Logo Background RSS

» Lokman Hekim

  • Als (Ales) Hastalığı Nedir?
    By magd on Şubat 6th, 2010 | No Comments Comments

    TRABZONSPOR’un eski futbolcusu İsmail Göçek, Sedat Balkanlı, Stephen Hawking, Suna Kıraç gibi pek çok tanınmış insanın mücadele ettiği ALS nedir? Bu hastalığa nasıl yakalanır? tedavisi varmıdır? ALS’yi yakından tanıyalım ;

    ALS hastalığının nedeni?

    Açılımı Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS )olan sinir hastalığının nedeni tam olarak bilinmiyor.Bilim adamları sinirlerin bağlantı yerlerinde glutamat denen bir nörotransmitterin aşırı miktarda bulunduğunu, bunun normal iletiyi engellediğini buldu.Bu fazlalığın neden olduğu henüz bilinmiyor.Çvresel faktörler ve bazı tarım ilaçlarının hastalığı tetiklediği düşünülsede henüz bu konuda kesin bir bilgi yok. (daha fazla…)

  • Fesleğen nedir?
    By doganay on Ekim 28th, 2009 | No Comments Comments

    feslegenFesleğen nedir, faydaları nelerdir?

    Diğer İsimleri :Fesliyen, peslan, reyhanotu, ırıhan, rahan, Ocimum basilicum

    Botanik Bilgi : Fesleğen Ballıbabagiller (Lamiaceae) familyasından Ocimum cinsini oluşturan tek yıllık ve genellikle ılıman bölgelerde yetişen bir bitkidir. Yetişkin fesleğenlerin boyları genellikle 20 ile 60 cm arasında değişir.Anayurdu Güney Asya’dır. Ancak, Akdeniz havzası ülkeleri ile Türkiye’de Ege ve Akdeniz kıyı şeridinde sıkça yetiştirilmektedir.Kare kesitli, boydan boya kabarık çizgili ve yeşil renkli gövdesi, bitki tabanına inildikçe kırmızılaşır. Oval biçimli yaprakları kenarları dişli, sivri uçlu ve koyu yeşil renkli olur. Yaz sonunda açan çiçekleri beyaz; pembe ya da sarımsı beyaz renklidir. Küçük tohumlan koyu kahverengi ve gözyaşı biçimlidir.Hem taze, hem de kurutularak kullanılan fesleğen, pişirilerek ya da çiğ yenilen yemeklerde yaygın olarak kullanılır. (daha fazla…)

  • Diyet yapmadan zayıflamak için..
    By Emrehan on Nisan 13th, 2009 | No Comments Comments

    diyetYaşam tarzınızdaki ufak değişiklikler kolayca zayıflamanızı ve formunuzu korumanızı sağlar. Önerileri uyguladığınızda çabuk kilo vereceğinizden emin olun. Kısa sürede zayıflatan veya tek tip beslenmeye yönlendiren diyetlerden hemen vazgeçin. 453.6gr yağ 3500 kaloriye eşittir. Diyet ve egzersizle günde 500 kalori harcadığınızda haftada yaklaşık 453.6gr yağ eritirsiniz. Eğer şimdiki kilonuzu korumak istiyorsanız, günde 100 kalori harcamanız yeterlidir, bu da her yıl ekstradan yarım ve bir kilo almanızı engeller. Diyete başvurmadan ağrısız ve acısız zayıflama stratejilerini kolayca uygulayabilir ve alışkanlık haline getirebilirsiniz.
    (daha fazla…)

  • Yoğurt yiyin, yağ yakın!
    By Emrehan on Nisan 13th, 2009 | No Comments Comments

    yogurtDiyetlerine yağsız yoğurt ekleyenler yüzde 22 daha fazla kilo kaybediyor. Göbekteki yağların yüzde 81 i de yoğurtla eriyor. Göbeğini hızla eritmek isteyenler, bol bol yağsız yoğurt yesin! ABD de yapılan bir araştırmada, düşük kalorili rejimlerine yoğurt seçeneğini ekleyen ve günde üç öğün yağsız yoğurt yiyen aşırı kiloluların, yoğurtsuz bir diyet uygulayanlara oranla yüzde 22 daha fazla kilo verdikleri ve yüzde 61 daha fazla yağ yaktıkları tespit edildi. Yoğurt yiyenlerin ayrıca, karın bölgelerinde yüzde 81 daha fazla yağ yaktıkları ortaya çıktı. (daha fazla…)

