Velilerden Yardım İstemek

0
618 kez

Velide meydana gelen olağanüstü haller Allah Tealâ hazretlerinin kudretinin neticesidir. Velinin kerametleri, Peygamber mucizesinin onun doğruluğunu belgeleyen birer parçasıdır. Bir velide keramet olan her şey, o velinin bağlı bulunduğu peygamber için bir mucize olur. Şu halde mucize ile kerametin meydana geliş ve tahakkuk itibariyle mahiyeti birdir. Allah Tealâ’nın yaratmasıyla meydana gelirler. Allah Tealâ’dan bir şey isterken, peygamberin veya  falan velinin hatırına demek “tevessül”dür. “İstigâse” ise peygamber veya veliyi doğrudan doğruya çağırmaktır. Alimlere göre tevessül ve istigâse caizdir. Faydaları vardır.

Ehl-i Sünnet alimlerinden tevessül ve istigâseyi meşru görenlerin açıklamaları şöyledir: Allah’a dua ederken vesile kullanan ya da doğrudan doğruya bir veliyi çağıran kimse, alemde tasarruf sahibi olanın yalnız Allah Tealâ olduğunu bilir, inanır. Bu durumda tevessül ve istigâse tevhid inancına zarar vermez. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de bildirildiği gibi bazı kulların Allah yanında şefaat etme hakkı vardır. Allah Tealâ bu şefaat hakkını sevdiği ve razı olduğu kullarına verir. Şu ayet-i celileler buna delildir:

“İzni olmadan O’nun katında kim şefaat edebilir?” (Bakara, 255). “Allah’ın huzurunda kendisinin izin verdiği kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.” (Sebe, 23)

Peygamber s.a.v. Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyorlar:

“Nice saçı sakalı karışık, başı toz içinde adamlar var ki, bunlar bir şeyin olması için Allah’a yemin etseler, Allah onların yeminini yerine getirir.”

O halde öyle velileri şefaatçi etmekte, onların hürmetine Allah’tan istemekte bir sakınca yoktur.

Yusuf Nebhanî hazretleri şöyle buyuruyor: “Cenab-ı Hak çoğu işi sebeplere bağlamıştır. Onun için hakiki tesiri Allah’tan bilmek şartıyla sebeplere başvurmak sakıncalı değil, bazen lüzumludur. Kuyuya düşen bir adam, kendisini çekip kurtarmaları için başkalarını çağırır. Hasta adam doktora gider. Zulme uğrayan hakime başvurur. Bunlar şirk ve küfür değil de, neden bir nebiyi veya veliyi yardıma çağırmak şirk olur! Velileri imdada çağırmak şirk ve küfür değildir. Çünkü velilerin, Cenab-ı Hakk’ın onlara verdiği kerametle, O’nun izni dahilinde uzağı görmesi, sesleri duyması, tayyı mekan etmeleri mümkündür. Bu sebeple onlar uzakta bile olsalar yakın sayılırlar. Velilerin hayatta olmaları ile kabirde olmaları arasında, kerametleri bakımından fark yoktur.”

Peygamberimiz s.a.v.’in; “Beni vefatımdan sonra ziyaret eden hayatımda ziyaret etmiş gibidir.” ve “Amelleriniz bana arz edilir. Onları iyi bulduğum zaman Allah’a hamd ederim.” buyurmuş olması, vefat edenlerin de duyduğuna, dünya ile mahiyetini bilmediğimiz bir ilişki içinde olduklarına işarettir.

İstigâse sahih hadislerle de sabittir. Buna bir misal:

Rasulullah s.a.v. Efendimiz’in yanına bir âmâ geldi, gözlerinin görmemesinden şikayet etti. Efendimiz ona sabır tavsiyesinde bulundu. Fakat adam kendisini gezdirecek kimsesi olmadığını söyledi. Rasulullah s.a.v. ona şöyle buyurdu: “Git abdest al ve iki rekât namaz kıl. Ondan sonra, ‘Allahım ben rahmet nebisi Muhammed ile sana dua ediyorum. Allahım onu bana şefaatçi yap. Şefaatini kabul et.’ de.” Adam kendisine söylenenleri yaptı, biraz sonra gözleri açıldı. Bunun üzerine Allah Rasulü ona “Başka ihtiyaçların olursa da böyle yap.” buyurdu.

Ayet-i kerimede buyuruluyor ki:

“Onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler ve hem kendileri istiğfar etse hem de sen onlara istiğfar etsen, Allah’ın tevbeleri kabul ettiğini, merhametli olduğunu görürsün.” (Nisa, 64)

Bu ayet, peygamberin onlara edeceği istiğfarın, onların istiğfarının kabulüne sebep olacağının delilidir. Onun için hacca gidenler bu ayeti okuyarak Rasulullah s.a.v.’in huzuruna varırlar.

Semerkand Dergisi Mehmet ILDIRAR • 138. Sayı / DİĞER YAZILAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here