<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Taka &#187; Röpörtajlar</title>
	<atom:link href="http://www.yoremizden.com/category/memleket/roportajlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yoremizden.com</link>
	<description>Karadeniz ve Trabzon kültürünü yaşatma ve sevdirme sitesi...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 10:21:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	
		<item>
		<title>Kemençe de ağlarmış</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/kemence-de-aglarmis/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/kemence-de-aglarmis/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jul 2011 21:28:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrehan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röpörtajlar]]></category>
		<category><![CDATA[patika 2011]]></category>
		<category><![CDATA[patika albümü]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuk Balcı - Patika]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk balcı 2011]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk balcı dinle]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk balcı full albüm]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk balcı haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk balcı izle]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk balcı konserleri]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk balcı mp3]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk balcı patika 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuk Balcı patika albümü]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk balcı sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk balcı video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.com/?p=6358</guid>
		<description><![CDATA[Kemençenin sesi dinlendirir mi? Ya da ne kadar hüzünlendirir? Çayelili Selçuk Balcı&#8216;nın yaklaşık bir yıldır sosyal paylaşım sitelerinde fenomen olan şarkısı &#8220;Deniz üstünde fener&#8220;e kemençeyle getirdiği yorum aynen böyle. İki hafta sonra Kalan Müzik&#8216;ten Patika adlı albümü çıkacak olan Balcı, besteleri ve yorumuyla kendine özgü bir sanatçı. Yaklaşık bir yıldır, sosyal medya ve paylaşım sitelerinde]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_6360" class="wp-caption aligncenter" style="width: 640px"><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2011/07/selcuk-balci1.jpg"><img class="size-full wp-image-6360" title="Selçuk Balcı" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2011/07/selcuk-balci1.jpg" alt="selcuk balci1 Kemençe de ağlarmış " width="630" height="350" /></a><p class="wp-caption-text">Selçuk Balcı</p></div>
<h3 style="text-align: center;">Kemençenin sesi dinlendirir mi? Ya da ne kadar hüzünlendirir?</h3>
<p><strong>Çayelili Selçuk Balcı</strong>&#8216;nın yaklaşık bir yıldır sosyal paylaşım sitelerinde fenomen olan şarkısı &#8220;<strong><a title="Selçuk Balcı Deniz Üstünde Fener" href="http://www.yoremizden.com/selcuk-balci-deniz-ustunde-fener/">Deniz üstünde fener</a></strong>&#8220;e kemençeyle getirdiği yorum aynen böyle. İki hafta sonra <strong>Kalan Müzik</strong>&#8216;ten <strong>Patika</strong> adlı albümü çıkacak olan Balcı, besteleri ve yorumuyla kendine özgü bir sanatçı.<br />
Yaklaşık bir yıldır, sosyal medya ve paylaşım sitelerinde Karadenizli bir gencin amatör olarak kaydettiği videosu dolaşıyor. Şarkının sözleri herkesin dilinde: &#8220;Deniz üstünde fener/Bir yanar bir de söner/Bu kaybana sevdaluk/Ne yana olsa döner&#8221;. Bu sözler anonim değil. 23 yaşındaki Çayelili Selçuk Balcı&#8217;ya ait. Bestesini de kendi yapmış. Oysa mahalli sanatçıların sözlerini, bestelerini ve tavırlarını hatırlatıyor.</p>
<p>Onu önce 8-9 ay önce Endipol&#8217;ün Habertürk&#8217;te yayınlanan Müzik ve Yol programında tanıdık. Kemençesinden çıkan sesini duyan herkes önce kulak kesiliyor, sonra &#8220;Bu kim?&#8221; diye soruyor.</p>
<p><strong>Kemençenin</strong> insanı yerinden zıplatan bir enstrüman olduğu düşünülür. Temel karikatürlerinde &#8216;gıy gıy gıy&#8217; diye ses çıkarmaktan da öteye gitmez. Sürekli komiklik, hamsi tava, Temel, Fadime! Oysa Karadeniz&#8217;de acılar da yaşanmış. Bu acılar üzerine ağıtlar yazılmış. Selçuk Balcı&#8217;nın kemençeye getirdiği yorum dinlendiren, kimi zaman hüzünlendiren bir özelliğe sahip. İranlı sanatçı Farid Farjad&#8217;a yapılan &#8216;kemanı ağlatan sanatçı&#8217; yakıştırması ona da kendi enstrümanı ile ilgili söyleniyor. Kemençeyle ağlamak ya da kemençe ve dinlendiren müzik! Ne kadar tezat değil mi? Ama onu saatlerce dinleyebilirsiniz. Bu yorumlar sadece bizim düşüncemiz değil, Karadenizli olsun olmasın pek çok insanın ortak görüşü. Karadeniz horonunu, dolayısıyla kemençeyi sevmeyen, hatta sesine tahammül edemeyen bir Egeli ya da İç Anadolulu bile onu dinleyince fikrini değiştirdiğini söylüyor.<span id="more-6358"></span></p>
<p>&#8220;İlk kayıtları Pol&#8217;ün stüdyosunda yaptık&#8221;</p>
<p>İki hafta sonra Kalan Müzik&#8217;ten albümü çıkacak olan Balcı, 1988 Çayeli doğumlu. Aslında 10 yaşına kadar memleketinde yaşayan sanatçı, 1997&#8242;de babası vefat edince annesi ve kardeşleriyle birlikte Ankara&#8217;ya yerleşmişler. Küçük yaşından beri müzikle ilgili. Yöresinden uzak kalınca kendini Karadeniz müziğine daha yakın hissetmeye başlamış.</p>
<p>Albümünün ilk kayıtlarını Pol&#8217;ün Fulya&#8217;daki stüdyosunda yapmışlar. &#8220;Pol&#8217;le bir araya geldiğimizde albüm projemden bahsettim ve beni İstanbul&#8217;daki kayıt stüdyosuna davet etti. Eylülden beri stüdyodayız. Kayıtları Ankara&#8217;da <strong>İhsan Eş</strong> abimin evinin altındaki stüdyoda tamamladık.&#8221; diyor.</p>
<p>Albümde Sürmeneli kemençe ustası <strong><a title="Bahattin Çamurali" href="http://www.yoremizden.com/bahattin-camurali-kimdir/" target="_blank">Bahattin Çamurali</a></strong>&#8216;nin kaynak kişisi olduğu anonim eserlerin yanı sıra Hemşin ve Trabzon yöresinden parçalar var. Balcı ayrıca arkadaşlarının bestelerine ve Karadeniz dışı özgün iki şarkıya da yer vermiş. Bestesini Cengiz Alkan&#8217;ın yaptığı Mezar taşı adlı eserde dizi müziklerinin bilinen sesi Eylem Aktaş ile düet yapıyor.</p>
<p>Selçuk Balcı, internetteki videoları nedeniyle sevildi ama hem Karadeniz illerinde hem de İstanbul&#8217;da konserler veriyor. Geçen hafta Kuruçeşme Arena&#8217;da düzenlenen Karadeniz Gecesi&#8217;nde de sahneye çıktı.</p>
<p>&#8220;İnternet popülerliğiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?&#8221; sorumuza, &#8220;İnternetle gelen başarının tesadüfmüş gibi algılanması beni rahatsız ediyor.&#8221; diyor. Başka riskleri olduğunu da düşünüyor: &#8220;Amatör kayıtları sevenler, albüm çıktığında aynı duyguyu yakalayamadığından yakınıyor. İnsan kulağı neyi sevdiyse hep onu duymak istiyor. Albüm sürecinde o doğallığı kaybetmemeye çalıştık. Farklı renkler taşıması adına birçok enstrümanı albümde kullandık.&#8221;</p>