  • Badem Nedir?
    By Emrehan on Nisan 13th, 2009 | No Comments Comments

    Badem

    Badem

    Badem, kalp krizine ve kansere karşı da koruyucu… Prof. Dr. Yorulmaz, bademde yeterli miktarda karbonhidrat, doymamış yağ, lif, fosfor, kalsiyum, demir, potasyum, magnezyum, çinko, A, B, C ve E vitamini bulunduğunu bildirdi.

    Sinirleri güçlendiren, emziren annelerin sütünü artıran ve bebeklerin gelişimine yardımcı olan bademin, böbrek, idrar yolları ve cinsel organlardaki iltihapları iyileştirdiğini belirten Yorulmaz, “Badem, kolesterolü düşürür, kan şeker seviyesini ayarlar, cinsel güçsüzlüğe karşı etkilidir, bedensel ve zihinsel yorgunluğu giderir, ağrıları hafifletir” dedi. (daha fazla…)

  • Trabzon Hurması
    By Emrehan on Nisan 8th, 2009 | No Comments Comments

    trabzon-hurmasi-3Halk arasında ‘Cennet Hurması’ olarak bilinen ve kışın eksi 120 ile 180 derece arasındaki soğukta ayakta kalabilen Trabzon hurmasının kanser başta olmak üzere birçok hastalığı önlemesine, cilt güzelliği ve ‘diyet’ açısından önemli bir yere sahip olduğu kadar sanayide aranılan bir hammadde olmasına rağmen kıymetinin bilinmediği ortaya çıktı.
    Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Ordu Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Turan Karadeniz, insan sağlığı açısından çok önemli bir meyve türü olmasına rağmen Trabzon hurmasının üretiminin çok düşük seviyelerde kaldığını belirterek, “Bu meyvenin kıymetini bilmiyoruz” dedi. (daha fazla…)

  • Kültür mantarının faydaları?
    By Emrehan on Nisan 7th, 2009 | No Comments Comments

    mantarYemesi çok lezzetli olan mantarın faydaları saymakla bitmiyor. İşte mantarın sağladığı yararlar

    Mantarın, insan sağlığını koruyucu B kompleks vitaminleri ve C vitamini yönünden zengin bir besin maddesi olduğu bilinmektedir.

    Yüksek oranda folik asit ihtiva eden mantarın, anemi olgularının iyileştirilmesinde de kullanıldığını belirtmekte fayda vardır.

    Mantar proteininin hazm olabilme değerinin, yüzde 72- 83 arasında olduğunu ve bu proteinin, insanın beslenmesi için gerekli olan hemen hemen bütün aminoasitleri içerdiğini belirten uzmanlar, Mantar, özellikle bu yönüyle diğer sebze türleri arasında en yüksek besin değerine sahiptir. Mantar, kalsiyum, fosfor, potasyum, demir ve bakır yönünden azımsanmayacak ölçülerde mineral içerir. Düşük karbonhidrat ve yağ oranı nedeniyle kalp ve damar hastalıklarında, kandaki şeker düzeyini düşürme özelliği nedeniyle de şeker hastalıklarında diyet öğesi olarak önermektedirler. (daha fazla…)

