Logo Background RSS

» İslam

  • Kurban Bayramınız Mübarek Olsun
    By caykarali on Kasım 25th, 2009 | No Comments Comments

    kurbanbayrami_kartRamazan Bayramının ardından islam alemi olaraktan ikinci bayramımızada kavuşmak üzereyiz. Hac vazifelerinin yerine getirilmesi için Kutsal topraklara yolculukla başlayan ibadetler,sevaplar ve güzellikler ayı ; Bayram sabahında Bayram Namazıyla birlikte tüm İslam alemini,müslüman din kardeşlerimizi birleştirp kenetlenmelerine vesile olacaktır. Camilerde, sokaklarda, evlerde ayrı bir güzellik ayrı bir mutluluk kendini gösterektir. Büyüklerimiz bir bayrama daha erişmenin mutluluğuyla Rabbimize şükrederek öpülesi ellerini küçüklerine uzatacak, küçüklerimiz de büyüklerimizin ellerini öpreken Rabbim sen bize daha nice bayramlar görmeyi nasip eyle diyerekten  uzatılan elleri öpeceklerdir . Müslüman kardeşlerimizin kurban kesim vazifelerini yerine getirmesiyle birlikte kurban bayramının en güzel yanlarından biri olan yardımlaşma seferberliği başlayacaktır. Belkide bir yıl boyunca evine mutfağına et girmeyen yardıma muhtaç müslüman kardeşlerimiz bu vesileyle sevindirilecektir. Bir başka güzellik ise yaşlı bakım evlerindeunutulan evlatlarının hasretiyle yanan ; karşılarında senede bir gün bile olsa evlatlarını görmeyi bekleyen , bizi bu günlere getiren annelerin babaların gözlerinde, yüreklerinde yaşanacaktır. Unutulmaya başlanan akraba ziyaretleri bayram vesilesi ile hatırlanacak nesiller ve akrabalar arasındaki muhabbet hiç olmazsa biraz daha sağlamlaşacaktır. Öte yandan bu alemden ahiret alemine  yolcu olan rahmetli yakınlarımız bir yıl boyunca hasretle bekledikleri Yasin-i Şeriflere, Fatihalara kavuşarak kabir azablarının azalmasına sevineceklerdir. Bayramların ne demek olduğunu, bayramlaşma kültürünün nasıl olduğunu eyyy gidi eski bayramlar diye sözlerine başlayan aile bireylerimizin en büyüklerinden dinledikçe değerlerimizi ne kadar yidirdiğimizin farkına varacağız.

    (daha fazla…)

  • İslâm Dininin ilme verdiği önem
    By Emrehan on Nisan 26th, 2009 | 4 Comments4 Yorum Comments
    Yaşar AYAZOĞLU

    Yaşar AYAZOĞLU

    Yüce dinimiz İslam, sevgili peygamberimize vahyin gelişinden beri ilme büyük önem vermiştir. İlk ayet peygamberimize insanı yaratan ve bilmediklerini kalemle yazmayı öğreten Rabbinin adıyla okumaya davet ederek indi. Hem Kuran’ı Kerim de Hz. Muhammed (s.a.v.) Müslümanları doğrudan doğruya düşünmeye ve ilim öğrenmeye teşvik ediyor. “Oku!”, “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?1”, “Bilhem mediğiniz bir konuda bir bilene sorun2” mealindeki ayetler ilim ve düşünceye teşvik eden yüzlerce ayetten sadece bir kaçıdır. (daha fazla…)