<p>Bir sanatçı için en kötü şeylerden biri, aynı kulvardaki diğer sanatçıyla karşılaştırılmak olsa gerek. Balcı&#8217;nın müziği, bestesi, yorumu ve kendine has kemençe çalım tarzıyla farklı bir duruşu var. Son yıllarda Karadeniz&#8217;de müzikle ilgilenen gençlerin sayısında artış olduğu biliniyor. Bazıları giyim kuşamlarıyla bile özentili hallere bürünebiliyorlar. Balcı onların arasından sıyrılıyor, ne yapmak istediğinin farkında.</p>
<p>***</p>
<p>&#8216;Kent ozanları&#8217; kavramı ortaya çıktı</p>
<div id="attachment_6359" class="wp-caption alignleft" style="width: 210px"><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2011/07/ihsan-es.jpg"><img class="size-full wp-image-6359" title="İhsan Eş" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2011/07/ihsan-es.jpg" alt="ihsan es Kemençe de ağlarmış " width="200" height="160" /></a><p class="wp-caption-text">İhsan Eş</p></div>
<p>Selçuk Balcı, çok genç olmasına rağmen 40&#8242;lı, 50&#8242;li yaşlarındaki Karadenizli diğer sanatçılar arasında çok seviliyor. Bütün ağabeylerinin desteği arkasında. Trabzon Çaykaralı sanatçı İhsan Eş bu isimlerden biri. 2009 yılında Rum türkülerinden derlediği <strong>Espira</strong> adlı albümü var. Eş, &#8220;Son yıllarda kent ozanları diye bir kavram oluştu. Selçuk hem kentte hem köyde yaşamış biri olarak o kültürü unutmamış ve otantikliği çok başarılı bir şekilde yorumlayan biri. Bu yaşlarda her şeyin farkında. Gençler arasında öne çıkıyor. Arkamıza bakmadan gideceğiz. Kemençe bizim kültürümüzün ana enstrümanı. Türkiye&#8217;de çok iyi tanıtıldığına inanmıyorum. Karadeniz&#8217;de 15-20 yıl önce gazetenin arasına sıkıştırılıp sanki kaçak silah taşır gibi gizli gizli çalmaya giderdik. Bir adam kemençeci diye aşağılanırdı. Boş iş diye bakılırdı müziğe. Artık öyle değil.&#8221; diyor.</p>
<p>***</p>
<p>Karadeniz&#8217;de müzikal bir yağmalama var</p>
<p>Selçuk Balcı: &#8220;Şu anda Karadeniz&#8217;de ciddi anlamda müzikal bir yağmalama söz konusu. Eskiler ne yapmış, ortaya çıkartılıyor ve çok kötü bir şekilde tüketiliyor. Anonim eserler, rock formatında yağmalanıyor. Dinlenemeyecek hale getiriyorlar. Bu eleştiriyi yaparken tabiî ki doğru bir şekilde yapan arkadaşlarımızı es geçmememiz gerekiyor. Peki bu kaynaklar bittiği zaman ne olacak? Tekrar birilerinin üretmesi gerekiyor.&#8221;</p>
<p>SEVİNÇ ÖZARSLAN &#8211; 17.07.2011<br />
KAYNAK : <a title="zaman pazar" href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1159057&amp;title=kemence-de-aglarmis&amp;haberSayfa=1" target="_blank">ZAMAN PAZAR</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/kemence-de-aglarmis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selim Bölükbaşı&#8217;yla bir gençlik Söyleşisi</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/selim-bolukbasiyla-bir-genclik-soylesisi/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/selim-bolukbasiyla-bir-genclik-soylesisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 08:40:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrehan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röpörtajlar]]></category>
		<category><![CDATA[harun bölükbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Kazım Koyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[Kemençe]]></category>
		<category><![CDATA[lazangel]]></category>
		<category><![CDATA[melek bakırtaş]]></category>
		<category><![CDATA[Selim Bölükbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[selimina]]></category>
		<category><![CDATA[Tulum]]></category>
		<category><![CDATA[Volkan Konak]]></category>
		<category><![CDATA[www.karadenize.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.com/?p=2152</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunudur, neredeyse bütün enstrümanları çalabilme yeteneğine sahiptir (mesela kemençe ile Orhan Gencebay şarkısı çalmışlığı vardır) Çok güzel horon oynar, mükemmel Orhan Gencebay taklidi yapar. Resmi sitesinde ( www.selimbolukbasi.com ) ‘gemi geliyi‘ isimli bir aranjesi vardır ki aklımı başımdan almıştır, tıpkı Kazım ağabey&#8217;i gibi içimizden biri Kazım ağabey&#8217;i bir konserinde orkestrasını]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2156" title="melek-selim-bolukbasi3" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/melek-selim-bolukbasi3-300x200.jpg" alt="melek selim bolukbasi3 300x200 Selim Bölükbaşıyla bir gençlik Söyleşisi" width="191" height="127" />İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunudur, neredeyse bütün enstrümanları çalabilme yeteneğine sahiptir (mesela kemençe ile Orhan Gencebay şarkısı çalmışlığı vardır)<br />
Çok güzel horon oynar, mükemmel Orhan Gencebay taklidi yapar. <span id="more-2152"></span>Resmi sitesinde ( www.selimbolukbasi.com ) ‘gemi geliyi‘ isimli bir aranjesi vardır ki aklımı başımdan almıştır, tıpkı Kazım ağabey&#8217;i gibi içimizden biri Kazım ağabey&#8217;i bir konserinde orkestrasını tanıtırken ‘efendim lütfen beni anlayışla karşılayın, dünyanın en yakışıklı, en seksi ve güzel çalan Kemençecisi, ne kadar şanslıyım değil mi?&#8217; sorusuna utangaç bir şekilde ‘bilmem öyledir herhalde&#8217; diyerek cevap veren gerçekten çok yakışıklı, çok şeker, akıllara ‘bir insana göbek bu kadar mı yakışır&#8217; sorusunu getiren gencecik yaşına rağmen çok büyük başarılara imza atmış güzel insan.<br />
Gelin hep birlikte Sevgili Selim Bölükbaşı&#8217;nı dinleyelim..</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Selim Bölükbaşı ismi artık birçok yerde tanınıyor, senin bugüne kadar yaptığın çalışmalar nelerdir? Karadeniz müziğine katkıların neler oldu?</span></strong></p>
<p>Selim Bölükbaşı: Şöyle söyleyeyim, öncelikle müziğe bakarken işte &#8220;çalgımızı çalalım da gerisi önemli değil&#8221; gibi bir tarzda yaklaşım göstermedim. Asıl amacımız her ne olursa olsun müzik yapmak olduğu için kendi alanımızla ilgili birçok yerde bulundum. İddia edebileceğim şeylerin başında tulum ve kemençe için yaptıklarımı söyleyebilirim. Belki kemençe için çok şey yaptım diyemesem de tulum için çok şeyler yaptım. Ama kemençe için de yapacağım çok şeyler var. Tulumla ilgili olarak açıkça söyleyebilirim ki, bugüne kadar ciddi anlamda bir şeyler yapmaya çalışan tek insan ben oldum. Bu anlamda bu sazı geliştirmek adına hiç kimsenin bir katkısı, bir kaygısı olmadı. Hâttâ bana gelen öğrencilerime bile bakın şöyle yapın, böyle yapın dediğim halde bile maalesef kimse bir şeyler yapmaya niyetli değil. Benim kendi tulumumu yapan ustam Sabahattin Kangal&#8217;ın ismini vermeyi uygun buluyorum, kendisi bu işte önemli bir isimdir. Onunla tanışmam iyi oldu, özellikle tulum yapımındaki tecrübesinden de istifade etmiş oldum. Zaten onunla tanışma fırsatım olmasa bile kendi tulumlarımı kendim yapmaya niyetliydim. Konservatuar&#8217;da müzik aletleri yapımında okuduğum için bu anlamda bir sıkıntım yoktu. Sabahattin Kangal da yeniliklere açık bir usta olduğu için kendisi ile bazı şeyler yapmaya başladık.</p>
