Logo Background RSS

» biyografi

  • Yusuf Cemal Keskin Kimdir?
    By Emrehan on Ocak 18th, 2009 | No Comments Comments
    Yusuf Cemal Keskin

    Yusuf Cemal Keskin

    Kemençenin yaşıyan efsanesi, 1954 yılında Trabzon’un Dernekpazarı ilçesinin ZenoZena (bugünkü Dernekpazarı Günebakan) köyünde doğdu. İlk ve ortaokulu Dernekpazarın’da, liseyi ise ailece göç ettikleri İstanbul’da bitirdi. Yusuf Cemal kemençe sesinin eksik olmadığı evde daha emeklerken babasının kemençelerinin akorunu bozmak ve kurcalamakla günlerini geçiriyordu ki annesinin isteği üzerine babası ona bir kemençe hediye etti. (daha fazla…)

  • Reşat Akçay Kimdir?
    By Emrehan on Ocak 16th, 2009 | No Comments Comments

    Reşat AKÇAY, 1944 senesinde Akçaabat Akören köyünde doğdu. İlkokulu köyde okudu.Trabzon sanat enstitüsünü bitirdi.2 yıl Maçka’da ilkokul öğretmenliği yaptıktan ve askerliğini tamamladıktan sonra Yıldız Mimarlık Mühendislik  Akademisi İnşaat Mühendisliği bölümüne devam etti.
    Bu okulda okurken İstanbul Belediyesinin açtığı zabıta sınavlarına girdi ve 1967 yılında belediyede zabıta olarak çalışmaya başladı. Köprü, Sarıyer ve Şişli’de zabıta olarak görev yaptı. (daha fazla…)

  • Nazan Bekiroğlu Kimdir?
    By Emrehan on Ocak 14th, 2009 | No Comments Comments

    nazanbekiroglu3 Mayıs 1957 tarihinde Trabzon’da doğdu. İlk ve orta tahsilini aynı kentte yaptıktan sonra Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1979). Dört yıl lise öğretmenliği yaptı. KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak girdi. (daha fazla…)

  • Bahaettin Kabahasanoğlu kimdir?
    By Emrehan on Ocak 12th, 2009 | No Comments Comments

    bahaettin-kabahasanoglu1959 yılında Trabzon’un Yomra İlçesine bağlı Çınarlı Köyünde doğan Bahaettin KABAHASANOĞLU; 1979 yılında Trabzon Fatih Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Bölümünü bitirerek öğretmenliğe başladı. Yurdun değişik yerlerinde öğretmen ve idareci olarak görev aldıktan sonra şu anda İstanbul Bakırköy Halk Eğitimi Merkezi Müdürü olarak görev yapan yazar; edebi çalışmalarını da sürdürdü.
    Trabzon/Beşikdüzü’nde görevli olduğu yıllarda HORON ve UZUNSOKAK adlı kültür sanat dergilerini çıkaran grubun içinde yer aldı, yöresel dergi ve gazetelerde yazılar yazdı, (daha fazla…)

  • Faruk Çebi Kimdir?
    By Emrehan on Ocak 12th, 2009 | No Comments Comments

    farukcebi01.01.1962 tarihinde Trabzon’un Araklı ilçesinde dünyaya gelmiştir. Evli ve 3 çocuk babası olan Faruk ÇEBİ,
    1985 yılında K.T.Ü Orman Fakültesi Orman Mühendisliği bölümünden birincilikle mezun olmuştur.
    1986 yılında K.T.Ü Fen Bilimleri Enstitüsünde Araştırma Görevlisi olarak bulunmuş ve Yüksek Lisans Eğitimine başlamıştır. (daha fazla…)

  • Gül Göktepe Kimdir?
    By Emrehan on Aralık 18th, 2008 | No Comments Comments

    İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamladı. Ankara Kız Lisesinde iken fen dalında TÜBİTAK Bilim Adamı yetiştirme bursu ve çeşitli ödüller kazandı.

    Yüksek öğrenimini devlet burslusu olarak İngiltere’ de tamamladı. Lisans derecesini (BSc.)  Sussex Üniversitesi’nden, Yüksek Lisans derecesini (MSc)  Londra Üniversitesi Queen Mary / Imperial College’den Nükleer Reaktör Mühendisliği dalında aldı (1975).

