Hüseyin Avni Danyal Kimdir?

0
291
Hüseyin Avni Danyal

Hüseyin Avni Danyal Kimdir? 1962 yılında Trabzon’da doğdu. 1981 de girdiği Dokuz Eylül Üniversitesi güzel sanatlar fakültesi tiyatro-oyunculuk bölümünden 1985 yılında mezun oldu. Devlet Tiyatroları sanatçısıdır. 2001 yılı Sanat Kurumu En İyi Erkek Oyuncu Ödülünü aldı. Çılgın Dünya, , Kadıncıklar, Benimle Oynar mısınız, Savaş baba, Kafkas Tebeşir Dairesi, Hayvanat Bahçesi, Azizname`95, Kördöğüşü adlı oyunlarda rol almıştır.

Hatırla Sevgili adlı TV dizisinde Adnan Menderes karakterini canlandırmadaki başarısıyla televizyon izleyecisi tarafından oldukça beğenildi ve tanınır hale geldi. Şu an Kurtlar Vadisi dizisinde Yalçın Bulut karakteri oldukça beğenildi.

TV VE SİNEMA SETLERİNDE OYUNCUYA SAYGI YOK. ÇÜNKÜ SETLERDE HERKES KENDİ DERDİNE DÜŞTÜĞÜ İÇİN BİR CURCUNA, BİR BAĞIRTI ÇAĞIRTI, BİR KOŞTURMADIR GİDİYOR

*Tiyatrocu olma serüveninizi öğrenebilir miyiz?

İlk olarak 78-79 yılları arasında Ankara’da amatör olarak başladım. Ankara Halk Tiyatrosu ve Ankara Sanat Tiyatrosunda kursiyerlik yaptım.1981 yılında akademik olarak oyunculuk eğitimi almak istediğimden 9 Eylül Üniv.Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Bölümüne girdim.85 yılında bitirip aynı yıl Devlet Tiyatroları’nda çalışmaya başladım.

*Tiyatrodan dizi ve sinemalara geçişiniz nasıl oldu?

Buna geçiş demeyelim isterseniz. Paralel diyelim. Çünkü tiyatro hayatım halen devam ediyor… Oyuncu olmanın getirdiği doğal sonuç olarak; tv dizileriyle ilk tanışıklığım 1982 yılında TRT televizyonuna çektiğim Dost Eller adlı dizi ile oldu. İlk sinema filmimi ise 1998 yılında bir Polonya yapımı olan SAMUM ile çektim.Sonra tv dizileri, tv filmleri ve sinema devam etti….

*Tiyatro, Dizi ve Sinemayı benzerlikleri ve farklılıkları ile kıyaslıyabilirmisiniz? Klasik bir soru olacak ama sahne tozu mu yoksa set ışıkları mı tercih edersiniz?

Aslında hepsinde ortak tek bir benzerlik canlandırmaya ve inandırmaya çalışmak. Farklılığı şöyle ifade edeyim. Tiyatroda oyuncunun oynaması için her türlü imkan tanınır. Ama tv ve sinema setlerinde maalesef oyuncuya bu saygı yok. Oynayamaması için neredeyse her şey yapılıyor. Çünkü setlerde herkes kendi derdine düştüğü için bir curcuna, bir bağırtı çağırtı, bir koşuşturmadır gidiyor.Hak veriyorum tüm çalışanlar işlerini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor.Ama unutulan şu: Herkes kendi ekipmanı ile meşgulken(Kamera, ışık, set vb) bizim kullandığımız malzeme kendi bedenimiz ve duygularımız.Ama onunla baş başa kalıp yaratma aşamasını oluşturmak bu hengamenin içinde çok zor. Ve haklı olarak ikinci sorunuzun cevabı tabii ki SAHNE TOZU.

*Tiyatro, Diziler ve Sinema filmlerinde çok farklı karakterler canlandırdınız bu karakterler içerisinde sizde yeri ayrı olan biri var mı? Neden? – Adnan Menderes’i oynamak nasıl bir tecrübeydi? Varolan tarihi olaylar ve kişileri ekrana yansıtmak nasıl bir duygu ve ne tür zorlukları var?

Düşündüğümde Fırtına dizisinde oynadığım Besim rolü benim için ilginç ve çok bana aitti. Herhalde Trabzonlu Hüseyin Danyal memleketinde kalsa, oyuncu olmasa böyle bir adam olurdu diye düşünüyorum. Bu rol beni çok eğlendirdi.

Ve tabii ki Adnan Menderes. Türkiye’nin yakın tarihine ve demokrasi sürecine önemli bir damga vuran böylesi bir karakteri oynamak benim için heyecan vericiydi. Bu tip karakterleri oynarken bence en önemli nokta duruş yeriniz. Yani yanında mı , karşısında mı yoksa ikisinden de sıyrılıp daha başka bir perspektiften mi bakma gerekliliği.Senaristlerin de tercih ettiği gibi ben üçüncü yolu kullandım.Burada galiba dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ; Hatırla Sevgili adlı dizi Türkiye’ nin yakın tarihinde yaşanan bir aşkın ve üç kuşağın hikayesi. Yani Menderes’ in Deniz Gezmiş ‘in hayatından kesitler değil. Bu aşk ilişkisine bir zemin oluşturma çabası olmalı diye düşünüyorum. Biz ne Menderes ‘in ne de Gezmiş ‘in yaşamını anlattık.

