1- Şeriat Kapısı
2- Tarikat Kapısı
3- Marifet Kapısı
4- Hakikat Kapısı
Öğreti olarak bu kapılar birer birer geçilerek Hakikate ulaşılır.
Öğrencilerinden biri Mevlana’ya sormuş;
“Efendim, bu 4 kapı meselesini ben pek anlayamıyorum.
Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?” (daha fazla…)
» tasavvuf
-
Tasavvufda 4 Kapı VardırBy Emrehan on Ağustos 1st, 2008 | No Comments
-
Rabbim Görün Bana Bakayım SanaBy nurahasret on Temmuz 25th, 2008 | No Comments
A’raf Sûresi’nin 143. ayeti, Hz. Musa’nın (aleyhisselam), farklı bir buudda buluşma yerine gelip Rabb’inin kelamına muhatap olduktan sonra, Cenab-ı Hakk’tan taleb-i rüyetini (Cenab-ı Hakk’ı görmek istemesini) anlatmaktadır. (daha fazla…) -
Ağaçların DuasıBy nurahasret on Temmuz 25th, 2008 | No Comments
Ağaçlar konuşur mu? sorusuna ne cevap verirdiniz?
Sizi bilemeyiz ama Amerikan Tarım Bakanlığı yaptığı araştırmalara dayanarak ağaçların da konuştuğunu ileri sürüyor. Ve bu konuşma, her hayat sahibinin sonu gelmeyen ihtiyaçları karşısında sonsuz bir kudrete yönelmesi ve ona kendi lisanıyla yalvarmasından farksız görünüyor… (daha fazla…) -
Dile Gül KoymakBy nurahasret on Temmuz 25th, 2008 | No Comments
Konuşmasından anlaşılır insan -Güzel konuşmasından
Kalpten kalbe yol vardır derler.Bunu biraz daha değiştirerek söylersek:
Dilden kalbe yol vardır
Gönlü yumuşak insanların konuşmaları da yumuşak ve ılımlıdır. Onlar asla kalp kırmaz. Çünkü bir mihenk vardır gönülde; sözünü önce ölçer biçer sonra muhatabına sunar. (daha fazla…) -
Efendimiz’in (SAV) Kullandiği 40 öğretme metoduBy Emrehan on Temmuz 24th, 2008 | No Comments
Efendimiz (sas) hayatinin her karesinde anlatacagi bir hususu en uygun ve en güzel bir üslupla anlatmis ve ögretmede de ayni metodu kullanmistir. (daha fazla…) -
Kafdağı’nı Yüklenen Toz Kanatlı Kelebek: Necip...By Emrehan on Haziran 20th, 2008 | No Comments
Bir şair için en kötü şey, sadece birkaç şiiriyle bayraklaşması, bunun dışında onunla ilgili ciddi bir çalışma yapılmadan belli kabuller çerçevesinde değerlendirilmesidir. Birkaç şiiriyle bayraklaşan bir şair, artık kendini kitlelere istediği şekilde tanıtamaz ve şiir burcunda yeterince dalgalanamaz. Kamuoyu bunun böyle olmadığını kabul etse de, bir şair için çok tehlikeli olan bu bakış açısından şairlerimizin kurtulması kolay olmasa gerek. Bu çerçevenin dışına çıkıldığında şairler çok daha rahat değerlendirilebilir ve onların şiiri, sanatı, eserleri üzerinde daha objektif kriterlerle fikir yürütülebilir. (daha fazla…)
-
Kur’an öğretiminden ücret alınması caiz mi...By Emrehan on Haziran 14th, 2008 | No Comments
Büyük bir günaha maruz kalmış insan üzüntüsüyle söyleniyordu telefondaki hanım:
-Ne olacak şimdi benim hâlim? Nihayet bunu da yaptılar bana!..