  • Avrupa İslâm’dan Neden Korkuyor ?
    By Emrehan on Ocak 9th, 2009 | No Comments Comments

    islam1Avrupa ile İslâm âleminin münâsebetleri gün geçtikçe artmaktadır. Ancak her zemin ve zamanda “eşitlik”den “hukuk devleti”nden ve “hak ve hürriyetler”den bahseden Avrupalılar, bu münasebetlerden rahatsız görünmektedirler. Bunun en önemli sebebi, din ve kültür meselesi olduğunu da çekinmeden söylüyorlar. Önemle ifade edelim ki, bugün Avrupa’da bir fikir ve ideoloji fetreti söz konusudur. Dinlerine en mutassıp olan Katoliklerin % 80′i dahi, kendi dinlerinin muharref i’tikad esaslarına inanmamaktadır. Gençlik tamamen başıboşdur ve gençliği bekleyen tuzakların başında, komunizm, sefâhate ve uyuşturucu ibtilası gibi insanlığın düşmanı sayılan tehlikeler gelmektedir. Bu belâlara karşı hristiyanlık âleminin akıllı kısmı, İslâm âlemiyle müşterek düşmana karşı ittifakdan başka çare görmemektedirler. Bu yazımızda konunun bazı önemli noktalarını vuzuha kavuşturmak istiyoruz. (daha fazla…)

  • Osmanlıda Eğitim Sistemi ve Maziye Bakış
    By Emrehan on Ocak 9th, 2009 | No Comments Comments

    ottomanI- Konunun Takdimi

    Mevzuya girmeden önce üç hakikati hatırlatmak istiyorum:

    Birincisi, her asır insanlarının, kendi zamanlarında meydana gelen fenalıkların sebeplerini geçmişlerine isnâd ederek suçsuzluklarını isbata kalkışmaları maalesef alışılmış bir durumdur. Halbuki tenkit edilenlerin bizim dedelerimiz olduğu, birgün bizim de dedeler makamına gelip tenkit edileceğimiz asla unutulmamalıdır. (daha fazla…)

  • İnanan Sarsılsa da Devrilmez
    By nurahasret on Kasım 27th, 2008 | No Comments Comments

     “Gevşeklik göstermeyin, tasalanmayın;
    Eğer iman ediyorsanız üstünsünüz.”


    Hâlihazırdaki tablo oldukça ürpertici; ancak iman, ümit ve Allah’a teveccüh sayesinde aşıl-mayacak gibi de değil. Eğer insan, güneşe doğru yürür veya uçarsa, gölgesini arkasına almış olur; sırtını güneşe dönerse bu defa da gölgesinin arkasında kalmış olur. Bu itibarla gözlerimiz hep sonsuz ışık kaynağında olmalıdır. Evet, her şey, Âkifçe ifadesiyle: Allah’a dayanıp, sa’ye sarılıp, hikmete râm olmaktan geçmektedir. Ülkede iç içe kriz yaşandığı bir gerçek; ancak, sebepleri bili-nip, iman, ümit ve azimle karşı çıkıldığında, bu kabîl krizler hemen her zaman aşılmış; aksine, problemler vehim ve hayallerle köpürtülüp ya da onlar üzerinde politika yapıldığında şişmiş, bü-yümüş, olduğunun üstünde bir görünüme ulaşmış ve psikolojik tahribatıyla içinden çıkılmaz hâle gelmiştir.
    (daha fazla…)

  • Prof. Dr. Mehmet Emin Ay – Ailede ideal din egitimi
    By Emrehan on Eylül 10th, 2008 | 1 Comment1 Yorum Comments

    Prof. Dr. Mehmet Emin Ay – Ailede ideal din egitimi
    Rotterdam İslam Üniversitesi

  • Tıptaki Gelişmeler İslâm’a Davet Ediyor
    By Emrehan on Eylül 3rd, 2008 | No Comments Comments

    20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren hücrenin moleküler yapı ve işleyişindeki mekanizmaların keşfedilmeye başlanması, hem hastalıkların oluşma sebeplerini hem de sağlığı devam ettirebilmenin şartlarını daha iyi anlamamıza vesile oldu. Medyada artık ‘tıbbî başarıların, hızla gelişen ilim ve teknolojinin de yardımıyla hastalıkların tedavisine ve ortalama ömrün uzamasına büyük katkı sağlayacağı, 21. yüzyıl insanlarının çok daha sağlıklı olacağı’ yorumları yapılıyordu. Zîrâ yüz yıl önce en büyük ölüm sebebi olarak bilinen mikrobik hastalıklar, 1930’larda keşfedilip geliştirilen antibiyotiklerin kullanılmasıyla azaltılmış; toplu sakatlanmalara ve ölümlere yol açabilecek salgın hastalıkların önü alınmıştı. (daha fazla…)

