<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Taka &#187; Sedat Turan</title>
	<atom:link href="http://www.yoremizden.com/tag/sedat-turan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yoremizden.com</link>
	<description>Karadeniz ve Trabzon kültürünü yaşatma ve sevdirme sitesi...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 10:21:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	
		<item>
		<title>Hedefi vuranlar, hedefe vurulanlar</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/hedefi-vuranlar-hedefe-vurulanlar/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/hedefi-vuranlar-hedefe-vurulanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 10:56:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nurahasret</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünce İklimi]]></category>
		<category><![CDATA[alkışlar]]></category>
		<category><![CDATA[bağışlama]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı]]></category>
		<category><![CDATA[cevap]]></category>
		<category><![CDATA[cömertlik]]></category>
		<category><![CDATA[fantazi]]></category>
		<category><![CDATA[feragat]]></category>
		<category><![CDATA[first class]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[haslet]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe vurulanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hedefi vuranlar]]></category>
		<category><![CDATA[imanı]]></category>
		<category><![CDATA[imha]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[istilacı]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[konser salonu]]></category>
		<category><![CDATA[kötülük]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[lacan]]></category>
		<category><![CDATA[motive]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[psikanalist]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[sahneler]]></category>
		<category><![CDATA[Sedat Turan]]></category>
		<category><![CDATA[servet]]></category>
		<category><![CDATA[şöhret]]></category>
		<category><![CDATA[sosyo-ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[stadyum]]></category>
		<category><![CDATA[stratejiler]]></category>
		<category><![CDATA[tavır]]></category>
		<category><![CDATA[travmatik]]></category>
		<category><![CDATA[tuzak]]></category>
		<category><![CDATA[yardımlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[zengin]]></category>
		<category><![CDATA[zirvedekiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.net/?p=148</guid>
		<description><![CDATA[Yalnızca hedeflerinin esiri olmayanlar hedefi vurabilirler. HEPİMİZ, hayatımızın bir döneminde, gelecekle ilgili ‘ne yapmak istiyorum?’ sorusunu kendimize sorarız. Cevaplarımız hayatımızın akmasını istediğimiz yönünü işaretler. İnsanın bir hedef seçmesinde ve ona ulaşmak için çalışmasında kötü bir yan yoktur. Önemli olan onun karşısındaki tavır ve konumdur ki, bu da insanın hayata verdiği anlamdan bağımsız değildir. Hayatı kendilerine]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-149" title="merdivensv4" src="http://www.yoremizden.net/wp-content/uploads/2009/06/merdivensv4-150x150.jpg" alt="merdivensv4 150x150 Hedefi vuranlar, hedefe vurulanlar" width="150" height="150" /></p>
<p>Yalnızca hedeflerinin esiri olmayanlar hedefi vurabilirler.</p>
<p>HEPİMİZ, hayatımızın bir döneminde, gelecekle ilgili ‘ne yapmak istiyorum?’ sorusunu kendimize sorarız. Cevaplarımız hayatımızın akmasını istediğimiz yönünü işaretler. İnsanın bir hedef seçmesinde ve ona ulaşmak için çalışmasında kötü bir yan yoktur. Önemli olan onun karşısındaki tavır ve konumdur ki, bu da insanın hayata verdiği anlamdan bağımsız değildir. Hayatı kendilerine verilmiş bir emanet olarak gören insanların seçtikleri hedefe ulaşma çabaları, er ya da geç maksadını bulan bir çaba olacaktır. Çünkü, yalnızca hedeflerinin esiri olmayanlar hedefi vurabilirler.</p>
<p>Bir de hedefe vurulanlardan söz etmek gerekiyor. Bugün, “Hedefime ulaşmak için çok çalıştım ve sonunda başardım” sözü, bilincini hakim sosyo-ekonomik ve kültürel yapının biçimlendirdiği bireylerin kendileri için kurguladıkları özel bir filmin mutlu son sahnesini tamamlıyor. Başarılı ve zengindirler, dünya tüm vaatkârlığıyla önlerinde açılıyordur, zirvededirler, stadyumlardan, konser salonlarından, sahnelerden kendileri için alkışlar yükselmektedir, ‘first class’ bir yaşantının canlı renkleri gözbebeklerine yansıyordur. Bu fantazi sahneleri, ünlü psikanalist Lacan’ın ifadesiyle, ‘gerçeğin geri döneceği’ travmatik âna kadar bireyi motive etmeyi sürdürecektir. ‘Hedefine kilitlenmiş olma’nın çağrıştırdığı o tehditkâr anlam, ‘imha’; hedefine varmak için incelikli planlar kuran, tuzaklar hazırlayan, stratejiler geliştiren kişinin kendi hayatı için biçtiği rolle sonunda örtüşecektir.</p>