  • Devekuşu yağının özellikleri
    By Emrehan on Nisan 7th, 2009 | No Comments Comments

    devekusu-yagiGeçmişten günümüze önemini hala koruyan ve günümüzde bile bir çok derde deva amaçlı kullanılan bitkiler ve birtkisel karışımlar bulunmakta. Devekuşunu hepimiz biliriz. Uçma yeteneği olmayan tek kuş. Peki devekuşu yağını hiç duydumuz mu ?Taa eski çağlardan gelme bir şifa kaynağı. Eski Mısır, Roma ve Afrika kültürlerinde devekuşu yağı, 3000 seneden beri kozmetikten ağrıların giderilmesine kadar birçok alanda kullanılmaktaydı. Tarihi kaynaklar devekuşu yağının milattan önceki devirlerde de yaygın bir şekilde kullanıldığını gösteriyor. Öyle ki M.S.1.yy’da yaşamış olan Romalı filozof Pliney devekuşu yağının faydaları üzerine yazılar yazmıştır.
    (daha fazla…)

  • Grip için ne yapmalı?
    By Emrehan on Mart 8th, 2009 | 1 Comment1 Yorum Comments

    meyvelerGrip kış aylarının en can sıkıcı hastalığı. İşte bazı meyvelerin grip ile savaşta bize sağladığı faydalar.

    Satsuma: (Küçük portakal) İçerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde öksürüğü ve kanlı tükürükleri keser. Ayrıca kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek olduğu için ileri yaşlarda felç ya da kalp krizi riskini de azaltır.
    Tarçın: Yemeklere girmiş olabilecek E-coli bakterisinin vücutta yayılmasını engeller. Mideyi düzene sokar. Kusmayı engeller. Hatta bal ya da limon suyuyla birlikte alındığında boğazdaki yanmaları keser.
    Hardal: İçindeki singrin maddesi, midenin gaz çıkarmasına yardımcı olur. Sindirim sistemini düzenler, mide ağrılarını giderir. En fazla bir çay kaşığı alınmalıdır.
    Nane: İçerdiği mentol, midenin normalleşmesine neden olur. Vücuda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Nane çayı, baş ağrısı, grip, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir.

  • Sirke Nasıl Yapılır?
    By Emrehan on Şubat 14th, 2009 | No Comments Comments
    Sirke

    Sirke

    Yıllardır İstanbul’da sirke yapmaya çalışırım, Neden satın almıyorsunuz derseniz anlatayım, Günümüzde gıda sektöründe inanılmaz yanlış işler yapılmaktadır. zaman zaman Tv haber bültenlerinde mevcut durum gözlerimizin önüne serilmektedir.
    Nerede ise her şeyde Yapay,sentetik,zehirli,İslam dinine göre HARAM, gıda nizamnamesine muhalif unsurlar gıda üretiminde veya üretim sonrası ürünün raf ömrünü uzatmak için denetimsiz , bilinçsiz şekilde kullanılmaktadır.
    Sirke Asetik asit veya etanoik asit CH3COOH formüllü bir organik asittir, günümüzde çok amaçlı kullanım alanı vardır,sentetik olarak kimyasal yöntemlerle üretilmesi daha yaygındır. Marketten “sirke ruhu” olarak alıp turşularınıza kattığınız sentetik asittir, sindirim için çok zararlıdır.
    Gıdaların ve katkı maddelerinin zararları konusunda Sağlıklı beslenme sayfalarımızdan faydalanabilirsiniz. (daha fazla…)

  • Jelatin nedir?
    By Emrehan on Şubat 14th, 2009 | No Comments Comments

    111976JELATİN NEDİR ; Kesilebilen hayvanların deri ve kemiklerinden elde edilen saf bir proteindir.

    A tipi jelatinin hammaddesi: kemik ve domuz derisi, B tipi jelatinin hammaddesi inek derisi ve kemiktir.