<p>Tulumdaki ses kapasitesini biraz arttırdık ve 6-7 sese kadar çıkarttık. Bir kere tonlar yoktu, La, Si ve Sol sesinden başka ton bulamıyordunuz. Tizde Do diyezden, Pes&#8217;te Mi&#8217;ye kadar yarım sesler ve tam sesler olarak her tonu yaptık. Artık ton sorunu kalmadı. Mesela bayan sanatçılar tulumu kullanamıyordu. Hülya Polat&#8217;a bu anlamda yardımcı olup ona kendi sesine uygun şekilde kullanabileceği Do diyez bir tulum yaparak kendisinin bu anlamda sıkıntısını gidermiş olduk. Tulum sadece uşşak makamı çalan bir sazdı; ama artık hicaz, kürdili hicâzkâr, sabâ, nihâvend ve bunun dışında akla gelebilecek her makamı çalabiliyorsunuz. Bu anlamda yaptığım yenilikleri mütevazi olmadan tek başıma kendim yaptım diyebilirim. Çünkü başta da söylediğim gibi kimse yanımda olmadı. Yeri gelmişken yine bireysel çabalarım sonucunda İ.T.Ü. Devlet Konservatuarında önümüzdeki 3-5 sene içerisinde kemençe ve tulum dersleri de verilmeye başlayacaktır, bu müjdeyi de buradan vermek istiyorum. Bu çalışmalarımın yanı sıra yine çalma tarzı üzerine de çok çalışmalarım oldu. Birçok insanın tuluma merak sarmasında öncülük yaptım. Kazım abi ile çalışırken tulum üzerinde farklı neler yapabiliriz diye çok düşünüp bazı şeyleri yapmışızdır. Kemençe üzerine de birçok çalışmam olacak ama şimdilik bunlardan bahsetmek istemiyorum. Bunların dışında Tekfen Flarmoni Orkestrasında kemençe çalıyorum ve bu anlamda ileride bir kemençe konçertosu düzenlemeyi düşünüyorum. Bunların haricinde daha önce de söylediğim üzere Birol Topaloğlu ile çalışmalarım oldu, yine İskoç &#8220;Hevia&#8221; grubu tarihte ilk gayda ve tulum düeti yaptık. &#8220;Sultan&#8217;s Of The Dance&#8221; isimli projede yer aldım. Kazım abi ile geçmişte &#8220;Gülbeyaz&#8221; dizi müziklerinde yer aldım. Cafer İşleyen&#8217; le birlikte &#8220;Kuş Dili&#8221; dizisinin müziklerini yaptık. Karadeniz müziği olarak değilse de sinema filmi olarak &#8220;Sen Ne Dilersen &#8221; isimli filmin müziklerini yaptık.</p>
<p>Televizyon filmi olarak da Digiturk kanalı için yapılan &#8220;Kilit&#8221; adlı filmin müziklerini yaptık. Yakında da proje olarak Zeki Öktem&#8217;in yönetmenliğini yapacağı &#8220;Çinliler Geliyor&#8221; adlı filmin müziklerini de yapmamız söz konusu. Son günlerde yine Bakü, Tiflis, Ceyhan Petrol Boru Hattı&#8217;nın Resmi açılışında Türkiye&#8217;yi temsilen sahne aldık.Bunun yanında halen Volkan Konak&#8217;la da beraber çalışmaktayım. Aynı zamanda aranjörlük yapma gibi çalışmalarım da var. Acizane olarak elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kazım Koyuncu ile birlikte çok güzel çalışmalara imza attınız birlikte geçirdiğiniz zamanlar size neler kazandırdı, neler değişti hayatınızda?</strong></span></p>
<p>Bu röportajı yapmanızda bugün burada olmamda bile katkısı çok büyük birlikte yaptığımız müzik tecrübesi ondan aldığım müziğe bakış açım Kazım Abiden bu anlamda çok şey öğrendim çok tecrübe kazandım. Bir örnek vermem gerekirse Müzikte bir yerlere gelebilmek için en az On yıl tecrübe almanız gerektiğini düşünürsek o on yıllık tecrübeyi ben iki üç senede Kazım Abiden aldım Hayata bakış Müziğe bakış ve İnsanlık adına çok şey öğrendim tabi vefat ettiğinde Hopa&#8217;da da bizi çıkarmışlardı mikrofon başına ben çok beceremem öyle konuşmaları benim söylediğim bir şey vardı, aynı şeyi söyleyeceğim yine ben tek çocuğum ne Ablam ne Kardeşim var o anlamda Kazım Abi benim O Abi eksikliğimi tamamlayan kişiydi ben Abi mi kaybettim yaptığı O Ağabeyliklerin eksikliğini hep hissediyorum kısaca böyle diyebilirim O da beni sağ olsun Kız arkadaşıyla (Gönül ) beraber çocukları gibi severdi Selim bizim çocuğumuz derdi. Bugün biraz da olsun tanınıyorsam bunu büyük bir kısmını Kazım Koyuncuya borçluyum.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Karadeniz müziği hakkında çok fazla bilgiye sahip olmadığınız için bayağı zorluklar yaşamışsınız daha sonra bu açığı nasıl kapattınız kimler yardımcı oldu size?</strong></span></p>
<p>Ben araştırmacı biri değilim hani çok ciddi araştırmalar yaptım kendim öğrendim diyemem ama benim kendi sazlarımla ilgili genel araştırmalarım oldu Karadeniz müziği adına Laz müziği adına en Büyük katkıları Birol Topaloğlu&#8217;ndan aldım. Kazım Koyuncu&#8217;dan önce ilk müziğe Birol abiye vokal yaparak başladım ben sonra perküsyon (vurmalı çalgı) ve tulum çalmaya başladım. Ara tulumu yeni çalmaya başlamıştım sonra biraz geliştirdikten sonra tulumcu olarak Birol Abi ile devam ettim. Birol Abi Karadeniz müziğinin daha derinlerine iniyor. Kazım Abi ile asıl yapmak istediğim müzik tarzına yaklaştım. Modern müzik enstrümanlarını Karadeniz müziğine nasıl adapte edebileceğimi öğrendim. Bu anlamda ikisinden de çok şeyler öğrendim Karadeniz müziği ile ilgili. İkisine de çok şey borçluyum.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Genç nesil sanki Karadeniz müziğini Kazım Koyuncu ile sevmeye başladı sizce doğrumudur bu?</strong></span></p>
<p>Kazım Abi Karadeniz müziğini herkesin sevebileceği bir hale getirdi. Çok iyi farklı bir anlayışı vardı hatta sadece Karadeniz&#8217;e değil bütün Dünyaya Sevdirdi, çünkü yapılan müzik çok güzeldi ama bunun dışında da Birol Topaloğlu, Volkan Konak, Fuat Saka&#8217;nın da çok fazla katkısı vardı ama dediğimiz gibi genç kitleye en fazla kendini gösteren Kazım Abi olmuştur çünkü Kazım Abinin farklı bir bakış açısı vardı.Ben Üniversite konserleri vermek istiyorum gerekirse hiç para almadan ücretsiz Üniversite konserlerine çıkmak istiyorum oradan bir kişinin aklında başka bir yol açabilirsem benim için en büyük kazanç budur derdi. Biz bunları gördük ondan. Ondan dolayı gençlerin Sevgisi çok büyüktür Kazım Abiye.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Müzik dinlemek istediğinizde özellikle aradığınız bir sanatçı var mıdır? Beğendiğiniz tulumcu ve kemençeciler kimlerdir?</strong></span></p>
