<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Taka &#187; Ünlem</title>
	<atom:link href="http://www.yoremizden.com/category/islam/unlem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yoremizden.com</link>
	<description>Karadeniz ve Trabzon kültürünü yaşatma ve sevdirme sitesi...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 10:21:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	
		<item>
		<title>Kabe &#8211; Beytullah Mucizeleri</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/kabe-beytullah-mucizeleri/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/kabe-beytullah-mucizeleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Aug 2011 01:49:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrehan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlem]]></category>
		<category><![CDATA[altın oran]]></category>
		<category><![CDATA[Beytullah]]></category>
		<category><![CDATA[kaaba]]></category>
		<category><![CDATA[Kabe]]></category>
		<category><![CDATA[kabe altın oran]]></category>
		<category><![CDATA[kabe mucizeleri]]></category>
		<category><![CDATA[mecca]]></category>
		<category><![CDATA[Mescidü'l-Haram]]></category>
		<category><![CDATA[mescit-i haram]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.com/?p=6936</guid>
		<description><![CDATA[Kabe &#8211; Beytullah Mescidü&#8217;l-Haram Mucizeleri]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><iframe src="http://www.dailymotion.com/embed/video/x8wxmx" frameborder="0" width="480" height="270"></iframe><br />
<strong>Kabe &#8211; Beytullah Mescidü&#8217;l-Haram Mucizeleri</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/kabe-beytullah-mucizeleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklerin kadın üzerindeki hakları nelerdir?</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/erkeklerin-kadin-uzerindeki-haklari-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/erkeklerin-kadin-uzerindeki-haklari-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2010 08:17:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrehan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlem]]></category>
		<category><![CDATA[erkek hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerin hanımı uzerindeki hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[kadının kocası uzerine hakkı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.com/erkeklerin-kadin-uzerindeki-haklari-nelerdir/</guid>
		<description><![CDATA[Erkegin hanimi üzerinde hakki çoktur. Kadin kocasi ile iyi geçinmelidir! Hadîs-i serîfte buyuruldu ki: (Kadinin cihâdi, kocasi ile iyi geçinmektir.) [Taberânî] Bir kadin, kocasini güzel karsilar, güzel sözler söyleyerek hosnutlugunu kazanmaya çalisirdi. Peyamber aleyhisselâm, kadinin bu hareketinden dolayi kocasina buyurdu ki: (Hanimina selâm söyle, yari sehid sevâbina kavustugunu haber ver!) [Sir'a] [Asagida siyah harferle yazilanlarin]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erkegin hanimi üzerinde hakki çoktur. Kadin kocasi ile iyi geçinmelidir! Hadîs-i serîfte buyuruldu ki: (Kadinin cihâdi, kocasi ile iyi geçinmektir.) [Taberânî]<br />
Bir kadin, kocasini güzel karsilar, güzel sözler söyleyerek hosnutlugunu kazanmaya çalisirdi. Peyamber aleyhisselâm, kadinin bu hareketinden dolayi kocasina buyurdu ki: </p>
<p>(Hanimina selâm söyle, yari sehid sevâbina kavustugunu haber ver!) [Sir'a] </p>
<p>[Asagida siyah harferle yazilanlarin hepsi hadîs-i serîftir] </p>
<p>Kadinlarin Cennete girmeleri erkeklere göre daha kolaydir. </p>
<p>(Kadin, bes vakit namazi kilar, orucunu tutar, kendini yabancilardan korur ve kocasina muti olursa, Cennete girer.) [Ibni Hibbân] </p>
<p>Erkegini râzi eden kadin için korku yoktur: (Kocasi râzi oldugu halde ölen kadin Cennete girer.) [Tirmizî] </p>