    • Ön işlemlerde, asit uygulaması ile A tipi jelatin, baz uygulaması ile B tipi jelatin elde edilir. (daha fazla…)

  • Sebzelerin Yararları Nelerdir?
    By Emrehan on Şubat 14th, 2009 | No Comments Comments

    sebzelerSebze ve meyveler ne kadar çiğ ve taze yenirse faydaları da o kadar çok oluyor.
    Eski insanların sağlıklı ve uzun yaşamış olmalarının sebeplerinden biri de, yiyeceklerini çiğ yemiş olmaları. Sebze ve meyveyi az yiyenlerde çeşitli hastalıklar daha çok görülüyor ve bunlar cılız, boysuz, dayanıksız ve kısa ömürlü oluyor. (daha fazla…)

  • Sarımsak [Sarmısak] nedir, ne işe yarar?
    By Emrehan on Şubat 14th, 2009 | No Comments Comments
    Sarmısak

    Sarımsak & Sarmısak

    Sarımsak veya sarmısak (Allium sativum L.), 25-30 cm yükseklikte, yeşilimsi beyaz veya pembe çiçekli, otsu bir kültür bitkisidir. Nadir olarak tohum bağlar. Bu nedenle soğancıkları (diş) ile üretilir. Ülkemizde “Beyaz sarımsak” ve “Siyah sarımsak” olmak üzere 2 çeşit yetiştirilmektedir. Tedavide beyaz sarımsak kullanılır. Vatanının orta Asya stepleri olduğu sanılmaktadır.

    Dış Görünüş : Soğan, beyaz veya pembemsi renkli, az adette soğancıkdan (diş) meydana gelir. Dişlerin hepsi bir arada bir kabuk tarafından sarılmışlardır. Çok kuvvetli ve keskin bir kokusu ve yakıcı bir lezzeti vardır. (daha fazla…)

  • Ökse Otu Nedir?
    By Emrehan on Ocak 13th, 2009 | No Comments Comments

    okseotuÖkseotu (Viscum album L.), yöresel olarak, çekem, , purç, gökçe, gevele, güvelek ve gövelek adlarıyla tanınır. Saçak köklerinin yardımıyla yapraklı ağaçlarda (elma, armut, söğüt, kavak), çam ve köknar gibi yumuşak odunlu ağaçlarda asalak (parazit) olarak yaşayan, hayatımızdan ayrı düşünemeyeceğimiz bu bitkiyi kim tanımaz ki! Kendisini barındıran ağacın yüksek dallarının üstünde yuvarlak bir top biçiminde yetişir. Her zaman yeşil olan yaprakları deriyi andırır ve sarımsı yeşildir. Kışın kelebek kanatlarını andıran yapraklarını dökmez. (daha fazla…)

  • Üzüm Hipertansiyonda Faydalı
    By Emrehan on Ocak 6th, 2009 | No Comments Comments

    uzumTuzlu bir beslenme tarzınız varsa, hipertansiyondan ve kalb hastalıklarından korunmanıza üzüm yardımcı olabilir. Neticeleri Journal of Gerontology: Biological Sciences’te yayımlanan bir çalışmada, farelere yeşil, kırmızı ve siyah üzüm karışımından elde edilen bir toz verildi. 18 hafta sonra üzüm tozu alan farelerin, almayan farelere nispeten kan basıncı daha düşük, (daha fazla…)

  • Sivilceden nasıl korunulur?
    By Emrehan on Ocak 6th, 2009 | No Comments Comments

    balSivilceler, özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan küçük enfeksiyonlardır. Stresin ve hormonal dengesizliklerin sivilceleri artırdığı bilinmektedir. Sivilcelerin sıkılması neticesi
    açığa çıkan bakteriler (özellikle Propionibacteriumacnes), cildin başka noktalarında da enfeksiyon oluşmasına yol açabilmektedir. Yüz bölgesindeki sivilcelerin sıkılarak temizlenmesi neticesi, yüzde bulunan enfeksiyonların beyne de sıçraması söz konusu olabilmektedir. Sıkılması ve enfeksiyonun ağır seyretmesi gibi durumlarda sivilceler yüzde ömür boyu taşınan yara izlerine sebep olabilmektedir. (daha fazla…)

  • Zencefil ve bal, soğuk algınlığının doğal ilacı
    By nurahasret on Ocak 3rd, 2009 | No Comments Comments

    zencefil

    Kışın soğuk günlerinde sıkça yakalandığımız soğuk algınlığı, nezle, grip gibi rahatsızlıkları en iyi tedavi eden doğal ürünlerden biri zencefildir.

