<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Taka &#187; Lokman Hekim</title>
	<atom:link href="http://www.yoremizden.com/tag/lokman-hekim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yoremizden.com</link>
	<description>Karadeniz ve Trabzon kültürünü yaşatma ve sevdirme sitesi...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 10:21:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	
		<item>
		<title>Uzun yaşamanın sırları</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/uzun-yasamanin-sirlari/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/uzun-yasamanin-sirlari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2008 14:53:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nurahasret</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lokman Hekim]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[kahvaltı]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.com/?p=912</guid>
		<description><![CDATA[Sınırsız Sebze ve Meyve: Bol meyve ve sebze tüketmek sağlıklı kalmanın en önde gelen kuralıdır. Günde 4-5 porsiyon sebzenin yanında 4-5 porsiyon meyve yerseniz her türlü vitamin, mineral ve antioksidanı aldığınıza emin olabilirsiniz.Gün boyunca, hatta yemekten önce bile meyve yemelisiniz. Kolesterol Yaşlı Gösteriyor: Yapılan araştırmalar kolesterol düzeyi yüksek erkeklerin, gerçek yaşlarından daha büyük göründüklerini gösterdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/08/saglik2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-927" title="saglik" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/08/saglik-300x225.jpg" alt="saglik 300x225 Uzun yaşamanın sırları" width="218" height="163" /></a><strong>Sınırsız Sebze ve Meyve: </strong>Bol meyve ve sebze tüketmek sağlıklı kalmanın en önde gelen kuralıdır. Günde 4-5 porsiyon sebzenin yanında 4-5 porsiyon meyve yerseniz her türlü vitamin, mineral ve antioksidanı aldığınıza emin olabilirsiniz.Gün boyunca, hatta yemekten önce bile meyve yemelisiniz.<br />
<strong>Kolesterol Yaşlı Gösteriyor:</strong> Yapılan araştırmalar kolesterol düzeyi yüksek erkeklerin, gerçek yaşlarından daha büyük göründüklerini gösterdi. İngiliz bilim adamları yaptığı araştırmalar sonucunda, sigara, içki, uykusuzluk ve kötü yaşam kalitesi gibi faktörlerin, insanların olduğundan daha yaşlı görünmesinde önemli rol oynadığını, ancak asıl sorunun, kolesterol den kaynaklandığını belirtti. Yüksek kolesterolün kan damarlarını tıkayarak organlara daha az kan gitmesine yol açıyor ve erken yıpranmalarına neden oluyor.<span id="more-912"></span></p>
<p><strong>Kahvaltınızı Yapmadan Güne Başlamayın: </strong>Kahvaltıyı mutlaka yapınız, çünkü günün ağır çalışması için gereken enerji gündüz yenen gıdalardan sağlanır.</p>
<p><strong>Tuza Dikkat !: </strong>Yemekleri tuz koymadan pişirin. Sofrada ihtiyacı olan istediği kadarını ekleyebilir. Tabi ekleyebilmeniz için tansiyonunuzun düşük olması gerekiyor.</p>
<p><strong>Geç Vakitte Yemek Yemeyin: </strong>Gece 21&#8242;den sonra öğün yemeyiniz. Reflüyü engellemek için yatmadan 2 saat öncesinde yemeyi bırakınız.</p>
<p><strong>Az ve Sık Yiyin: </strong>Düzenli beslenmede ana-öğünler arasında 2 saat ara ile ara-öğünler olmalıdır. Bu durumda ana öğünler daha hafif yenmelidir. Meyve ve tatlı yemeğin hemen sonrasında değil ara-öğünlerde tüketilmelidir.</p>
<p><strong>Kolesterol Her Ette Bulunur: </strong>*Her türlü hayvansal gıdada bulunduğu gibi Devekuşu , Hindi ve Tavuk&#8217; ta da kolesterol vardır. Ancak bu etler dana etine en yakın kolesterol düzeyine sahip olduğu için tercih edilmektedirler.</p>
<p><strong>Zeytinyağını Fazla Kaçırmayın: </strong>Salata ile yenilecek zeytinyağı miktarı kişi başına 2 çorba kaşığını aşmamalıdır.</p>
<p><strong>Fazla Yemenin Faydası Yok: </strong>Fazladan yenilen yemeğin faydadan çok zararı vardır. Özellikle et, karaciğer ve böbreğin aşırı yorulmasına ve bitkinliğe neden olur. Beyaz et de dahil olmak üzere eti günde 1 kez 100gram&#8217;dan fazla yememek gerekir.</p>
<p><strong>Karbonhidrata Dikkat: </strong>Bir öğünde yenilecek karbonhidrat çeşidi ekmek, pilav ya da makarnadan yalnızca biri olmalıdır.</p>
<p><strong>Sağlıklı Pişirme Yöntemleri: </strong>Düşük ısı ile buharda pişirme ya da buğulama en sağlıklı pişirme yöntemidir. Mikrodalga, yüksek ısı( haşlama ) ya da basınç altında( düdüklü tencere ) proteinler, vitaminler, mineraller ve antioksidanlar tahrip olmaktadırlar. Mikrodalga yalnızca ısıtma amaçlı olmalıdır.</p>
<p><strong>Rafine Şeker ve Beyaz Ekmeği Tercih Etmeyin: </strong>Beyaz şeker yerine esmer şeker, beyaz ekmek yerine kepekli ekmek tercih ediniz. Rafine şeker ve rafine karbonhidratlar kana hızlı karışır ve pankreasın çalışmasını zorlarlar. Bu da Diyabet(şeker ) hastalığının başlamasını hızlandırır. Kepekli ürünler B vitamini içerir, hem insanı uzun süre tok tutar hem de lif içeriği ile bağırsakların çalışmasını rahatlatırlar.</p>
<p><strong>Kolesterolünüzü Omega Yağları ile Dengeleyin: </strong>Omega yağ asitleri karaciğerin ürettiği kolesterolü dengelemektedirler. Omega-3 en fazla balıkta, Omega-6 ise ceviz ve fındıkta bulunur. Kanola yağı içerdiği omega-3 yağı ile popüler olmuştur.</p>
<p><strong>Omega-6&#8242;nın fazlası Zararlı: </strong>Omega-6 kaynağı olan fındık tanınmış ihraç edilen bir marka olmalı ve günde ortalama 5 adetten fazla yenmemelidir. Eğer yemeklerde (pilav,makarna) fındık yağı kullanılıyorsa ayrıca fındık yemeğe gerek kalmayacaktır.</p>
<p><strong>Omega-6 Kaynağı Tahin:</strong> Tahin iyi bir omega-6 kaynağı olup yine ölçülü yenmelidir. Tahin helvası günlük 1 kibrit kutusu kadar yenebilir. Tahin-pekmez karşımı da 1-2 çorba kaşığı kadar yenmelidir.</p>
<p><strong>Vücudunuzun Ayrıca Tatlıya İhtiyacı Yok: </strong>İnsanın tatlı veya şeker ihtiyacı bulunmamaktadır. Yediğiniz her karbonhidrat karaciğer tarafından vücudun ihtiyacı olan şekere çevrilmekte ve düzenli beslenen bir kişide kan şekeri düzeyi sabit tutulmaktadır. Tatlı isteği Hurma, Kuru İncir ve Kuru Kayısı ile karşılanabilir.</p>
<p><strong>Kolesterolü Yüksek Deniz Ürünleri: </strong>Kabuklu deniz canlıları( midye, istakoz, kalamar ) yüksek oranda kolesterol içerirler, bu yüzden balık haricinde başka deniz ürünü tercih edilmemelidir.</p>
<p><strong>Tavuk Göğsünün Kolesterolü Düşük: </strong>Kilosu ve kolesterolü yüksek olanlar tavuğun göğüs etini tercih etmeliler.</p>
<p><strong>Kafeinsiz Kahve İçebilirsiniz: </strong>Kafeinsiz kahve içilebilir. Ancak kimyasal olmayan kafein giderme yöntemi uygulanmış olan Nescafe , Maxwell , Jacobs , Gloria Jeans markaları tercih edilmelidir. Starbuck&#8217;s ürünlerinden Cafe Mocha Decaf dışındakiler risk içermektedirler.</p>
<p><strong>Günlük Yağ İhtiyacınızı Hesaplayın: </strong>Günlük kişisel yağ ihtiyacı kilogram başına 1 gramdır. 90kg&#8217;luk biri 90gram yağ ihtiyacının üçte birini(30 gram) gün boyunca yediği hayvansal gıdalardan alacaktır. Üçte ikisini ise (60 gram) salata, sebze yemeği, pilav ya da makarnaya koyulan zeytinyağı ile karşılayabilir. (60 gram 1/3 su bardağı kadardır)</p>