<p>Kadina zînet esyâsi mubâhtir. Zînet almak için kocasini müskül duruma düsürmemeli, yabancilara zînetlerini göstermemelidir! Böyle olunca zînetleri Cennete girmelerine ma&#8217;nî olmaz. (Cennette kadinlarin az oldugunu gördüm. Sebebini sordum. &#8220;Onlari altin ve zînet esyâsi mesgûl etti.&#8221; dediler.) [I. Ahmed] </p>
<p>Kocasina, elinden geldigi kadar güler yüzlü davranip, sevgi göstermeli, dili ile de onu incitmemelidir. (Kiyâmette Allahü teâlâ, kocasina dili ile eziyet eden kadinin dilini 70 arsin uzun yapip, boynuna dolar. Kocasina kötü gözle bakan kadini da basi kesik ve bedeni parçalanmis hâle çevirir.) [Sir'a] </p>
<p>(Senden ne gördüm) diyerek küfrân-i ni&#8217;mette bulunmamalidir! (Eger kocalarina karsi küfrân-i ni&#8217;mette bulunmasalar, namaz kilanlar hemen cennete girerdi.) [Sir'a] </p>
<p>(Cehennem halkinin ekseriyetini kadinlarin teskil ettigini gördüm. Sebebi de, çok la&#8217;net ederler ve kocalarina karis küfrân-i ni&#8217;mette bulunurlar.) [Buhârî] </p>
<p>Kocasina bir iyilik yapmissa, basina kakmamalidir. Yeme ve giyme gibi husûslarda kocasini üzmemeli, yapamiyacagi seyi ondan istememelidir! Kocasinin serefini korumali, her iste onun rizâsini kazanip gönlünü hos etmeye çalismalidir! </p>
<p>(Kocanin hanimi üzerindeki hakki, benim sizin üzerinizdeki hakkim gibidir. O hâlde kocasinin hakkini gözetmiyen, Allah&#8217;in hakkini gözetmemis olur.) [Sir'a] </p>
<p>Kadin, kocasini üzmemelidir. Birgün Hz. Fâtima, agliyarak babasinin huzûruna geldi. Resûlullah buyurdu ki: </p>
<p>- Yâ Fâtima, niçin agliyorsun? </p>
<p>- Kasitsiz söyledigim bir sözden Ali bana kizdi. Özür diledim. Fakat onu üzdügüm için agliyorum. </p>
<p>- Kizim, bilmez misin, Allahü teâlânin rizâsi kocanin rizâsina baglidir. Ne mutlu o kadina ki dâima kocasinin rizâsini arar, kocasi ondan râzi olur. Kadinlar için en üstün ibâdet, kocasina itâ&#8217;attir. Erkek, hanimindan râzi olunca, o kadin istedigi kapidan Cennete girmeye hak kazanir. Kocasini üzen kadin, onu râzi edinceye kadar, Allahü teâlânin la&#8217;netinde olur.) [R. Nâsihîn] </p>
<p>Kadinlara Nasîhat </p>
<p>Imâm-i Rabbânî hazretleri, sâliha bir hanima yazdigi mektûpta buyuruyor ki: </p>
<p>Kalb, göze tâbidir. Gözler harâmdan sakinmazsa, kalbi korumak güç olur. Kalb, harâma dalarsa, günâhlardan sakinmak güç olur. O hâlde, îmâni olanlarin, harâm islememesi, harâma bakmamasi lâzimdir. Erkeklerin homoseksüel olmasi harâm oldugu gibi, kadinin da homoseksüel olmasi, ya&#8217;nî herhangi bir kadina sehvet ile dokunmasi ve bakmasi harâmdir. Kadinlarin, kadinlara sehvet ile bakmasi ve dokunmasi, kocasindan baskasina, erkek ve kadin, kim olursa olsun, yabanciya süslenmeleri câiz degildir. Erkekle kadin, baska cinsten olduklari için, bir araya gelmeleri nisbeten güçtür. Kadinin kadina yaklasmasi ise daha kolaydir. Bunun için kadinin kadina bakmasi ve dokunmasi, erkegin kadina ve kadinin erkege bakmasindan daha kötü olabilir. Lezbiyenlige fransizca safizm deniyor. </p>
<p>Erkegin erkek için ve kadinin kadin için avret yeri, diz ile göbek arasidir. Bir kadin, baska bir kadinin, göbek ile diz arasina bakamaz. Zarûretsiz bakarsa, harâm islemis olur. Kadinin yabanci erkek için avret yeri, el ve yüzünden baska, bütün bedenidir. Baskasinin avret yerine, lüzûm yokken, sehvetsiz de bakmak harâmdir. Hadîs-i serîfte (Erkek, erkegin ve kadin da kadinin avret yerine bakmasin) buyuruldu. (Esi&#8217;at-ül-leme&#8217;ât) </p>
<p>Hz. Ümm-i Seleme vâlidemiz anlatiyor: </p>