    Binlerce yıldır Çin, Hindistan ve diğer Asya ülkelerinde, birçok hastalığın tedavisinde kullanılan bu baharat, aynı zamanda soframızda güzel bir lezzet kaynağıdır. Zencefili hangi hastalıklarda, nasıl kullanabiliriz? Soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklarda bir çay kaşığı toz zencefil bir tatlı kaşığı bal ile karıştırıp macun yapılarak yenildiği zaman insanın içini ısıtarak bronşlarını açar ve temizler. Balgamı söktürür, öksürüğü keser. Zencefil aynı zamanda doğal aspirindir; kanı sulandırır, damarları açar, pıhtılaşmayı önler. İyi bir zihin açıcıdır, hafızayı güçlendirir. Zencefil yeni projeler üretmek isteyen insanların ilacıdır, beyni canlandırır. İlaçların mide ve bağırsaklara yaptığı yan etkiyi yok eder. İyi bir bulantı ilacıdır. Ameliyatlardan sonraki anesteziden kaynaklanan bulantılar, deniz ve araba tutmasındaki bulantılarda etkilidir. (daha fazla…)

  • Tereyağı Nedir?
    By Emrehan on Ocak 1st, 2009 | No Comments Comments

    TEREYAĞI yıllardır tıp çevrelerince hep suçlandı. Kolesterolü yükselttiği; dolayısıyla hipertansiyon, enfarktüs, felç gibi hastalıklara zemin hazırladığı iddia ediliyordu.

    Halbuki atalarımızın yaygın kullandığı yağ, tereyağıydı. Özellikle kırsal bölgelerde bol tüketilmesine rağmen insanlarımızın sağlıklı olduğu biliniyordu. Bu yüzden tereyağının zararlı olduğu görüşü tıbbi mantığıma hiç uymuyor, soranlara “hakiki tereyağı ve sızma zeytinyağından vazgeçmeyin” diye ısrarla söylüyordum. (daha fazla…)

  • Epilepsi [Sara] nedir?
    By Emrehan on Kasım 30th, 2008 | No Comments Comments

    Epilepsi Nedir ;
    Epileptik nöbet (Sara), beyindeki hücrelerin kontrol edilemeyen, ani, aşırı ve anormal deşarjlarına bağlı olarak ortaya çıkan bir durumdur. Beyin, insan vücudunun ana kumanda merkezi gibidir. Beyin hücreleri arasındaki uyumlu çalışma, elektriksel sinyallerle sağlanır. Nöbetin nedeni, bir tür beklenmeyen elektriksel uyarı olarak düşünülebilir. Kısaca; epileptik nöbet beynin kuvvetli ve ani elektriksel boşalımı sonucu oluşan kısa süreli ve geçici bir durumdur.

    (daha fazla…)

  • Kara Lahana
    By nurahasret on Kasım 29th, 2008 | 2 Comments2 Yorum Comments

    Karadeniz yöresinin en meşhur yiyeceklerinden bir tanesidir karalahana. İri ve kalın yapraklı bir bitki olan Kara lahana, C vitamini açısından zengindir. Ayrıca, A, B, E vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, kükürt, magnezyum, bakır ve demir minerallerini bol miktarda içerir.

    Çok besleyici bir sebze olan kara lahana;

    - cilt, diş ve kemik dokularının sağlamlığını arttırır.

    -Vücuttaki zehirli maddelerin uzaklaştırılmasını sağlar.

    -İştah açar. İdrar söktürür ve kabızlığı giderir.

    -Kansızlıkta faydalıdır. (daha fazla…)

  • Hamsinin faydaları
    By nurahasret on Kasım 25th, 2008 | No Comments Comments
    Kendisi küçük faydaları büyük, ‘denizlerin kralı, sofraların tacı’ hamsi, zengin bir protein deposu olmaktan başka bol miktarda iyot içermesi dolayısıyla zeka gelişimi açısından da faydalı bir besin olarak gösteriliyor.