<p><strong>Spor HDL&#8217;yi Yükselterek Kolesterolü Düşürür: </strong>Spor yapıldıkça yararlı kolesterol(HDL) artar, zararlı kolesterol(LDL) azalır. Kolesterolü dengelemek için diyetin yanı sıra hafif spor mutlaka yapılmalıdır. En azından 2 günde 1 defa 40 dakika koşar adımlarla yürümelisiniz (30 dk&#8217;da 3 km).</p>
<p><strong>Bibere Son !: </strong>Karabiber ve pul biber sindirim sisteminizi tahriş etmekten başka bir işe yaramaz. Gastrit ve ülser olmak istemiyorsanız bir an önce karabiberi ve pul biberi bırakın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/uzun-yasamanin-sirlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Armudun faydaları nelerdir?</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/armudun-faydalari-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/armudun-faydalari-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2008 07:55:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrehan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lokman Hekim]]></category>
		<category><![CDATA[Armut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.com/?p=638</guid>
		<description><![CDATA[Armudu hakir görür, iyisini ayılara yedirir, argoda kızdığımız ve işe yaramaz olduğunu ima ettiğimiz birine bile &#8216;armut&#8217; deriz. Oysa bakın armut nelere kadir? Nezleyi geçiren, sinirleri rahatlattığı belirtilen armut, mideyi kuvvetlendirip hazmı kolaylaştırıyor. Kalp çarpıntısını önleyen armudun içinde A, B1, B2, B3, B6 ve C vitaminleri bulunuyor. Uzmanlar, armudun yemeklerden önce yenmesi gerektiğini kaydediyor. Uzmanlara]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/08/armut2.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-639" title="armut" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/08/armut-150x150.jpg" alt="armut 150x150 Armudun faydaları nelerdir?" width="150" height="150" /></a>Armudu hakir görür, iyisini ayılara yedirir, argoda kızdığımız ve işe yaramaz olduğunu ima ettiğimiz birine bile &#8216;armut&#8217; deriz. Oysa bakın armut nelere kadir?<br />
Nezleyi geçiren, sinirleri rahatlattığı belirtilen armut, mideyi kuvvetlendirip hazmı kolaylaştırıyor.<span id="more-638"></span></p>
<p>Kalp çarpıntısını önleyen armudun içinde A, B1, B2, B3, B6 ve C vitaminleri bulunuyor. Uzmanlar, armudun yemeklerden önce yenmesi gerektiğini kaydediyor. Uzmanlara göre armudun faydaları şunlar:</p>
<p>Kandaki üre asidi ve üre tuzlarını dışarı atıyor. Böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı oluyor. Böbreklerde kum ve taşlarının dökülmesini sağlıyor. Kabızlığı önleyerek idrar söktürüyor. Yüksek tansiyonu düşürüp kanı temizliyor.</p>
<p>(Bugün)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/armudun-faydalari-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1 yılda içtiğimiz maden suyunu Avrupalılar 1 haftada tüketiyor</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/1-yilda-ictigimiz-maden-suyunu-avrupalilar-1-haftada-tuketiyor/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/1-yilda-ictigimiz-maden-suyunu-avrupalilar-1-haftada-tuketiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2008 06:33:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrehan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lokman Hekim]]></category>
		<category><![CDATA[Maden Suyu]]></category>
		<category><![CDATA[Madensuyu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.com/?p=527</guid>
		<description><![CDATA[Maden suyu rezervi bakımından dünyanın en zengin 10 ülkesi arasında bulunan Türkiye, bu kaynaklarını yeterince değerlendiremiyor. Yaklaşık 4-5 milyar dolarlık rezervin bulunduğu ülkemizde, kaynakların çok az kısmı şişeleniyor. Avrupa ülkelerinde kişi başına yıllık maden suyu tüketimi 150 litre iken, Türkiye&#8217;de bu rakam 3 litrenin altında. Başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere İsrail, ABD ve Orta]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/08/soda2.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-528" title="soda" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/08/soda-150x150.jpg" alt="soda 150x150 1 yılda içtiğimiz maden suyunu Avrupalılar 1 haftada tüketiyor" width="150" height="150" /></a>Maden suyu rezervi bakımından dünyanın en zengin 10 ülkesi arasında bulunan Türkiye, bu kaynaklarını yeterince değerlendiremiyor.</p>
<p>Yaklaşık 4-5 milyar dolarlık rezervin bulunduğu ülkemizde, kaynakların çok az kısmı şişeleniyor. Avrupa ülkelerinde kişi başına yıllık maden suyu tüketimi 150 litre iken, Türkiye&#8217;de bu rakam 3 litrenin altında. Başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere İsrail, ABD ve Orta Asya ülkelerine ihracat gerçekleştiren Türkiye,<span id="more-527"></span> maden suyu potansiyelinin ancak yüzde 3&#8242;lük kısmını değerlendirebiliyor. Ülke genelinde 225 maden suyu kaynak veya kaynak grubundan günlük 63 milyon litre maden suyu boşaltımı yapılmasına rağmen bu oranın yüzde 97&#8242;lik kısmı boşa akıyor. Türkiye&#8217;den daha az doğal kaynağa sahip Avrupa ülkelerinde maden suyu daha fazla tüketiliyor. Araştırmalara göre ülkemizde belirli yaş gruplarında kemik erimesi gibi hastalıklara diğer Avrupa ülkelerine oranla daha sık rastlanıyor. Uzmanlar, bu durumun nedenleri arasında maden suyu gibi doğal kaynakların yeterince tüketilmemesini de sayıyor.</p>
<p>Ülkemizdeki maden sularının büyük bölümünün boşa akması, milyarlarca liranın sokağa atılması anlamına geliyor. Türkiye Maden Suyu Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Nizamettin Şentürk, Türkiye&#8217;nin dünyanın en kaliteli maden suyuna sahip olmasına rağmen kaynakları yeterince verimli kullanamadığını doğruladı. Yatırım maliyetlerinin yüksek olduğuna dikkat çeken Şentürk, kaynakların genellikle meskûn olmayan mahallerde bulunduğu için, ilk yatırım maliyetlerinin yüksek olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>Maden suyu ile soda aynı şey değil</p>
<p>Maden suyu, içerdiği mineraller ve karbondioksit gazıyla yeraltındaki çatlaklardan yeryüzüne çıktığından tamamen &#8216;doğal&#8217; bir içecek. Soda ise su ve sudan yapılan içeceklere, üretim esnasında karbondioksit gazı basılmasıyla elde edilen &#8216;yapay&#8217; bir içecek. Maden suyu mineral bakımından son derece zengin.<br />
Aydın Hızlıca, Ünal Livaneli / ZAMAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/1-yilda-ictigimiz-maden-suyunu-avrupalilar-1-haftada-tuketiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her 10 çocuktan biri horluyor</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/her-10-cocuktan-biri-horluyor/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/her-10-cocuktan-biri-horluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2008 06:30:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrehan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lokman Hekim]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Horlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.com/?p=524</guid>