  • Kur’an, Siddet ve Fitne Üzerine Bazi Tesbitler
    By Emrehan on Ağustos 1st, 2008 | No Comments Comments

    * Islam hosgörü dinidir
    * Savas Hukuku ve Baris Hukuku Hükümlerinin Kasten Birbirine Karistirilmasi Asla Kabul Edilemez; Wilders bunu yapmaktadir.
    * Savas Zamaninda Siddete Karsi Çikan Islam, Baris Zamaninda siddete müsaade eder mi?
    * Fitne ne demektir?
    * Bütün Dinler Ahiretin Oldugunu ve Ahirette Allahin Ebedi bir Azabi Bulundugunu Kabul etmektedirler (daha fazla…)

  • Tasavvufda 4 Kapı Vardır
    By Emrehan on Ağustos 1st, 2008 | No Comments Comments

    1- Şeriat Kapısı
    2- Tarikat Kapısı
    3- Marifet Kapısı
    4- Hakikat Kapısı
    Öğreti olarak bu kapılar birer birer geçilerek Hakikate ulaşılır.
    Öğrencilerinden biri Mevlana’ya sormuş;
    “Efendim, bu 4 kapı meselesini ben pek anlayamıyorum.
    Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?” (daha fazla…)

  • Ruh ve Beyin
    By nurahasret on Temmuz 24th, 2008 | No Comments Comments

    Ruhun bedenden ayrılması son noktadır. Ruh bedenden ayrılınca organların bütünü yerindedir. Yani organlarda bir noksanlık ve değişim yok. Fakat göz görmez, ağız konuşmaz. Kulak işitmez. Niçin? Çünkü ruh bedenden ayrılmıştır.
    Anlıyoruz ki, ruh aynı manada candır, hayattır. Ruh ayrıldı, nereye gitti? Canlı organizma yaratmak Allah’a ait olduğuna göre. Hayat Allah’ın sıfatıdır.
    Hayatı veren O’dur.
    (daha fazla…)

  • Namaz vakitlerinin sırrı
    By Emrehan on Haziran 14th, 2008 | No Comments Comments

    Âlem öyle nurlu bir sarmal içinde ki, her an beş vaktin beşi de dünya içinde ayrı ayrı yerlerde yaşanabiliyor. O vakitlerin öyle güzel sırları var ki, bize kulluğumuzu ve ahireti hatırlatıyor.
    Namaz, Rabb’imizin “Celal”ine karşı kavlen ve fiilen “Sübhânallah” deyip takdis etmek, “Kemal”ine karşı, lâfzan ve amelen “Allahü Ekber” deyip tâzim etmek. “Cemal”ine karşı da kalben, lisanen ve bedenen “Elhamdülillâh” deyip şükretmektir. (daha fazla…)

  • Oruç nedir? Niçin oruç tutuyoruz?
    By Emrehan on Haziran 14th, 2008 | No Comments Comments

    Orucun Arap dilindeki karşılığı “savm” kelimesi olup, bu kelime “bir şeyden uzak durmak, kişinin kendini tutması ve engellemesi” manalarına gelmektedir. Terim olarak ise, “tan yerinin ağarmasından güneşin batma vaktine kadar, bir gaye uğruna bilinçli bir şekilde yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durup nefsi dizginlemek” demektir. (daha fazla…)

  • Mümin Kimdir?
    By Emrehan on Haziran 14th, 2008 | No Comments Comments

    * Mümin, müminin aynasıdır. Mümin, müminin kardeşidir, malını o yokken korur ve gelecek kötülüklere karşı etrafını çevirir. (Ebu Davut, Edep, 49)

    * Mümin, saftır (temiz kalpli), kerimdir. Fâcir ise hilekârdır, alçaktır. (Tirmizi, Birr, 41)

    * Mümin, bir (yılanın) deliğinden iki defa sokulmaz. (Buhari, Edep, 83) (daha fazla…)