    Ekmeğinden pilavına, buğulamasından ızgarasına, unundan yağına kadar çok geniş bir kullanım pörtföyü bulunan ve fıkralara konu olan hamsi, Karadeniz yöresinin ve kültürünün sembolü haline gelirken kış mevsiminin yaklaşmasıyla yolları gözleniyor ve yılda 3-4 ay boyunca bolca tüketiliyor.

     

    Yöre ekonomisine önemli katkıları bulunan ve çok sayıda kişinin ‘ekmek kapısı’ olan hamsinin faydaları saymakla bitmezken, uzmanlar hamsinin beklenen faydaları sağlaması için tüketilmesinde bazı hususlara dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

    Hamsinin insan sağlığı açısından faydalarını sıralarken tüketiminde dikkat edilmesi gereken noktalar şunlar:

    (daha fazla…)

  • Çam Fıstığı nedir, Faydaları nelerdir?
    By Emrehan on Kasım 25th, 2008 | 2 Comments2 Yorum Comments

    Dünya ile üzerindeki mevcudat arasında doğrudan veya dolaylı bir irtibat söz konusudur. Dünyanın da içinde bulunduğu kâinatı ve orada hayat süren canlıları aynı Kudret yaratmıştır. Her şeyi bilen ve bütün mevcudata hükmü geçen Hâlık-ı Mutlak, özellikle insanın her türlü ihtiyacının teminine yönelik, canlı cansız birçok varlık yaratmıştır. Ekosistemde her biri çok mühim hususiyetler taşıyan nice bitki ve meyvenin birçok hikmete binaen yaratıldığı, insanoğlunun ilmî seviyesi arttıkça daha iyi anlaşılmaktadır. Bu bitkiler başta tıp, gıda ve endüstri olmak üzere, çeşitli sahalarda kullanılmaktadır. 

    ‘Koniferler’ denen ve 23 türü bulunan, yurdumuzda göknar, lâdin, sedir, ardıç, servi ve çam adıyla çeşitli bölgelerde görülen orman ürünleri, ekolojik çeşitlilik ve ekonomik fayda açısından oldukça mühim bir yere sahiptir. Bunlar içinde çamgiller (Pinaceae), açık tohumlu bitkilerdir. Bilinen birçok meyvenin aksine, bunların tohumları, meyvenin içinde saklı değil, kozalak pulları üzerindedir. İğne yapraklı olan bu ağaçların birçoğu, her mevsim yeşildir. Ülkemizde, tohumlarının yapısı ve bağlanma şekli farklı olan beş çam türü yetişmektedir. Bunlar; fıstık çamı (Pinus pinea), kızıl çam (Pinus brutia), Halep çamı (Pinus halepensis), kara çam (Pinus nigra) ve sarı çamdır (Pinus sylvestris). (daha fazla…)

  • Bilimin Zorlandığı Sorular
    By Emrehan on Kasım 25th, 2008 | No Comments Comments

    Kâinatın, içinde gömülü bulunduğu metafizik hakikati idrak etmede yaşadığımız en büyük zorluk, yaradılışa içeriden bakıyor olmamızdır. Bizler zaman, uzay ve maddeyle kayıt altına alınamayan metafizik gerçekleri idrak etmeye çalışıyoruz; çünkü bütün düşüncelerimiz fizikî tecrübelerimize dayanıyor. Ömrünü kutuplarda geçirmiş, suyu hep buz olarak algılayıp mânâlandırmış bir insana, yıllar sonra buharı gösterseniz ve ‘Bu da sudur!’ deseniz, onu ikna etmekte elbette zorlanırsınız. (daha fazla…)

  • Fotosentez Mucizesi
    By Emrehan on Kasım 19th, 2008 | No Comments Comments

    ESKİDEN beri esma-i ilahiye nasıl tecelli eder, bunu akla yaklaştıracak misaller var mıdır diye düşünürdüm. Bugün fotosentez konusu üzerine kafa yorarken esmanın tecellisi ile bu olay arasında bir benzerlik olduğunu farkettim. (daha fazla…)