		<description><![CDATA[Horlama ve uykuda solunumun durması çocukların da sağlığını tehdit ediyor. Her gece uykusu bölünen çocuklarda davranış bozuklukları görülebiliyor, horlama hayatı tehdit eden bir hastalığın ilk belirtisi olabiliyor. Uzmanlara göre horlama, uyku sırasında hava yolunun daraldığının en önemli göstergesi. Uzmanlar; &#8220;Hipertansiyonu olan hastaların yarıya yakınında, kadınların yüzde 2, erkeklerin ise yüzde 4&#8242;ünde uyku apnesi görülüyor. Ancak]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/08/cocuk_uyku2.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-525" title="cocuk_uyku" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/08/cocuk_uyku-150x150.jpg" alt="cocuk uyku 150x150 Her 10 çocuktan biri horluyor" width="150" height="150" /></a>Horlama ve uykuda solunumun durması çocukların da sağlığını tehdit ediyor. Her gece uykusu bölünen çocuklarda davranış bozuklukları görülebiliyor, horlama hayatı tehdit eden bir hastalığın ilk belirtisi olabiliyor.</p>
<p>Uzmanlara göre horlama, uyku sırasında hava yolunun daraldığının en önemli göstergesi. Uzmanlar; &#8220;Hipertansiyonu olan hastaların yarıya yakınında, kadınların yüzde 2, erkeklerin ise yüzde 4&#8242;ünde uyku apnesi görülüyor. Ancak pek çok kişi bu hastalığının farkında değil.&#8221; uyarısında bulunuyor.<span id="more-524"></span></p>
<p>Op. Dr. Gürkan Ünal, horlamanın sadece yorgunken çıkabildiği gibi çene yapısının küçük olması, boğazın arkasındaki dokuların yoğunluğu, bademciklerin büyümesi veya burun tıkanıklığına bağlı olarak da görüldüğünü söyledi.</p>
<p>Dr. Ünal, &#8220;Üst solunum yolunda gelişen darlık veya tıkanıklık solunum çabasının artmasına, oksijen seviyesinde de düşmeye neden olur. Beyin koruma içgüdüsüyle hastayı uyandırıp nefes almasını sağlar. Gece boyunca onlarca, hatta yüzlerce kez uyanan kişi, ertesi gün dinlenemeden yorgun kalkar ve gün boyunca uyuklar.&#8221; şeklinde konuştu. Araştırmalara göre her 10 çocuktan birinin horladığını kaydeden Dr. Ünal, solunum bozukluklarına bağlı uyku bölünmesinin ise çocukların hiperaktivite, kolay sinirlenme, dikkat eksikliği gibi çeşitli davranış bozuklukları sergilemesine yol açtığını kaydetti.<br />
Bursa, Zaman</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/her-10-cocuktan-biri-horluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aspirin Yerine Kiraz</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/aspirin-yerine-kiraz/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/aspirin-yerine-kiraz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2008 18:03:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nurahasret</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lokman Hekim]]></category>
		<category><![CDATA[Aspirin]]></category>
		<category><![CDATA[doğal ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[Kiraz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.com/?p=306</guid>
		<description><![CDATA[Araştırmacılara göre günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla eşdeğer. Kiraz kanı sulandırıp vücudu temizliyor. Kanı sulandırıp, temizleyen kiraz aynı zamanda karaciğer ve safrayı da temizliyor, böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı oluyor, kabızlığı gideriyor, hazmı kolaylaştırıyor&#8230; Kirazda karbonhidratlar, pektin maddeleri, organik asitler, B2, C ve A vitamini bulunduğunu ifade eden Ordu Üniversitesi Öğretim Üyesi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/07/kiraz2.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-324" title="kiraz" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/07/kiraz-150x150.jpg" alt="kiraz 150x150 Aspirin Yerine Kiraz" width="150" height="150" /></a>Araştırmacılara göre günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla eşdeğer. Kiraz kanı sulandırıp vücudu temizliyor.<br />
Kanı sulandırıp, temizleyen kiraz aynı zamanda karaciğer ve safrayı da temizliyor, böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı oluyor, kabızlığı gideriyor, hazmı kolaylaştırıyor&#8230;<span id="more-306"></span></p>
<p>Kirazda karbonhidratlar, pektin maddeleri, organik asitler, B2, C ve A vitamini bulunduğunu ifade eden Ordu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Karadeniz, kirazın stresi yok ettiğini, menopoz döneminde faydalı olduğunu söyledi ve:</p>
<p>“Kiraz mide, bağırsak ve idrar yolları hastalıklarında çok faydalı olup, karaciğer rahatsızlıklarına da şifalı gelmektedir. Karaciğer ve safrayı temizler. Böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur, kabızlığı giderir, hazmı kolaylaştırır. Aç karnına yenen kiraz zayıflatır. Midedeki yara, iltihap ve çıbanları temizler. Kiraz yenmeye devam edilirse böbrek ve mesane yollarını kumlardan temizler, karaciğer şişliğine iyi gelir, safra akışını normale döndürür, sinirleri kuvvetlendirir.&#8221; dedi.</p>
<p>Kirazın stresi yok ettiğine dikkati çeken Karadeniz, şunları ilave etti:</p>
<p>&#8220;Romatizma, damar sertliği ve mafsal kireçlenmesine faydalıdır. Menopoz döneminde faydalı olmaktadır. Kiraz meyvesi ağrıların dindirilmesinde aspirinden daha fazla etkili oluyor. Araştırıcılar bu etkiyi kirazda bulunan ‘antosiyanin’ isimli kimyasalın yaptığını bildirmektedirler. Kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunmakta ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu bildirilmektedir. Araştırıcılara göre, günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla eşdeğer görülüyor. Ayrıca kirazda bulunan antosiyanin maddesi E ve C vitaminlerine benzer antioksidan etkiler yapmaktadır.”</p>
<p>Karadeniz, kiraz suyunun cilde sürülünce lekeleri temizlediği, ergenlik sivilcelerini iyileştirdiğini de sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/aspirin-yerine-kiraz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Misvak nedir ?, Misvağın faydaları nelerdir?</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/misvak-nedir-misvagin-faydalari-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/misvak-nedir-misvagin-faydalari-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Apr 2008 19:24:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrehan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lokman Hekim]]></category>
		<category><![CDATA[doğal ilaç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.com/misvak-nedir-misvagin-faydalari-nelerdir/</guid>