  • Kur’an-ı Kerim, nasıl şefaatçi olur?
    By Emrehan on Haziran 14th, 2008 | No Comments Comments

    Ebû Hüreyre Hazretleri’nin, Kur’an okuyanların kazanacağı mânevî derecelerle ilgili olarak Peygamber Efendimiz’den rivayet ettiği şu hadîsi şerîf, mü’min gönüllerin heyecanla tutuşmasına vesile olacak güzelliktedir: “Kıyamet gününde Kur’an-ı Kerîm gelecek ve Allah Teâlâ’ya: ‘Yâ Rabbî! Kur’an okuyan kimseyi şeref süsüyle süsle!’ diyecek; bunun üzerine Kur’an okuyan kimse şerefle süslenecek. (daha fazla…)

  • İslam ne demektir? İslam kelimesi bize ne ifade eder?
    By Emrehan on Haziran 14th, 2008 | 1 Comment1 Yorum Comments

    İslâmBir kişinin, “Müslüman oldum” demesi; “teslim oldum, kendimi Allah’a teslim ettim, her işimde Allah’ın ve Resulü’nün emrine ve rızasına razı oldum” demektir. Kalbi, ruhu, nefsi ve cesediyle Rabb’ine teslim olan Müslüman selamet bulacak,
    iki cihan saadetine nail olacaktır. (daha fazla…)

  • Meleklerin seyrettiği namaz: Sabah namazı
    By Emrehan on Haziran 14th, 2008 | No Comments Comments

    Meleklerin seyrettiği bir namaz kılmak ister misiniz? O halde sabah namazını kaçırmayın. Düşünün, tekbir alıyorsunuz, melekler şahit, rûkua gidiyorsunuz melekler şahit, secde anındasınız yine melekler şahit.
    Sabah namazını ne sıklıkla kılarsınız? (daha fazla…)

  • Efendimiz’in tembellere uyarısı
    By Emrehan on Haziran 14th, 2008 | No Comments Comments

    namazYa cemaate gelirler ya da…
    O (sas), Kainatın Rahmet Peygamberi. O, güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderilen en merhametli peygamber. O, herkese karşı hep tatlı sözlerle hitap eden en güzel hatip… Peygamber Efendimiz (sas), hayatı boyunca hep güzellikleri anlattı insanlara. Hep müjdelemeyi yeğledi, nefret ettirme yerine. Herkese karşı çok nazik davrandı. Kendisine inanmayanlar dahi O’nun (sas) tatlı diline, yumuşak sözlerine hayran oluyorlardı. Fakat O Rahmet Peygamberi (sas), hep yumuşak konuşan güzel peygamber, bir konuda çok şiddetle uyarıyordu ümmetini: Namaz ve cemaate karşı aman tembellik yapmayın. Şöyle buyuruyorlardı Efendiler Efendisi (sas), “Bir kısım tembel adamlar, ya cemaati terk etmekten vazgeçerler yahut da onların evlerini başlarına yıkacağım.” (Hadis Ans. İbrahim Canan, 16/612) Böyle sert ifadeleri başka zamanlarda müşriklere karşı dahi kullanmaktan kaçınan Yüce Peygamber’in namaza ve cemaate karşı gösterilen tembelliğe gönlü katiyyen razı olmuyordu. Çünkü bugün tembellik yapıp cemaate gitmeyen yarın (Allah korusun) namazı da ihmal edebilecektir.
    Bu uyarı kulağımıza küpe olurken Efendimiz’in bir de müjdesiyle devam edelim. Şöyle buyuruyorlar Kâinatın Sultanı (sas), “Kim cemaatla yatsının ilk rekatını kaçırmadan kırk gece bu şekilde yatsı namazı kılarsa, Allah (cc) bu sebeple onun için ateşten bir azadlık yazar.”