    1976 yılında Başbakanlık Türkiye Atom Enerjisi Komisyonuna bağlı olarak Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi, Nükleer Mühendislik Bölümünde göreve başladı. Reaktör teknolojileri, enerji planlaması, yakıt çevrimleri etüdü ve ekonomisi, nükleer güvenlik, ihtimalli risk analizi, insan faktörü ve insan güvenilirliği, çevresel risk ve çevre yönetimi konularında araştırma, geliştirme, inceleme ve uygulama çalışmaları yürüttü. İhtimalli risk analizleri ve insan faktörü mühendisliği dalında Türkiye’de ilk çalışmaları başlattı. (daha fazla…)

  • Mehmet Şamil Baş Kimdir?
    By nurahasret on Temmuz 22nd, 2008 | No Comments Comments

    24 Ekim 1977, Trabzon doğumlu. KTÜ Rize İlahiyat mezunu. İlk şiirleri Gönülden Gelen Seda (1995) adıyla çıktı. Emanet ve Kertenkele dergilerinin seyrinde önemli rol üstlendi. Karadeniz Olay Gazetesinde sanat sayfası hazırladı (1997). Trabzon Bayrak Fm radyosunda 5 yıl şiir programı hazırlayıp sundu (1997-2002). Başta gülİSTANBUL ve İstanbul Şehrengizi olmak üzere pek çok şiiri ödül aldı. (daha fazla…)

  • Osman Yağmurdereli Kimdir?
    By Emrehan on Temmuz 4th, 2008 | No Comments Comments

    Gerçek Adı : Osman Gazi Yağmurdereli
    Doğum Yeri : Trabzon
    Doğum Tarihi : 06 Şubat 1953
    Eğitimi : Lisans
    Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Bölümü’nü bitirdi. Bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra, yorumcu sanatçı olarak sanat çalışmalarına başladı. Televizyon yapımcılığıyla birçok sevilen diziye imza attı. (daha fazla…)

  • Mimar Sinan Kimdir?
    By Emrehan on Mayıs 15th, 2008 | No Comments Comments

    selimiyeMimâr Sinan, bir asra yaklaşan ömrünü, Türk talihinin en muhteşem bir çağında geçirmiştir.
    16. yüzyılda Osmanlı Ülkesi, bütün bir İslâm âlemi ile diğer Türk dünyasının sevgi ve hayranlık duyduğu, arzuladığı bir saadet diyarıdır. (daha fazla…)

  • Çaykaralı Hacı Hasan Efendi
    By Emrehan on Mayıs 2nd, 2008 | No Comments Comments

    Hacı Hasan Efendi

    Hacı Hasan Efendi

    Cumhuriyet devri İslâm alimlerinden merhum Hacı Hasan Efendi hem pederim hem de hocam ve velininetim olması dolayısıyla bu kitapta ondan zaman zaman babam olarak da sözedeceğim. Resmi kayıtlardan, çocukluk ile yakın akrabasından ve hayatta iken kendisinden elde etmiş olduğumuz bilgilere göre onun doğumu, çocukluk hayatı ve yetişmesi şöyledir: (daha fazla…)

  • Vehbi Vakkasoğlu Kimdir?
    By Emrehan on Nisan 28th, 2008 | No Comments Comments

    Vehbi VakkasoğluKahramanmaraş’da doğan yazar,İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nden mezun oldu.
    Öğretmenlik mesleğine Milli Eğitim’in değişik kademelerinde 35 yıl emek verdi.Türk çocuklarının eğitimine katkıda bulunması için Berlin’e tayin edildi.6 yıl Almanya’da çalıştı. (daha fazla…)

  • Çanakkale – Mehmet Akif Ersoy
    By Emrehan on Nisan 28th, 2008 | No Comments Comments

    Mehmet Akif ErsoyŞu boğaz harbi nedir, varmıki dünyada eşi?
    En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
    şüheda gölgesi bir baksana dağlar taşlar
    O rüku olmasa dünyada eğilmez başlar..
    Yaralanmış tertemiz alnından uzanmış yatıyor
    Bir Hilal uğruna yarab ne güneşler batıyor (daha fazla…)

  • Yavuz Bahadıroğlu Kimdir?
    By Emrehan on Nisan 18th, 2008 | No Comments Comments

    Yavuz Bahadıroğlu
    Yavuz Bahadıroğlu
    yavuzbahadiroglu@moralfm.com

    Yavuz Bahadıroğlu 1945 yılı başında Pazar (Rize) kazasına bağlı Hisarlı köyünde dünyaya geldi. 1971′de İstanbul’da gazeteciliğe başladı. Muhabirlik, araştırma-inceleme, röportaj ve fıkra yazarlığı yaptı. Gazete, dergi ve şirket yöneticisi olarak çalıştı. (daha fazla…)