		<description><![CDATA[İnsan sağlığının özellikle de ağız ve diş sağlığının önemli olduğu tartışmasız bir gerçektir. Normal ağız florasında bulunan ve hastalık yapmayan mikroorganizmalar elverişli ortam bulduklarında hastalık yapıcı hale gelmekte, vücudun diğer kısımlarına yayılmakta ve hatta bazı hallerde ölümlere neden olmaktadır. Bu yazıda ağız ve diş sağlığı için kullanılan diş fırçası, diş macunu ve misvak üzerinde durulacak,]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span class="renk060686"></span></strong><span class="renk6"><strong><span class="renk11"></span></strong></span><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/04/misvak2.jpg" title="misvak.jpg"><img src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/04/misvak2.jpg" alt="misvak2 Misvak nedir ?, Misvağın faydaları nelerdir?" align="left" title="Misvak nedir ?, Misvağın faydaları nelerdir?" /></a><span class="KONURENK">İnsan sağlığının özellikle de ağız ve diş sağlığının önemli olduğu tartışmasız bir gerçektir. Normal ağız florasında bulunan ve hastalık yapmayan mikroorganizmalar elverişli ortam bulduklarında hastalık yapıcı hale gelmekte, vücudun diğer kısımlarına yayılmakta ve hatta</span><span id="more-79"></span><span class="KONURENK"> bazı hallerde ölümlere neden olmaktadır. Bu yazıda ağız ve diş sağlığı için kullanılan diş fırçası, diş macunu ve misvak üzerinde durulacak, okuyucunun bu konuya dikkati çekilmeye çalışılacaktır.</span><br />
<span class="KONURENK"> Yukarıda da bahsedildiği üzere günümüzde diş temizliği için diş macunları en sık olarak kullanılmaktadır. Diş fırçalan kıl -bir kısmı da domuz kılından- veya plastikten yapılmıştır. Kıl ortasındaki kıl özü, mikropların gelişmesi İçin uygun bir ortam oluşturmaktadır. Naylondan yapılan fırçalar için de aynı tehlike söz konusudur. Bu fırçalar en azından 2-3 ayda bir değiştirilmelidir.</span></p>
<p><strong>MİSVAK</strong><br />
1400 yılı aşkın bir süredir insan ve diş sağlığı için kullanılan bir diğer madde de misvaktır. Misvak &#8220;Arak Ağacı&#8221;nın (Salvadora Persika) kök ve dallarından elde edilen güzel kokulu bir diş fırçasıdır. Arak ağacı çölde bol yetişen bir bitkidir. Misvağın dişlerin temizlenmesi ve onlara parlaklık vermesinin yanında tükrük salgılanmasına da neden olan hoş bir tadı vardır. Bu şekilde »dişler dolaylı yoldan temizlenir. Yapısında diş eti enfeksiyonlanna karşı koruyucu tesiri olan tannik asit ve astranjan maddeler bulunur. Yine içindeki sodyum bikarbonat, dişlerin temizlenmesi ve parlaklık vermede diş hekimlerince sık kullanılan kimyevî bir maddedir. Misvağın pH derecesi ile tükrüğün pH derecesi (7,1) aynı olduğundan ağızda yabancı cisim reaksiyonu göstermez. Liflerinin yutulmasının sağlık açısından bir sakıncası yoktur.<br />
Kullanılışı: Misvağın kalınlığı küçük parmak kalınlığında, uzunluğu ise bir karış büyüklüğünde olması tercih sebebidir. Kullanmadan önce ucundaki 1-1,5 cm&#8217;lik kısmın kabuğu soyulur. 24 saat suyun içinde bekletilerek liflerin açılması sağlanır. Sağ elde ön kısmı, baş parmak altta ve şehadet parmağı üste gelecek şekilde tutulur. Bu esnada orta parmak ve yanındaki yüzük parmağı da -şehadet parmağı gibi- misvakın üstünde olur. küçük parmak ise -baş parmak gibi- misvağın altında bulunur. Su değmeden dişlere vurulur. Sürtme işi yukarıdan aşağı yapılabilirse de daha ziyade enlemesine yapılır. Sadece dişlere değil diş etlerine, dile ve hatta damağa da misvaklama yapılır. Lifler yumuşadığında kesilir ve tekrar tekrar kullanılabilir.<br />
Bundan yaklaşık 1400 yıl önce âlemlere rahmet olarak gönderilen Kainatın Efendisi Peygamberimiz (s.a.v.), beden ve bu arada ağız ve diş sağlığına dikkat çekerek: &#8220;Misvak kullanınız. Çünkü o ağzı temizler ve Allah&#8217;ın (c.c.) rızasına vesile olur&#8221; buyurmuştur. Diğer bir hadis-i şeriflerinde de: &#8220;Eğer ümmetimin üzerine zahmet vermeyecek olsaydım her namazda misvak kullanmayı emrederdim.&#8221; buyurmuştur. Hak ve hakikatin Tercümanı&#8217;nın (s.a.v.) bu sözlerine karşılık, konu önemli olduğundan son olarak alimlerin misvakla ilgili sözlerini sıralamak istiyorum:</p>
<p><em>1-   Resûlullah&#8217;ın (s.a.v.) büyük bir sünneti yerine getirilmiş olur.<br />
2- Allah&#8217;ın (c.c.) rızasına vesiledir.<br />
3-  Ağız kokusunu gide-<br />
4- Zekayı artırır.<br />
5-  Sesi güzelleştirir, konuşmayı kolaylaştırır.<br />
6- Göze kuvvet verir.<br />
7- İhtiyarlığı geciktirir.<br />
8-   Mideyi takviye edip mide hastalıklarını önler, hazmı kolaylaştırır.<br />
9- Bedenin rutubetini keser.<br />
10- Ölüm anında can vermeyi kolaylaştmr</em>.</p>
<p>Görülüyor ki misvak üzerine yapılan araştırmalar henüz yeterli olmaktan uzaktır. Bu konu daha çok araştırılmalıdır.</p>
<p><strong>DİŞ MACUNU</strong><br />
Diş temizliğinde kullanılan bir diğer madde ise diş macunlarıdır. Ancak, yapılan araştırmalara dayanılarak, diş macunu lehinde görüşler ortaya çıktığı gibi aleyhinde görüşler de ileri sürülmüştür. Burada, diş macunu aleyhindeki bazı görüşler kısaca açıklanacaktır.<br />
Bu macunlar florid ve teksapon gibi iki önemli madde ihtiva etmektedir.<br />
Florid, uzun yıllar içme suianna katılarak su dezenfeksiyonunda kullanılmış ve bu arada çocuklarda diş çürümelerini önlediği görülmüştür. Bu olumlu tesirlerine rağmen, çevre sağlığı ile uğraşanlar tarafından florid aleyhine kampanyalar başlatılmıştır. Bugün kırk yıldır insan üzerinde yapılan tecrübeler sonucunda &#8220;Amerikan Milli Kanser Enstitüsü Hücre Kimyası Bölümü&#8221;nün eski başkanı Dr. Bunk, floridli içme suyunun her yıl 3500 ölümle sonuçlanan kansere yol açtığını iddia etmektedir. Aynca fazla dozda florid dişlerde lekelenmeye (florosis) ve iskelet-kemik bozukluklarına yol açmaktadır. Floridin tesirli, yararlı dozu ile toksik (zehirleyici) dozu nedir? Başka bir araştırma sonucuna göre 2-6 yaş grubundaki çocuklar dişlerini fırçalama esnasında diş macununun 1/3&#8242;ünü yutmaktadırlar. Böylece floridin kandaki miktarı artmakta ve toksik seviyelere çıkmaktadır.<br />
Diş macununun yapısında, bulunan diğer bir maddenin de teksapon olduğunu belirtmiştik. Bu madde macunun köpürmesini sağlamaktadır. % 1 oranının altında olduğunda bile insan sağlığı için zararlıdır. Teksapon maddesi; Kan hücrelerinde toksik tesire, diş etlerinin şişmesine ve diş eti hastalıklanna, dişlerin asitlere karşı direncini azaltarak çürümelere ve allerjik reaksiyonlara zemin hazırlar.<br />
Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan bir araştırmada piyasada çok satılan diş macunlarındaki teksapon oranı İpana Fluorid&#8217;de % 1.7, İpana Jel&#8217;de % 1.45, Close-up&#8217;da % 2, Floran 2R&#8217;de % 1.2 dir. Canlı hücreye 1/500 oranında teksapon maddesi verilmesi durumunda dahi hücre ölmektedir. Görülüyor ki ilerleyen bilim ve teknik İle birlikte insanoğlunun zararlı maddelerin etkisine daha fazla maruz kaldığı da inkâr edilemez bir hakikattir.</p>
<p><strong>KAYNAKLAR:</strong><br />
<font size="1"><br />
1- Kütûb-i Sitte Muhtasarı. Tercüme ve Şemi, Prof. Dr. İbrahim Canan, c. 10, sh. 422-26.1. baskı 1990<br />
2-  İhya-u Ulumid-din. Tuğra Neşriyat/1989, Hüccetu&#8217;l-İslam, İmam-ı Gazzalî, tercüme Mehmet A. Müftüoğlu. c. 1, sh. 336-37<br />
3- Fetava-yi Hindiyye, Ansiklopedik İslam Fıkhı, Tercüme: Mustafa Efe, c. 1, sh. 26-27<br />
4- B.İslam İlmihali, Ö. N. Bimen, sh. 76-77<br />
5- Türk Diş Hekimleri Birliği Dergisi, c. 1, Sayı<br />
3. Nisan-Haziran 1987. sh. 52<br />
6-  Sızıntı Dergisi, c. 10, Sayı 114. Temmuz 1988, Sh. 250-251</font></p>
<p><strong><span class="renk060686">Ocak 1993 </span><span class="renk051081">Yıl :</span><span class="renk060686">14</span><span class="renk051081"> Sayı :</span><span class="renk060686">168<br />
</span>SIZINTI DERGİSİ</strong><br />