    Sevgili dostlar, madem Peygamberimiz (sas), tembellikleri sebebiyle cemaate gitmeyenleri bu kadar sert bir ifade ile uyarıyor ve hem de yatsı namazını cemaatle kılmaya da muazzam bir müjde sunuyor, gelin bu mübarek günlerde namazlarımızı cemaatsiz kılmayalım. İki kişi bile olsak cemaati ihmal etmeyelim. Bunun yanı sıra özellikle yatsı ve sabah namazlarını da mahallemizdeki camide eda edelim. Ümit ve dua edelim ki, hem Efendimiz’in huzuruna tembel sıfatıyla çıkmayalım hem de Rabbimiz bizlere cehennemden kurtuluş yolları açsın. Haydi bırakın tembelliği ve koşun cemaate…

    Zaman/Ailem
    SALİH YUSUFOĞLU
    Sayı: 196
    Bölüm: Bir Teklif

  • İslam’da bekâr kalmak var mı?
    By Emrehan on Haziran 14th, 2008 | No Comments Comments

    Güzel dinimiz İslam’da bekârlığa yer yoktur. Eğer bir insan sosyal ve ekonomik şartlarını yerine getirmişse, dinen kabul edilecek sağlık vb. gibi meşru bir mazereti de yoksa evlenmemezlik yapamaz. Kişi eğer fakirse, onun evlenmesine yardım etmek de zengin olan Müslümanların üzerine görevdir. (daha fazla…)

  • Dua Karşılıksız Kalır mı?
    By Emrehan on Mayıs 15th, 2008 | No Comments Comments

    Şartlarına uygun olarak yapılan dua asla karşılıksız kalmaz. Çünkü Rabbimiz dua edenin duasına icabet edeceğini vaat etmiştir. Akıllara, “O halde neden şartlarına uygun dua yaptığımız halde kabul olmuyor?” sorusu gelebilir. (daha fazla…)

  • Nasıl Dua Edilmeli?
    By Emrehan on Mayıs 15th, 2008 | No Comments Comments

    Duanın önemi ne kadar anlatılsa eksik kalır. Ama duanın kabulüne vesile olması için duanın adabını bilmemizde de yarar var. (daha fazla…)

  • Yusuf’un Üç Gömleği
    By Emrehan on Nisan 28th, 2008 | No Comments Comments

    sonsuzmektup_serdtsa_18.jpgYûsufun Birinci Gömleği (*)
    Bizzat kıssayı anlatanının ifadesiyle “kıssaların en güzeli” Yûsuf Sûresi, sükûneti içinde heyecan verici olayları vermesiyle, pürüzsüz anlatımının ardında şaşırtıcı kırılmaları aktarmasıyla sayısız ibreti içinde saklayan bir kuyu gibi duruyor basiretimizin önünde.
    Kuyu dibinde kıskançlık belasını, kadın karşısında şehvet fırtınasını, (daha fazla…)

  • Özgürlük ve Allah’ın Çizdiği Sınırlar
    By Emrehan on Nisan 17th, 2008 | No Comments Comments

    Özgürlük ve Allah’ın Çizdiği Sınırlar
    Ebubekir SİFİL • Mart 2008

    Bizi insan olarak var eden kudret sahibi, insanlığımızı koruyarak yaşamanın yollarını da göstermiştir. İslâm’ın insanı “sorumlu varlık” olarak görmesi, bu çerçevede temel bir öneme (daha fazla…)

  • Sevgiyle İbadet Edebilmek
    By Emrehan on Nisan 17th, 2008 | No Comments Comments

    Sevgiyle İbadet Edebilmek
    Kürşat Salih YAMAN • Mart 2008

    Sevmek, insanın en önemli özelliklerinden biridir. Öyle ki, insan sevdiği için her şeyi yapar, dağı bile delmek ona zor gelmez. İbadetlerimize de birazcık sevgi katabilsek Rabbimize daha yakın olacağız. Peki acaba bunun yolu ne? (daha fazla…)

  • Şeytanla kabristanda karşılaşan adam
    By Emrehan on Nisan 4th, 2008 | No Comments Comments

    Seytanla kabristanda karsilasan adam, seytani cok neseli bir halde gorunce seytana sordu:

    -Bu ne hal?

