Tag Archives: Türk

Çanakkale Şehitlerine – Mehmet Akif Ersoy

canakkale 300x224 Çanakkale Şehitlerine   Mehmet Akif Ersoy

Çanakkale Şehitliği

Şu boğaz harbi nedir, varmıki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
şüheda gölgesi bir baksana dağlar taşlar
O rüku olmasa dünyada eğilmez başlar..
Yaralanmış tertemiz alnından uzanmış yatıyor
Bir Hilal uğruna yarab ne güneşler batıyor

SİTEMİZE MADDİ MANEVİ DESTEKLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ...

Osmanlıda Eğitim Sistemi ve Maziye Bakış

ottoman 161x300 Osmanlıda Eğitim Sistemi ve Maziye BakışI- Konunun Takdimi

Mevzuya girmeden önce üç hakikati hatırlatmak istiyorum:

Birincisi, her asır insanlarının, kendi zamanlarında meydana gelen fenalıkların sebeplerini geçmişlerine isnâd ederek suçsuzluklarını isbata kalkışmaları maalesef alışılmış bir durumdur. Halbuki tenkit edilenlerin bizim dedelerimiz olduğu, birgün bizim de dedeler makamına gelip tenkit edileceğimiz asla unutulmamalıdır.

SİTEMİZE MADDİ MANEVİ DESTEKLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ...

Milli Takım Marşları

Ülker Milli Takım Marşı
SİTEMİZE MADDİ MANEVİ DESTEKLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ...

Kafdağı’nı Yüklenen Toz Kanatlı Kelebek: Necip Fazıl

nfk 300x235 Kafdağı’nı Yüklenen Toz Kanatlı Kelebek: Necip Fazıl

Bir şair için en kötü şey, sadece birkaç şiiriyle bayraklaşması, bunun dışında onunla ilgili ciddi bir çalışma yapılmadan belli kabuller çerçevesinde değerlendirilmesidir. Birkaç şiiriyle bayraklaşan bir şair, artık kendini kitlelere istediği şekilde tanıtamaz ve şiir burcunda yeterince dalgalanamaz. Kamuoyu bunun böyle olmadığını kabul etse de, bir şair için çok tehlikeli olan bu bakış açısından şairlerimizin kurtulması kolay olmasa gerek. Bu çerçevenin dışına çıkıldığında şairler çok daha rahat değerlendirilebilir ve onların şiiri, sanatı, eserleri üzerinde daha objektif kriterlerle fikir yürütülebilir.

Methedilmeyi bekleme ve makam-mevki zararlı bir istek mi?

Çok tehlikeli olan şeytanî tuzaklardan biri “hubbu câh”tır. Hubb; sevgi, bağlılık, tutku demektir; câh ise, makam, mansıb, pâye, şöhret ve itibar manalarına gelmektedir. Dolayısıyla, “hubbu câh”; makam sevgisi, pâye tutkusu, şöhret düşkünlüğü, rütbe hırsı ve itibar arzusu gibi manaları çağrıştıran bir terkip olarak dilimize girmiştir ve yaygınca kullanılmaktadır. İnsanlara görünme,

Edep Yâ Hû!

insandunya2 Edep Yâ Hû!Edep tâbiri değişik vesilelerle günlük hayatımızda varlığını gösterir. Hatırımıza gelen bazı tabirleri zikredersek, mesela, bizde ahlâkî duruşuyla saygı uyandıran kişilere müeddep, İlâhî kudretin ve içtimâi (sosyal) âdetlerin farkına varmadan yaşayan kişilere edepsiz, güzel davranışa sevk etme hâline te’dip, ince ve zarif sözlü kimseye edip ve bu lisanî güzelliklerin ilmi sahadaki adına edebiyat denilmesi, bizdeki edebe verilen ehemmiyetin hemencecik aklımıza gelen numunelerindendir. Ayrıca edep kaidelerinin geneline adap, cemiyet hayatımızda dikkat edilmesi gereken görgü kurallarının adab-ı muaşeret şeklinde isimlendirilmesi, edep kelimesinin hayatımızdaki yerini gösteren örneklerdendir.

El Birûnî Kimdir?

Ebu’r-Reyhan Muhammed b. El-Bîrûnî, milâdi 973 yılında Hârizm’in bir ke­nar mahallesinde doğdu. “Tahdîdü nihâyât’il-emâkin” isimli eserinin mukaddi­mesinden kendisinin Türk olduğu anlaşıl­maktadır. Çünkü orada şöyle bir ifade kul­lanmıştır: “Ben ne Arabım, ne de Acem. Arab ve Acem dillerini ana dilimden son­ra öğrendim. İlim dili olan Arabca yerine benim ana dilim ile ilim tesbit edilmiş olsa idi,

İlk denizaltı

Su altında ilerleyebilen bir vasıta yapma fikri, ilk olarak Leonardo da Vinci (1412–1519) tarafından ortaya atılmıştır. 1620’de Hollandalı fizikçi Drebbel’in ve 1653’te Fransız fizikçi François de Son’un bu konuda yaptıkları çalışmalardan bir netice alınamamıştır.

İlk Önce Onlar Bulmuştu

Dünyanın üzerine bir güneş gibi doğan İslâmiyet, ilim öğrenmeyi teşvik ederek Müslümanların her bakımdan örnek alınabilecek bir medeniyet kurmalarını sağlamıştır. Kur’ân-ı Kerîm’in ve Peygamber Efendimiz’in (sas) teşvikleriyle, M.S. 800–1500 yılları arasında İslâm dünyasında, her konuda olduğu gibi, ilmî çalışmalarda da önemli ilerlemeler olmuş; birçok Batılı araştırmacı,

Buharlı otomatik sistemleri ilk kim bulmuştur?

Çeşitli kaynaklarda, buharlı otomatik sistemlerin ilk örneklerinin 1780 yılında İskoçyalı mühendis James Watt (1736–1819) tarafından icat edildiği belirtilir.

Yavuz Sultan Selim Kimdir?

s1043138590 45162 Yavuz Sultan Selim Kimdir?
Yavuz Sultân Selim (1470-1520)

Karakterinin sertliğinden dolayı “Yavuz“ ve şehzâdeliğinden beri “Selim Şah“ denen Sultân Selim, 7 Safer 918/Nisan 1512′de Osmanlı padişahı olmuş ve 8 sene, 9 ay bu tahtta oturduktan sonra 8 Şevval 926/ 21 Eylül 1520′de vefat etmiştir:

Mehmet Akif Ersoy Kimdir?

163322 Mehmet Akif Ersoy Kimdir?

(1873 – 1936)
Mehmet Akif Ersoy

Mehmed Akif, 1873 yılında İstanbul’da, sade ve geleneksel bir hayatın yaşandığı Fatih’in Sarıgüzel semtinin Nasuh mahallesinde 12 numaralı evde (Büyük bir yangında harap olan bu semtin ortasından bugün Vatan Caddesi geçmektedir) dünyaya geldi. Asıl adı Mehmet Ragif’tir. Ragif, ebced hesabıyla hicri 1290 rakamına karşılık gelmektedir ve bu rakam Akif’in doğum tarihidir.