  • Nihat Genç Kimdir?
    By Emrehan on Nisan 18th, 2008 | No Comments Comments

    Nihat Genç
    Nihat Genç

    20 yaşında Ankara’ya yerleşti. Sağlık Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı’nda 9 yıl memuriyet yaptı. Gençlik yıllarında gazete ve dergilerde teknik eleman olarak çalıştı. Gençlik yıllarından bugüne, siyasi dergiler ve edebi dergilerde, son olarak Leman Dergisi’nde yazılar yazdı. (daha fazla…)

  • Sunay Akın Kimdir?
    By Emrehan on Nisan 18th, 2008 | 1 Comment1 Yorum Comments

    Sunay AKIN
    Sunay Akın

    Sunay Akın, 1962 doğumlu şair. Şiir kitaplarının yanında romanları da bulunan şairin 11 ülkeden topladığı oyuncaklardan oluşan bir “Oyuncak Müzesi” var.

    Sunay Akın, 1962 yılında Trabzon’da doğdu. Akın’ın daha iyi bir eğitim alabilmesi için ailesi şair 10 yaşındayken İstanbul’a taşındı. Koşuyolu Lisesi’ni bitirdi ve lisans derecesini 1985 yılında İstanbul Üniversitesi Coğrafya Fakültesi’nden aldı. (daha fazla…)

  • Grup Feluka Kimdir?
    By Emrehan on Nisan 18th, 2008 | 2 Comments2 Yorum Comments

    Grup Feluka
    Grup FELUKA

    Doğu Karadeniz Bölgesi müziklerine yeni bir soluk getirme fikriyle genç müzikolog Abdullah Akat öncülüğünde kurulan 7 kişilik Feluka Müzik Grubu farklı düzenleme, beste ve derlemeleri ile çalışmalarını tüm Türkiye’ye tanıtmaktadır. (daha fazla…)

  • Prof. Dr. Ahmet Akgüzdüz Kimdir?
    By Emrehan on Nisan 18th, 2008 | No Comments Comments

    Prof. Dr. Ahmet Akgündüz
    Prof. Dr. Ahmed Akgündüz
    akgunduz@osmanli.org.tr

    1955 yılında Diyarbakır’ın Çüngüş kazasına bağlı Malkaya köyü’nde doğdu. İlkokulu köyde tamamlayan Akgündüz, Gaziantep İmam-Hatip Lisesi’ni ve Gaziantep Lisesi fen bölümünü bitirdi. (daha fazla…)

  • Mehmet Akif Ersoy Kimdir?
    By Emrehan on Nisan 9th, 2008 | No Comments Comments

    Mehmet Akif Ersoy

    (1873 – 1936)
    Mehmet Akif Ersoy

    Mehmed Akif, 1873 yılında İstanbul’da, sade ve geleneksel bir hayatın yaşandığı Fatih’in Sarıgüzel semtinin Nasuh mahallesinde 12 numaralı evde (Büyük bir yangında harap olan bu semtin ortasından bugün Vatan Caddesi geçmektedir) dünyaya geldi. Asıl adı Mehmet Ragif’tir. Ragif, ebced hesabıyla hicri 1290 rakamına karşılık gelmektedir ve bu rakam Akif’in doğum tarihidir. (daha fazla…)

  • Prof. Dr. Mustafa Fehmi Türker Kimdir?
    By Emrehan on Nisan 9th, 2008 | No Comments Comments

    Mustafa Fehmi Türker
    Prof. Dr. Mustafa Fehmi TÜRKER

    Mustafa Fehmi Türker, 1963 yılında Trabzon ili Çaykara ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladı. 1985 yılında İÜ Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü’nden “Orman Mühendisi” unvanı ile mezun oldu. 1986 yılında KTÜ Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Orman Ekonomisi Anabilim Dalı’na araştırma görevlisi olarak atanan Mustafa Fehmi TÜRKER, sırasıyla; (daha fazla…)

  • Necip Fazıl Kısakürek Kimdir?
    By Emrehan on Nisan 9th, 2008 | No Comments Comments

    1904 – 1983
    Necip Fazıl KISAKÜREK

    26 Mayıs 1904′te, Perşembe günü sabaha karşı, İstanbul’da büyük bir konakta doğdu.

    Kayıtlı bir şecereyle, Alâüddevle devrinin Şeyhülislâmı Mevlâna Bektût Hazretlerine dayanan ve Osmanoğullarından daha eski bir familya olan Dülkadiroğullarına bağlı “Kısakürekler” soyuna mensuptur. (daha fazla…)

