Tarih Category

Prof. Dr. Ahmet Akgündüz - Bilinmeyen Osmanlı 1
Rotterdam İslam Üniversitesi

Son Balo Vals & Sarı Zeybek

In: Tarih

Tarih 2 Şubat 1938…
Ölümünden 8 ay önce, Bursa Belediyesi tarafından Atatürk’ün onuruna verilen balodayız…
Bu, O’nun katıldığı “Son Balo” dur…

Bir şair için en kötü şey, sadece birkaç şiiriyle bayraklaşması, bunun dışında onunla ilgili ciddi bir çalışma yapılmadan belli kabuller çerçevesinde değerlendirilmesidir. Birkaç şiiriyle bayraklaşan bir şair, artık kendini kitlelere istediği şekilde tanıtamaz ve şiir burcunda yeterince dalgalanamaz. Kamuoyu bunun böyle olmadığını kabul etse de, bir şair için çok tehlikeli olan bu bakış açısından şairlerimizin [...]

Malazgirt Meydan Savaşı ve Alparslan

In: Tarih

Güzel işlere imza atmış bazı şahsiyetler, kendinden sonra gelenlerce hayırla yâd edildiği gibi, takipçilerini yanlışlara sürükleyen bazı kişiler de tarih boyunca beddualarla anılmıştır. Tarih sayfalarında her iki aksiyonun da temsilcilerine fazlasıyla rastlarız. İlk grupta yer alan tarihî şahsiyetlerden biri, Anadolu kapılarının Müslüman-Türklere açılmasına vesile olan Selçuklu hükümdarı Sultan Alparslan’dır (1033–1092).

İlk denizaltı

In: Tarih

Su altında ilerleyebilen bir vasıta yapma fikri, ilk olarak Leonardo da Vinci (1412–1519) tarafından ortaya atılmıştır. 1620’de Hollandalı fizikçi Drebbel’in ve 1653’te Fransız fizikçi François de Son’un bu konuda yaptıkları çalışmalardan bir netice alınamamıştır.

İlk Önce Onlar Bulmuştu

In: Tarih

Dünyanın üzerine bir güneş gibi doğan İslâmiyet, ilim öğrenmeyi teşvik ederek Müslümanların her bakımdan örnek alınabilecek bir medeniyet kurmalarını sağlamıştır. Kur’ân-ı Kerîm’in ve Peygamber Efendimiz’in (sas) teşvikleriyle, M.S. 800–1500 yılları arasında İslâm dünyasında, her konuda olduğu gibi, ilmî çalışmalarda da önemli ilerlemeler olmuş; birçok Batılı araştırmacı,

Çeşitli kaynaklarda, buharlı otomatik sistemlerin ilk örneklerinin 1780 yılında İskoçyalı mühendis James Watt (1736–1819) tarafından icat edildiği belirtilir.

Uçağı ilk kim buldu ?

In: Tarih

İnsanoğlunun kuşlar gibi uçma hayalinin, ilk olarak 1903 yılında Wright Kardeşler tarafından gerçekleştirildiği bilinir. Hâlbuki ilk uçuş denemeleri 880 yılında,

Mimar Sinan Ve İstanbul Su Yolları

In: Tarih

Mimar Sinan denince, aklımıza hemen o anda geliverenler, Süleymaniye, Selimiye ve belki de Şehzade Camii’leridir. Biraz daha düşününce, bunlara ilâveten bizzat kendinin inşa ettiği veya sadece planlarını çizdiği, irili ufaklı camiler, mescitler, hanlar, hamamlar,

Akustikte Zirve Camiler…

In: Tarih

Yazımızın daha önce yayımlanmış bölümünde Mimar Sinan’ın hâlâ gıpta ile bakılan camilerindeki akustik tasarım inceliklerini aktarmıştık. Sinan’ın kullandığı boşluklu rezonatör, az yansımalı yüzeyler ve cami içerisindeki sesin anlaşılabilirliğini artırıcı mimarî düzenleme teknikleri günümüzden dahi ileri düzeyde uygulamalardır.

Osmanlı Armasının Anlamı

In: Tarih

Osmanlı Arması Topkapı Sarayı Harem girişinde köşeye yerleştirilmiş bir arma.
Tuğra II. Abdülhamid Han’a ait. Bu da eserin 1876-1909 yılları arasında yapıldığını göstermektedir.
Osmanlı Arması 18. asır sonlarında meydana gelmeye başlayıp, karakteristik özelliklerini II. Abdülhamit Han devrinde kazanmıştır. Bu devirde devletin unsurlarını armaya yerleştirme fikri ön plana çıkmıştı.

Yabancıların Gözüyle Osmanlı

In: Tarih

Geza Feher söylüyor:
“Türklerin beşer irfanını ciddî bir suretle ileri götürdük¬leri, şimdiye kadarki bilinen materyallerden bile açık ola¬rak anlaşılmaktadır.”66
Fransız asilzadesi Cornelle le Bruyn’u dinleyelim:
“…(Türkler) kendilerini dünya milletlerinin en cesuru sayarlar. Gerçi pervasızlıkları, ölümü hafife aldıkları malûmdur. Bunun sebebi, şehit oldukları anda Cennet’e gideceklerine olan sarsılmaz itikatlarıdır… Süslü elbisele¬rimizle alay ederler ve bize ‘kuyruksuz maymunlar’ derler.”

Muhabbet Geleneğini İhya Hasreti

In: Tarih

SEVGİ VE BİLGİ KATILMIŞ SOHBETE “muhabbet” derler. Osmanlı ceddimizin, sevgi, bilgi, şefkat, dostluk, paylaşım gibi, bugün çoğunu unuttuğumuz kavramlardan oluşan bir “muhabbet” geleneği vardı.
Eski kahvehaneler bile bu geleneğe hizmet ederdi. Şu deyiş meşhurdur:
Gönül ne kahve ister, ne kahvehane
Gönül sohbet ister, kahve bahane.

MALÛM… HEM DİNÎ, hem de millî kültürümüzün temelinde “eşref-i mahlukat” olarak “insan” var. Medeniyet anlayışımıza, “Her şey İnsan için” görüşü hâkimdir.
Bu merkezde eğitilen Osmanlı insanı din, dil, renk, ırk farkı gözetmeksizin insanlara hizmeti ibadet telakki etmiş , “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” prensibi içinde, hayırda yarışmış, bu ulvî ve külli yarışın bir sonucu olarak [...]

Resim Galerisi

    sis dağı

Sponsors

Anket

Yeni Sitemizi içeriği hakkında ne düşünüyorsunuz ?

Sonuçlar

Loading ... Loading ...