Sevgimiz Hasbi Olsun Diye
Sevgi yazıdan çok dille ifade edilmelidir. Çünkü kalemden kalbe uzun bir yol vardır kol üzerinde. His bu yolda yorulabilir, derinliğini kaybedebilir.
Hem sevgi dille ifade edilirken kişinin ses tonu, jest ve mimikler sevgiyi daha hasbi ifade edebilme adına insana verilen apayrı bir nimettir Alemlerin Rabbinden.
Hem dil ve dudak kalbe, kalemden daha yakındır. Sevgi sözcükleri dudaktan pınarlar gibi fışkırabilir.
Sevgi sözcükleri kurmak zaten zordur ve zaten insana müşkil olan bu sözler kaleme giden uzun yola vurulunca, illa ki içtenliğinden baya bir şeyler kaybedecektir. Ve illa ki büsbütün olmasa da hasbiliğini yitirecektir.
Olsa olsa nefret yazıyla ifade edilmelidir. Belki o uzun yola vurulduğunda biraz şiddetini yitirir, bir nebze de olsa alevinden bir parça söner umuduyla.
Nefreti o uzun yola vurmalı. Yorulsun, tükensin, dermanı erisin diye. Nefret mümkün mertebe -gerektiği zamanlar hariç- dille ifade etmemeli, volkanlar misali alevler püskürtmesin diye.
Nefreti yazıya dökmeli, yanarsa kağıt yansın, gönüller tutuşmasın diye.
Bu demek değildir ki sevgiyi hiç kağıda dökmeyeceğiz, tabii ki onu da yapacağız. Fakat ekseri sevgimizi dilimize, dilimizi sevgimize değdirip sunacağız sevdiklerimize. Yoksa yazılarımız hep nefret barındırır, nefret kokar.
Bu demek değildir ki, nefretimizi dille ifade etmeyeceğiz, onu da yapacağız. Bunca zalime sese çıkarmadan oturmak bize yakışmaz. Dilimizi nefrete, nefreti dilimize sürüp sunacağız zalime.