<span class="renk6"><strong>Ağız Diş Sağlığı Ve Misvak              <span class="renk11"><br />
Prof.Dr. Mehmet CİHANOĞLU</span></strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/misvak-nedir-misvagin-faydalari-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytinyağının Faydaları</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/zeytinyaginin-faydalari/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/zeytinyaginin-faydalari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Apr 2008 18:27:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrehan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lokman Hekim]]></category>
		<category><![CDATA[doğal ilaç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.com/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[11 Nisan 1997 tarihinde yapılan İtalya Ulusal Araştırma Konseyi toplantısında beslenme uzmanları ve kardiyologlar, besleyici özelliği fazla olan ve vücuttaki yağların temel maddesini oluşturan zeytinyağının yararları hakkında açıklamalar yaptılar. Bu toplantıda önemle üzerinde durulan noktalar ise: Hatırlatma: Sıvı yağ ve margarin gibi yararlı yağlar ısıtma ya da pişirme sırasında vücut için zararlı hale gelirler. Ayrıntı:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/04/liveoil2.jpg" target="_blank" title="Dosyaya direk ba&amp;gbreve;lant&amp;imath;"></a></p>
<p style="text-align: center"><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/04/liveoil2.jpg" target="_blank" title="Dosyaya direk ba&amp;gbreve;lant&amp;imath;"><img src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/04/liveoil2.jpg" alt="liveoil2 Zeytinyağının Faydaları" height="128" width="95" title="Zeytinyağının Faydaları" /></a></p>
<p>11 Nisan 1997 tarihinde yapılan İtalya Ulusal Araştırma Konseyi toplantısında beslenme uzmanları ve kardiyologlar, besleyici özelliği fazla olan ve vücuttaki yağların temel maddesini oluşturan zeytinyağının yararları hakkında açıklamalar yaptılar. Bu toplantıda önemle üzerinde durulan noktalar ise:<br />
<span id="more-24"></span><br />
Hatırlatma: Sıvı yağ ve margarin gibi yararlı yağlar ısıtma ya da pişirme sırasında vücut için zararlı hale gelirler.<br />
Ayrıntı: Zeytinyağını, besin değerini kaybetmemesi için salataya yemeğe otururken ekleyin.<br />
Uyarı: Sıvı yağları karıştırmayın Bu, hem tatları acılaştırır hem de yağların erimesini engelleyerek vücut için zararlı oksidasyonlara neden olur.**</p>
<p>Biz de zeytinyağının birçok kaynakta yer alan ve kanıtlanan birkaç faydasını kısaca belirtebiliriz (Tabi sadece yararlarından bahsederken o haz veren lezzetini de unutmamak gerekiyor).</p>
<p>-Zeytinyağlarını insan sağlığında ve özellikle kalp ve damar hastalıklarından korunmada etkili olması, tekli, doymamış bir yağ olmasındandır.<br />
-Kandaki HLD dediğimiz iyi huylu kolesterol düzeyini arttırır.<br />
-LDL kolesterolü temizler.<br />
-Yağların içinde hazmedilmesi en kolay olan olduğu için sindirim kolaylığı sağlar.<br />
-Çocuklarda beyin ve kemik gelişimini hızlandırır.<br />
-E vitamini sayesinde yaşlanma etkilerini azaltma ve doku yenileme özelliği taşır.<br />
-Kireçlenmeyi önlemede büyük rol oynar.<br />
-Cansız saçların kuvvetlenmesini sağlar.<br />
-Zeytinyağı unutkanlığı önler : Akdeniz ülkelerinde yaşayan ve yemeklerinde çoğunlukla zeytinyağı kullanan toplumların 65 yaş üzeri yetişkinlerinde hatırlama oranının diğer ülke yetişkinlerine göre çok daha fazla olduğu saptanmıştır.<br />
Bunları Biliyor musunuz?<br />
Türkiye kalp projesi araştırmalarının sonuçlarına göre, Türkiye&#8217;deki ölümlerin yüzde 37&#8242;si kalp hastalıklarından kaynaklanıyor. Kolesterol yüksekliği zeytinyağı en az tüketen Karadeniz bölgemizde, en düşük oran ise zeytinyağı ağırlıklı beslenen Ayvalık çevresinde. Zeytinyağını bol tüketen ülkelerde özellikle Yunanistan, İspanya ve İtalya&#8217;da kalp ve damar hastalıkları ve bu hastalıklardan ölüm oranı çok düşük.</p>
<p>Amerika&#8217;nın ünlü beslenme uzmanı Ancel Keys, Akdeniz ülkelerinde damar ve kalp hastalıklarına çok az rastlanmasının nedenini araştırmış ve bütün yemeklerde sadece natürel, sızma zeytinyağı kullanan bu hastalarda ülser yaralarının kapanma oranının yüzde 55 olduğu saptanmıştır. Ciltlerine radyasyon verilmeden önce zeytinyağı sürülen hamsterlarda, zeytinyağının radyasyona karşı kesin ve tam bir koruyucu madde olduğu saptanmıştır. ***</p>
<p>•   Bugün dünyanın en önemli kanser ilacı köpek balığı kıkırdağıdır. Köpekbalığından çikan sgualene adlı madde sızma zeytinyağında bol miktarda bulunur Günde 100 cl . zeytinyağı tüketimiyle köpekbalığı kıkırdağından alınacak kadar sgualene alınır. Zeytinyağı kanser riskini % 50&#8242;ye yakın azaltmaktadır.</p>
<p>•   Zeytinyağı hücreleri korur. Zeytinyağının içinde bulunan Oleiprine adlı madde sayesinde hücreler yenilerek kansere karşı hücreleri korur.</p>
<p>•   Zeytin yağı üretim aşamasında ısıyla temas etmemesi gerekiyor. Bu nedenle sağlıklısıRiveriya değil, Sızma olanıdır. Aslında en doğrusu, kokusuna alışıp mümkün olduğunca az veya hiç rafine edilmemişi kullanmaktır.</p>
<p>•   Zeytin ağacının dalları, yaprakları ve reçinesi olduğu kadar, yağıda yıllardır ilaçların bileşimlerinde yer alan doğal maddelerden birisidir, doğal bir ilaçtır.</p>
<p>•   Yiyeceğin yanısıra merhem olarak da kullanılan zeytinyağı; tahrişin neden olduğu acı ile yanmayı giderici ve yumuşatıcı özellikleri olan losyondurda.</p>
<p>•   Zeytinyağı, derinin foliküllerine penetre olabildiği için, gerek internal gerekse eksternal dokuların yara veya iritasyonunda ve enfeksiyonlara karşı faydalıdır.</p>
<p>•   Sindirim sistemini etkiler; ister soğuk olsun, ister sıcak olsun zeytinyağı mideyi çepeçevre koruyucu bir tabakayla sararak mide asitini azaltır. Yemek öncesi veya sonrası alınan bir kaşık zeytinyağı, mide zarını örtüp alkolün işlemesini önleyeceği gibi, karışık içkilerin yol açtığı sarhoşluğuda azaltır.</p>
<p>•   Gastrit ve ülsere karşı korumada etkin yardım sağlar. Hazmı en kolay olan zeytinyağı besinlerin bağırsaklar tarafından çok daha iyi emilmesini sağlayarak bağırsakların çalışmasını düzenler. Isıtılmış olsun yada olmasın zeytinyağı gastrik asiditeyi azaltabilmektedir. Tahriş giderici etkileri ülsere karşı koruma sağlar. Bağırsaklardan yiyecek geçişini kolaylaştırmak suretiyle konstipasyona engel olur.</p>
<p>•   Zeytinyağı safra kesesinin kontraksiyonlarını (kasılma) ve safra salgılanmasını uyararak safra taşı oluşum riskini azaltır, hazmı kolaylaştırır. Dalakta taş oluşumunu önler. Sarılığa ve karaciğer sancılarına iyi gelir. Oruç tutanlar, sahurda bir çorba kaşığı zeytinyağı içerse safra kesesi ve barsakları rahatlatacaktır.</p>
<p>•   Sabah kahvaltıdan önce alınan 1 veya 2 çorba kaşığı zeytinyağı -basit kronik kabızlığa &#8211; iyi gelir (daha iyi netice için suyla karıştırılabilir). Basur şikayetlerini giderir; sıcak olarak içilir.</p>
