyetine sahip teknelere yacht (yat) deniyordu. Daha sonraki yıllarda yatlar,başta Fransa olmak üzere tüm Avrupa’da yavaşta olsa yayıldı. Yat denildiğinde aklımıza genelde önce büyük motoryatlar daha sonra yelkenli yatlar gelir. Bu bölümde biz yelkenli yatları ele alacağız. Yeni teknoloji yelkenli yatlar kompozit malzemelerden üretilirler. Bu malzemeler ile hafiflik ve sağlamlık ön plana çıktığı gibi üretimde oldukça hızlanmıştır. Yapılan hesaplar sonucunda üretilen yelkenli yatlar kolay kolay devrilmez niteliktedir. Devrilse bile (bu çok zor bir ihtimal), ağır olan, dengeleyici salması nedeniyle tekrar düzelirler. Yani hacıyatmaz gibidirler.

Salma ve devrilmezlik

Yandaki şekilde bir yelkenli yatın su altında kalan salması görülüyor. Direksiz ve salmasız bir yelkenli tekne düşünülmesi fizik kurallarına aykırıdır. Salma hem yelken seyirlerinde yatı dengeleyici unsurdur hemde yatın akıntı, dalga ve özelliklede rüzgar gibi etkilerde sonucunda seyrine devam etmesine yarayan önemli bir parçadır. Yeni nesil teknelerin tasarımlarında hız arttıkmak için salmalar daha derine ve daha ince tasarlanırlar. Çok nadir olsa da bunun sonucunda sert okyanus koşullarında bazı salmalarda hasarlar oluşmaktadır, tekneye göre en uygun salmaların araştırmaları sürmektedir.

Yerli ve yabancı yat üreticileri yelken ve deniz severler için iki tipte yelkenli yat üretirler. Yarışmak isteyenler için daha hızlı fakat az konforlu, gezmek isteyenler için ise daha yavaş, su hattı geniş, az bayılan ve tabiki daha konforlu gezi tekneleri üretirler. Satın alırken tercih size ve bütçenize kalmıştır.

Ülkemiz için büyük bir gelir kapısı olan bu kaynağı yağmacılar yüzünden tehlikeye atıyoruz. Meclisten geçen ve orman arazilerinin satışına izin veren yasalar sonucunda sakin koylara yerleşimin gelmesi tüm doğallığı bozmaktadır. Öyleki karadan ulaşımı olmayan cennet koylara karayolları yapılarak bir ticari rant elde edilmektedir. Tüm bu durumlar yatçılık sektörüne onarılması imkansız yaralar açmaktaıdr, turizmi baltalamaktadır. Cennet koylarımız taşlaşmakta ve yeşil yok edilmektedir. Bunların yanında bu işten ekmek yemekte olan bazı yatçılık firmalarımız teknelerini, doğaya son derece zararlı deterjanlarla şuursuzca yıkamakta ve atıklarını cennet koylara bırakmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here