  • Alparslan Türkeş Kimdir?
    By Emrehan on Nisan 4th, 2008 | No Comments Comments

    Başbuğ Türkeş

    Alparslan Türkeş

    (d. 25 Kasım 1917, Lefkoşa – ö. 4 Nisan 1997, Ankara). Türk asker ve siyaset adamı. Aslen, Kayseri ili Pınarbaşı’nın Yukarı Köşkerli köyünden Avşarlardandır. Aile daha sonra Kıbrıs’a göç etmiştir. (daha fazla…)

  • Hüseyin Avni Danyal
    By Emrehan on Nisan 1st, 2008 | No Comments Comments

    52551.jpg

    Hüseyin Avni Danyal

    1962 yılında Trabzon’da doğdu. 1981 de girdiği Dokuz Eylül Üniversitesi güzel sanatlar fakültesi tiyatro-oyunculuk bölümünden 1985 yılında mezun oldu. Devlet Tiyatroları sanatçısıdır. 2001 yılı Sanat Kurumu En İyi Erkek Oyuncu Ödülünü aldı. Çılgın Dünya, , Kadıncıklar, Benimle Oynar mısınız, Savaş baba, Kafkas Tebeşir Dairesi, Hayvanat Bahçesi, Azizname`95, Kördöğüşü adlı oyunlarda rol almıştır. (daha fazla…)

  • Haşim ALBAYRAK
    By Emrehan on Nisan 1st, 2008 | No Comments Comments

    Haşim ALBAYRAK

    Eğitimi:
    01.01.1958 yılında Trabzon Of’ta doğan Haşim ALBAYRAK;İlk,orta ve lise eğitimini İstanbul Fatih’te (Fatih Hırkai Şerif İlkokulu,Fatih Oruç Gazi Orta Okulu,Fatih Vatan Lisesi) okudu.Daha sonra 1978-1982 yılları arasında Trabzon Yüksek Öğretmen Okulu Tarih Bölümünde lisans tamamladıktan sonra 1992-1994 yılları arasında Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde “Spor Yönetimi” alanında yüksek lisans tamamlayarak Spor Yönetim Bilimleri Uzmanı oldu.1999 dan itibaren Türkiye Futbol Federasyonu’ nda İstanbul Saha Komiserliği ve Başkan danışmanlığı ile basın sözcülüğü yapmaktadır. (daha fazla…)

  • Prof. Dr. Behram N. Kurşunoğlu
    By Emrehan on Nisan 1st, 2008 | No Comments Comments

    behramkursunoglu1

    Prof. Dr. Behram N. Kurşunoğlu

    Miami Üniversitesi’nin prestijli Teorik Fizik Araştırma Merkezi’ni kurmuş olan Behram N. Kurşunoğlu, 1965 yılında emekliye ayıldığı Carl Gables’deki merkezde 1992 yılına kadar doktora sonrası çalışmalar düzenleyerek bilim adamları eğitmiş ve fikir alışverişinde bulunmak üzere dönem dönem merkeze gelen bilimcilere bir forum oluşturmuştur. Merkezin yürütülmesine ardım etmiş olan emekli fizik profesörü Dr. Arnodl Perlmutter’in ifadesine göre merkeze çalışmaya gelen bilim adamlarının 35’i Nobel ödülü almıştı. (daha fazla…)

  • Recep Yazıcıoğlu (1948 – 2003)
    By Emrehan on Nisan 1st, 2008 | No Comments Comments

    2 Haziran 1948′de Trabzon’un Sürmene ilçesinde doğan Recep Yazıcıoğlu, yüksek öğrenimini Ankara Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. 1975 yılında askerliğini Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda asteğmen olarak yaptıktan sonra, 1968 yılında, Aydın Maiyet Memuru olarak göreve başladı. 1971 – 1984 yılları arasında sırasıyla Kalkandere, Bahçe, Hamur, Ayvacık, Kırıkhan, Alaca, Akçakoca kaymakamlıkları görevinde bulundu. 1971 – 1984 yılları arasında, sırasıyla Kalkandere, Bahçe, Hamur, Ayvacık, Kırıkhan, Alaca, Akçakoca ilçelerinde kaymakamlık görevinde bulundu. (daha fazla…)

  • Adnan Kahveci (1949 – 1993)
    By Emrehan on Nisan 1st, 2008 | No Comments Comments

    Kahveci, Türkiye’ye döndükten sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı. Ardından da İçişleri Bakanlığı teknik danışmanlığında bulundu. 12 Eylül döneminde Başbakanlık Danışmanlığına atandı ve o sıralarda Turgut Özal’la tanıştı. 1983 yılında ANAP’ın kurucuları arasında yer alan Kahveci, askeri yönetim tarafından veto edildiği için milletvekili olamadı. Daha sonra 1987 yılında İstanbul’dan milletvekili seçildi ve Devlet Bakanı oldu. Bir süre sonra da Maliye Bakanlığı görevine getirildi.