<p>Bu soru bana çok faza soruluyor kimleri dinleyerek geldiniz buralara bende hep bu cevabı verdim ben hiç kimseyi dinlemedim tam tersine dinlemekten sıkıldım aslında çünkü esas amacım var olan O Tulumu Kemençeyi o şekilde duyurmak değildi. O şekilde duyduğumda hoşuma gitmiyordu Kemençede hep gıy gıy tulumda var olan, hep o tek düzey sesler bunlar hep beni rahatsız etti ama sonradan tabii ki kendi içinde ayrılan insanlar var, bunları yok sayamazsınız tabii ki mesela şuan da ben çok diniyorum desem yalan olur ama beğendiğim kişi olarak sorarsanız; Kemençede Cemal Berberi, Fuat Abinin Kemençecisi Tahsin Terziyi oda Hülya ablanın kemençecisi bunları çok beğenirim önemli adamlar bence Tahsin Abi için herkes piyasa kemençecisi diyorlar ama hani var olan diğer kemençecilerle kıyaslıyorlar O bulunduğu ortamdan mecburen çalar yoksa o gerçekten çaldığı zaman istediği ortamı bulduğu zaman çok faklı İnsanlar. Bu yönünü gösteremiyor yoksa O da insanlar tarafından çok sevilecek. Ben bildiğim için çok severim Onlar gibi çalmayı çok isterim aslında ben onlar kadar iyi değilim tulumda da mesela Birol abiden duydum Kumlu Ahmet vardı Ahmet Aydın onu çok beğeniyorum yani çok tane tane çok düzgün çalan. Remzi Bekar&#8217;ı çok beğenirim birçok tulumcu beğenmez mesela onu ben çok beğenirim çok temiz ve kendine has çalan biridir Paşa Canca diye birisi vardır yine onu da çok fazla bilen yoktur ama Birol Abinin ilk albümünde heyamo albümünde kızakkaya diye bir parça vardır&#8230; Onda çaldığı yol havasını kimse çalamaz hakikaten çok iyi yol havası çalma tekniği vardır. Benim tüylerimi diken diken eden adamdır. Beni tulumuyla başka yerlere götürmeyi başaran ender insanların başında gelir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bayan tulumcularımız ( Filiz İlkay Balta) kemençecilerimiz (İlknur Yakupoğlu ) var. Hiç dinleme fırsatınız oldu mu nasıl bakıyorsunuz bayanların tulum ve Kemençe çalmasına?</strong></span></p>
<p>Esasında çok dinlemedim ama karşılaştım kendileriyle de tanıştım. Bunlar olmalı tabi Kültürümüze çok ayrı bir renk katıyorlar Giresun&#8217;dan ağasardan çok da var, hatta Karadeniz de hatta Türkiye de çok fazla ileri görüşlü bir toplum olmadığı için yavaş yavaş bu şekilde kendimizi değiştirmemiz gerekli bu isimlerinde çok katkısı olacak bu yolda.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Peki, siz karşılaştınız mı hiç böyle zorluklarla? Size de bir cephe alındı mı?</strong></span></p>
<p>Maalesef Türkiye bu konuda baskıcı bir toplum bende çok fazla zorluklar yaşadım benim karşılaştığım zorluklar inanç adına Dini anlamda zorluklardı. Benim kendi Köyümle ilgili sorunlar var. Benim köyüm bu konuda sorunlu bir Köy Dindarlık ya da inanca hiç bir zaman saygısızlık edemeyiz hepimizde var ama bizimkilerde biraz fanatiklik derecesinde. Hep kızmışımdır aslında ama hiç bir zamanda saygıyı elden bırakmadım, saygısızlık etmeden ben orda da var oldum. Zamanında çok fazla karşı çıktılar Tulum çalmama da şarkı söylememe ya da Kemençe çalmama inançlarımıza aykırı olduğunu savundular. Hep çok mücadele ettim saygıyı elden bırakmadan, çünkü bir ilk yapıyorsunuz bu anlam da, Saygısızlık edemezsiniz bu O bayanlar içinde, senin içinde öyle ilkler her zaman zordur. O zorluğun mücadelesi aslında başka bir şey değil olacaktır, onu geçeceksiniz ama sizden sonrası öyle olmayacak bende bunu bildiğim için hep sabırlı saygılı bir şekilde devam ettim. Ben kendi köyümde de bir ilkim bu konuda ama gittiğim yolun doğru olduğuna inandığım için hep sonuna kadar gittim. Benden sonra çok şey değişti köyde ne oldu mesela içinde var olan o duygular çıktı artık. İnsanlar dile getirmeye başladı duygularını benim amcamın çocuklarının bile içlerinde olmasına rağmen benden sonra dile getirebildiler. Şimdilerde o kadar çok arttı ki bunu görmek çok fazla memnun ediyor, doğru yolda olduğumu bir kere daha gördüm.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tulum ve Kemençe kurslarınız var, devam ediyor mu?</strong></span></p>
<p>Bir dönem yapmıştım ama şuanda yok bu kurslar. Öğrencilerim oldu hatta çok iyi çalanları vardır. Şuan da piyasa da bayağı ilerletti kendini geçen gün dinlemeye gittim. Ben tulumu kendi kendime öğrendiğim için bilimsel bir eğitim veremedim ama konservatuar okuyan biri olduğum için az çok konservatuarda okutulan ensturmanlardan yola çıkarak temninler hazırladım teorik düşünerek ne olur ne olmaz kendi kendime öğrendiğim için egzersizler ürettim. Zaten yakında benim İnternet Sitemde de olacak. İnternetten tulum dersi yapacağız çekimleri yaptık, orda da öyle mesela egzersizler var orda da en çok zorlandığım insanlar o temninleri bilmediği için alışmaları zor ve zaman alıyor, sabır gerekiyor konservatuarda da öyleydi sabır lazım onun dışında çok zorluk yaşamadım.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Albüm çıkarmayı düşünüyor musunuz? Gerek Sitenizde gerek facebook da sizin için kurulan gruplarda bu istek çok yoğun bir şekilde dile getiriliyor.</span></strong></p>
<p>Tabii ki kafamda böyle bir proje var ama, şimdi askerliğim var benim internet sitemde de hep okuyorum çok seviniyorum tabii ki bu sözlere çok mutlu oluyorum. Beni motive eden bir durum. Bir yandan diyorum ki: Hani yerimiz ne, ben çok fazla önemli bir adam değilim, bir yandan zaten müzik yapan bir adamız tabii ki bir albüm istiyorum fakat askerlik gibi bir durum olduğu için hep ertelendi önce aralıkta askere gideceğim askerden sonra direk bir proje yapmak istiyorum ondan sonra bu proje benim çalışmama bağlı içime sinmesine bağlı. Ben biraz titizim bu konuda, mesela Hülya Ablanın albümünü yapıyoruz normalde piyasada albümler 1 ya da 2 ayda çıkar ama hülya ablanın albümü 6 ay sürdü. Benden dolayı ama çok uğraşıyorum bir mixini yapmak için. Normalde 15 Günde biter ama ben 2 aydır uğraşıyorum çünkü dinliyorum olmuyor içime sinmiyor, ama insanları da bıktırıyorsun fazla titizlikten dolayı da çünkü çıkması gerekiyor, ama olacak olanın en iyisi olsun istiyorum. Kendi albümümle daha çok ilgilenmek istiyorum ama terzi kendi söküğünü dikemez mantığı ile böyle şeyler yaşıyorum, kendime yaptığım sözleri çok beğenmiyorum projede neler yapacağım kendime bakalım&#8230;</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Selimina&#8217;nın sözleri kime ait?</span></strong></p>
<p>Kazım Abinin albümünde de yazdım o sözler esasında beklide anonimdir, ama ben Babamda duydum Babam da Amcasından duymuş ezberlemiş dolayısıyla, ben Harun Bölükbaşı&#8217;na aittir. Destanın kedisi melodisiyle beraber beni aslında oradan alıp başka bir yere getirmek istediğim için Destanını dinlediğimde benim çektiğim bir Fotoğraf vardı Anneannemin evinde pencereye baktığımda karşı tarafta Kaçkarları görüyorum ama böyle kızıl bir hal var O kızıllık sırayla bana doğru gelen bir yeşillikle devam ediyordu. Kafam da onu hatırlatmasını istedim hep o vardı. Düzenlemede de hep onu anlatmasını istedim benim içim yerine oturdu insanlardan da hep duyduğum yorumlarda aynı oldu. Dinleyenlerde benle aynı şeyleri paylaşıyorlar, bunları duymak beni çok memnun ediyor demek ki Selimina da istediğim mesajı verebilmişi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sultans of the Dance ‘Anatolia&#8217; ‘Şaman ‘ ‘Anadolu Ateşi&#8217; gibi halk oyunları projelerinde yer aldınız nasıl başladı nasıl gelişti bu projeler?</strong></span></p>