<p>•   Anne sütündede bulunan E vitamini ve oleik asit içeriği ile zeytinyağı, normal kemik gelişimine katkıda bulunur. Anne karnında ve doğumdan sonra bebeğin beyninin olduğu kadar, genel olarak sinir sisteminin gelişimini de desteklediğinden, gebe ve emziren annelere özellikle yararlıdır.</p>
<p>•   Zeytinyağı yaşlanmanın, hem genel olarak doku ve organlar, hemde beyin fonksiyonları üzerinde ki etkilerini geciktirmektedir.</p>
<p>•   Yüksek tansiyonu düşürür; yaprakları ve dallarından çay yapılır. Taze yada kuru zeytin yaprağını 300 gr. suda 15 dakika kaynatıp, süzdükten sonra şeker ilave edrek 15 gün boyunca her sabah akşam sıcak içmek faydalıdır.</p>
<p>•   Kan şekeri seviyesinin düşmesine yardım eder.</p>
<p>•   Ağrı, romatizma, burkulma ve adale incelmelerinde; zeytinyağı sürülür veya 200 gr taze çiçek ve yaprak, 100 gr sarı papatya ile 1 kg zeytinyağını arada sırada karıştırarak iki saat &#8216;benmari&#8217; içinde kaynattıktan sonra içindekileri süzüp ağrı veren yerler ovulur. Kapalı yanıklarda zeytinyağı sürülerek kullanılır.</p>
<p>•   Kötü kolesterol LDL&#8217;yi azaltırken, iyi kolesterol HDL&#8217;yi artırır.(Yüksek LDL kolesterolü seviyesine bağlı olarak yükselen kolesterol seviyesinin aterosklerotik kalp hastalığında nedensel rol oynadığı kuşkusuzdur.Epidemiyolojik veriler koroner kalp hastalığı vakalarındaki düşüşün total veya LDL kolesteroldeki düşüş ile beraber olduğunu göstermektedir.)</p>
<p>•   Diyetle alınan doymuş yağ asitlerinin (DYA) total kolesterol seviyesini yükseltettiği iyi bilinmektedir. DYA ile tetiklenen kolesterol yüksekliği çoğunlukla LDL kolesterolündeki yüksekliğe bağlıdır. DYA ve hayvansal yağdan zengin diyetler HDL kolesterolü ve apo A-1 de de yükselmeye yol açar.</p>
<p>•   Yüksek karbonhidratlı ve düşük yağlı diyet tüketen toplumlarda düşük HDL kolesterol ile düşük LDL kolesterolün birlikte bulunması koroner riski artırmazken, yüksek DYA içeren diyete bağlı olarak LDL&#8217;nin yükseldiği toplumlarda daha yüksek HDL seviyesine rağmen koroner riski yüksektir.Yüksek hayvansal yağ içeren diyetlerin LDL- HDL oranını, düşük yağ içeren veya çoklu doymamış yağ asitinden (ÇDYA) zengin diyetlere kıyasla daha fazla yükselttiği görülmüştür. Laurik, miristik ve palmitik asit birlikte tüm DYA ların başında gelirken, mistrik asit tereyağında, hurma çekirdeğinin yağında, hindistan cevizinin yağında bulunmaktadır.Son ikisi aynı zamanda çok yüksek oranlarda laurik asitte içerirler.Bu üç yağdan hangisinin kolesterol yükseltme potansiyelinin en fazla olduğu hala tartışma konusudur. Her üçününde LDL kolesterolünü yükselttiği yapılan çalışmalarda gözlenmiştir. DYA yerine linoleik asit konulduğunda total kolesterolde düşüşe neden olmaktadır. Diyetteki başlıca tekli doymamış yağ asidi oleik asittir.Oleik asit zeytinyağında hakim olan yağ asididir. Düşük yağlı, yüksek karbonhidratlı diyetler total ve LDL kolesterol konsantrasyonlarını anlamlı olarak düşürürken aynı zamanda kesinlikle HDL seviyesinde de düşüşe neden olur. Zeytinyağı sağlıklı lipid düşürücü diyete yararlı katkıda bulunur.</p>
<p>•   Kalp dostu;zeytinyağı hayvansal yağların tersine kandaki kolesterol miktarını ve dolayısıyla kalp krizi riskini azaltır. Kan plateletlerinin toplanmasına engel olarak kan pıhtılaşması riskini de yok eder.</p>
<p>•   İçerdiği linoleik asit yüzdesi nedeniyle anne sütüne benzeyen zeytinyağı, inek sütüne katıldığında anne sütüne yakın değer elde edilir.Sütü kesilen anneler yağsız inek sütüne biraz zeytinyağı katıp bebeğe verilebilir.</p>
<p>•   Günde birkaç damla zeytinyağı bebeğin gelişimine büyük katkı sağlar.</p>
<p>•   İçerdiği E, A, K vitaminleri ile her yaştaki çocuğun gerekli ihtiyacına yanıt verir. Bu vitaminler kemiklerin doğal gelişimine ve mineralleşmeye yardımcı olup, güçlenmesini hızlandırır. Her yaştaki insan için yararlıdır.</p>
<p>•   Böbreklerin ıslahında,taşları düşürmede, bağırsak kurtlarını düşürmede, karın ağrısında sıcak su ile içilmesi iyi gelir.</p>
<p>•   Çocukları raşitizmden korur. Siyatik, mafsal ağrılarına iyi gelir; zeytinyağı tortusu sürülür.</p>
<p>•   Ağızda çalkalandığında ,dişlerin beyaz olmasını sağlar,diş etlerini korur, diş çürümelerini önler.</p>
<p>•   Zeytinyağı sağlık ve güzellik kaynağıdır. Cilde ve saçlara çok faydalıdır. Cildi besler, korur ve yumuşatır.</p>
<p>•   Saçları dökülenlere; 1 yumurta sarısı ve zeytinyağı karışımını saç diplerine sürerek 1 saat bekletilip daha sonra yıkanması, arada bir tekrarlanması gerekir.</p>
<p>Şifa Kaynağı Bir Bitki: Zeytin ve zeytinyağı</p>
<p>&#8220;İncire ve zeytine andolsun.&#8221; (Tin Suresi, 1)</p>
<p>Zeytin&#8230; Sahip olduğu besin değeri ile insan sağlığını koruyan bir mucize…</p>
<p>Çok eski çağlardan bu yana tüketilen zeytin, zamanla önemini daha da arttırmış, sofralardaki daimi yerini alarak insan sağlığının önemli bir koruyucusu olmuştur. Besin değeri oldukça yüksek olan zeytin, aynı zamanda yağıyla da sağlığa olan katkısını arttırmaktadır.</p>
<p>Sağlığa olumsuz hiçbir etkisi olmayan zeytinyağı, içerdiği antioksidanlar sayesinde kalp-damar hastalıkları ve kansere karşı da koruyucu bir etki gösterir. Özellikle günümüzde kalp ve damar şikayetlerinin çoğalması, bu mucizevi besinin insan sağlığı açısından önemini daha da artırmaktadır. Allah zeytinle ilgili olarak ayetlerde şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Sizin için gökten su indiren O&#8217;dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır.&#8221; (Nahl Suresi, 10-11)</p>
<p>Besin Kaynağı: Zeytinyağı</p>
<p>Son yıllarda yapılan araştırmalar, zeytinin yalnızca lezzetli bir gıda değil, bunun yanında yüksek kaloriye sahip önemli bir besin kaynağı olduğunu da ortaya koymuştur. Zeytinin yanı sıra zeytinin yağı da, önemli bir besin kaynağıdır. Kuran&#8217;da zeytin ağacının yağına şu ayetle dikkat çekilmiştir:</p>
<p>&#8220;Allah, göklerin ve yerin nurudur. O&#8217;nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, herşeyi bilendir.&#8221; (Nur Suresi, 35)</p>
<p>Yukarıdaki ayette &#8220;mubareketin zeytunetin&#8221; ifadesiyle, zeytin &#8220;bereketli, kutlu, uğurlu, sayısız yarar sağlayan&#8221; anlamlarına gelen mübarek sıfatıyla nitelendirilmiştir. &#8220;Zeytuha&#8221; ifadesiyle bildirilen zeytinyağı, tüm katı yağların aksine, tüm uzmanlar tarafından başta kalp ve damar sağlığı için olmak üzere en çok tavsiye edilen yağ türü olarak bilinmektedir. Zeytinin ve zeytinyağının sağlık açısından faydalarını şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p>Kalp ve Damar Sağlığı Üzerindeki Faydaları:</p>
<p>Zeytin ve zeytinyağının içinde yağ asitleri bulunur. Bu asitlerin çoğu vücut için zaruri olan tekli doymamış omega-6 (linoleik asit) yağlarıdır. Tekli doymamış yağlar kolesterol içermezler. Bundan dolayı zeytinyağı diğer yağların aksine kandaki kolesterol oranını yükseltmemekte, tam tersine kontrol altında tutmaktadır.</p>
<p>Bu konuda yapılan çalışmalarda, 1 hafta boyunca her gün yaklaşık 2 yemek kaşığı doğal zeytinyağı tüketen insanların kolestrol düzeylerinde son derece olumlu sonuçlar elde edilmiştir&#8230; Antioksidanlar, vücudumuzdaki zararlı maddeleri etkisiz hale getiren ve hücrenin tahrip edilmesini engelleyen son derece önemli maddelerdir. Düzenli zeytinyağı kullanan insanlarda yüksek antioksidan seviyeleri izlenmiştir. Ayrıca zeytinyağının kalp hastalıklarını önlediği pek çok araştırma ile de tasdik edilmiştir.</p>