<p>Resûlullahin yaninda iken, iki gözü de görmiyen Ibn-i Ümm-i Mektûm hazretleri, izin isteyip içeri girdi. Resûlullah bize, (Içeri girin) buyurdu. (O a&#8217;mâ degil mi, bizi görmez) dedim. (O sizi görmüyorsa, siz onu görüyorsunuz) buyurdu. (Tirmizî, Ebû Dâvüd)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/erkeklerin-kadin-uzerindeki-haklari-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmed Bin Ali El-Acmi &#8211; Rahman Suresi ve Meali</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/ahmet-el-acemi-rahman-suresi-ve-meali/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/ahmet-el-acemi-rahman-suresi-ve-meali/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Aug 2010 11:10:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrehan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlem]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Bin Ali El-Acmi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet bin El Acmi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet el acemi - rahman suresi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet el Acemi dinle]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet el acemi mp3]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet-el Acemi]]></category>
		<category><![CDATA[ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR]]></category>
		<category><![CDATA[Rahman Suresi]]></category>
		<category><![CDATA[Rahman Suresi Dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Rahman Suresi meali]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.com/?p=4443</guid>
		<description><![CDATA[KURAN&#8217;I KERİM TÜRKÇE MEALİ (ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR) 55-RAHMAN: 1 &#8211; Rahmân (çok merhametli olan Allah) 2 &#8211; Kurân&#8217;ı öğretti. 3 &#8211; İnsanı yarattı. 4 &#8211; Ona beyanı öğretti. 5 &#8211; Güneş de ay da bir hesab iledir. 6 &#8211; Bitkiler ve ağaçlar secde etmektedirler. 7 &#8211; Göğü yükseltti ve mizanı koydu. 8 &#8211; Sakın]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"></p>
<div id="attachment_4446" class="wp-caption alignleft" style="width: 255px"><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2010/08/ahmel-el-acemi.jpg"><img class="size-full wp-image-4446" title="Ahmed Bin Ali El-Acmi" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2010/08/ahmel-el-acemi.jpg" alt="ahmel el acemi Ahmed Bin Ali El Acmi   Rahman Suresi ve Meali" width="245" height="206" /></a><p class="wp-caption-text">Ahmed Bin Ali El-Acmi</p></div>
<p>KURAN&#8217;I KERİM TÜRKÇE MEALİ</p>
<p></span> <span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: medium;">(ELMALILI                  MUHAMMED HAMDİ YAZIR)</span></span></h2>
<p><strong>55-RAHMAN:</strong></p>
<p>1 &#8211; Rahmân (çok merhametli olan Allah)</p>
<p>2 &#8211; Kurân&#8217;ı öğretti.</p>
<p>3 &#8211; İnsanı yarattı.</p>
<p>4 &#8211; Ona beyanı öğretti.</p>
<p>5 &#8211; Güneş de ay da bir hesab iledir.</p>
<p>6 &#8211; Bitkiler ve ağaçlar secde etmektedirler.</p>
<p>7 &#8211; Göğü yükseltti ve mizanı koydu.</p>
<p>8 &#8211; Sakın tartıda taşkınlık etmeyin.</p>
<p>9 -Tartıyı adaletle yapın, terazide eksiklik yapmayın.</p>
<p>10 &#8211; (Allah) yeri mahlukat için (aşağıya) koydu.</p>
<p>11 &#8211; Orada meyvalar ve salkımlı hurma ağaçları vardır.<span id="more-4443"></span></p>
<p>12 &#8211; Yapraklı taneler ve hoş kokulu bitkiler vardır.</p>
<p>13 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>14 &#8211; Allah insanı, pişmiş bir çamura benzeyen bir balçıktan yarattı.</p>
<p>15 &#8211; Cinleri de hâlis ateşten yarattı.</p>
<p>16 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>17 &#8211; (O) iki doğunun ve iki batının Rabbidir.</p>
<p>18 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>19 &#8211; (Acı ve tatlı) iki denizi salıverdi birbirine kavuşuyorlar.</p>
<p>20 &#8211; Fakat aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar.</p>
<p>21 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>22 &#8211; İkisinden de inci ve mercan çıkar.</p>
<p>23 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>24 &#8211; Denizde koca dağlar gibi yükselen gemiler de onundur.</p>
