Tayyip Zühtü Efendi

0
1.424 kez

Tayyip Zühtü Efendi

Tayyip Zühdü Efendi

Hacı Osman Efendinin oğludur. Çocukluğu ve gençlik yıllarında büyük din alimi Hacı Osman Efendinin etkisi altındadır. Nitekim o da babası ve dedesi gibi din bilgini olmayı

aklına koymuştur. Esasen bu seçimi de doğrudur. Parlak bir zekaya sahip olan TAYYİP ZÜHTÜ,dededen ve babadan kaynaklanan büyük bir din bilimi alt yapısına sahiptir. Babası Osman Efendinin kontrolünde dini eğitimine başlar. Okudukları da onun için yabancı değildir. Başarılı bir eğitimden sonra yaklaşık 1889 yılında babası Osman Efendi genç,yakışıklı,uzun boylu, herkes in hayranlığını kazanan gurur kaynağı oğlu TAYYİP ZÜHTÜ EFENDİ’ye mezuniyet diplomasını (İcazet) ‘ini verir. Genç TAYYİP ZÜHTÜ genç kızların odağıdır. O aklına din bilgini olmayı ve bu istikamette yükselmeyi koymuştur. Gönül maceralarından kaçınır. Osman Efendi oğluna uygun kız arar, Kotsiyos Mahallesinde müftünün güzel kızı Emine’yi tavsiye ederler. Aynı yıl Emine ve TAYYİP ZÜHTÜ EFENDİ evlenirler. Bu evlilikten Ayşe, Arife, Hatice, Hayriye, Muhammet, Yusuf, Salih ve Fatma adında 8 çocuğu olmuştur. TAYYİP ZÜHTÜ EFENDİ nesli yüzleri aşmıştır. TAYYİP ZÜHTÜ EFENDİ hayatı boyunca tek evli kalmıştır. Döneminde çok evliliğe oldukça sıcak bakılmasına rağmen o tek evliliği, erkek kadın eşitliği, insan haklan bakımından en uygun yol olarak görmüştür. TAYYİP ZÜHTÜ EFENDİ mezuniyetten sonra kendini dini konulara vermiştir. Esasen o dönemde yolu olmayan bu ücra köşede dini bilgisi ve çalışmaları ile bir güneş gibi parlamıştır. Ünü kısa zamanda Kahador – Of hudutlarını aşarak Trabzon’a kadar yayılmıştır. Döneminde Of Osmanlı İmparatorluğu’nun dini merkezlerin idi. Of’ta yaklaşık yirmi civarında olan medreselerden biri de yukarı Hopşera köyü Kutsunga mahallesinde bulunuyordu. TAYYİP ZÜHTÜ EFENDİ kısa zamanda yükselerek yukarı Hopşera Kutsunga mahallesinin müderrisi ve yöneticisi olmuştur. Ancak bir kısım mahalleli onun ününü, parlak zekasını ve başarılarını kıskanmaya başlarlar. “TAYYİP ZÜHTÜ EFENDİ’yi bu görevden nasıl alabiliriz” hesabına düşerler, kulp bulunur, mahalle sakinlerinin yaptığı bağışın kullanımının vakıfların yönetim ve amaçlarına uygun olmadığını iddia ederek 1322 (1906) yılında TAYYİP ZÜHTÜ EFENDİ’nin görevden alınması için mahkeme açarlar.