Yakın zamanlarda yaşamış kişilikleri oynamanın zorluğu, galiba herkesin bu insanları tanımaları ve hakkında söyleyecek iki çift laflarının olması. Böyle olunca da herkes kendi Menderes ‘ini istiyor. J Ama o benim bu bedenle bu sesle bu donanımla yarattığım kendi Menderes’im. Ayrıca ne kadar benzetirsen benzet Sayın Aydın Menderes’e bu sizin babanız deyip inandırabilir misiniz? Hayır.. Bunun için de hikayenin fonunda ki Menderes ‘i bir renk olarak seyircinin karşısına çıkaracaksınız.

* Son dönem türk sineması hakkındaki görüşleriniz neler ?

Pek çok film çekiliyor. Çok iyi iş yapanlarda var, kötü olanlarda. İyi olanlar deyince gişe hasılatı olarak mı bakmalıyız ? Bence hayır.. Çok iyi iş yapıp da bence hiçbir sinemasal değeri olmayanlar da var. Ben sanatsal hazdan yanayım. Tabii ki pek çok film çekilecek, sektör genişleyecek ve bu endüstri gelişecek.Sonra yeni tarzlar söylemler ortaya çıkacak. Seyirci de kendi tarzını ve söylemini geliştirecek. O zaman da seyircinin kültür panoraması belli olacak. Sinemacılarda tercihlerini ortaya koyacaklar. Yani kısaca arz – talep meselesi.

*Eski dönem Türk Sineması ile günümüz Türk Sinemasını karşılaştırabilirmisiniz? Artıları ve eksileri ile ne tür farklar görüyorsunuz?

Bu konuda yorum yapacak kadar ( Özellikle eski Türk Sineması ) kendimi donanımlı görmüyorum.

*Televizyonun yaygınlaşması Sinema Sektörü açısından büyük bir kayıp mı yoksa büyük bir katkımı oluşturuyor? Neden?

Büyük katkı oluşturduğunu düşünüyorum.

1- Televizyon sayesinde halkın beğenisini kazanan oyuncuları izlemek isteyen seyircilerin oluşturduğu yeni bir sinema seyircisi ortaya çıktı.

2- Sektör tv den kazandığı parayı sinemaya yatırdı.

3- Tv dizilerinden para kazanan genç yönetmenler kendi projelerini geliştirmeye başladı..

* Tüm magazinel kişilerin kendilerini bir şekilde ekran veya beyaz perdeye atmaları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Bu magazinel kişiler(Manken, Şarkıcı, …) gerçek oyuncuların önünümü kesiyor, kalitesiz yapımları sırf popülariteleri ilemi satıyor yoksa bu sektör herkese açık yeteneği olan başarıyı yakalayacaktır mı diyorsunuz?

Tabi ki herkesin kendi işini yapmasından yanayım. Sektör para üzerine döndüğü için reklam pastası uğruna bu yolun uygulandığını düşünüyorum. Ayrıca iyi oyuncunun önünü hiçbir şeyin kesemeyeceğini fikrindeyim.

* Kurtlar Vadisi dizisini kabul ederken tereddüt yaşadınız mı? Yoksa hemen kabul ettiniz mi? Malum dizi son zamanlarda oldukça sansanyonal bir dönem yaşadı. Sizin o dönemlerde ve şimdi Kurtlar Vadisi hakkındaki düşünceleriniz neler?

Eski Kurtlar Vadisi dizisi hakkında çok bilgi sahibi değilim.Ayrıca dizi seyretme alışkanlığı olmayan birisiyim.Ama basından takip ettiğim kadarıyla hayli sansasyon oluşturmuştu.Pana film bu proje için gerek senaryo gerek rol konusunda beni ikna ettikten sonra yapacak bir şey kalmadı.Benim işimde oyunculuk olduğuna göre…

*Yeni projeleriniz var mı? Kısa bilgi alabilirmiyiz ?

Ağustos ayında bir korku gerilim filmi için çekimlere başlayacağız. Yeni sezonda Kurtlar Vadisi Pusu kaldığı yerden devam edecek.

Röportaj : A.Necati DOĞAN

2007 – Kurtlar Vadisi : Yalçın Bulut
2007 – Beyaz Melek : Selim
2006 – Fırtına : Besim
2006 – Hatırla Sevgili : Adnan Menderes
2005 – Aşka Sürgün : Nizar
2004 – Çemberimde Gül Oya : Hasan`ın Babası
2004 – Hayalet : Yalçın
2004 – Tam Pansiyon : Şahin
2004 – Ablam Böyle İstedi : Azmi
2003 – Kurşun Yarası : Binbaşı Kenan
2003 – Esir Şehrin İnsanları
2003 – Şarkılar Seni Söyler
2003 – Hürrem Sultan : Ahmet Paşa
2002 – Pembe Patikler : Niyazi
2000 – Dost Eller

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here