<p>25 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>26 &#8211; Yer üzerinde bulunan her şey fânidir.</p>
<p>27 &#8211; Yalnız celâl ve ikram sahibi Rabbinin yüzü (zâtı) baki kalacaktır.</p>
<p>28 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>29 &#8211; Göklerde ve yerde bulunanlar, O&#8217;ndan isterler. O, her gün yeni bir iştedir.</p>
<p>30 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>31 &#8211; Ey insan ve cin! sizin de hesabınızı ele alacağız.</p>
<p>32 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>33 &#8211; Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresinden geçmeye gücünüz yeterse geçin gidin. Allah&#8217;ın verdiği bir güç olmadan geçemezsiniz.</p>
<p>34 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>35 &#8211; Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir, kendinizi savunamazsınız.</p>
<p>36 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz</p>
<p>37 &#8211; Gök yarılıp da, erimiş yağ gibi kıpkırmızı bir gül olduğu zaman&#8230;</p>
<p>38- Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>39 &#8211; İşte o gün, ne insana ne de cinne günahından sorulmaz.</p>
<p>40 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>41 &#8211; Suçlular simalarından tanınır, alınlarından ve ayaklarından tutulur.</p>
<p>42 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>43 &#8211; İşte bu, suçluların yalanladığı cehennemdir.</p>
<p>44 &#8211; Onunla kaynar su arasında dolaşırlar.</p>
<p>45 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>46 &#8211; Rabbinin makamından korkan kimselere iki cennet vardır.</p>
<p>47 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>48 &#8211; İkisinin de çeşitli ağaçları, meyvaları vardır.</p>
<p>49 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>50 &#8211; İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır.</p>
<p>51 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>52 &#8211; İkisinde de her türlü meyvadan çift çift vardır.</p>
<p>53 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>54 &#8211; Astarları atlastan yataklara yaslanırlar. İki cennetin de devşirmesi yakındır.</p>
<p>55 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>56 &#8211; Oralarda gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş dilberler var ki, bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.</p>
<p>57 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>58 &#8211; Sanki onlar yâkut ve mercandırlar.</p>
<p>59 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>60 &#8211; İyiliğin karşılığı, yalnız iyilik değil midir?</p>
<p>61 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>62 &#8211; Bu ikisinden başka iki cennet daha vardır.</p>
<p>63 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>64 &#8211; (Bu cennetler) yemyeşildirler.</p>
<p>65 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>66 &#8211; İkisinde de fışkıran iki kaynak vardır.</p>
<p>67 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>68 &#8211; İkisinde de her türlü meyva, hurma ve nar vardır.</p>
<p>69 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>70 &#8211; İçlerinde güzel huylu, güzel yüzlü kadınlar vardır.</p>
<p>71 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>72 &#8211; Çadırlar içerisinde gözlerini yalnız kocalarına çevirmiş hûriler vardır.</p>
<p>73 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>74 &#8211; Bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.</p>
<p>75 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>76 &#8211; Yeşil yastıklara ve hârikulâde güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar.</p>
<p>77 &#8211; Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?</p>
