Tag Archives: bilim
İslâm Dininin ilme verdiği önem
Yüce dinimiz İslam, sevgili peygamberimize vahyin gelişinden beri ilme büyük önem vermiştir. İlk ayet peygamberimize insanı yaratan ve bilmediklerini kalemle yazmayı öğreten Rabbinin adıyla okumaya davet ederek indi. Hem Kuran’ı Kerim de Hz. Muhammed (s.a.v.) Müslümanları doğrudan doğruya düşünmeye ve ilim öğrenmeye teşvik ediyor. “Oku!”, “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?1”, “Bilhem mediğiniz bir konuda bir bilene sorun2” mealindeki ayetler ilim ve düşünceye teşvik eden yüzlerce ayetten sadece bir kaçıdır.
Osmanlı Bilimde Neden Geri Kalmıştır?
I- Unutulmaması Gereken Hususlar
Maalesef, millet ve devlet olarak üç büyük düşmanımız devam ediyor: cehalet, ihtilaf ve fakirlik. Bugünkü araştırmamızın konusunu, cehaletimize sebep olan şeyler veya diğer bir ifadeyle ilme mani olan sebepler teşkil edecektir. Bu başlığı, değişik şekillerde incelemek ve değerlendirmek, mesela insanın şahsî hayatında ilme engel teşkil eden haller, sosyal hayatta ilme engel olan haller, siyasî hayatta ilme engel olan haller diye sıralamak mümkündür. İnsanın sıhhati ile alakalı problemler, ilmî çalışmanın kıymetini idrâk etmeyen eş ve çocuklarından doğan zorluklar, ilmin vesilelerini elde etmek için maddi imkânlara sahip olmama gibi maniler, şahsî hayata ait engellerden bazılarıdır. Okullarında tek tip insan yetiştirmeyi şerefle ilan edecek kadar ilimden anlamayan devlet adamlarının tavırları, ilmî araştırmaya getirilen resmî kayıtlar ve sınırlamalar, doktora tezinin başlığında İslam kelimesi geçtiğinden dolayı tezleri reddeden kafalar, ilmin siyasî hayattaki engellerine bazı misallerdir. Devlet ve milletin muhit olarak ilme önem vermemesi, devletin ve fertlerin bir şarkıcıya gösterdikleri iltifatı ilim adamlarından esirgemeleri, kız istemeye gidildiğinde, kız annesinin kızını isteyenlere böbürlene böbürlene kızını anlatırken, acı olan ‘Affedersiniz, bir de öğretmen istedi’ diyecek kadar ilimden bî haber olması da sosyal hayattaki bilimin engelleri arasında sayılabilir. Bu engeller olduğu sürece de, bilimin engellenmesi devam edecektir ve millet olarak da sonuçlarına katlanılacaktır.
Osmanlıda Eğitim Sistemi ve Maziye Bakış
I- Konunun Takdimi
Mevzuya girmeden önce üç hakikati hatırlatmak istiyorum:
Birincisi, her asır insanlarının, kendi zamanlarında meydana gelen fenalıkların sebeplerini geçmişlerine isnâd ederek suçsuzluklarını isbata kalkışmaları maalesef alışılmış bir durumdur. Halbuki tenkit edilenlerin bizim dedelerimiz olduğu, birgün bizim de dedeler makamına gelip tenkit edileceğimiz asla unutulmamalıdır.
Kanserin İstenmeyen Dönüşü
Kanser çağımızın en önemli hastalıklarından biridir. Tedavisi bir hayli zor olan bu hastalık gelişen tıp teknolojisi ve yeni tedavi yöntemleriyle durdurulabilir. Fakat kimi zaman tedavi edilen kanserler yeniden nüksedebilirler. Bilimadamları ve doktorlar yıllardır bu durumun nedenini araştırmaktadırlar. Aradıkları cevabı bir laboratuvar faresi sayesinde bulan doktorlar hücrelerin kanserli olmadan önce bir tümör tarafından bozularak vücuda dağıldığını bulmuşlardır. Bozulan hücreler uyarılmayı geciktirerek yıllarca pasif bir şekilde beklerler ve daha sonra tümöre dönüşerek kansere sebep olurlar.
Genler ve Tesadüf
İNSAN yaklaşık 100 trilyon hücreden yaratılan muazzam bir varlık. Her hücremizde dört farklı nükleotidin (dAMP, dGMP, dCMP ve dTMP) farklı şekilde sıralanmasından meydana gelen ucuca sıralandığında yaklaşık 2 metre uzunluk oluşturan ve gözle görünmeyen, hücreye özenle yerleştirilmiş DNA (Deoksiribo Nükleik Asit) denilen moleküller var. Buna göre bir insandaki toplam DNA moleküllerinin uzunluğu 200 trilyon metre veya 200 milyar kilometredir. Dünyanın çevresinin 40 bin kilometre olduğunu düşünürsek, dünyanın çevresini 5 milyon defa dönecek kadar DNA moleküllerinin bir insanda mevcut olduğunu görürüz.
El Birûnî Kimdir?
Ebu’r-Reyhan Muhammed b. El-Bîrûnî, milâdi 973 yılında Hârizm’in bir keÂnar mahallesinde doğdu. “Tahdîdü nihâyât’il-emâkin” isimli eserinin mukaddiÂmesinden kendisinin Türk olduğu anlaşılÂmaktadır. Çünkü orada şöyle bir ifade kulÂlanmıştır: “Ben ne Arabım, ne de Acem. Arab ve Acem dillerini ana dilimden sonÂra öğrendim. İlim dili olan Arabca yerine benim ana dilim ile ilim tesbit edilmiş olsa idi,
Dr. Muhammed Bozdağ Kimdir?
Trabzon-Akçaabat’ta 1967 yılında doğdu. Kastamonu-İnebolu Lisesini birincilikle bitirdi. Şeref Öğrencilerinden olduğu ODTÜ Kamu Yönetimi Bölümü’nden 1990 yılında mezun oldu. Yüksek Lisans Tezini “TBMM’nin Verimliliği” üzerine tamamladı. Halen doktora çalışmalarını sürdürüyor. 1992 yılından bu yana TBMM’de Yasama Uzmanı olarak çalışıyor. Kendisi muhtelif zamanlarda ABD, Almanya, Bosna Hersek ve Hırvatistan’da çeşitli incelemelere katılmıştır.
Prof. Dr. Ahmet Akgüzdüz Kimdir?

Prof. Dr. Ahmed Akgündüz
akgunduz@osmanli.org.tr
1955 yılında Diyarbakır’ın Çüngüş kazasına bağlı Malkaya köyü’nde doğdu. İlkokulu köyde tamamlayan Akgündüz, Gaziantep İmam-Hatip Lisesi’ni ve Gaziantep Lisesi fen bölümünü bitirdi.

