Telaşlanarak sordum:-Hayırdır inşallah hanım kızım, nedir hâlin, ne yaptılar sana?.. (daha fazla…)
-
Meleklerin seyrettiği namaz: Sabah namazıBy Emrehan on Haziran 14th, 2008 | No Comments
Meleklerin seyrettiği bir namaz kılmak ister misiniz? O halde sabah namazını kaçırmayın. Düşünün, tekbir alıyorsunuz, melekler şahit, rûkua gidiyorsunuz melekler şahit, secde anındasınız yine melekler şahit.
Sabah namazını ne sıklıkla kılarsınız? (daha fazla…) -
Efendimiz’in tembellere uyarısıBy Emrehan on Haziran 14th, 2008 | No Comments
Ya cemaate gelirler ya da…
O (sas), Kainatın Rahmet Peygamberi. O, güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderilen en merhametli peygamber. O, herkese karşı hep tatlı sözlerle hitap eden en güzel hatip… Peygamber Efendimiz (sas), hayatı boyunca hep güzellikleri anlattı insanlara.
Hep müjdelemeyi yeğledi, nefret ettirme yerine. Herkese karşı çok nazik davrandı. Kendisine inanmayanlar dahi O’nun (sas) tatlı diline, yumuşak sözlerine hayran oluyorlardı. Fakat O Rahmet Peygamberi (sas), hep yumuşak konuşan güzel peygamber, bir konuda çok şiddetle uyarıyordu ümmetini: Namaz ve cemaate karşı aman tembellik yapmayın. Şöyle buyuruyorlardı Efendiler Efendisi (sas), “Bir kısım tembel adamlar, ya cemaati terk etmekten vazgeçerler yahut da onların evlerini başlarına yıkacağım.” (Hadis Ans. İbrahim Canan, 16/612) Böyle sert ifadeleri başka zamanlarda müşriklere karşı dahi kullanmaktan kaçınan Yüce Peygamber’in namaza ve cemaate karşı gösterilen tembelliğe gönlü katiyyen razı olmuyordu. Çünkü bugün tembellik yapıp cemaate gitmeyen yarın (Allah korusun) namazı da ihmal edebilecektir.
Bu uyarı kulağımıza küpe olurken Efendimiz’in bir de müjdesiyle devam edelim. Şöyle buyuruyorlar Kâinatın Sultanı (sas), “Kim cemaatla yatsının ilk rekatını kaçırmadan kırk gece bu şekilde yatsı namazı kılarsa, Allah (cc) bu sebeple onun için ateşten bir azadlık yazar.”Sevgili dostlar, madem Peygamberimiz (sas), tembellikleri sebebiyle cemaate gitmeyenleri bu kadar sert bir ifade ile uyarıyor ve hem de yatsı namazını cemaatle kılmaya da muazzam bir müjde sunuyor, gelin bu mübarek günlerde namazlarımızı cemaatsiz kılmayalım. İki kişi bile olsak cemaati ihmal etmeyelim. Bunun yanı sıra özellikle yatsı ve sabah namazlarını da mahallemizdeki camide eda edelim. Ümit ve dua edelim ki, hem Efendimiz’in huzuruna tembel sıfatıyla çıkmayalım hem de Rabbimiz bizlere cehennemden kurtuluş yolları açsın. Haydi bırakın tembelliği ve koşun cemaate…
Zaman/Ailem
SALİH YUSUFOĞLU
Sayı: 196
Bölüm: Bir Teklif -
Methedilmeyi bekleme ve makam-mevki zararlı bir iste...By Emrehan on Haziran 14th, 2008 | No Comments
Çok tehlikeli olan şeytanî tuzaklardan biri “hubbu câh”tır. Hubb; sevgi, bağlılık, tutku demektir; câh ise, makam, mansıb, pâye, şöhret ve itibar manalarına gelmektedir. Dolayısıyla, “hubbu câh”; makam sevgisi, pâye tutkusu, şöhret düşkünlüğü, rütbe hırsı ve itibar arzusu gibi manaları çağrıştıran bir terkip olarak dilimize girmiştir ve yaygınca kullanılmaktadır. İnsanlara görünme, (daha fazla…)