<p>78 &#8211; Büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir!</p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="360" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/x5jcqu?additionalInfos=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="360" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/x5jcqu?additionalInfos=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<h3 style="text-align: center;"><strong>Rahman Suresi &#8211; Ahmet bin El Acmi</strong></h3>
</p>
<p style="text-align: center;"><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/ahmet-el-acemi-rahman-suresi-ve-meali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk Ocağı</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/ask-ocagi/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/ask-ocagi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 07:53:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nurahasret</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlem]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşk ocağı]]></category>
		<category><![CDATA[can]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.net/?p=259</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-258" title="151askocagi" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2009/08/151askocagi.jpg" alt="151askocagi Aşk Ocağı" width="482" height="567" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/ask-ocagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk ve Şevk</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/ask-ve-sevk/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/ask-ve-sevk/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2009 08:50:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nurahasret</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlem]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşk ve şevk]]></category>
		<category><![CDATA[Şevk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.net/?p=228</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_4314" class="wp-caption alignleft" style="width: 410px"><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2009/08/aşk_ve_şevk.jpg"></a></p>
<div class="mceTemp mceIEcenter">
<dl id="attachment_4314" class="wp-caption aligncenter" style="width: 410px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2009/08/aşk_ve_şevk.jpg"><img class="size-full wp-image-4314 " title="Aşk ve Şevk" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2009/08/aşk_ve_şevk.jpg" alt="aşk ve şevk Aşk ve Şevk" width="400" height="296" /></a><p class="wp-caption-text">Aşk ve Şevk</p></div>
</dt>
</dl>
</div>
<dd class="wp-caption-dd">
</dd>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/ask-ve-sevk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ya Vedud Nöbeti</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/ya-vedud-nobeti/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/ya-vedud-nobeti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2009 09:19:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nurahasret</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlem]]></category>
		<category><![CDATA[Adem]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[bağışlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Buruc suresi]]></category>
		<category><![CDATA[cennetten]]></category>
		<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hud suresi]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi isimler]]></category>
		<category><![CDATA[kullar]]></category>
		<category><![CDATA[merhamet]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[tevbe etmek]]></category>
		<category><![CDATA[ya Vedud]]></category>
		<category><![CDATA[Yaradan]]></category>
		<category><![CDATA[yasaklı meyve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.net/?p=219</guid>
