Şeytanla kabristanda karşılaşan adam

0
542 kez

Seytanla kabristanda karsilasan adam, seytani cok neseli bir halde gorunce seytana sordu:

-Bu ne hal?

-Altin devrimi yasiyorum diye cevap verdi seytan. Adam anlamazliktan geldi ve

-Ne demek istiyorsun? dedi. Seytan;

-Sen de pekala biliyorsun. Asirlarca ahir zaman dedim durdum.

Simdi artik mutluyum. O Asr-i Saadette nelercektigimi bir ben bilirim. Hangi sahabeyi gorsem dizlerimin takat’i kesilirdi. Hele Omer, onu gorunce saklanacak delik arar, yolumu degistirirdim. Daha sonrada rahat yuzu gordum sayilmaz. Sahabeler gitti,
muctehitler geldi. Her asirda bir kutup, bir muceddit,nice alim nice veli… Bana rahat yuzu mu gosterdiler? Geylani gitti, Gazali geldi. Rabbani gitti, Mevlana geldi…Simdi gun benim, devran benim dedi. Adam sordu tekrar:

-Milyonlarca, milyarlarca insani nasil yoldan cikariyorsun? Bunu hangi kuvvetle yapiyorsun?

Seytan bir kahkaha savurdu: Allah’in onlara verdigi kuvvetle!

-Nasil olur?

-Anlatayim dedi seytan: Insana takilan butun aletler, duygular, verilen butun hisler, kuvvetler hep Allah’in ihsani. Ben o insana Allah’i unutturuyorum. Icine vesvese atiyor, ne lazimsa yapiyorum. Oyunlar tezgahliyor, tuzaklar kuruyorum. Sonunda bana uyarsa, Allah’in bu ihsanlarini benim istedigim yonde kullaniyor. Iste butun mesele bu kadar basit.

-Demek sen Allah’i biliyorsun? diyerek hayretini belirtti adam. Seytan aci aci gulerek,

-Oyle laf diyorsun ki sasiyorum dedi.

-Hic bilinmeyen bir Zat’a isyan edilir mi? O’nu bilmeyen mi var? Ama kimisi Kur’an’i dinler emirlerine uyar. Kimisi de beni dinler, isyan yolunu tutar.

Adam, seytana silahlarini sordu. Seytan:

-Bunlari ezberlemeye hafizan yetmez dedi. En cok kullandiklarim dunya sevgisi, benlik davasi, sehvet, gazap, hirs, haset, riya. Herkesin nabzina gore serbet veririm. Birine aldanmazsa, digerini sunarim. Kendime baglayincaya kadar pesini birakmam. Bunu basardim mi isim kolaylasir. Artik ben o kisinin ardina dusmem. O beni takip
eder.

Seytan onu bir kabre goturerek Bak dedi. Adam bakti. Topragin altini da, ustu gibi
seyredilebiliyordu. Seytan, su var ya dedi, bil bakalim, erkek mi kadin mi? Ne bileyim ben diye cevap verdi adam. Seytan vaktiyle dedi, su kemikler bir kadina, su ilerideki de bir delikanliya aitti. Ikisini de rahatlikla parmagimda oynatiyordum. Bu kainati, ondaki harika hadiseleri, insanin mukemmel yaratilisini, olumu hesap gununu
kisacasi, her hakikat’i unutturdum onlara. Sehvetten baska bir sey dusunmez oldular. Bir omur boyu hayvan gibi yasadilar. Simdi de azap cekiyorlar.

Mezarlikta biraz ilerlediler. Seytan bir baska kabri gosterdi:

-Bil bakayim, bu kemikler zengin kemigimi, fakir kemigimi?

-Kemiklerden bir sey anlasilmiyor dedi adam. Ama mezar tasindan bu sahsin vaktiyle zengin biri oldugu belli.

-Evet diye cevap verdi seytan. Ben bu adami servetiyle gururlandirdim. Mal sevgisi gonlunde o kadar yer etti ki, isin birini birakip digerine kosuyor, ruyalarinda bile parayla ugrasiyordu. Ona rahat yuzu gostermedim. Gayr-i mesru kazanclarin
pesinde kosturdum. Zalim oldu, hirsiz oldu, magrur oldu… Bunlar onu mahvetmeye yetti. Simdi ilk hesabini veriyor. Su berideki de bir fakirdi. Onu da bunun malina haset ettirdim. Kalbine kin ve nefret tohumlari serptim. Bu kadarla da kalmadim, onu ruhî
bunalimlara ittim. Sonunda kaderi tenkide kadar goturdum. O da bir baska azap icinde. Iste bir tasla iki kus vurmak diye buna denir dedi. Sonra kaybolup
gitti.

Not: Seytanla konusmak sebepler dairesi icinde mumkun degildir, burada evliyalarin kalp gozleri acik oldugundan dolayi Allah’in izni ve inayetiyle seytanla konusabildigini dusunuyoruz. Zaten bu sekilde olmasa bile buradaki menkibelerde asil olan ders almak ve hayatimiza ceki duzen vermektir. Bunlarin gercek olup olmamasi cok da onemli degildir.

Allah hepimizi seytandan korusun.

Amin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here