<p>Kendimize neyin peşinde olduğumuzu sormanın zamanı gelmedi mi? Neyin peşinde olursak olalım, neyi hedeflersek hedefleyelim, bizden talep ettiği şey aynıdır: hayatlarımız. Uğrunda nice hayatlar harcanmış hedefler, aynı açgözlülükle bizden de hayatlarımızı talep ediyorlar. Başarı, servet, kariyer, şöhret &#8230; İnsanlar ölüyor, ama hedefler kalıyor.</p>
<p>Yalnızca hedefleri için yaşayan insanlar oduğumuzda, bizi hedefimizden uzaklaştıracağını, ona ulaşmamızı engelleyeceğini düşündüğümüz herkese ve herşeye düşmanca bakarız. Dostluklarımız hedef dostlukları olur. Menfaat üzerine işleyen ilişkiler kurarız. Ferâgat, bağışlama, cömertlik, yardımlaşma gibi, yaşamayı mümkün kılan her iyi haslet zıtlarıyla yer değiştirir. Bu kötülük, istilacı özelliğiyle toplumun tüm dokularına yayılır ve bütününü çürütür.</p>
<p>Mesele, hedefin büyüklüğü-küçüklüğü ile çok da ilgili değildir aslında. Belirleyici olan, bizim hedefimize yüklediğimiz anlam ve o hedefe yürürken insanî ve imanî değerleri çiğneyebilmeyi rahatlıkla göze alışımızdır.</p>
<p>Hedefi vuralım derken, hedefe vurulmaktan sakınmamızda fayda var.</p>
<p>Sedat Turan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/hedefi-vuranlar-hedefe-vurulanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zamanı Öldüren Zamansız Ölür</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/zamani-olduren-zamansiz-olur/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/zamani-olduren-zamansiz-olur/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 10:46:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nurahasret</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünce İklimi]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[hakikat nazarında]]></category>
		<category><![CDATA[hayat veren]]></category>
		<category><![CDATA[heves]]></category>
		<category><![CDATA[inkar]]></category>
		<category><![CDATA[mukadder]]></category>
		<category><![CDATA[niyet]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[pratik]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>
		<category><![CDATA[şahsi]]></category>
		<category><![CDATA[Sedat Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Shakespeare]]></category>
		<category><![CDATA[tarz]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvur]]></category>
		<category><![CDATA[vaat]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanı Öldüren Zamansız Ölür]]></category>
		<category><![CDATA[zamansız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.net/?p=142</guid>
		<description><![CDATA[ŞAHİT olduğumuz her ölümde, mukadder ölümümüzü akla getiren birşeyler vardır. Ölünün yüzü bir ayna gibi yüzümüzü yansıtmaktadır: Orada sanki donup kalmış zamanın soğuk ve keskin çizgileri bizi kaçmaya, hayatın karmaşasına karışmaya ve gördüklerimizi unutmaya kışkırtır. Gerçi ölümden kaçamayacağımızı biliriz, ama bu bilgi, kışkırtmanın üzerimizdeki etkisini azaltmaz. Aksine tam da gerçekleşmesi imkansız olduğundan kendini şiddetle dayatmaktadır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-143" title="zaman" src="http://www.yoremizden.net/wp-content/uploads/2009/06/zaman-150x150.jpg" alt="zaman 150x150 Zamanı Öldüren Zamansız Ölür" width="150" height="150" /></p>
<p>ŞAHİT olduğumuz her ölümde, mukadder ölümümüzü akla getiren birşeyler vardır. Ölünün yüzü bir ayna gibi yüzümüzü yansıtmaktadır: Orada sanki donup kalmış zamanın soğuk ve keskin çizgileri bizi kaçmaya, hayatın karmaşasına karışmaya ve gördüklerimizi unutmaya kışkırtır. Gerçi ölümden kaçamayacağımızı biliriz, ama bu bilgi, kışkırtmanın üzerimizdeki etkisini azaltmaz. Aksine tam da gerçekleşmesi imkansız olduğundan kendini şiddetle dayatmaktadır. Bu yüzdendir ki, ölmüş bir insanın ardından söylediğimiz sözlere, çoğunlukla kendi hayatlarımıza dair duyduğumuz endişelerin, korkuların itirafı da gizlice yerleşiverir.</p>