		<description><![CDATA[Üflendiği yerden dirilen Adem&#8217;in öğrendiği kelimelere dönüp baktığımızda kelimelerin birbiri ardına sıralandığına şahit oluyoruz. Özüne indiğimiz yerde Adem&#8217;i daha iyi anlıyoruz. Adem kolay olmayan kelimeleri öğrenirken rüzgarın ardına kapılıp gidiyor zikirleri ve her isimde bir kat daha inandığının boyasına boyanıveriyor. Zor olsa gerek, bu boyanın altında Adem olabilmek. Adem seviyor ademliğini, anlamını seviyor. Her kelimenin]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">
<div id="attachment_4320" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2009/08/yavedud.jpg"></a></p>
<div class="mceTemp">
<dl id="attachment_4323" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a href="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2009/08/yavedud.jpg"><img class="size-medium wp-image-4323 " title="Yâ Vedud" src="http://www.yoremizden.com/wp-content/uploads/2009/08/yavedud-300x278.jpg" alt="yavedud 300x278 Ya Vedud Nöbeti" width="300" height="278" /></a><p class="wp-caption-text">Yâ Vedud</p></div>
</dt>
</dl>
</div>
<p>Üflendiği yerden dirilen Adem&#8217;in öğrendiği kelimelere dönüp baktığımızda kelimelerin birbiri ardına sıralandığına şahit oluyoruz. Özüne indiğimiz yerde Adem&#8217;i daha iyi anlıyoruz. Adem kolay olmayan kelimeleri öğrenirken rüzgarın ardına kapılıp gidiyor zikirleri ve her isimde bir kat daha inandığının boyasına boyanıveriyor. Zor olsa gerek, bu boyanın altında Adem olabilmek. Adem seviyor ademliğini, anlamını seviyor.<br />
Her kelimenin altından yeni bir Adem diriliyor.Kendi isimlerini, idrakinden aciz<br />
olduğumuz  mukaddes bir muhabbetle seven Allah, onların tecellisine hizmet eden mahlukatını sever.Sever,sevdirir,sevindirir&#8230;</p>
<p>(11:90) Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O&#8217;na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, (müminleri) çok sever. (Hud 90)</p>
<p>Adem, cennetten çıkarıldığı günden itibaren iniler. İnlediği yerde dilini duaya<br />
bulaştırır. Öğrendiği isimlerle, Öğretene anlatır öğrendiklerini. Her inileme onu<br />
bir adım daha yakınlaştırır Baki olana&#8230; Yalnız Biri ister, Biri çağırır,  Biri talep<br />
eder, Biri görür, Biri bilir, Biri söyler&#8230;</p>
<p>Adem oluyorum bir an da&#8230; Yasaklı meyve dokunuyor dilime, mahcupluğum   yüzüme yansıyor, al al oluyor yanaklarım ve utanıyorum O&#8217;ndan. Korkuyorum,beni yakıp parça parça etmesinden değil bu korkum,şimdi anlıyorum Vedud olan Vedud luğunu alırsa kalbimden ne yaparım ben Sevmezse beni,sevindirmezse, sevdiğini bildirmezse, sevdirmezse bir et yığınından ne farkım kalır? Dua oluyor iç seslerim. Hud suresi 90.cı ayet dolaşıyor kalbime diri tutuyor beni, biliyorum ki yine O sevindiriyor beni&#8230;</p>
<p>İşte bu sevgi, bu merhamet Vedud isminden gelmektedir. Allah her bir eserini<br />
sevmekle birlikte, bu sevgi ve merhametin odak noktası, en mükemmel eser olan insandır. Çünkü, bütün ilahi isimlerin aynası, tecelligahı odur. Bir kulun kalbi isimlerle ne kadar ters düz olursa,kalp inkilap eder  (boyutuna bakıp aldanmayalım)  o  kalp ki Alemlerin Rabbine açılmış bir penceredir.O pencereden bakan göz puslu bir kareyle muhatap olmaz.Her şeyi kulları için yaratan,sadece kulunu kendi için yaradandır bu Yaradan&#8230;</p>
<p>Bazen düşünürüm kendi küçüklüğümü ve O&#8217;nun büyüklüğü arasındaki dengesizliği&#8230; Bu kadar küçük bir noktaya ihtiyacı olmadı halde, peşimde koştuğunu hayal ederim.<br />
Şımarıklıklarıma tahammül eden, avucumun arasındakileri O vermemiş gibi,hiç<br />
tükenmeyecekmiş gibi, sahiplendiğim dünyalıklarımın arasında unutuşlarımı hiçbir zaman yüzüme vurmayan, küsmeyen, kırılmayan yanlışa bir yanlış yazıp kulunun doğrusuna sayısız artılar koyan, usanmadan herkesin gittiği yerde sadece benimle kalan&#8230;<br />