<p>Bunda okulun çok büyük katkısı oldu. Okuldan hocalarım çağırdılar dediler bu şekilde projeler var tabi bunda benim bir ilk olmam konservatuarlı ilk tulumcu olmamın da katkısı var ben bunu dile getirmiyorum fazla aslında ama dile getirmekte de fayda var. Notayı bilen notasıyla tulum çalan ilk tulumcuyum. Bu anlamda ilklere imza attığım için dolayısıyla hocalarımda bunu ilk bende gördükleri için konservatuarda gördüğümüz ilk tulumcu sensin dediler. Bu yapılan projelerde de teoriyi bilen insanlar lazımdı hep ünlü ve usta müzisyenler çalıştı. İnsanlarla müzikal dilde konuşabilecek kişiler lazımdı, haber yolladılar. Müzikal dille anlaşabilecek tulumcu da bendim hocalarımda beni önerdi yani ilk olmamın katkısıyla yer aldım. İlk önce kayıtlarında bulundum sonra bir canlı orkestra kuruldu orda yer aldım ama sonra bu orkestra dağıldı, sonra diğer gruplarda da yer aldım tabi bunlar hep o teorik bilgiye sahip olmamdan gelen projelerdi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Karadeniz müziğinin dünü, bugünü ve yarını hakkında görüşleriniz nelerdir?</strong></span></p>
<p>Bana göre Karadeniz müziğinin dünü çok kötüydü. Benim küçük yaşlarda kendi müziğimizi dinlemememin nedeni de buydu. Eğer bir müzik şehirlere açılmamış, evrenselleşmemiş ve mahalli kalmışsa o müzikten gelişme ve beğenilme bekleyemezsiniz. Belki benim için dünü olarak söyleyeceklerim bunlardır. Laz müziğinde zamanla mesela Kazım abi, Birol Topaloğlu gibi isimlerin çıkmasıyla insanlar bir şeyler yapabilmek adına cesaret kazandı. Hakeza Volkan Konak ve Fuat Saka da Karadeniz müziği ve kültürü üzerine katkılar sağlamıştır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yurtdışında ki konserlerde nasıl karşılandınız?</strong></span></p>
<p>Kazım Abi ile bizim Türkiye&#8217;den çok yurt dışında konserlerimiz oldu. Birol Abiyle yine çok güzel çalışmalarım oldu çok önemli gruplarda söyledik ama yalnız verdiğim konser olarak dersem Hollanda da konserler verdim hatta çok beğenildi. 4 kere üst üste verdim ama maddi açıdan sınırlı konserler olduğu için oradaki müzisyenlerle çaldım. Kendi ekibimi götüremedim 3 gün prova yaptım ilk yalnız konserlerim olduğu için zorlandım ilk etapta, heyecanım çok yüksekti ama sırayla devam edince, beğenildiğimi gördükçe çok motive oldum.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Değerli Volkan Konak ile yaptığımız bir röportajda ‘Selim varken ben Kemençe çalmam usta o dur.&#8217; sözlerini söylemişti Kemençe Sevginizin Kazım Koyuncu ile başladığını bilmekteyiz nasıl oldu bu gelişmeler?</strong></span></p>
<p>Sağ olsun Volkan Abim bende çok ayrı bir yerdedir. Bana çok ayrı bir çizgi kattı onun sayesinde yıllarca adını duyduğum, beğenerek dinlediğim insanlarla tanıştım bana bu yönden de katkısı çok oldu. Yaptığım dizi müziklerini hep volkan Abi yönlendirdi, beni tavsiye etmişti bende hiç bir zaman yüzlerini kara çıkarmadım ki devam ettiler benle.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Karadeniz de kendinize özel, orada olmaktan çok keyif aldığınız bir yer var mı?</strong></span></p>
<p>Çok fırsat bulamasam da var tabii ki, kendi Köyümde Anneannemin bahçesinde bir manzara vardır, bütün Karadeniz görünür Ardeşenden fındıklı ya kadar bütün Kaçkarlar görünür çok güzel bir düzlüktür. Önü açık, orda böyle boş boş oturmayı çok severim. Günlerce kalasım geliyor inanılmaz bir İlham veriyor bana. Onun dışında Kito yaylasına gitmiştim orayı da çok beğenmiştim hatta o zaman bir Otel yapılıyordu ondan sonra nasip olmadı o Otelde kalmayı çok istemiştim. Kala da çok istediğim bir yer yazın yoğun olduğumuz için fazla denk gelmiyor ama günü birlik gittiğimde de Ayder&#8217;e uğrarım, Ayder çok turistlik olduğu için bir balık yer inerim. Ama gerçekten oturup da kendi başıma daldığım yer Anneannemin bahçesidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yemeklerimizle aranız nasıl peki?</strong></span></p>
<p>Kilomdan da anlaşıldığı gibi çok iyi (burada koptuk hep birlikte) aslında çok seçici biriyimdir. Vejetaryenimdir ama bu ciddi sorunlar yapıyor unutkanlık yapmaya başladı. Şimdilerde yavaş yavaş Et yemeye başladım yöremizden derseniz Lahananın her türlü yemeğini yerim, muhlamayı çok severim, özellikle Mısır ekmeği ile Yoğurt yemek de vazgeçilmezlerim arasındadır.</p>
<p>Facebook da sizin adınıza açılan gruplar var haberiniz var mı? Bunlardan üye sayısı da azımsanmayacak durumda.</p>
<p>Ben sadece bir tanesinden haberdarım bu kadar çok grup açıldığını bilmiyordum. Ama bunları duymak beni gerçekten çok gururlandırıyor. Ben bu kadar popüler olduğumu düşünmüyordum açan kişilere ve bu gruplara üye olan arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Bunlar çok takdir edilmesi gereken şeyler hiç bir çıkar beklemeksizin benim için bir şeyler yapıyorlar.</p>
<p>Trabzonlu bir arkadaşım var onla tanıştığımda benim hayranım olduğunu ve her konuda yardımcı olmak istediğini söylemişti. Şimdi çok iyi iki arkadaş olduk. İlgileniyor sağ olsun ben ilgilenemiyorum ama onların gücü beni çok mutlu ediyor.</p>
<p>Sizlere de ayrıca teşekkür ediyorum hiçbir çıkar beklemeden üstelik bu güzel sürprizinizle geldiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Röportajımızı okuyan Karadenize.Com üyelerine neler söylemek istersiniz?</strong></span></p>
<p>Öncelikle böylesine güzel bir Siteyi oluşturduğunuz için size ve bu Güzel Kültürümüzü unutmayıp her an Karadeniz kültürünü yaşayan ve gelecek nesillere aktaran bütün üyelerinize teşekkür ederim. Hayat boyunca felsefem eğer bir şeyleri değiştirmek istiyorsan önce genç nesilleri etkilemen ve onları buna inandırman gerektiği üzerineydi. Sizin sitede genç bir üye potansiyeline sahip.<br />
Ben inanılmaz mutlu oldum, bu akşam çok keyif aldım, kendimi özel hissettim, güzel hediyeniz için düşünmüş olmanız bile yetti. Beni seven herkese çok teşekkür ediyorum. Aranızda olmayı çok isterim en yakın organizasyonunuzda sizinle olacağım bunun sözünü veriyorum buradan da. Askere gitmeden önce hep birlikte bir Kahvaltı organizasyonunda buluşmayı umuyorum. Ayrıca bahsettiğiniz güzel çalışmalarınızda da çok etkilendim sadece sanalda kalmayıp ciddi anlamda güzel çalışmalarınız var. Ben bütün kalbimle inanıyorum ki O ışık sizde var ben gördüm bu akşam. Çok daha güzel yerlere geleceksiniz bende hep yanınızda olacağım.</p>
<p>Röportaj: Melek Bakırtaş &amp; Zeliha Yüksel<br />
Fotoğraf: Ali Biber<br />
Yer: Beyoğlu / İstanbul (Natura&amp; Peace) www.natureandpeace.com<br />
Tarih: 15/11/2008</p>
<p>Her hakkı saklıdır. Bu röportajın metni ve fotoğrafları karadenize.com&#8217;a aittir. İzinsiz kullanılamaz.<br />
Bilgi için; webmaster@karadenize.com</p>

<a href='http://www.yoremizden.com/selim-bolukbasiyla-bir-genclik-soylesisi/melek-selim-bolukbasi4/' title='melek-selim-bolukbasi4'><img width="150" height="150" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2009/01/melek-selim-bolukbasi41-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="melek selim bolukbasi41 150x150 Selim Bölükbaşıyla bir gençlik Söyleşisi" title="melek-selim-bolukbasi4" /></a>