<p>Sevdiğimiz insanların ölümünü “zamansız” olarak niteleriz. Ya genç yaşta aramızdan ayrıldıkları, ya da “yaşasalardı yapacakları çok şey vardı” inancındayızdır. Hayatın içinde taşıdığı o sonsuz gibi görünen çeşitlilikteki imkânları, “kaybedilen”in artık ebediyen yitirdiği fırsatları kuşatır. Ölen kişinin, eğer sağ olsaydı, başarabilecekleri sanki sınırsızdır: Hayat, ellerini zamansız bırakmasaydı kuracakları şahsî dünyaları kusursuz olurdu. Adımlarını bu kadar çabuk durdurmasaydı ölüm, katedecekleri mesafe ölçülemezdi. Erken kapanmasaydılar, gözlerinde parlak bir geleceğin ışıkları görülebilirdi. Olabileceği ve yapabileceği herşeyi beklenmedik gelişiyle kişinin elinde olmaktan çıkaran ölüm, aynı anda, bütün bu ihtimalleri çoğaltarak, hepsinin üstesinden gelebilecek bir güç ve yetenekle birlikte yaşayanların tasavvurlarında ölüye iade etmiş gibidir. Ona yakıştırdığımız rolü, yaşasaydı gerçekleştiremezdi kuşkusuz. Yine de, “onu bütün bunları yapmaktan alıkoyan tek şey” diye düşünürüz, “zamanın onun için tükenmiş olmasıdır.”</p>
<p>Bu basit iyi niyet ifadesinin altında, hayat tarzımızı belirleyen temel bir yanılgı gizlidir: Ölümün inkârı.</p>
<p>Yaşadığımız şehirler ölümü inkâr etmektedir. Oturduğumuz evler, kullandığımız eşyalar ölümü hatırlatmazlar. Ölümsüzlüğün sahte bir biçimidir dolaşımda olan. Ölümden sonraki ebedî hayatın habercisi olan ölümsüzlük isteği, şimdi yanlış bir hayatın ideolojisine hizmet ediyordur. Ölüm, plânlarımıza dahil etmediğimiz şeydir. Hiç ölmeyecek gibi yaşamakta ustalaşmışızdır. Daha çok şeye sahip olmak için daha çok çalışmamız gerektiğine sarsılmaz bir inancımız vardır. Vakti nakitle eşitleyen bu fazlasıyla dünyevî anlayışa uygun davrandığımız sürece, dolu dolu yaşadığımızdan en ufak bir şüphe duymayız. Pratik çıkarlarımızla uyuşmayan her faaliyeti zaman kaybı gibi görmeye eğilimliyizdir. Aksini savunmak aptallıkla suçlanmamıza yeter.</p>
<p>Yine de kendimizi aptallaştırmaktansa, aptallıkla suçlanmayı göze almalı ve zaman öldürmenin, basit bir can sıkıntısı karşısında oyalanma yöntemi olmaktan ya da ‘getirisiz’ faaliyetleri adlandırmadan çok, ölümü inkâr üzerine kurulmuş hayat tarzının işleyişi olduğunu söylemeliyiz. Histeri düzeyinde tüketime dayalı bu hayat tarzı, reklam diline özgü abartılı renkliliğine, çeşitliliğine ve canlılığına rağmen, hakikat nazarında, herşeyi zaman öldürmenin aracına dönüştürmüştür. Çalışırken harcadığımız zaman ölüdür, dinlenmeye ayırdığımız zaman da&#8230; Yemek yerken, seyahat ederken, film seyrederken, alışveriş yaparken zaman öldürürüz. Her an, ebedî hayatı kazanmamız için sunulmuş imkânlarla gelir, ama onları öldürme hevesimiz hiç azalmaz. Dakikalar, saatler, günler&#8230; Ömrümüz ölü zamanlar mezarlığına dönmüştür.</p>
<p>Başkalarının ölümünde keşfettiğimiz ‘zamansızlık’, düşüncesizce öldürdüğümüz zamanların hayaletsi dönüşüdür belki de. Bize kendi zamansız ölmümüzü haber veriyorlardır.</p>
<p>Geçmiş hep yanımızdadır. Ama varlığı, Shakespeare’in eserlerinde rastladığımız, o haksız ve hunhar cinayetlere kurban gitmiş kişilerin, yaşayanları tedirgin eden huzursuz ruhlarını andırır. Geçmişle her yüzleşmemizde içimize çöken pişmanlığın bir anlamı olmalıdır: Ölümle sınandığında, yanlış bir hayatın bütün o parlak vaatleri saçmalaşır.</p>
<p>Hayat Veren’in razı olacağı her niyet ve çabanın, iyi ve doğru yaşamanın yanısıra, öldürdüğümüz zamanları yeniden hayattar kılmanın imkanlarını da müjdelediğini anlamak hâlâ en hayatî meselemizdir.</p>
<p>Sedat Turan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/zamani-olduren-zamansiz-olur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cennet&#039;te Dört Mevsim</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/cennette-dort-mevsim/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/cennette-dort-mevsim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 10:20:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nurahasret</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlem]]></category>
		<category><![CDATA[arayış]]></category>
		<category><![CDATA[azabın ayak sesleri]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet'te Dört Mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[dağlar]]></category>
		<category><![CDATA[denizler]]></category>
		<category><![CDATA[dudak]]></category>
		<category><![CDATA[fatiha]]></category>
		<category><![CDATA[Fırtına]]></category>
		<category><![CDATA[gayesiz]]></category>
		<category><![CDATA[gökgürültüsü]]></category>
		<category><![CDATA[gökyüzü]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[kibrit]]></category>
		<category><![CDATA[kristal hayal]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuşlar]]></category>
		<category><![CDATA[mamureler]]></category>
		<category><![CDATA[melodram]]></category>
		<category><![CDATA[okyanus]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sahralar]]></category>