    5 Şubat 1993 tarihinde eşi ve iki çocuğu ile birlikte Bolu-Gerede yakınlarında trafik kazası geçirdi. Adnan Kahveci ve eşi olay anında hayatlarını kaybederken, 17 yaşındaki çocukları Aslıhan Kahveci yaralı olarak kurtuldu ancak, bitkisel hayata girdi ve 10 gün sonra vefat etti. Kamuoyunda dürüstlüğü ile tanınan ve çok sevilen Adnan Kahveci’nin yeni yapılan otobanda ters yola girerek kaza yapması, çeşitli şüphelerin ortaya atılmasına sebep oldu.

    İngilizce konuşan Kahveci

    Özal’ın parti kurma çalışmaları sırasında, görüşmek için çağırdığı Bedrettin Dalan anlatıyor; Özal bana kurucu üyelik önerdiğinde, memnuniyetle kabul ettim. Orada enteresan bir anımız daha var. Adnan o zaman, sürekli Özal’ın yanındaydı ve gelen giden misafirlerle de ilgileniyordu. Bir ara Özal bana döndü “Ne içersin?” dedi. Ben, “Bir çay içerim” dedim. Adnan’a döndü; “Kahveci, bir çay söyler misin?” dedi. Kahveci, baktım Özal ile İngilizce konuşuyor. Eve döndüm, hanıma “Yahu adam müthiş. Kahvecisi bile İngilizce konuşuyor” dedim. Sonradan, o kişinin Adnan Kahveci olduğunu öğrendim (Mehmet Ali Birand – Soner Yalçın, The Özal, s.167-168).

    Kahveci’nin telefonu

    Devlet Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı dönemlerinde, üniversitedeki görevimin yanısıra, Kahveci’nin de özel danışmanlığını yapıyordum. Bu arada, kendisine bağlı olan PETKİM Holding’de de yönetim kurulu üyeliği yapıyordum. Bir gün beni aradı;

    - Kızılot, hayrola dün seni evden aradım “Çok önemli” diye de not bıraktığım halde beni aramadın…

    - Çok özür dilerim Sayın Bakanım, inanın haberim olmadı.

    Aramasına neden olan konu hakkında bilgi verdiğim konuşmamız bittiğinde, biraz canım sıkılmıştı. Eve gittim ve yedi yıldır evde çalışan, kendi halinde saf bir Anadolu kadını olan Safiye Hanım’a sordum;

    - Safiye Hanım, dün beni Maliye Bakanı aramış ve “Arasın, çok önemli” diye not bırakmış. Niye bana söylemedin?

    - Yok Şükrü Efendi, Maliye Bakanı seni aramadı, arasaydı söylemez miydim?

    - Bak Safiye Hanım, bugün bizzat kendisi ile konuştum. Arayıp, eve not bıraktığını söyledi. Hele sen iyi düşün bakayım, dün beni hiç arayan oldu mu?

    - Haa… evet dün birisi aradı, “Şükrü Hoca evde mi?” diye sordu. Kendisi kahveci mi neymiş “Gelirse beni mutlaka arasın” dedi. Ben de kendi kendime, Şükrü Efendi kahveye falan gitmez, kahveciyle çaycıyla bir işi olmaz, herhalde yanlış aradı diye, kahvecinin aradığını sana söylemedim.

    - Teşekkür ederim Safiye Hanım, senin kahveci zannettiğin ve aradığını bana söylemediğin o kişi var ya, O…Maliye Bakanı Adnan Kahveci idi!.. (Şükrü Kızılot, Memleketimden Vergi Manzaraları, Sabah Kitapları, Cilt : 2, s.25-26).

    Kahveci’nin sırları

    1992 yılı sonuydu. Adnan Kahveci ile Meclis’teki odasında sohbet ediyorduk. Laf dönüp dolaşıp ANAP’taki liderlik tartışmalarına geldi. O dönemde Cumhurbaşkanı Turgut Özal, eski partisi ANAP’ın Genel Başkanı Mesut Yılmaz’dan memnun değildi. Her fırsatta Yılmaz’dan dert yanıyordu. Kahveci de Özal ile aynı kaygıları taşıyordu. Yılmazlı ANAP’ta gelecek görmüyordu.