<a href='http://www.yoremizden.com/selim-bolukbasiyla-bir-genclik-soylesisi/melek-selim-bolukbasi1/' title='melek-selim-bolukbasi1'><img width="150" height="150" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2009/01/melek-selim-bolukbasi11-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="melek selim bolukbasi11 150x150 Selim Bölükbaşıyla bir gençlik Söyleşisi" title="melek-selim-bolukbasi1" /></a>
<a href='http://www.yoremizden.com/selim-bolukbasiyla-bir-genclik-soylesisi/melek-selim-bolukbasi2/' title='melek-selim-bolukbasi2'><img width="150" height="150" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2009/01/melek-selim-bolukbasi21-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="melek selim bolukbasi21 150x150 Selim Bölükbaşıyla bir gençlik Söyleşisi" title="melek-selim-bolukbasi2" /></a>
<a href='http://www.yoremizden.com/selim-bolukbasiyla-bir-genclik-soylesisi/melek-selim-bolukbasi3/' title='melek-selim-bolukbasi3'><img width="150" height="150" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2009/01/melek-selim-bolukbasi31-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="melek selim bolukbasi31 150x150 Selim Bölükbaşıyla bir gençlik Söyleşisi" title="melek-selim-bolukbasi3" /></a>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/selim-bolukbasiyla-bir-genclik-soylesisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hüseyin Avni Danyal ile bir Gençlik söyleşisi</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/huseyin-avni-danyal-ile-bir-genclik-soylesisi/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/huseyin-avni-danyal-ile-bir-genclik-soylesisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2008 18:47:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrehan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röpörtajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Gözaydın]]></category>
		<category><![CDATA[Dernek]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Federasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik Kolları]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Orhan]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Avni Danyal]]></category>
		<category><![CDATA[TDF]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.com/?p=274</guid>
		<description><![CDATA[Bir fikir edinmek adına Hüseyin Avni Danyal kimdir ? 1962 Trabzon İskenderpaşa doğumluyum,10 yaşında baba memuriyetinden dolayı Trabzon’dan ayrıldım ve  Ankaraya yerleştik.1981 yılında tiyatro eğitimi almak için İzmir’e  gittim.1985 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi güzel sanatlar bölümü tiyatro da aynı yıl devlet tiyatrolarına girdim.1985 den beri halen devlet tiyatroları oyuncusuyum.2000 yılından sonra yoğunlukla televizyon dizilerinde oynamaya]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/09/112.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1110" title="11" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/09/11-150x150.jpg" alt="11 150x150 Hüseyin Avni Danyal ile bir Gençlik söyleşisi" width="150" height="150" /></a><strong>Bir fikir edinmek adına Hüseyin Avni Danyal kimdir ?</strong><br />
1962 Trabzon İskenderpaşa doğumluyum,10 yaşında baba memuriyetinden dolayı Trabzon’dan ayrıldım ve  Ankaraya yerleştik.1981 yılında tiyatro eğitimi almak için İzmir’e  gittim.1985 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi güzel sanatlar bölümü tiyatro da aynı yıl devlet tiyatrolarına girdim.1985 den beri halen devlet tiyatroları oyuncusuyum.2000 yılından sonra yoğunlukla televizyon dizilerinde oynamaya bölümünü bitirdikten sonra başladım, daha doğrusu o benim tercihim oldu, <span id="more-274"></span>yani tiyatronun içindeki kariyerin ve oyunculuk için tiyatroda ki doymuşluk için belli bir sürenin geçmesi gerekiyordu, oyuncu olarak kendimi yetiştirdiğim çizgiye gelmem gerekiyordu, yani bir kalfalık ruhu sürecinin geçmesi gerekiyordu, ustalık diyemiyorum, kalfalık diyorum çünkü ben ustayım diyen bir aktörün aktörlük hayatı bitmiş demektir. Bunların dışında elimiz kalem tuttu, bir şeyler yazdık, devlet tiyatrolarında kabul edilmiş iki tane oyunum vardı, bir tanesi sahnelendi. 1995 de kültür bakanlığından bir kısa film öyküsü ödülü aldım. Yazılarımı hobi olarak bir yere yetiştirmemek kaydıyla kendi keyfime göre yazarım. 2007 den itibaren resim galericiliği işindeyim. Zerrin Ongan’la 2007’nin haziranında Cef sanat ve kültür hizmetleri diye bir şirket kurduk, resim galerisi bunun bir parçası, 2008’in ekiminden itibaren tiyatro Cef olarak oyun oynamaya başlayacağız, ileride de Cef yapım  olarak televizyon dünyasında da olacağız.</p>
<p><a href="http://www.trabzon.org.tr/wp-content/uploads/2008/07/31.jpg"></a><br />
<strong>Konumuz Sanat ve Trabzon adına olacağından ilk olarak sanattan başlayalım ve genelde sanatçılara sorulabilecek bir soru ile başlayayım; Sanat için sanat mı ? Yoksa halk için sanat mı ?</strong><br />
Bu soru bence Türkiye’nin 1970’lerdeki siyasi dönemlerinde yani Avrupa da ki 1968 hareketinden sonra toplumcu hareket Türkiye’yi de etkilemeye başladığında ki dönemde sanat için ortaya atılmış çok yanlış iki cümle.<br />
Bence sanat her ikisi içindir, yani bu tavuk mu yumurtadan yoksa yumurta mı tavuktan gibi bir şey, sanat her ikisi içindir.<br />
Sanat o kadar kapsamlı bir şeydir ki onu birbirinden ayırt etmek sanatın kendisine çok büyük haksızlık olur.<br />
<strong>Toplumumuzun duyguları için siz kendinize bir vazife biçiyor musunuz, biçtiğiniz vazifeyi en iyi tiyatroda mı, dizide mi yoksa sinemada mı daha iyi uygulayabiliyorsunuz? Bunlar için yaptırımlarınız ve sorumluluklarınız nelerdir?</strong><br />
Tartışılmaz tiyatro, çünkü ben bir tiyatrocuyum. Ben şuna inanmıyorum, ben dizi oyuncusuyum ya da sinema oyuncuyum, yok böyle bir şey, oyunculuk diye tek bir meslek vardır. Oyuncu insan sinemada da tiyatroda da dizide de opera balede de oyunculuğunun getirdiği birikimlerini sahne üzerinde ya da kameranın içine sunan insandır. Bunlar arasında araya biraz daha teknik etkenler girer şöyle ki; tiyatroda bir duyguyu anlatabilmek için biraz daha fazla hareket kullanırsın çünkü 500 kişilik bir salonda en arka sırada ki de görsün diye ama kamera karşısında o hareketi tiyatrodaki gibi yapmıyorsunuz. Oyuncu gerçek bir oyuncu ise oynayacağı oyunu hem tiyatroda hem de karma karşısında nasıl oynanacağını bilir. Birde dikkat ediyorum bazı okullar da dizi oyunculuğu dersi verilmektedir, bu ne demek sen demek ki tiyatro sahnesine çıkınca oynayamayacaksın demektir, o zaman sen oyuncu değilsin demektir. Oyuncu her yerde oyunculuğunu yapar, sinemada da yapar, reklamda da yapar, tiyatroda da yapar, dizide de yapar.<br />