		<category><![CDATA[Sedat Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[tedirgin]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[ümit]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur]]></category>
		<category><![CDATA[yapraklar]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zafer dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[zehir]]></category>
		<category><![CDATA[zevk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.net/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[Ve şimdi o ülkenin kapısı önündeyim&#8230; Omuzlarım, kaybedilmiş yılların ağırlığıyla çökmüş… Hayallerim yorgun&#8230;Soru işaretlerinin çengellerine asılmış beynimden şüpheler damlamakta…Sevgilerim yarım… En kuytu köşelere gizlenmiş,aransa da bulunamaz geçmiş…Hatıralar, azabın ayak sesleri… Gelecek, korkunun soğuk duvarlarına prangalanmış…‘’Belki de gelmeyecek!’’Ölümün kesin soluğudur saatler… Bedenim ayakta,ruhum yıkılmış.. Ve şimdi o ülkenin kapısı önündeyim… Gözlerimde bir ümit kıvılcımı… Yüreğim, delirtici]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-128" title="cennet" src="http://www.yoremizden.net/wp-content/uploads/2009/06/cennet-150x150.jpg" alt="cennet 150x150 Cennet&#039;te Dört Mevsim" width="150" height="150" /></p>
<p><!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p><!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p><!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p><!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p style="font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve şimdi o ülkenin kapısı önündeyim&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Omuzlarım, kaybedilmiş yılların ağırlığıyla çökmüş…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Hayallerim yorgun&#8230;Soru işaretlerinin çengellerine asılmış beynimden şüpheler damlamakta…Sevgilerim yarım…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">En kuytu köşelere gizlenmiş,aransa da bulunamaz geçmiş…Hatıralar, azabın ayak sesleri…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Gelecek, korkunun soğuk duvarlarına prangalanmış…‘’Belki de gelmeyecek!’’Ölümün kesin soluğudur saatler…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Bedenim ayakta,ruhum yıkılmış..</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve şimdi o ülkenin kapısı önündeyim…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Gözlerimde bir ümit kıvılcımı… Yüreğim, delirtici fırtınalarla çalkalanan bir okyanus… Ki göğü kapkara bulutlarla kaplı…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’<span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Güneş nerede?..’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Yıllarca sorduğum soru, geceler boyu cevabını aradığım bilmece:</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’<span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Güneş nerede,ben neredeyim?..’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Kaç kapı yumrukladım,kaç adım harcadım çıkmaz sokaklarda!… Kaç nefes tükettim,kaç kez tükendim!.. </span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Kaç defa döndüm çılgınlığın yıkıcı hududundan,kimin kollarında!&#8230; Kimlerle haykırdım tedirgin ve gayesiz…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Nice zevklerin zehrini yudumladım, çare diye…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’<span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Lakin,çare nerede ben neredeyim?..’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve bir dönüm noktasında verdim hükmümü:’’Yaşam,bir arayış melodramıdır!&#8230;’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Aramadan yaşanmaz,bulamamak sonu olur her şeyin!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve şimdi, o ülkenin kapısı önündeyim…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">İçimde taşıyamayacağım kadar büyümüş bir boşluk…Tanıyamayacağım kadar değişmiş bir yeryüzü, dışımda…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Dağlar bakışsız,sahralar kızgın!&#8230; Kuşlar konuşmasız denizler bezgin!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Tohumdan başka şeylerde yutuyor toprak!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Her yön gökyüzünce kuşatılmış… Ölümün işgaline uğramış hayatları insanların…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">İnsanlar, ölüme mahkum!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ölüme mahkumum!