-
İslam’da bekâr kalmak var mı?By Emrehan on Haziran 14th, 2008 | No Comments
Güzel dinimiz İslam’da bekârlığa yer yoktur. Eğer bir insan sosyal ve ekonomik şartlarını yerine getirmişse, dinen kabul edilecek sağlık vb. gibi meşru bir mazereti de yoksa evlenmemezlik yapamaz. Kişi eğer fakirse, onun evlenmesine yardım etmek de zengin olan Müslümanların üzerine görevdir. (daha fazla…)
-
Edep Yâ Hû!By Emrehan on Haziran 14th, 2008 | No Comments
Edep tâbiri değişik vesilelerle günlük hayatımızda varlığını gösterir. Hatırımıza gelen bazı tabirleri zikredersek, mesela, bizde ahlâkî duruşuyla saygı uyandıran kişilere müeddep, İlâhî kudretin ve içtimâi (sosyal) âdetlerin farkına varmadan yaşayan kişilere edepsiz, güzel davranışa sevk etme hâline te’dip, ince ve zarif sözlü kimseye edip ve bu lisanî güzelliklerin ilmi sahadaki adına edebiyat denilmesi, bizdeki edebe verilen ehemmiyetin hemencecik aklımıza gelen numunelerindendir. Ayrıca edep kaidelerinin geneline adap, cemiyet hayatımızda dikkat edilmesi gereken görgü kurallarının adab-ı muaşeret şeklinde isimlendirilmesi, edep kelimesinin hayatımızdaki yerini gösteren örneklerdendir. (daha fazla…) -
Dua Karşılıksız Kalır mı?By Emrehan on Mayıs 15th, 2008 | No Comments
Şartlarına uygun olarak yapılan dua asla karşılıksız kalmaz. Çünkü Rabbimiz dua edenin duasına icabet edeceğini vaat etmiştir. Akıllara, “O halde neden şartlarına uygun dua yaptığımız halde kabul olmuyor?” sorusu gelebilir. (daha fazla…)
-
Nasıl Dua Edilmeli?By Emrehan on Mayıs 15th, 2008 | No Comments
Duanın önemi ne kadar anlatılsa eksik kalır. Ama duanın kabulüne vesile olması için duanın adabını bilmemizde de yarar var. (daha fazla…)
-
Yusuf’un Üç GömleğiBy Emrehan on Nisan 28th, 2008 | No Comments
Yûsufun Birinci Gömleği (*)
Bizzat kıssayı anlatanının ifadesiyle “kıssaların en güzeli” Yûsuf Sûresi, sükûneti içinde heyecan verici olayları vermesiyle, pürüzsüz anlatımının ardında şaşırtıcı kırılmaları aktarmasıyla sayısız ibreti içinde saklayan bir kuyu gibi duruyor basiretimizin önünde.
Kuyu dibinde kıskançlık belasını, kadın karşısında şehvet fırtınasını, (daha fazla…) -
Özgürlük ve Allah’ın Çizdiği SınırlarBy Emrehan on Nisan 17th, 2008 | No Comments
Özgürlük ve Allah’ın Çizdiği Sınırlar
Ebubekir SİFİL • Mart 2008Bizi insan olarak var eden kudret sahibi, insanlığımızı koruyarak yaşamanın yollarını da göstermiştir. İslâm’ın insanı “sorumlu varlık” olarak görmesi, bu çerçevede temel bir öneme (daha fazla…)
-
Sevgiyle İbadet EdebilmekBy Emrehan on Nisan 17th, 2008 | No Comments
Sevgiyle İbadet Edebilmek
Kürşat Salih YAMAN • Mart 2008Sevmek, insanın en önemli özelliklerinden biridir. Öyle ki, insan sevdiği için her şeyi yapar, dağı bile delmek ona zor gelmez. İbadetlerimize de birazcık sevgi katabilsek Rabbimize daha yakın olacağız. Peki acaba bunun yolu ne? (daha fazla…)
-
Şeytanla kabristanda karşılaşan adamBy Emrehan on Nisan 4th, 2008 | No Comments
Seytanla kabristanda karsilasan adam, seytani cok neseli bir halde gorunce seytana sordu:
-Bu ne hal?