    Kahveci’ye sordum: “Size yönelik beklentiler de var. Aday olmayı düşünmüyor musunuz?” Önce derin bir nefes alan Kahveci, “off the record” yani yazılmamak üzere “kayıt dışı” şunları söyledi: “Farkındayım. Uygun bir konjonktürde genel başkan adayı olacağım. Çünkü ANAP’ın bu şekilde devam etmesi mümkün değil. Ama aday olduğunuzda da kazanmanız lazım. ANAP’ın tüm delege yapısını inceliyorum. Genel başkan seçilirsem neler yapabileceğimi düşünüyorum. Programım hazır ama delegeler hazır değil.”

    “Nasıl yani?” diyecek oldum. Kahveci gülerek, anlatmaya devam etti: “Bak Şamil. Ben siyasete tepeden girdim. O nedenle teşkilatlar beni pek kabullenmedi. Bu yanlışlığı düzeltmek için her hafta sonu seçim bölgem İstanbul’a gidiyorum. Meclis’te Genel Kurul kapandıktan sonra perşembe akşamı veya Cuma sabahı İstanbul’a hareket ediyorum, salı günü Genel Kurul toplanmadan Ankara’ya dönüyorum. Bunun kolay olmadığını biliyorum ama siyasete girişimdeki yanlışlığı düzeltmem, doğru olan taban politikasını gerçekleştirmem gerekiyor. Bunun faydasını hemen gördüm. Siz seçmene giderseniz, onlar da size karşılığını hemen verirler. Geçen yıl (1991 genel seçimleri) yüksek tercih oyu alarak seçildim.”

    Bu sözler üzerine, “Siyasete tepeden girdiniz ama yoğun bir çalışmayla seçmenin gönlünde yer edindiniz, artık neyi bekliyorsunuz?” diyerek az önceki sorumu biraz daha açtım. Kahveci, şöyle devam etti: “Doğrudur. Seçmenle sorunumuzu bu şekilde çözdük. En fazla tercih oyu alarak seçildik. Sırada partimizin delegeleri var. Merkezdeki, liberal delegelerden büyük destek görüyorum, onlarla bir problemim yok. Ama partinin muhafazakar delegeleri, henüz beni tanımıyor, bana yeterince güvenmiyor. Şimdi muhafazakar kesimin gerçek Adnan Kahveci’yi tanımasını, bana güvenmesini istiyorum. Bu konuda çalışıyorum. Ondan sonra genel başkanlık için adaylığımı kesinleştirebilirim.”

    Evet… Kahveci, ANAP Genel Başkanlığı için adaylığı düşünüyor, muhafazakar delegelerin gönlünü kazandıktan sonra sahaya çıkmayı planlıyordu. Gerçi, hemşehrisi Trabzonlu eski Bakan Eyüp Aşık, Meclis kulisinde “Adnan’ı aday olmaması için ben ikna ettim. Ona, ‘Mesut Yılmaz Cumhurbaşkanı olmak istiyor, tüm politikaları bu hedef için. Biraz sabret. Mesut Bey Çankaya’ya çıkarsa sen de ANAP Genel Başkanı olursun’ dedim. O da ikna oldu” diye anlatıyordu ama ben Kahveci’den böyle bir “mutabakatı” dinlemedim.

    O tarihte Kahveci ile birlikte bir kitap yazmayı düşünüyorduk. “Ortak kitap yazma” önerisi Kahveci’den gelmişti. Kahveci’nin kafasında, yolsuzluk olaylarıyla yıpranan ANAP’ı da içine alacak şekilde siyasetteki değişim talepleri ve siyasi partilerin yolsuzluklardan arındırılmasına yönelik kapsamlı bir kitap çalışması vardı. Kahveci, “Vatandaş, ‘kursağı temiz siyasetçi’ istiyor. Seçimde bu tercihini ortaya koydu. Bu değişim taleplerini mutlaka yazmalıyız” diyordu. Her İstanbul dönüşü teybine kaydettiği notları ve siyasi planlarını bana da anlatırdı. Genel başkan seçildiğinde ANAP’ı şaha kaldıracak “sihirli formülü” olduğunu söylerdi.

    Son dönemde hem muhafazakar delegelerle irtibat kurmaya büyük özen gösteriyor hem de “İslam Ekonomisi” üzerinde çalışıyordu. O’nun bu “sihirli formülü” de liberal ekonominin “katı” öğretileriyle İslam ekonomisinin “sosyal” hedefleri arasında sağlam bir köprü kurulması, başka bir ifadeyle “liberal-sosyal sentez”e dayanıyordu. Bu konudaki en büyük yardımcısı ise uzun yıllar Diyanet’te çalışmış, yakın akrabası, 5 dil bilen ve İslam ekonomisi üzerine ihtisas sahibi Dr. Niyazi Kahveci’ydi.

