İnsanlar, istedikleri bir şeyi elde edemeyince sevdikleri bir şeyi yitirince veya
başlarına kötü bir olay geldiğinde ümitsizliğe kapılırlar. Bunun yanında, bu sıkıntılar vesilesiyle ahirette bağışlanmayı, cehennemden kurtulmayı, cennete gitmeyi ümit etmek akıllarına bile gelmez. Günlük hayatın telaş ve karmaşası içinde başlarına gelen her olumsuzluk onlar için bir üzüntü ve karamsarlık nedeni olur. Kur’an’dan gelen ilahi teselliden mahrum oldukları için şeytanın tüm vesveselerine kulak verir,sayısız endişe,kuruntu ve tasalarla gün ve gecelerini kendilerine zindan ederler. Devamını okuyun »
Dur gitme Vüreyka
Susacaklarım var sana
Ben Raskolnikof krizindeyken
Savrulduğum birşey vardı sende
Çocukların kalbinde zehrevan
Kadınlar kös peçelerde kargın
Sense Hürmüz gölgesinde ebrar
Bilmezdin ıslanmayı Vüreyka
Bir dilşad tabuttu yağmur sana
Çöl saçlarının kilidine yamanan
Dünya nüfusunun üçte biri müslüman; yani biz, yaklaşık iki milyar insan…
Tek olan Allah’a iman ediyoruz. Bütün peygamberlere imanla birlikte Hz. Muhammed Mustafa s.a.v.’i son peygamber olarak kabul ediyoruz. Ne getirdiyse hepsine iman ediyoruz. Rasul-i Ekrem s.a.v.’in “İman etmedikçe cennete giremezsiniz.” dediğini hepimiz biliyoruz. Elhamdülillah iman ettik, cenneti ümit ediyoruz. Peki, Efendimiz s.a.v.’in bu mübarek sözlerinin hemen peşinden ifade buyurmuş olduğu hakikate aynı hassasiyeti gösteriyor muyuz? İşte bunu iyi düşünmek lazım. Efendimiz s.a.v. “İman etmedikçe cennete giremezsiniz.” diye başlayıp, sözlerine şöyle devam etmişti:
“Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız!” Devamını okuyun »









Son Yorumlar