Tüm bu anlattıklarımdan yola çıkarak sorduğunuz soruya gelelim, ben derdimi anlatmak için tiyatro yapmayı tercih ederim, tiyatronun çoklu sisteminin içinde oyuncu olarak bana düşen görev var, bunlardan biri de, benim derdim olan benim dünya görüşüme uygun, insanların kafasını açacak bir iki saatlik oyunu seyrettik den sonra, aslında hiç de benim gördüğüm gibi değilmiş bu hayat, aynanın başka bir tarafı varmış diye bilinçlendirmek, daha duygu yoğunluğu katmak insanlara ya da insanları dünyaya, ülkeye, çevremize, çocuklarımıza, daha duyarlı hale getirmek, biraz daha geniş pencereden dünya ya bakan bir anlayışa getirmeye çalışıyorum ben tiyatro yaparak.<br />
<strong>İnsanlarımızla ortak lisanı nasıl yakalayabiliyorsunuz?</strong><br />
Ortak lisan bedendir ve konuştuğun dildir. Eğer seyirci sahnede o rolü oynayan oyuncunun bir süre önce hayatının başka bir yerinde, bu aynı onun gibi diyebiliyorsa, bu zaten ortak lisandır.<br />
<strong>Tiyatrocu olmaya nasıl karar verdiniz, sonradan dizi ve sinemaya geçiş nasıl oldu, buna sebep olarak maddiyatı gösterebilir miyiz? Tiyatrodan sinema ve diziye geçişte bir olgunluk döneminden bahsettiniz, bu geçişte nasıl bir olgunluk dönemindeydiniz?</strong><br />
İsmi şu anda aklıma gelmiyor ama bir aktörün önemli bir sözü vardır; aktörün iyisi 40’ından sonra belli olur, bu sözün nedeni de, şimdi cam işciliğini biliyor musunuz, bir camın şişirilmesinde, alın bir çırağı onu üfleyerek çatlatmadan yapana kadar nerden baksanız bir 5 sene geçer, çünkü o bir üflemenin bir ayarı vardır. Oyunculukta böyle bir şey, sebebi de şu; 40 yaşındaki bir adamın hayata bakışı, dünyaya bakışı, kadına, erkeğe, aşka bakışı, bir savaş olayındaki siyasi olaya bakışı haliyle 25 yaşındaki bir insana göre biraz daha olgun biraz daha gelişmiş, hayat olgunluğu akıl olgunluğu ile beraber yürüyor. Daha geç bir süreçte televizyon dizisi yapmamın nedeni, bundan önceki aktörlük hayatımda kendimi yeterince hazır hissetmemem, yani cebime yeterince taş doldurmadığımı düşünüyordum, yeterince taş doldurduğumu ve yeterince birikim sahibi olduğumu öğrendikten sonra, sahnede çok güvendiğim ödül mekanizmalarının ve önemli tiyatro adamlarının oyumculuğumla alakalı evet Hüseyin Avni Danyal’ın oyunculuğu artık bu kıvamdadır dedikden sonra diyorsun ki evet artık ben bir noktaya gelmişim dedikten sonra yani eğitimin tamamlanma süreci diyelim ona, bundan sonra kamera karşısında olmaya karar verdim. Televizyonda olmamın ana nedenlerinden bir de tabi ki ekonomik, bu gün bir tiyatro yapıyorsan bunun ana kaynağını ben televizyon dizilerinden kazandığım para ile yapıyorum, yani televizyon sektörü beni bu anlamda kullanıyor, bende televizyonu tiyatro için kullanıyorum. Tiyatroya başlama sürecinde ise ben tiyatroya biraz daha siyasi başladım. 1970-71’lerin siyasi döneminde Ankara da bağlı bulunduğum siyasi görüşün toplantıları derken oralarda özel tiyatrolarda yapılırdı sonra o özel tiyatroların kurslarına geçtik sonra bu kurslarda ilgim artamaya başladıkça sonra 1-2 sene amatör olarak bu işi yapmaya başladım sonra kendimce bu bir bilimdir dedim ve sonra bunun eğitimini alarak devam ettim.<br />
<strong>Bu zamana kadar nice rollerde oynadınız, bu roller de seçiciliğiniz nelerdir ? oynadığınız bu rollerden hangisinde sanat olarak halkıma kendimi yeterince ifade edebildim diyebildiğiniz rolünüz hangisi ?</strong><br />
Televizyon dizisi teklifi bana geldiğinde benim için önemli olan hikayenin ne olduğu ve hikayenin içinde benim nerde olduğum, oyuncu olarak beni ilgilendiren kısmı bunlardır. Hikayenin bana kendini sevdirmesi ve benim hikayede ne kadar katkım olduğudur. Sıradan rolleri sevmiyorum, inişleri çıkışları olan rolleri oynamayı daha çok seviyorum, misal Hatırla Sevgili dizisinde ben 60 bölüm normal bir rolde oynayabilirdim ama ben 10 bölümlük Adnan Menderesi oynadım ki bu rol ile halkın gözünde Adnan Menderesi canlandırdım bu benim için halka bir şey vermek açısından bu benim için daha önemli idi.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/09/212.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1111" title="21" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/09/21-225x300.jpg" alt="21 225x300 Hüseyin Avni Danyal ile bir Gençlik söyleşisi" width="225" height="300" /></a></p>
<p><strong>Sanatla ilgili son sorumu sorayım ve Trabzon’a geçelim, Sahne tozu mu? set ışıkları mı?</strong><br />
Tabi ki sahne tozu, tartışılmaz bile, tiyatro sahnesinde aldığın tadın hiçbir yerde karşılığı yok, birebir orada ki insanı siz yönlendiriyorsunuz çünkü, oradaki insanın ne zaman ağlayacağına, ne zaman güleceğine, nerde nefes alacağını sen yönlendiriyorsun. Bir oyunumda nefesimi tuttuğumda aşağıdaki tiyatro seyircisinin de benimle beraber nefesini ben nefes alana kadar tuttuğunu hatırlıyorum.<br />
<strong>Trabzon Hüseyin bey de ilk neyi  çağrıştırır, bir Trabzonlu olarak Trabzonluluğu ve  Trabzonsporluluğu nasıl tanımlarsınız?</strong><br />
Trabzon denince benim ilk aklıma gelen Ganita sahildir, çocukluğum orada geçtiği için, gerçi orası da eskisi gibi değil artık ama, ben Trabzon da çok güzel bir çocukluk yaşadım 10 yaşıma kadar orada yaşadığım çocukluk dolu dolu idi, Trabzon’un altından girdim üstünden çıktım 10 yaşıma kadar, benden büyük ablam ve annemin Trabzon da bilmedikleri yerleri ben bilirdim. Tabi böyle olunca da 15 günde bir ya da ay da bir Trabzon hoparlörlerinden kayıp ilanları verilirdi benim için, çocukluğum bu kadar deli dolu  geçtiği için Trabzon’un benim çocukluğumda ki yeri ayrıdır. Trabzonspor’un o keyifli zamanlarını da oradaki çocukluğumla beraber yaşadım. Orada ki heyecan, insanların birbirine yaklaşımı, ağaçlar, bahçeler, yani Trabzon ile ilgili çok fazla fotoğraf vardı bende ve belki de Ankara’dan çok fazla nefret etmemin nedeni de Trabzon’dan Ankara’ya gitmiş olmamdır. Hayatımız Trabzon’da denizin içinde, kayığın içinde orada burada geçiyordu. Şu apartman aralarında yetişen çocuklara bakıp ne kadar şanslı bir çocukluk geçirdiğimi düşünsenize…<br />
<strong>Trabzonsporluluk babadan mı?</strong><br />
Trabzonsporluluğum kandan, babadan değil. Evet ben fanatik bir Trabzonsporluyum ama Sivas maçında ki gibi sahaya atlayıp kendini fanatik sananlar gibi fanatik değilim. O sahaya atlayanı gördüğümde bence fanatik benim o değil. Trabzonspor’dan aldığım keyif çocukluğumu, gençliğimi ve eğitim dönemim de evet Trabzonsporlu olmak bir ayrıcalıktı.<br />
<strong>Bu güne kadar Trabzonluluk Hüseyin beyin kişiliğine neler kattı? Bu güne gelmesinde Trabzonluğunuzun size bir katkısı oldu mu?</strong><br />
Bir insanın karakterini yapısını, bir kentin yapısı coğrafyası etkiler ki mutlaka beni de etkilemiştir ama mesleki olarak geldiğim yer kendi bireysel çabamdır. Trabzonluluğun kişiliğime etkisi ise; aceleciliğim, çabuk sinirlenmem, tez canlılığım. Bu kişilik yapım ile çok şey kazandım, çok şey de kaybettim ama kaybettiklerim için asla pişmanlık yaşamadım.<br />