    Tüm bu hedefler ve hayaller, 5 Şubat 1993 günü Gerede yakınlarındaki bir trafik kazasına “kurban” gitti. Seçmenle irtibatını koparmamak için her hafta sonu Ankara’dan İstanbul’a giden Adnan Kahveci, eşi ve kızıyla birlikte bu “yolda” hayatını kaybetti. Oğlu Cihan ise yaralı olarak kurtuldu. Bu yaşananların bir “kaza” değil “cinayet” olduğu iddia edildi ama bu konudaki hukuk mücadelesinden sonuç çıkmadı.

    Sağlığında “muhafazakar” delegelerin kendisini çok iyi “anlamadığını” düşünüyordu ama öldüğünde “onlar” da yanındaydı. Aradan geçen 12 yıl boyunca belki de O’nu sürekli hatırlayan tek kesim “muhafazakarlar” oldu. Öyle anlaşılıyor ki, “ölüm tarihi” yaklaştığında Kahveci, kendisini her kesime anlatmayı başarmıştı.

    Kazanın ardından Kahveci’nin evine girildiğinde karşılaşılan şu manzara, tüm bunları anlatmaya yetiyordu. Yatağın başucunda iki kitap vardı: Biri Kur’an-ı Kerim, diğeri İslam ekonomisi üzerine yazılmış bir kitap. ( yeni şafak online , şamil tayyar )

  • Prof. Dr. Osman Turan Kimdir?
    By Emrehan on Nisan 1st, 2008 | No Comments Comments

    Prof. Dr. Turan, üniversite tahsiline, 1935’de yatılı imtihanlarını kazandığı DTCF’nin Tarih bölümünde başladı. Prof.Dr. Fuat Köprülü’nün ilk öğrencileri arasında yer aldı ve onun teveccühünü kazandı. Bölümünde öğrenci gibi değil, asistan gibi çalışıyor, Ortaçağ Kürsüsü Seminer Kütüphanesi ile meşgul oluyordu.1940 yılında DTCF’nden mezun olan Osman Turan, hocası Köprülü’nün yanında göreve başladı, Daha sonra aynı kürsüye asistan oldu ve “12 Hayvanlı Türk Takvimi” adlı teziyle doktor unvanını kazandı. Köprülü’nün yanında doktora yapan ilk öğrencisi olduğu gibi DTCF.’nin de ilk doktoruydu. 1943 yılında “Orta Zamanlar Türk Devletlerinde Türkçe Ünvanlar” isimli çalışmasıyla doçent oldu. 3 Mayıs 1944 Türkçülük olayları sebebiyle sorgulanarak takibata uğradı.

    1948′de Paris’te toplanan Şakiyatçılar Kongresi’ne “Selçuklu Türkiye’sinde Toprak Hukuku” adlı tebliği ile katıldı. 1948-1950 yılları arasında Londra ve Paris’te incelemeler yaptı. 1951 yılında profesör oldu. 1954 yılına kadar DTCF’de Türk-İslam Tarihi dersleri okuttu. Daha sonra hocası Köprülü gibi Demokrat Parti saflarında siyasete atıldı ve 1954 yılında Trabzon’dan milletvekili seçildi.

    1956’da Ankara Türk Ocakları başkanı oldu. Aynı yılın sonunda Nihal Atsız’ın yardımıyla tanıştığı Sultan II. Abdülhamid Hân’ın torunu olan Emine Satıa Hanım Sultan ile 20 Aralık 1956’da evlendi. Türk Ocakları Genel merkezinin Ankara’ya nakli üzerine de 1959′dan yapılan büyük kurultayda Türk Ocakları Genel Başkanı oldu. Türk Yurdu’nu yepyeni bir muhteva ve ruhla çıkardı ve Türkiye’nin en çok okunan fikir dergisi yaptı.

    Demokrat Parti milletvekilliği 27 Mayıs 1960′a kadar sürdü. 27 Mayıs hareketiyle beraber tutuklandı ve Yassıada’ya kapatıldı. Onaltı ayı aşkın bir süre tutuklu kaldıysa da beraat etti. Yassıada’da kalırken bir gün koğuşları gezen Cezaevi Komutanı Başcellat Albay Tarık Güryay ona kendisini ayakta karşılamadığı için hakaret edince ayağa kalkıp hiç tereddüt etmeden tokadı suratına yapıştırdı.