Seviyor ve seviniyorum,  dil ile dillendiriyorum Buruc suresi 14 ayeti&#8230;</p>
<p>(85:14) O, çok bağışlayan ve çok sevendir.</p>
<p>Gözümü kapatınca  güzelliklere kör olmuyorum, duyuyorum hissediyorum.        O nun varlığını bilmek için O na O nun bak dediği pencereden bakmam gerektiğini anlıyorum.<br />
Sevmek razı olmak demek.Ki Efendimiz tutar ellerimden burada ve gidebileceğim tek yol onun ayak izleri&#8230; Sevmek Habibullah gibi&#8230; Seveni sevdiği ölçüde sevmek<br />
gerekirse, buna en güzel örnektir kendisi..Vedud isminin ete kemiğe bürünmüş hali&#8230;</p>
<p>Sevmek, sevinmek, sevdirmek&#8230; Sevmeyi vermeseydi, vermeyi de sevmezdi ki&#8230; Bütün mesele burada sevmeseydi neden yaratırdı ki bizi?</p>
<p>MİHRİCAN KESKİN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/ya-vedud-nobeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Leyla gerçekten de güzel değil miydi?</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/leyla-gercekten-de-guzel-degil-miydi/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/leyla-gercekten-de-guzel-degil-miydi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 09:42:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nurahasret</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlem]]></category>
		<category><![CDATA[hüsn-ü edep]]></category>
		<category><![CDATA[hüsn-ü ifham]]></category>
		<category><![CDATA[hüsn-ü intizam]]></category>
		<category><![CDATA[hüsn-ü istimal]]></category>
		<category><![CDATA[hüsn-ü kelam]]></category>
		<category><![CDATA[hüsn-ü kerem]]></category>
		<category><![CDATA[hüsn-ü mana]]></category>
		<category><![CDATA[Hüsn-ü metanet]]></category>
		<category><![CDATA[hüsn-ü muaşeret]]></category>
		<category><![CDATA[hüsn-ü niyet]]></category>
		<category><![CDATA[hüsn-ü sehavet]]></category>
		<category><![CDATA[leyla]]></category>
		<category><![CDATA[mecnun]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Ulusoy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.net/?p=155</guid>
		<description><![CDATA[Denir ki, Leyla kara kuru, cılız, sıradan bir kız. Leyla’yı görenler Mecnun’un aklına şaşkın. Denir ki yine; padişah merak eder, çağırır Leyla’yı sarayına. Dillere destan bir güzellik uman padişah da başkaları gibi şaşkın. Leyla’ya bir sürü laf eder. “Bu muydu Mecnun’u mecnun eden Leyla!” bakışını hisseden Leyla, “Sen” der, “Mecnun değilsin!” Leyla’yı görüp de Mecnun’a]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-164" title="rose(1)" src="http://www.yoremizden.net/wp-content/uploads/2009/06/rose1-150x150.jpg" alt="rose1 150x150 Leyla gerçekten de güzel değil miydi?" width="150" height="150" /></p>
<p>Denir ki, Leyla kara kuru, cılız, sıradan bir kız. Leyla’yı görenler Mecnun’un aklına şaşkın. Denir ki yine; padişah merak eder, çağırır Leyla’yı sarayına. Dillere destan bir güzellik uman padişah da başkaları gibi şaşkın. Leyla’ya bir sürü laf eder. “Bu muydu Mecnun’u mecnun eden Leyla!” bakışını hisseden Leyla, “Sen” der, “Mecnun değilsin!”</p>
<p>Leyla’yı görüp de Mecnun’a dudak bükenler narsistik kültürde de egemen olan güzellik kavramından mustarip gibidirler: Güzelliği fiziksel güzelliğe hapsetmek. Leyla bir yüz ve bedenden ibaret değildir halbuki. Mesele yüz ve bedense eğer, cesetlerin de bir bedeni ve yüzü vardır. Leyla’nınsa başka bir güzelliği.</p>
<p>Onunla sohbet eden sanır ki Leyla tüm dünyayı unutmuş. Konuşana dikkat kesilmiş, tüm varlığı kulak olmuş. Anlatılanı anlatıldığı gibi anlamaya çalışır Leyla. Sözcükler vehmin duvarlarına çarpmaz ona vardığında. Anlatan “Hah işte, bunu anlatmaya çalışıyorum” der (hüsn-ü ifham).</p>
<p>Anlatımı sadedir. Tane tane konuşur. Sözcükleri boca etmez kimseciklere. Kelimeleri öyle kullanır ki, bir çeşmeden dökülen su gibi, ağzından dökülen kelimelerle inşa ettiği güzelliktir. Kömür gözlü değildir Leyla, amma tatlı dillidir(hüsn-ü kelam).</p>