  • Peygamberimizin diş temizliği
    By nurahasret on Ekim 15th, 2008 | No Comments Comments

    Yapılan araştırmalara göre, ülkemizde yirmi yaşına gelen her yüz kişiden 89′unun dişleri çürük.
    Okul çocuklarının yüzde 67’si diş fırçası kullanmamakta ve yılda her 4 kişiye sadece bir diş fırçası düşmektedir.
    O kadar reklama, tanıtıma, eğitime ve teşvike rağmen diş temizliği ve bakımı maalesef istenen düzeye gelmiş değildir.
    Zaruri bir ihtiyaç, bir sağlık ve bir temizlik olarak görülmediği için de bir alışkanlık haline gelmemiştir.

    Ayrıca sigara tüketiminin ileri boyutlara varması, özellikle gençler arasında çok yaygın olmasından dolayı da ağız ve diş bakımı hep ihmal edilmiştir.
    Oysa diş temizliği ve ağız sağlığı üzerinde İslâmın ilk yıllarında bile üzerinde çokça durulan konulardan birisidir.
    (daha fazla…)

  • Siyah Çay Damar Sağlığını Koruyor
    By Emrehan on Eylül 13th, 2008 | No Comments Comments

    Yazın harareti gideren, kışın insanın içini ısıtan ve genellikle Türk insanının tercihi olan siyah çayın kalp hastalarında damar sağlığını koruduğu bilimsel olarak saptandı. Amerikan Kalp Derneği’nin “Circulation Journal” adlı yayın organında yer alan araştırmaya göre; daha önce kalp sağlığında olumlu etkisi belirlenen siyah çayda, siyah üzüm, greyfurt Suyu ve soğandaki flavonoid Maddesinin yüksek oranda bulunduğu kaydedildi.

    Flavonoidin, kötü kolesterolün (LDL) yol açtığı oksidasyon durumunu ve damar cidarlarının kalınlaşmasını önlediğini ifade eden uzmanlar, bu etkinin ancak çok miktarda flavonoid özü alınmasıyla kendini gösterdiğine dikkat çekti. Yapılan araştırmada, flavonoid maddesinin damarların iç zarında olumlu etkisi gözlendi. Damar içi zarı endOtel, tüm kan damarlarının içinde oluşuyor ve kan dolaşımını kontrol ediyor. Bu şekilde vücudun Dakika dakika değişen Oksijen ve kan dolaşım oranı kontrol edilirken, kan damarları egzersiz anında olduğu gibi gerektiğinde genişliyor ve dinlenmeye geçildiğinde normale dönüyor. Damar içi zarının Sağlıklı olması, kan damarı cidarlarında meydana gelen iltihaplanma ve kan pıhtılaşmasını önlüyor. Damar içi zarının sağlıklı olması sayesinde, kalp krizi ve inme riski azalıyor. Boston Üniversitesi Tıp Merkezi’nde yapılan araştırmada, deneklerin bir kısmına bir süre boyunca belirli miktarda çay, bir kısmına ise Su içirildi. Araştırma sonucunda, siyah çay içen kalp hastalarında damar içi zarı sağlığının düzelme gösterdiği gözlendi. Ancak siyah çay tüketenlerde yüksek tansiyon olasılığına dikkat çeken uzmanlar, buna çayın içinde bulunan kafeinin neden olduğunu belirtti. Siyah çay diş çürüklerine ve diğer ağız hastalıklarına yol açan bakterilere karşı da etkili oluyor. ABD’deki Illinois Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, siyah çayın içinde bulunan bileşimlerin ağızda diş çürüklerini ve Asit oluşturan bakterileri önlediğini ve bu bakterilerin üremesini durdurduğunu ortaya koydu. Siyah çayın etkisiyle, ağızdaki bakterilerin kümelenerek dişlere yapışması önleniyor ve dişlerde oluşan yabancı madde birikimi azalıyor. Daha önce de İsveçli araştırmacılar, siyah çayla ağız çalkalayanların, dişlerin üzerinde oluşan yabancı madde birikimini azalttıklarını belirlemişti