-Altin devrimi yasiyorum diye cevap verdi seytan. Adam anlamazliktan geldi ve (daha fazla…)
-
Hızır (A.S) ile Hz. MusaBy Emrehan on Nisan 4th, 2008 | No Comments
Hz. Mûsâ döneminde yasamis ve peygamber olmasi kuvvetle muhtemel, hikmet ve ilim sahibi bir sahsiyet.Kur’ân-i Kerîm’de, Hizir (a.s.)’in isminden açikça bahsedilmez. Ancak Kehf Sûresi’nin 60-82. âyetlerinde yer alan Hz. Mûsâ ile ilgili kissadan “Katimizdan kendisine bir rahmet verdigimiz ve kendisine ilim ögrettigimiz kullarimizdan bir kul…” (18/65) diye sözü edilen sahsin Hizir (a.s.) oldugu anlasilmaktadir. Çünkü bizzat Peygamber Efendimizden gelen sahîh hadislerde bu sahsin Hizir oldugu açikça belirtilmistir (bk. Buhârî, ilm 16, 44, Tefsîru’l-Kur’ân, Tefsîru Sûrati’l-Kehf 2-4; Müslim, Fedâil 170-174). (daha fazla…)
-
En Büyük MusibetBy Emrehan on Nisan 4th, 2008 | No Comments
En Büyük Musibet
Soru: Risalelerde, “Asıl ve muzır musibet, dine gelen musibettir. Musibet-i diniyeden her vakit dergâh-ı İlâhiyeye iltica etmek gerektir.” deniliyor. Bir musibetin dine dair olup olmadığı nasıl anlaşılır; bunun ölçüleri var mıdır? Musibet-i diniyeden Allah’a sığınmak ne suretle olur? (daha fazla…)
-
Biz, Hüsn-ü Zanna Memuruz!..By Emrehan on Nisan 3rd, 2008 | No Comments
Biz, Hüsn-ü Zanna Memuruz!..
Soru: Bir mü’minin düşünce dünyasında hüsn-ü zannın yeri ne olmalıdır? Cenâb-ı Hakk’a ve insanlara karşı hüsn-ü zannın çerçevesi nasıl belirlenmelidir?Cevap: İnsan düşünce dünyasına göre şekillenen bir varlıktır. O, nasıl düşünüyorsa, istidâdı ölçüsünde, öyle olmaya namzettir. İnsan, belli mülahazalar zaviyesinden eşya ve hâdiselere bakmaya devam ettiği sürece, karakter ve ruh yapısı itibarıyla, yavaş yavaş o düşünce çizgisinde bir hüviyet kazanır. “Güzel gören güzel düşünür;” güzel düşünen, ruhunda iyi şeylerin tohumlarını inkişaf ettirir ve sînesinde kurduğu cennetlerde yaşar gider. (daha fazla…)
-
Dua Kaderi Değiştirir mi?By Emrehan on Nisan 3rd, 2008 | No Comments
Dua kaderi değiştirir mi?
Dr. Muhammed BozdağKader Allahın bilgisidir, ezelidir, zaman ve mekân dışıdır. Kader bilgisi evren doğmadan da, kıyamette de sonsuzlukta da aynen var olacak. Kaderden kastımız, evrenin yaradılışından cennet cehennem yolculuğuna kadar tüm zaman-mekân akışını içeren
olacaklar bilgisidir.Kaderi anlamadan bu soru sorulamaz. Kader, yani Allahın bilgisi değişmez. Allah sonradan düşünmemiş, sonradan algılamamış, sonradan öğrenmemiştir. Tüm sonradanlıklar eksiklikten doğar ki, Allahın bilgisi, kudreti, iradesi mutlaktır. Allahın zamansız-mekânsız zatı için öncelik, sonralık imkânsızdır. Allah sadece tecellisiyle önceden ve sonradandır, zatıyla değil. Zatının önceliği sonralığı imkânsız olanın bilgisinin önceliği sonralığı da imkânsızdır.



Son Yorumlar