Mahkeme sonuçlanır, TAYYİP ZÜHTÜ EFENDİ’nin görevi başarı ile yürüttüğü belirtilerek hizmetin devamına karar verir. Ancak TAYYİP ZÜHTÜ EFENDİ özverili çalışmaları ve başarısına rağmen karşılaştığı bu olaydan dolayı buruk ve üzgündür.
Başarılı çalışmalarını takdir eden bir çok medreseden kendisine teklifler gelir. O; dedesi VELİ MUSTAFA EFENDİ’nin büyük hizmetler verdiği UĞURLU (Çufaruksa) Köyünün teklifini büyük memnuniyetle kabul eder ve hizmetini orada sürdürmeye karar verir. O zamana kadar bir numara olan Yukarı Hopşera Köyü,Kutsunga Mahallesi,Medresesi giderek önemini kaybeder. Ancak Çufaruksa (Uğurlu) Köyü medresesinin yıldızı parlamaya başlar. Bu durum karşısında kendisin mahkemeye verenler pişmanlık duyar ve TAYYİP ZÜHTÜ EFENDİ’yi tekrar nasıl geriye alabileceklerini düşünmeye başlarlar. Kısa zamanda orta yol bulunur ve TAYYİP ZÜHTÜ EFENDİ tekrar eski medresesine döner. Olay mutlu sona bağlanır, TAYYİP ZÜHTU EFENDİ müderrislik döneminde birçok öğrenci yetiştirmiştir. Eski Samsun Belediye Başkanı Hasan UMUR, vaiz Hasan Rami YAVUZ, Trabzon merkez vaizi H.Kemal Poyraz Efendi isim yapmış öğrencilerinden bazılarıdır. TAYYİP ZÜHTÜ EFENDİ,dedesi VELİ MUSTAFA EFENDİ’DEN beri oluşan yaklaşık 5000 kitaplık büyük bir kütüphane kurmuştu. Bu kitaplar ölümünden sonra korumasız bir şekilde saklanmıştır.
Çürüyen kitapların bir kısmı yakılmış, kalanın bir kısmını da TAYYİP VELİOĞLU (1925-9.3.200.-2 ) 2001 yılı 11 Eylül günü bana verdi, o kitapları büyük bir gururla güven içinde saklıyorum. TAYYİP ZÜHTÜ EFENDİ her dönemde din kültürü yüksek çağdaş modern bir insan olarak kalmıştır. Nitekim onun nesillerinden gelenlerden de taassup yoktur. Takip edebildiğim kadarı ile büyük bir kısmı dini inançları yüksek,ancak modern çağdaş insan çizgisinden ayrılmamışlardır. TAYYİP ZÜHTÜ EFENDİ 29 Ekim 1933 yılında yani Cumhuriyetin onuncu yılında Cumhuriyetin erdemlerini öven konuşma yapmıştır. 1935 yılında sağlığı giderek bozulmaya başlamış,mide sorunlarından rahatsız olduğunu söylemesi üzerine Trabzon’da yapılan sağlık kontrolünde mide kanseri olduğu belirtilmiştir. Tüm gayretlere rağmen hastalığına çare bulunamamış ve 10 Ekim 1942 tarihinde, 75 yaşında ebediyete intikal etmiştir. Kendisi ile gurur duyuyoruz.