Trabzon denince akla ilk Trabzonspor ve Trabzon’da son dönemde meydana gelen olaylar geliyor. Ne zaman Trabzon denince sanat, sanat denince Trabzon akla ilk gelecek, burada Trabzon gençliğine neler önerirsiniz.</p>
<p><strong>Bu konuda kendinize biçtiğiniz görevler var mı?</strong><br />
Benim sanatçı olarak benim sadece yapabileceğim, Trabzon’un şiddet yanlısı kimliğini ortaya çıkaran medyaya verebileceğim en güzel cevap ben de Trabzonluyum. Bende Trabzonluyum ama bende bu işi yapıyorum, ya da benim arkadaşım ressam Trabzonludur, benim arkadaşım müzisyen Trabzonludur diyebilmektir. Her gittiğim yerde Trabzonlu gençleri bilinçlendirmek, bir dünyanın beşine gitmek o cam dünya demek değildir, oradan bambaşka yerlere gideceksin. 15 sene sonra çocuğunun cebine harçlığını koyabilecek misin, veya koyabilmek için çalışıyor musun bu iş gücüne sahip misin, bunun için araştırıyor musun, bir işte ustalaşmaya çalışıyor musun diyerek bilinçlendirmeye çalışıyorum, Bu sadece Trabzon’un değil Türkiye’nin genel meselesi, Trabzon üzerinde tabi ki başkalarının oynadığı bir sürü oyunlar var ve bunlarında bilincindeyim ve birilerinin de kullanıldığını düşünüyorum ve bu kullanılan gençlere üzülüyorum çünkü bir yerden eğitimsizliği ve işsizliği kaldıramazsan bunlar olacak ama Trabzon üzerinde daha bir ekonomik oyunlar oynandığı için Trabzon daha çok ön plana çıkıyor.<br />
<strong>Trabzon gençliğine bu durum da sizin öneriniz ne olurdu?</strong><br />
Bu tecrübeden kaynaklı bir paylaşım olabilir, Eğitim çok önemli ama eğitim derken sadece sınava girip üniversiteyi kazanıp sonra da oradan mezun olunan eğitimden bahsetmiyorum, bir iş koluna girip o iş kolunda kendini yetiştirmek de bir eğitimdir, yani eğitim illa okulda olacak diye bir şey yoktur. Kahve köşesinde oturtmayacak seni ne varsa hayatında ya da boş gezenin boş kalfası olmamak, asalak olmamak, hala aileden para alarak yaşamını sürdürmek, bir şey üretmeden bir şey yaratmadan yaşaması koca bir dünya üzerindeki asalaklık, benin önereceğim bir an önce bu durumdan kurtulmak. Ne olursa olsun iyi ya da kötü, bir şey üretmek önemli olan.<a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/09/312.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1112" title="31" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/09/31-300x203.jpg" alt="31 300x203 Hüseyin Avni Danyal ile bir Gençlik söyleşisi" width="300" height="203" /></a><br />
<strong>Müzik kültürü nedir Hüseyin beyin? Neler dinler?</strong><br />
Yöremin müziği, çocukluğumdan beri kulaklarımda olan kemençenin sesi ayrı bir hazzım. Sadece horon oynanırken tat veren kemençe müziğinden hoşlanmıyorum, ama bütün bir parçanın içindeki kemençeyi dinlemekten daha çok zevk alıyorum. Ben kemençe dertli bir şey çaldığı zaman daha çok etkileniyorum, yani oyun havası çaldığı zaman o kadar etkilemiyor beni, ama bir bütün olarak seviyorum dediğim kemençe için bir Volkan Konak olsun, bir Fuat saka olsun, bir Kazım Koyuncunun yaptığı müzikteki o kemençeyi daha çok seviyorum. Sadece uzunca süre aynı ritimde çalan horona eşlik eden kemençeyi dinlemekten keyif almıyorum çünkü görsel bir şey horon ile tamamlanıyor, yani o oynayınca güzel.<br />
<strong>Öyle bir durumda kalkıp oynar mısınız ?</strong><br />
Vakit ayırıp şu horonu bir becerebilsem oynayacağım da, ben biraz mükemmeliyetçi bir insanım isterim ki oynadığım oyunda her şeyiyle mükemmel olsun, düz horon oynamayı biliyorum ama dediğim gibi önce çok iyi öğrenip oynamak isterim. Bu da benim karakterim.<br />
<strong>Biz burada Trabzon Dernekler Federasyonu Gençlik kolları adına burada bulunuyoruz, türlü faaliyetlerde bulunuyoruz,  sizde gençlere hitap eden bir kişilik olarak bize bu faaliyetlerimizde tavsiyeleriniz ve son görüşleriniz nelerdir?</strong><br />
Sizin şu birliktelikte olmanız güzel, devamında olmanız temennisi ile ama benim size son tavsiyem su olacak, siz bir birliktelik oluşturmuşsunuz burada ve bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz Trabzon ve İstanbul da ki Trabzon gençliği için ama siz burada bir şeyleri başarmışsınız, okumuşsunuz, yada okuyorsunuz, çalışıyorsunuz, eliniz ekmek tutmaya başlamış ama asıl sorun Trabzon da ki gençlikte, oradaki gençler işsiz kahve köşelerinde ve boşta, siz asıl faaliyetleriniz ve birliktelikleriniz de en kısa zamanda oradaki kardeşlerinizde kucaklayın.</p>
<p><strong>Röpörtaj: Gökhan ORHAN<br />
Fotoğraflar: Abdullah GÖZAYDIN<br />

<a href='http://www.yoremizden.com/huseyin-avni-danyal-ile-bir-genclik-soylesisi/attachment/4/' title='4'><img src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/09/42.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="42 Hüseyin Avni Danyal ile bir Gençlik söyleşisi" title="4" /></a>
<a href='http://www.yoremizden.com/huseyin-avni-danyal-ile-bir-genclik-soylesisi/5-2-2/' title='5'><img src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/09/52.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="52 Hüseyin Avni Danyal ile bir Gençlik söyleşisi" title="5" /></a>
<a href='http://www.yoremizden.com/huseyin-avni-danyal-ile-bir-genclik-soylesisi/7-2/' title='7'><img src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/09/72.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="72 Hüseyin Avni Danyal ile bir Gençlik söyleşisi" title="7" /></a>
<a href='http://www.yoremizden.com/huseyin-avni-danyal-ile-bir-genclik-soylesisi/attachment/11/' title='11'><img src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/09/112.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="112 Hüseyin Avni Danyal ile bir Gençlik söyleşisi" title="11" /></a>
<a href='http://www.yoremizden.com/huseyin-avni-danyal-ile-bir-genclik-soylesisi/21-2/' title='21'><img src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/09/212.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="212 Hüseyin Avni Danyal ile bir Gençlik söyleşisi" title="21" /></a>
<a href='http://www.yoremizden.com/huseyin-avni-danyal-ile-bir-genclik-soylesisi/attachment/31/' title='31'><img src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/09/312.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="312 Hüseyin Avni Danyal ile bir Gençlik söyleşisi" title="31" /></a>
<a href='http://www.yoremizden.com/huseyin-avni-danyal-ile-bir-genclik-soylesisi/attachment/61/' title='61'><img src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2008/09/612.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="612 Hüseyin Avni Danyal ile bir Gençlik söyleşisi" title="61" /></a>
</p>
<p></strong></p>
<p><strong> </strong><a href="http://www.trabzon.org.tr/wp-content/uploads/2008/07/31.jpg"><br />
</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/huseyin-avni-danyal-ile-bir-genclik-soylesisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

