Kene sülünden korksun!

0
580 kez

Herkes Kene Paniği Yaşarken, Keklik Ve “Yamyam” Sülünler Sayesinde Erbaalıların İçi Rahat!
Yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalan halkalı sülün ve kınalı keklik türlerinin üretilerek doğaya salındığı Erbaa’da kene paniği yaşanmıyor. Çünkü her biri yılda 1 milyondan fazla kene yiyen bu kuşlar Erbaa’yı kurtarılmış bölge haline getirmiş.

Son aylarda kene ısırması sonucu Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yakalanarak ölenlerin sayısının 18’e yükselmesi, “yeşil alan” fobisine neden oldu. Güzel havadan faydalanarak piknik ve kır gezintileri yapmak isteyenler kene korkusuyla planlarını iptal ederken, tarla ve ormanda çalışanlar da kenesavar ilaçlara sarılmak ve yeşil alandayken pantolonları çorap içine sokmak gibi çeşitli önlemler almaya başladı. KKKA sonucu ölüm vakalarının tümünün Çorum, Tokat, Amasya ve Rize’de meydana gelmesi bu illerdeki vatandaşları daha da çok paniğe sürükledi. Bu iller arasında yer alan ve ülkemizde bu hastalığa ilk kez rastlanılan yer olan Tokat’ın, Erbaa İlçesi’nde ise durum farklı. Burası adeta keneden kurtarılmış bölge halinde.

Kuşlar itlaf edildi, kenelere gün doğdu
Keneye karşı keklik ve sülünlerle mücadele verildiğini duyduğumuz Erbaa’ya doğru yola çıkmadan önce Kırıkkale Üniversitesi Zooloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Bayram’la kısa bir söyleşi yapıyoruz. İlk sorumuz kene popülasyonundaki artışın nedenine dair oluyor. Bayram, kene artışına neden olarak, 2005’te ortaya çıkan kuş gribi sebebiyle itlaf edilen kanatlı hayvanları gösteriyor. “Tam rakamı bilemiyorum ama kuş türünden 20 binin üzerinde hayvan maalesef itlaf edilmek zorunda kaldı” diyor ve ekliyor: “Sadece Van’da bile üç günde 8 bin kuş ve kümes hayvanı öldürülmüştü. Doğada bir besin zinciri var. Kuşların besin kaynaklarından biri kenelerdir.” Yani kuşlar tarafından yenmeyen keneler serbestçe üreme fırsatı bulurken KKKA hastalığına sebep olan Hyalomma türü keneler de daha çok insan için tehdit oluşturmaya başladı.
Ama Tokat’ın Erbaa İlçesi’nde yaşayanlar tedirgin değil. Burası bir anlamda kurtarılmış bölge. Nedeniyse 2005’te tamamen çevreci niyetlerle kurulan çiftlikte çoğaltılarak doğaya salınan binlerce sülün ve keklik. Kenesavar makineler gibi ilçeyi KKKA salgınından koruyorlar. Bunu fark eden belediye, üretim çiftliğindeki çalışmalarını hızlandırmış. Kendilerinden sülün ve keklik talep eden şehirlere yardıma hazırlanıyor şimdi de.
Yanlış avlanma ve bilinçsiz zirai ilaç kullanımı nedeniyle yok olma tehlikesi yaşayan bu kuşları çoğaltmak için 2005’te bir çiftlik kurma fikrini ortaya atan Erbaa Belediye Başkanı Ahmet Yenihan’la 4 bin metrekarelik çiftliği dolaşıyoruz. Meyve ağaçlarının arasından geçip devasa kuş kafeslerine doğru ilerlerken “Halkalı sülün Kelkit ve Tozanlı çayının birleşerek Yeşilırmak’ı oluşturduğu vadinin 200 ile 400 metre rakımlarında yaşayan bir hayvandır” diyor ve Yaban Hayatı Koruma ve Yaşatma Şubesi adı altındaki üretim istasyonunun kuruluşunu anlatıyor Yenihan. “Çarşambalı Osman Kadıoğlu isimli bir veteriner arkadaşım bu kuşların popülasyonunu arttırmak için bir çalışma hazırlamıştı. Yani bizim çiftlik projemiz o çalışmadan kaynaklandı ve ilk olarak ondan damızlık sülün aldık”. Hemen ardından da Fen İşleri Müdürü Şafak Tekman’ın öncülüğünde bölgeye has kınalı keklik üretimine başlanmış. Şimdiye kadar doğaya 3 bin adet keklik ve sülün salınmış. Bu kuşlar göçmen olmadıkları için yalnızca üç kilometreye kadar açılıyorlar. Bu da istenen bölgede kalmalarını sağlıyor. “Bu kuşlar etçil bir uçaksavar gibi buldukları her türlü börtü böceği yiyorlar. Kene vakaları başladığında keneye karşı çözüm olabileceklerini fark ettik. Çünkü bir sülün veya keklik yılda bir milyondan fazla kene yiyor. Aynı bir elektrik süpürgesi gibi” diyen Yenihan, tahtaya vuruyor ve ekliyor: “Şeytan kulağına kurşun, son yıllarda ilçemizde hiç kene vakası yaşanmadı.” İlaçlı mücadelenin kene haricinde başka hayvanlara da zarar vereceğini hatırlatan Yenihan, doğru yöntemin doğal yollarla mücadele olduğuna işaret ediyor.

“Bir tane bile kızartıp yemedik”
Erbaa Belediyesi yetiştirdiği keklik ve sülünleri Kelkit Vadisi’ndeki komşu ilçeler Taşova, Niksar, Reşadiye ve Şuşehri’ne de göndermiş. Yenihan, “Yalnız kendi kapımızın önünü süpürmekle olmaz bu iş” diyor ve “Kekliklerimizin sülünlerimizin hepsini komşularımızla paylaştık. Bir tanesini bile kızartıp yemedik” diye ekliyor. Son günlerde İzmir, İstanbul, Adana ve Denizli’den kuş satın almak için yoğun talep geldiğinden söz eden Yenihan, “Üretimi arttırıp diğer illerle paylaşmak istiyoruz. Aslında tüm belediyelerin böyle çiftlikler kurması gerekiyor” diyor. Yenihan Erbaa’da muhabbet kuşu beslemek gibi sülün besleme modasının başladığına dikkat çekerek, “Artık vatandaş evini börtü böcekten korumak için bahçesinde sülün yetiştiriyor” diye konuşuyor. İleride daha çok kuş üretip ilçeyi av turizmine açmak da projelerden biri.

Ürün DİRİER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here