<p>Yüksek oranda kalp ve damar hastalıkları vakalarına rastlanan ülkelerde çoğunlukla yüksek kolesterol düzeyine sahip doymuş yağlar tüketilmektedir. Bu yanlış beslenme alışkanlığı Akdeniz diyeti yani zeytinyağı tüketimi ile düzeltilebilmektedir. Zeytinyağı kandaki kolesterolü düzenlediği için kalp ve damar hastalarına ilaç olarak tavsiye edilmektedir.</p>
<p>Bunun yanı sıra zeytinyağı omega-6 yağ asidinin omega-3 yağ asidine oranını da düzenlemektedir. Omega-3 ve omega-6 yağ asitlerinin vücuda belli bir oranda alınması çok önemlidir. Çünkü bu oranlardaki dengesizlik durumunda hastalıklar ve kanser de dahil olmak üzere, kalp ve bağışıklık sistemi ile ilgili birçok hastalığın ilerlemesi söz konusu olmaktadır. Tüm bu sebeplerden dolayı pek çok insan zeytinyağı ile sağlık bulmaktadır. Amerikan Kalp Birliği, kalp hastalığı riskini azaltmak için yüksek tekli doymamış yağ diyetlerinin, %30 düşük yağlı diyete bir alternatif olabileceğini ortaya çıkarmıştır.</p>
<p>Kanseri önlemedeki rolü:</p>
<p>The Archives of Internal Medicine dergisinde yayınlanan bir çalışma, yüksek oranda zeytinyağı tüketen kadınların göğüs kanserine yakalanma riskinin daha az olduğunu göstermiştir. New York&#8217;ta Buffalo Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü ayrı bir çalışmada ise, zeytinyağı gibi bitkisel yağlarda bulunan bir madde olan ß-sitosterol&#8217;ün prostat kanser hücrelerinin oluşumunu engellemede yardımcı olabildiğini kanıtlamıştır. Araştırmacılar ß-sitosterol&#8217;ün hücrelerin bölünmemesi emrini veren hücre içi haberleşme sistemini güçlendirdiği, böylece hücre büyümesi kontrolsüz hale gelmeden kanserin engellenebileceği sonucuna varmışlardır.</p>
<p>Oxford Üniversitesi&#8217;ndeki doktorlar tarafından yürütülen son araştırmada da, zeytinyağının bağırsak kanserine karşı koru- yucu özelliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Doktorlar zeytinyağının bağırsak kanserinin başlamasını engellemek için midedeki asitle tepkimeye girdiğini keşfetmişlerdir. Oxford araştırmacıları aynı zamanda zeytinyağının safra asidi miktarını azaltarak ve DAO (diamin oksidaz adlı enzim) seviyesini yükselterek, anormal hücre artışına ve kansere karşı koruyucu olduğunu keşfetmişlerdir.</p>
<p>Ayrıca araştırmacıların raporlarına göre bol miktarda zeytinyağı ve sebze yiyen insanlarda, eklemlerdeki kronik bir hastalık olan romatizmal arterit (atardamar enfeksiyonu) geçirme riski azalmaktadır.</p>
<p>Kemik gelişimine yardımcı olması:</p>
<p>İçerdiği E, A, D, ve K vitaminleri, çocukların ve erişkinlerin kemik gelişimine yardımcı olması, kalsiyum kaybını engelleyerek kemikleri güçlendirmesi bakımından zeytin oldukça önemlidir. Zeytin, yaşlılara da özellikle tavsiye edilmektedir; çünkü sindirimi kolaydır ve minerallerle vitaminlerin vücutta kullanılmasına yardımcı olur. Ayrıca minerallerin kemiklerde çökmesini sağlayarak kalsiyum kaybını da engeller. Kemikler organizmanın mineral yapılarının deposunu oluşturur ve kemiklerde mineral birikimi olmadığı takdirde kemik erimesi gibi ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu bakımdan zeytinin iskelet sistemimiz üzerinde çok olumlu katkısı vardır. (Harun Yahya, Koku ve Tat Mucizesi)</p>
<p>Yaşlanmayı önlemesi:<br />
Zeytinyağının içerdiği vitaminler, hücre yenileyici özelliklere sahip oldukları için, yaşlılık tedavisinde de kullanılır, cildi besler ve korurlar. Besinlerle beraber bedenimize &#8220;serbest radikal&#8221; denilen bazı maddeleri de alırız. Zeytinyağı, başta E vitamini olmak üzere, içerdiği çok sayıdaki antioksidan maddeyle bu zararlı maddelerin vücudumuzda neden olduğu tahribatı önler, hücrelerimizi yeniler, doku ve organlarımızın yaşlanmasını geciktirir.</p>
<p>Tansiyon düşürücü:</p>
<p>Archives of Internal Medicine dergisinin 27 Mart 2000 tarihli sayısında yayınlanan bir çalışma, zeytinyağının yüksek tansiyona olumlu etkisini bir kez daha vurgulamaktadır. Ayrıca zeytin ağacının yaprağı ile tansiyon düşürücü ilaçlar yapılmaktadır.</p>
<p>İç organlara faydaları:</p>
<p>Zeytinyağı mide asidini azaltarak mideyi gastrit ve ülser gibi hastalıklara karşı korur. Bunun yanı sıra safra salgısını harekete geçirerek, sindirimin en mükemmel hale gelmesini sağlar. Safra kesesinin boşalma işlemini düzenler ve safra taşı riskini azaltır. Ayrıca içindeki klor sayesinde de böbreğin çalışmasına yardımcı olur ve böylece vücudun atıklardan arınmasını kolaylaştırır. Bunların yanı sıra beyin damarlarının sağlığına da olumlu etkisi vardır.</p>
<p>Yüzyıllar Öncesinde Bildirilen Gerçek…</p>
<p>Görüldüğü gibi bugün birçok bilim adamı zeytinyağını esas alan beslenme modelinin en ideal model olduğunu düşünmektedir. Bu özelliklerinden dolayı günlük beslenme programında her öğünde bulunması gereken en temel besinler zeytin ve zeytinyağı olarak belirtilmektedir. Allah&#8217;ın pek çok ayette dikkat çektiği zeytin bitkisinin faydaları, ancak tıp biliminin gelişmesiyle keşfedilmiştir.</p>
<p>Besin Uzmanlarının ve Tıp Dünyasının Mucize Besini Keşfi&#8230;</p>
<p>Zeytinyağı, tüm bu özellikleri dolayısıyla son yıllarda uzmanların oldukça dikkatini çekmektedir. Uzmanların yorumlarından bir kısmı şöyledir:</p>
<p>Harvard Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu Epidemiyoloji Bölümü Başkanı Dr. Dimitrios Trichopoulos: &#8220;Amerikalı kadınlar doymuş yağların yerine daha fazla zeytinyağı tüketmiş olsalardı göğüs kanseri riskinde %50 kadar azalma gerçekleşebilirdi.&#8221; &#8220;Zeytinyağı bazı habis tümör türlerine karşı koruyucu bir etkiye sahiptir: Prostat, göğüs, kolon, pullu hücre ve yemek borusu tümörleri.&#8221;</p>
<p>Sağlık ve beslenme konusunda önde gelen otoritelerden biri, CNN&#8217;in ödüllü muhabiri, The Food Pharmacy (Besin Eczacılığı) ve Food-Your Miracle Medicine (Besin- Mucize İlacınız) adlı kitapların yazarı ve uluslararası bir köşe yazarı olan Jean Carper: &#8220;İtalyanlar tarafından yapılan yeni bir araştırma zeytinyağının, LDL kolesterolünün atardamarları tıkama özelliği de dahil olmak üzere bazı hastalık süreçleriyle savaşan &#8230;antioksidanlar içerdiğini bulmuştur.&#8221;</p>
<p>Diyetisyen ve beslenme uzmanı, The Pyramid Cookbook: Pleasures of the Food Guide Pyramid (Piramit Yemek Kitabı: Besin Rehberi Piramidinin Lezzetleri) adlı kitabın yazarı olan Pat Baird: &#8220;Zeytinyağının çok yönlülüğü&#8230; Uzun zamandır var olan zeytin ve onun beden sağlığına olan faydası hakkında daha öğreneceğimiz çok şey var.&#8221;</p>
<p>Miami Üniversitesi Tıp Fakültesi&#8217;nden D. Peck: &#8220;Zeytinyağının bağışıklık sistemini güçlendirdiği ortaya çıkarılmıştır&#8230;&#8221;</p>
<p>Milano Eczacılık Fakültesi&#8217;nden Bruno Berra: &#8220;&#8230; natürel sızma zeytinyağının küçük polar bileşenleri LDL&#8217;nin oksidasyona olan direncini belirgin şekilde artırır.&#8221;</p>