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve şimdi, o ülkenin kapısı önündeyim…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Gözlerimde bir ümit kıvılcımı… Yüreğim, seraplara bile hasret kum yangını bir çöl… Ki ne bir rüzgâr eser, ne bir damla düşer…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’<span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Yağmur nerede?&#8230;’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Seneler eskiten soru, gündüzler boyu cevabını aradığım bilmece:</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’<span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Yağmur nerede ben neredeyim?&#8230;’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Kaç kibrit ışığına koştum,şimşek diye!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’<span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Gökgürültüsüdür’’diyerek kaç kısık ses kolladım…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Kaç defa bulutlandı gözlerim, bomboş gökyüzüne bakarken…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Nice kristal hayal kırdım kupkuru çeşmelerde!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Kendimi kumlara gömmekte aradım çareyi…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’ <span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Lakin,çare nerede ben neredeyim?&#8230;’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve şimdi o ülkenin kapısı önündeyim…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Dudaklarımda bir yıldız ıssızlığı… Yürüdüğüm yolların tozu üzerimde… Ve durmadan, kat kat artan bir heyecanla kıpırtılı…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Başımda,bir dünya dönüşü sarhoşluğu…Yitirdiğim fırsatların pişmanlığı,kalbimde..Ve durmadan,kat kat artan bir hasretle sarsıntılı…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Bedenim genç, ruhum yaşlı…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve şimdi, o ülkenin kapısı önündeyim…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Gözlerimde bir ümit kıvılcımı… Yüreğim, bilmediği bir beldenin tutkunu… Ki döneceği bir yurdu yoktur zaten…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’ <span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">O ülke nerede?&#8230;’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Yıllardır yıldıran soru, ömür boyu cevabını aradığım bilmece:</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’ <span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">O ülke nerede,ben neredeyim?&#8230;’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Kaç diyar dolaştım,’’ burasıdır’’ümidiyle…Kaç şehirden çıktım kolum kanadım kırık!..</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Kaç kentten kovuldum!..</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Nice mamureler yaktım kızgınlığımla!</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’ <span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">O ülke yok’’:Kendimi kandırmakta aradım çareyi…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’<span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Lakin,çare nerede ben neredeyim?&#8230;’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve şimdi o ülkenin kapısı önündeyim…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Fakat sormayın nasıl vardığımı!&#8230;Çünkü bilmiyorum…Bildiğim sadece yürüdüğümdür…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ben şimdi o ülkenin kapısı önündeyim!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">O ülkenin her mevsimi bahardır!&#8230;Her bahar bir cennet hayatıdır,yaşanır…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Bütün mevsim çiçekler açar, Kuşlar öter her dem…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Güneş batmaz,nehirler kurumaz o beldede…Yapraklarsa sararmaz!..</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ruh ölmez o ülkede!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Dört mevsim,cennettir!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">O ülke ki kapısı ‘’ Fatiha’’dır…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">O ülke ki Kur’an’dır!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Sedat Turan</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Zafer Dergisi 1991 Ağustos </span></span></p>
<p style="font-style: normal;">
<p style="font-style: normal;">
<p style="font-style: normal;">
<p><!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/cennette-dort-mevsim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