  • Kanserin İstenmeyen Dönüşü
    By Emrehan on Eylül 5th, 2008 | No Comments Comments

    Kanser çağımızın en önemli hastalıklarından biridir. Tedavisi bir hayli zor olan bu hastalık gelişen tıp teknolojisi ve yeni tedavi yöntemleriyle durdurulabilir. Fakat kimi zaman tedavi edilen kanserler yeniden nüksedebilirler. Bilimadamları ve doktorlar yıllardır bu durumun nedenini araştırmaktadırlar. Aradıkları cevabı bir laboratuvar faresi sayesinde bulan doktorlar hücrelerin kanserli olmadan önce bir tümör tarafından bozularak vücuda dağıldığını bulmuşlardır. Bozulan hücreler uyarılmayı geciktirerek yıllarca pasif bir şekilde beklerler ve daha sonra tümöre dönüşerek kansere sebep olurlar. (daha fazla…)

  • Tıptaki Gelişmeler İslâm’a Davet Ediyor
    By Emrehan on Eylül 3rd, 2008 | No Comments Comments

    20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren hücrenin moleküler yapı ve işleyişindeki mekanizmaların keşfedilmeye başlanması, hem hastalıkların oluşma sebeplerini hem de sağlığı devam ettirebilmenin şartlarını daha iyi anlamamıza vesile oldu. Medyada artık ‘tıbbî başarıların, hızla gelişen ilim ve teknolojinin de yardımıyla hastalıkların tedavisine ve ortalama ömrün uzamasına büyük katkı sağlayacağı, 21. yüzyıl insanlarının çok daha sağlıklı olacağı’ yorumları yapılıyordu. Zîrâ yüz yıl önce en büyük ölüm sebebi olarak bilinen mikrobik hastalıklar, 1930’larda keşfedilip geliştirilen antibiyotiklerin kullanılmasıyla azaltılmış; toplu sakatlanmalara ve ölümlere yol açabilecek salgın hastalıkların önü alınmıştı. (daha fazla…)

  • Göz:Ruhun Penceresi
    By nurahasret on Ağustos 30th, 2008 | No Comments Comments

    Gözünüzün 600 bin sinirle beyne bağlı olduğunu biliyor musunuz? Ya da aynı anda 1.5 milyon mesaj alıp bunları düzenlediğini ve saatte 500 km’lik hızla beyne gönderdiğini… Örneğin siz bu sayfaya bakarken gözünüzden beyninize doğru saatte 500 km hızla bir elektrik akımı ilerlemektedir. Akım iletildiğinde siz de satırları okumaya başlarsınız. (daha fazla…)

  • Uzun yaşamanın sırları
    By nurahasret on Ağustos 26th, 2008 | 1 Comment1 Yorum Comments

    Sınırsız Sebze ve Meyve: Bol meyve ve sebze tüketmek sağlıklı kalmanın en önde gelen kuralıdır. Günde 4-5 porsiyon sebzenin yanında 4-5 porsiyon meyve yerseniz her türlü vitamin, mineral ve antioksidanı aldığınıza emin olabilirsiniz.Gün boyunca, hatta yemekten önce bile meyve yemelisiniz.
    Kolesterol Yaşlı Gösteriyor: Yapılan araştırmalar kolesterol düzeyi yüksek erkeklerin, gerçek yaşlarından daha büyük göründüklerini gösterdi. İngiliz bilim adamları yaptığı araştırmalar sonucunda, sigara, içki, uykusuzluk ve kötü yaşam kalitesi gibi faktörlerin, insanların olduğundan daha yaşlı görünmesinde önemli rol oynadığını, ancak asıl sorunun, kolesterol den kaynaklandığını belirtti. Yüksek kolesterolün kan damarlarını tıkayarak organlara daha az kan gitmesine yol açıyor ve erken yıpranmalarına neden oluyor. (daha fazla…)

Advertisement