<p>II. Federico Üniversitesi Dahiliye ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü&#8217;nden A. A. Rivellese ve G. Riccardi, M. Mancini: &#8220;Zeytinyağı insülin direncini engeller ve kandaki glikozun daha iyi kontrolünü sağlar.&#8221;</p>
<p>Harvard Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu&#8217;ndan Frank Sacks: &#8220;Zeytinyağı açısından zengin bir diyet aşırı şişmanlığı kontrol altına almada ve tedavi etmede düşük yağlı bir diyetten daha etkilidir. Ayrıca daha uzun süreli kilo kaybına neden olur ve kiloyu korumak daha kolaydır çünkü güzel bir tadı vardır.&#8221;</p>
<p>Çocukların gelişimine katkısı:</p>
<p>Zeytin ve zeytinyağı, içlerinde bulunan linoleik asitten (omega-6 yağ asidi) ötürü yeni doğmuş bebekler ve gelişim çağındaki çocuklar için son derece faydalı besinlerdir. Linoleik asidin eksikliği, gelişimin yavaşlamasına ve hatta birtakım deri rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına neden olur.</p>
<p>Zeytinyağı vücudumuzdaki zararlı maddelerin vücudumuzda neden olduğu tahribatı önleyen antioksidan elementleri ve insan için büyük önem taşıyan yağ asitleri içerir. Bunlar da hormonlara destek olur ve hücre zarının oluşumuna yardımcı olurlar.</p>
<p>Zeytinyağı, insan sütündeki yağ asidi oranına benzer, dengeli bir çoklu doymamış bileşime sahiptir. İnsan vücudu tarafından elde edilemeyen, aynı zamanda vücut için vazgeçilmez önemi olan bu temel yağ asitleri açısından, zeytinyağı yeterli bir kaynaktır. Bu faktörler zeytinyağını, yeni doğmuş bebekler için oldukça faydalı kılmaktadır.</p>
<p>Doğum öncesi ve sonrasında bebek beyninin ve sinir sisteminin doğal gelişimine katkıda bulunmasından dolayı uzmanlarca, annelere önerilen tek yağ, yine zeytinyağıdır. Anne sütüne yakın miktarda linoleik asit içermekle beraber yağsız inek sütüne zeytinyağı katıldığında anne sütü kadar doğal bir besin kaynağı özelliği kazanır.<br />
<a href="http://www.kuranvebilim.com/" target="_blank">www.kuranvebilim.com</a> sitesinden alınmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/zeytinyaginin-faydalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Devekuşu Yağının Faydaları</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/devekusu-yaginin-faydalari/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/devekusu-yaginin-faydalari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Apr 2008 16:19:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrehan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lokman Hekim]]></category>
		<category><![CDATA[doğal ilaç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.com/?p=21</guid>
		<description><![CDATA[Devekuşu Yağı Vitaminlerce zengin devekuşu yağı yerliler tarafından doğal bir merhem ve ağrı kesici olarak kullanılmaktadır. Günümüzde ilaç ve kozmetik sektöründe değerlendirilen devekusu yagi Başağrıları, sinüs, tansiyon gibi hastalıklarda da faydalı Eski Mısır, Roma ve Afrika kültürlerinde devekuşu yağı, 3000 seneden beri kozmetikten ağrıların giderilmesine kadar birçok alanda kullanılıyordu. Tarihi kaynaklar devekuşu yağının milattan önceki]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><img src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/04/cream-soap-mask22.jpg" alt="cream soap mask22 Devekuşu Yağının Faydaları" height="128" width="139" title="Devekuşu Yağının Faydaları" /></p>
<p style="text-align: center"><strong>Devekuşu Yağı </strong></p>
<p>Vitaminlerce zengin devekuşu yağı yerliler tarafından doğal bir merhem ve ağrı kesici olarak kullanılmaktadır.<br />
Günümüzde ilaç ve kozmetik sektöründe değerlendirilen devekusu yagi Başağrıları, sinüs, tansiyon gibi hastalıklarda da faydalı<span id="more-21"></span></p>
<p>Eski Mısır, Roma ve Afrika kültürlerinde devekuşu yağı, 3000 seneden beri kozmetikten ağrıların giderilmesine kadar birçok alanda kullanılıyordu. Tarihi kaynaklar devekuşu yağının milattan önceki devirlerde de yaygın bir şekilde kullanıldığını belirtiyorlar. Öyle ki M.S.1.yy&#8217;da yaşamış olan Romalı filozof Pliney devekuşu yağının faydaları üzerine yazılar yazmıştır</p>
<p>21. yy&#8217;da devekuşu yağının Omega-6&amp;Omega-9 yağ asitlerini içerdiğini biliyoruz. Bu temel asitler hücre zarlarının gelişmesine, vücudun daha etkin besin kullanımına çok büyük katkılarda bulunmaktadır. Ayrıca her ikisinde de cilt nemlendirici özellik bulunmaktadır. Devekuşu yağı moleküler büyüklük olarak insan yağıyla aynı olduğundan vücut tarafından absorbe edilmesi çok kolaydır. Özellikle gelişmiş toplumlarda sağlık amaçlı kullanılmaktadır.</p>
<p>Daha güçlü kaslar: Devekuşu yağı ile kaslara günlük masaj yapılarak kas ağırlıklarının arttığı ve kasların geliştiği tespit edilmiştir. Bu nedenle kaslardaki zedelenmelerde kas zayıflıklarında kullanılmaktadır. Özellikle sporcuların yaralanması sonucuda oluşan kas ağrıları için birebirdir.</p>
<p>Kuru ciltler: Kuru cilt vücudun temel yağ asidini kaybetmesinin bir sonucudur. Cilde devekuşu yağı uygulayarak cildinizin daha yumuşak ve pürüzsüz olmasını sağlayabilirsiniz</p>
<p>Devekuşu yağı başağrıları, sinüs, tansiyon gibi hastalıklarda da faydalı bir şekilde kullanılmaktadır. Devekuşu yağı ayrıca rahatlatıcı özelliği de bulunmaktadır.</p>
<p>YAĞIN FAYDALI OLDUĞU DURUMLAR</p>
<p>Güneş Yanığı<br />
Su toplama<br />
Kuru ciltler<br />
Sedef Hastalığı<br />
Deri kesilmeleri<br />
Yatak Ağrıları<br />
Deri Yanmaları<br />
Kas Ağrıları<br />
Deri Sıyrıkları<br />
Devekuşu yağı analizleri; bu yağın yüksek oranda doymamış yağ asitlerini (linoleik asit; %30) oleik asit; %70) içerdiğini göstermiş tir.Bu yağ asitlerinin Artirit ve benzeri hastalıklardan kaynaklanan kas ve eklem ağrılarına iyi geldiği ve yerel antienflamatuar etkisi olduğu bilinmektedir.<br />
Dr.Craig Schimidt (Auburn Univ., A.B.D) oleik asitlerin biyoaktif maddelerin deri yoluyla taşınmasında önemli katkıları olduğuna değinerek, devekuşu yağının deriden çok kolaylıkla emilmesini yağın bu özelliğine bağlamıştır.<br />
Dr. G.R. Hobday’ın &#8220;Emu Oil: A Clinical Appraisal of This Natural and Long Used Product&#8221; çalışmasında (10 yıl 500 hasta) elde ettiği bulgular:Devekuşu yağına karşı allerjik reaksiyonların olmayışı,<br />
Antienflamatuar özellikleri,<br />
Deriden kolaylıkla geçebilmesi ve güneş ışıklarının zararlı etkisinden korunmayı sağlamasındandır.</p>
<p>Devekuşu yağının nerelerde ve hangi vakalarda kullanılabileceği ve etkileri:</p>
<p>-El, ayak, diz ve dirseklerde ağrı, tutulma ve şişmeye karşı iyileştirici etki,<br />
-Yeni oluşan darbelerden dolayı meydana gelen kas ağrı çekilmelerine karşı etki,<br />
-Yüksek nemlendirici özelliği dolayısıyla deriyi yumuşatma ve yenileme özellikleri,<br />
-Deriden en süratle geçme kabiliyetinde bir yağ oluşu nedeniyle trans-dermal taşıyıcı olma özelliği,<br />
-Antienflamatuar özelliği ve benzerleri gibi(örneğin ibuprofen) yan etkisi veya allerjik reaksiyonlara neden olmaması nedeniyle etkin biçimde kullanılabilme özelliği</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/devekusu-yaginin-faydalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