20.08.2003 BODRUM Sedat BATU

(1)Bu bilgiler Tayyip VELİOĞLU’nun (1925-9.3.2002 ) notlarından alınmıştır.
(2)Bu bilgileri; Sayın öğretmenlerim SELİM YAVUZ ( 1893-1968 ) dan, naklen Sayın Cevdet YAVUZ (1922 ) alınmıştır.
(3)HASAN EFENDİ yaşlılık döneminde eski pazardaki evinin penceresinden sokağı seyretmektedir. Genç bir delikanlının ağladığını görür, nedenini sorar, delikanlı “Babam öldü” der. HASAN EFENDİ’de cevaben “Vah Vah sende benim gibi yetim kaldın” der.

2.JPG

Trabzon Vilâyeti dahilinde Ak Kazasına tabi’ Huşîde-i ‘Ulya Karyesinin Kocine (Koçinga) Mahallesinde kâin Cami-i şerif haliminde mevcûd olub bir dershane ile on iki hücreye şâmil bulunan derûnunda tedris-i ‘ulûm edilmekde olan medresenin ashâb-ı hayr tarafından vakf olunan 8000 kuruş nukûd kâgân? nemasına mutasarrıf olmak üzere müderrislik cihetin lede’l-imtihân ehliyeti nümâyân olan Tayyib İbn-i Hacı Osman zide ilmühü ‘uhdesine müceddeden tevcihine vârid mahallinden vârid olan ‘ilâm ve makbûz ve melfüfu bulunan vakfiye ile ma’an mahkeme-i teftiş ve lede’l-havâle mahalle-i mezkûre ahâlisinden ma’lümu’l-esâmi zevatın başka başka vakf eyledikleri 8000 kuruş nukûdun vakıfların ‘ala ? ser’-i şerife muvâfık ve kayd-ı ihticâca sâlih idüğü bittedkîk anlaşılan bir kıt’a vakfiyesinde nukûd-ı mezkûrenin hâsıl olan gal (gıl) nemasından câmi’-i şerif-i mezkûr medresesinde tedrîs-i ‘ulûm-i’aliyye eden medrese senesi 1200 kuruş vazifeye tahsis olunduğu musarrah bukılınmış olmakla vakfiye-i mezkûrenin bi-‘ibâretüha cihân kılınmasına kaydıyla ashabı yedinde ibkâsı ve nukûd-ı mezkûrenin hâsıl olan… (silik) senedi senevi 1200 kuruş vazife ile mezkûr müderris cihetinin mûmâileyh …( silik) tevki’ refi’ü’şân-ı hâkâni Tayyib İbn-i Hacı Osman zîde ‘ılmûhûye müceddeden tevcihi mahkeme-i mezkûreden tanzim olunan ‘ilam ve hark ? şeyhü’1-islâmide keşide kılman işaret üzerine makâm-ı nezâret-i Evkâf-ı Hümâyunumdan bi’t- telhîs ifâde kılınmakla mucibince tevciye olunmak fermanım olmağın 1322 senesi Muharreminin gurresi tarihinde bu berât-ı hümayunumu verdim ve buyurdum ki mûmâ-ileyh …müderrislik ciheti tahsis kılman vakfiyesi ile………vuku’bulmak şartıyla mutasarrıf ola.Tahriran fî’l-yevmi’1-hâmis min-şehr-i Saferü’1-hayr sene isnâ ve ışrûn ve selâse mietü ve elf

 Mahkeme Kararı Yeni Harfler ve Günümüz Türkçesi ile

Trabzon vilayetinin Of kazasına bağlı yukarı Hopşera köyü KutsungaMahallesindeki Cami içinde bulunan bir dershane ile oniki küçük odaya sahip ve içinde öğretim yapılmakta olan medrese hatır sahiplerinin yaptığı 8000 kuruşluk bağışla kurulmuştur. Esasen öğretim yönü şüphe götürmeyen ve sınav yapma yeterliliği açık olan ve vakfin gelirini yöneten Hacı Osman oğlu TAYYIP ZUHTU EFENDİ görevin yemden kendisine verilmesini beklemektedir.Mahallinden alınan bildirim,makbuz ve ekleri ile ilgili araştırmamahkemesinin değerlenmeleri ve ilaveten adı geçen mahalle sakinlerinden isimleri malum şahısların bağışladıkları 8000 kuruşun kullanımının vakıfların yönetim ve amaçlarına uygun olduğu yapılan incelemeden anlaşılmıştır. Vakfin sevk ve idaresi sebebiyle oluşan gizli kin, eğitim yapılan cami içindeki medrese görevlisinin yıllık 1200 kuruşluk tahsisat almasından kaynaklanmaktadır.Söz konusu vakıf yönetiminin herkese açık bir şekilde yapılması kaydıyla kurucularının da iddialarından vazgeçmeleri;Söz konusu vakfin yönetimi nedeniyle yıllık 1200 kuruşluk görev ve öğretim tazminatının Hacı Osman oğlu TAYYIP ZUHTU EFENDİ’ye yeniden ödenmesini;Söz konusu mahkemenin İlam ve Harç giderlerinin Şeyhülislamın talimatıüzerine Vakıflar Bakanlığınca ödenmesi ve özet olarak ifade edilen diğer hususlar fermanım ( Emrim )dir.Bu mübarek talimatı 1322 yılı muharrem ayının başında verdim ve söz konusu öğretim görevinin tahsis edilen vakfin yerine getirilmesi kaydıyla devam emretmesini emrettim.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here