    -Altin devrimi yasiyorum diye cevap verdi seytan. Adam anlamazliktan geldi ve (daha fazla…)

  • Hızır (A.S) ile Hz. Musa
    By Emrehan on Nisan 4th, 2008 | No Comments Comments

    Hz. Mûsâ döneminde yasamis ve peygamber olmasi kuvvetle muhtemel, hikmet ve ilim sahibi bir sahsiyet.Kur’ân-i Kerîm’de, Hizir (a.s.)’in isminden açikça bahsedilmez. Ancak Kehf Sûresi’nin 60-82. âyetlerinde yer alan Hz. Mûsâ ile ilgili kissadan “Katimizdan kendisine bir rahmet verdigimiz ve kendisine ilim ögrettigimiz kullarimizdan bir kul…” (18/65) diye sözü edilen sahsin Hizir (a.s.) oldugu anlasilmaktadir. Çünkü bizzat Peygamber Efendimizden gelen sahîh hadislerde bu sahsin Hizir oldugu açikça belirtilmistir (bk. Buhârî, ilm 16, 44, Tefsîru’l-Kur’ân, Tefsîru Sûrati’l-Kehf 2-4; Müslim, Fedâil 170-174). (daha fazla…)

  • En Büyük Musibet
    By Emrehan on Nisan 4th, 2008 | No Comments Comments

    En Büyük Musibet

    Soru: Risalelerde, “Asıl ve muzır musibet, dine gelen musibettir. Musibet-i diniyeden her vakit dergâh-ı İlâhiyeye iltica etmek gerektir.” deniliyor. Bir musibetin dine dair olup olmadığı nasıl anlaşılır; bunun ölçüleri var mıdır? Musibet-i diniyeden Allah’a sığınmak ne suretle olur? (daha fazla…)

  • Biz, Hüsn-ü Zanna Memuruz!..
    By Emrehan on Nisan 3rd, 2008 | No Comments Comments

    Biz, Hüsn-ü Zanna Memuruz!..

    kırık testiSoru: Bir mü’minin düşünce dünyasında hüsn-ü zannın yeri ne olmalıdır? Cenâb-ı Hakk’a ve insanlara karşı hüsn-ü zannın çerçevesi nasıl belirlenmelidir?

    Cevap: İnsan düşünce dünyasına göre şekillenen bir varlıktır. O, nasıl düşünüyorsa, istidâdı ölçüsünde, öyle olmaya namzettir. İnsan, belli mülahazalar zaviyesinden eşya ve hâdiselere bakmaya devam ettiği sürece, karakter ve ruh yapısı itibarıyla, yavaş yavaş o düşünce çizgisinde bir hüviyet kazanır. “Güzel gören güzel düşünür;” güzel düşünen, ruhunda iyi şeylerin tohumlarını inkişaf ettirir ve sînesinde kurduğu cennetlerde yaşar gider. (daha fazla…)

  • Dua Kaderi Değiştirir mi?
    By Emrehan on Nisan 3rd, 2008 | No Comments Comments

    Dua kaderi değiştirir mi?
    Dr. Muhammed Bozdağ

    Kader Allahın bilgisidir, ezelidir, zaman ve mekân dışıdır. Kader bilgisi evren doğmadan da, kıyamette de sonsuzlukta da aynen var olacak. Kaderden kastımız, evrenin yaradılışından cennet cehennem yolculuğuna kadar tüm zaman-mekân akışını içeren olacaklar bilgisidir.Kaderi anlamadan bu soru sorulamaz. Kader, yani Allahın bilgisi değişmez. Allah sonradan düşünmemiş, sonradan algılamamış, sonradan öğrenmemiştir. Tüm sonradanlıklar eksiklikten doğar ki, Allahın bilgisi, kudreti, iradesi mutlaktır. Allahın zamansız-mekânsız zatı için öncelik, sonralık imkânsızdır. Allah sadece tecellisiyle önceden ve sonradandır, zatıyla değil. Zatının önceliği sonralığı imkânsız olanın bilgisinin önceliği sonralığı da imkânsızdır.

    (daha fazla…)

Advertisement