“Hassan… Seni bekliyordum.” “Beni mi bekliyordun?” “Ölümüme şahit olman için.” “Neden ben? Ben ölümden çok korkarım…” “Biliyorum. Anne karnında karanlıktaki bir bebeğe denseydi ki: ‘Dışarıda aydınlık bir dünya var, yüksek dağlarla dolu, büyük denizleri olan, dalgalanan d...
ŞAHİT olduğumuz her ölümde, mukadder ölümümüzü akla getiren birşeyler vardır. Ölünün yüzü bir ayna gibi yüzümüzü yansıtmaktadır: Orada sanki donup kalmış zamanın soğuk ve keskin çizgileri bizi kaçmaya, hayatın karmaşasına karışmaya ve gördüklerimizi unutmaya kışkırtır. Gerçi ...
Gitgide daha fazla insanın dünyasında aşkın öldüğü bir zamanda yaşıyoruz. Kimileri, şehvetle aşkı karıştırıyorlar. Karşıdakini bir ‘insan’ olmaktan ziyade, bir beden, hatta elde edilecek bir ‘av’ olarak görenler zuhur ediyor. Bu ise, aşkı öldürüyor. Çünkü aşk ruhların beraberli...
Anacığım canım anacığım.. Artık öldü diye Gözlerimi Kapadınız ya işte ozaman ben bir noktaya bakıyor ve bedenimden alınan ruhumu takip ediyordum.Bir kısmınız bağrıştı Yüksek sesle ağladı Ozaman çok üzüldüm.Orada bulunanlardan bazıları benim için rahmet dilediler hayır dua ettiler ...
Çok tehlikeli olan şeytanî tuzaklardan biri “hubbu câh”tır. Hubb; sevgi, bağlılık, tutku demektir; câh ise, makam, mansıb, pâye, şöhret ve itibar manalarına gelmektedir. Dolayısıyla, “hubbu câh”; makam sevgisi, pâye tutkusu, şöhret düşkünlüğü, rütbe hırsı ve itibar arzusu gibi man...