Ey insan! Ey şahane varlık!
Ne zaman göreceksin kendini aynada
Ne zaman bakmayı isteyeceksin aynalarda kendine
Suret süsünü ne zaman ilgisiz bırakacaksın.
Kendine, özüne ne zaman gelecek sıra
Zaman geçiyor ey güzel Kainat!
Ömür iki ezan arası
Nefes alıp vermen kadar yaşaman.
Sen ki ahseni takvimde yaratıldın
Sen ki muazzam bir varlık!
Sen aşılası zor imtihanlar
Sen yaşanılası en güzel anlar
Sen secdesi en hakikatli, en şuurlu, en halis kul olabilme ümidi , arzusu Yüce Yaratıcı’nın… Devamını okuyun »
Sanılır ki dipsiz kuyudur hayat,
Yeis asılı kalmış her yanımızda.
Çıkılası iplerin adıdır; Sıret,
Görünen suretten utanmaktır mucize.
Nefes alırken hesap edil/emez yaşam.
Elinden çıkınca kıymetli, değerli olur ne varsa
Kaygısız kalınmaya kelepçeli alınınca eller…
Aynalara küskün bakıştır kendini bilmeler ,
Kederlere, acılara gebe yüreksizler…
Yusufi kelamlar küskün sana,
Çöller susuz değil artık,
Kuyular ipsizliğe bağsız değil.
Bakmaktan gör/emezliğe yaşanılası zamanların bunlar.
Hasatsız toprakların kurbanı,
Nakas olsaydı ya düşünceler… Devamını okuyun »
Küllenmiş her düşüncenin, her duygunun içinde iyi yahut kötü, acı yahut tatlı, neşeli yahut hüzünlü elbette bir kor sıcaklığı vardır ki, eşelendikçe alevi ortaya çıkar.
Bazen ısıtır bu alev, bazen yakar. Olumlu ya da olumsuz bütün hayaller, bütün idealler ve bütün arzular sonuca ulaşmadıkça, hedefini bulmadıkça elbette kül içinde saklanan kor gibi sıcak bekler. Küçük bir esinti, azıcık bir savrulma… Bir hatırlama… Küçük bir dokunuş… Hele içinizi bir yoklayın… Devamını okuyun »
Kodak firmasının kurucusu Eastman, basit bir film makinesi ile 1935′li yıllarda Afrika’daki vahşi hayvanların fotograflarını çok yakından çeker ve daha sonra bunları evinde yakın dostlarına gösterir. Hayvanların bu kadar yakından filme alınmış olmasının heyecanıyla içlerinden birisi dayanamaz; “Aziz dostum, bu işi nasıl becerdin?” diye sorar. O da cevaben; “Yanıma güvendiğim bir avcı aldım. Devamını okuyun »









Son Yorumlar