    Tutukluluğu kalkınca o sıralar kurulan Adalet Partisi’ne girdi ve 1964′te Adalet Partisi Genel başkan Yardımcısı oldu. 1965 seçimlerinde Trabzon milletvekili seçildi.

    1966 da Hamdullah Suphi Tanrıöver’in ölümü üzerine yapılan kurultayda Prof. Dr. Osman Turan’ın yeniden Türk Ocakları Genel Başkanlığı’na seçildi. Bu dönemde Türk Ocakları, her bakımdan şahsiyetini kazanmış, itibarlı, fikir ve kanaatleri cemiyetin her kesiminde kabul gören bir kuruluş haline geldi.

    Prof. Dr. Osman Turan, Adalet Partisi’nde Genel Başkan Yardımcılığı’na kadar yükselmesine rağmen parti yöneticileriyle fikri ayrılıklar içerisindeydi. Nihayet, Osman Yüksel Serdengeçti ile birlikte AP.’den ayrıldı ve 12 Ekim1969 tarihinde yapılan milletvekili genel seçimlerinde Trabzon’da MHP. listesinde ilk sıradan aday oldu. Seçimlerden sonra ise siyasetten kesin olarak çekildi.

    Prof. Osman Turan’ın ağırlıklı bir şekilde kitap neşriyatına başlaması ikinci defa Türk Ocakları Genel Başkanı olmasından sonradır. Selçuklular tarihi ve Türk İslâm medeniyeti (1965), Türk cihan hakimiyeti mefkuresi tarihi (I, II. 1969, 1971), Selçuklular zamanında Türkiye (1971), Doğu Anadolu Türk devletleri tarihi (1973) gibi eserlerini bu dönemde verdi.

    Bu eserleri dışında metin, vakfiye, vesika neşri yanında; İslâm ansiklopedisi’ne yazdığı geniş maddeler; yabancı dergilerde yayımlanan makaleleri de büyük bir yekûna ulaşmaktadır. Başta Yeni İstanbul Gazetesi olmak üzere bir çok dergi ve gazetede yayımladığı günlük makale ve fıkralar da hayli kabarıktır (Bu makale ve fıkraların bir kısmı vefatından sonra yayımlanmıştır). Merhum son yıllarında «Ortaçağda Türkiye iktisat tarihi» üzerinde çalışmaktaydı. Ne yazık ki ömrü vefa etmedi.

    İngilizce, Fransızca, Arapça ve Farsça bilen Prof. Dr. Osman Turan, 17 Ocak 1978 tarihinde İstanbul’daki evinde ilmi çalışmalarına devam ederken geçirdiği bir beyin kanaması neticesi Hakk’ın rahmetine kavuştuğu zaman ilim dünyası bir yıldızını daha kaybetmiş oldu. Cenazesi, Silivri Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Prof. Dr. Osman Turan, meslektaşları “Ciddi ilim adamı formasyonu, sağlam karakteri, yüksek medeni cesareti, doğruluğu ve tok sözlülüğü, çok geniş fikri ihata kabiliyeti, Türklükle ilgili geniş ve sağlam bilgisi, muktedir kalemi ile tanınmış bir ilim adamı” olarak tarif ediyorlar.

    Ülkücüler, ilim ve iman abidesi Osman Turan’ın talebeleri olmaktan her zaman gurur duyacak ve onu rahmet ve minnet ile anacaklardır.

    Eserleri:

    On İki Hayvanlı Türk Takvimi (1941),

    Selçuklular Tarihi ve Türk İslam Medeniyeti (1965),

    Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi (iki cilt) (1969),

    Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi (1973),

    Selçuklular ve İslamiyet (1971)

    Türkiye Selçukluları Hakkında Resmi Vesikalar (1958),

    Selçuklular Zamanında Türkiye (1971),

    Türkiye’de Manevi Buhran Din ve Laiklik (1964),

    Türkiye’de Komünizmin Kaynakları (1965)

    Vatanda Gurbet (1980),

    Türkiye’de Siyasi Buhranın Kaynakları (1980)

    Prof. Dr. Osman Turan’ın hayatı ve eserleri hakkında yazılmış kitaplar:

    Ali Birinci, Osman Turan (Ankara: Alternatif Yayınları);

    Nevzat Topal, Prof. Dr. Osman Turan, 1914-1978 : Hayatı ve eserleri (Türk Yurdu Yayınları);

    Nurdan Demirci, Prof. Dr. Osman Turan’ın Hayatı ve Eserleri, (Boğaziçi Yayınları);

Advertisement