<p>Düzen ve intizama riayet eder.Eşyalara sinmiş olan düzenle, evine girenlerin içi açılır (hüsn-ü intizam).</p>
<p>Bir gün Mecnun’la karşılaşır, eli ayağına dolanır. Onu hangi güzelim sözcüklerle karşılayacağını bilemez. Kim olsa aynısını yapar Leyla. Kara kuru yüzünden tebessümler dökülür, en güzel kelimelerle insanları buyur eder (hüsn-ü istikbal). Ne var ne yok misafirlerinin önüne koyar, onları ikramlarıyla memnun etmek için paralanır (hüsn-ü kerem).</p>
<p>Eşyaları kimse Leyla kadar güzel kullanamaz, kimse onlara Leyla kadar güzel davranamaz. Tahta kaşığı sanki canlı bir varlık gibidir. Kullandıktan sonra ona teşekkür etmeyi unutmaz. Görenler kaygıya gark olur; belki de mecnun olan aslında odur. Kap kacağını elinde öyle bir tutuşu vardır ki, narin bir bebeği elinde tutan anneden daha mahir. Leyla’nın elleri kara kuru, ne gamdır(hüsn-ü istimal).</p>
<p>İnsanları kırmamak için kılı kırk yarar. Konuşmadan önce tartar, ölçer, biçer. Konuşması gerektiğinde yeteri kadar konuşur, susması gerektiği yerde ağzına kilit vurur. Kırmaktansa kırılmayı öğrenmiştir Leyla. Bencilliklerinden sıyrılmış, ben diye tutturmaktan azat olmuştur. Onunla arkadaş olmak için can atılır. Yanına varan huzura varır. İnsanlara zorluk çıkarmaz. Kolaylaştırır. Onunla geçinmek kolay değildir sadece, güzeldir de aynı zamanda (hüsn-ü muaşeret).</p>
<p>Onunla sohbete niyetlenenler sözlerine çekidüzen verir. Çünkü bilirler ki Leyla gıybetten hiç hoşlanmaz. Kötü düşünmekten kaçınır, yaşananlara güzel tarafından bakar. Her olayın altında bir hayır görür. Umutsuzluk yoktur yüreğinde. Mızmızlanmaz, şikâyet etmez. Kimsecikleri suçlamaz. Suçlanacak olanın nefsi olduğunu idrak etmiştir. Varlıklara zarar vermek aklının ucundan geçmez (hüsn-ü niyet).</p>
<p>En güzel hallerinden biri de edeptir Leyla’nın (hüsn-ü edep). Narsistik kültürde bunun bir karşılığı bile yoktur. Bana en hazin gelen de budur.</p>
<p>Kolay pes eden biri değildir Leyla. Metindir, sağlamca tutunur inandıklarına. Kararlarına sahip çıkar. Hatalarınaysa daha çok. Kimsenin üzerine yıkmaz yanlışlarını. Dayanıklı bir kişiliği vardır (Hüsn-ü metanet).</p>
<p>Güzelliği fiziksel güzelliğe hapsedenlerin Mecnun’u anlaması imkânsız gibidir. “Bir kadının en cazibedar, en tatlı güzelliği nedir?” diye sorulsa; “Kadınlığa mahsus bir letafet ve nezaket içindeki hüsn-ü sîretidir” cevabını narsistik kültür algılayamaz, anlayamaz. Oysa ne güzel bir tanımdır bu (hüsn-ü mana), ne kadar derin. Ya da “En kıymetdar ve en şirin cemali nedir bir kadının?” diye sorsak, narsistik kültür bilmez ki “ Ulvî, ciddî, samimî, nuranî şefkatidir.”</p>
<p>Mecnun’un Leyla’da tutulduğu böyle bir güzelliktir işte: Halleriyle Cemil isminin tecellisine mazhar olmuş güzel bir insan. Ondaki güzelliğe zaman ilişemez bile. Aksine zaman, ancak Leyla’nın hüsn-ü siretinin olgunlaşıp ziyadeleşmesine hizmet edebilir.</p>
<p>Tasvir etmeye çalıştığım güzellik biçimlerinin bazıları kadınlara özgüyse de; çoğu erkekler için de geçerlidir elbet. Erkeklere özgü başkaca erdemler ise cesaret ve cömertliktir (hüsn-ü sehavet). Koruma, kollama, yakınlarının sorumluluğu alma gibi bazı özellikler özellikle erkeklerde tecelli eden başkaca güzel hallerdir.</p>
<p>Leyla gerçekten de böyle biri miydi? Bilmiyorum. Gaybı ancak O bilir. Ben sadece güzel bir insanı tasvir etmek ve fiziksel güzellik dışındaki güzellik hallerine dikkat çekmek istedim.</p>
<p>Bütün bunlardan sonra akla gelen soru, Mecnun’un Leyla’dan neden ve nasıl vazgeçtiğidir? Bu  ise ayrı bir bahistir.</p>
<p>Mustafa Ulusoy</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/leyla-gercekten-de-guzel-degil-miydi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şükredenlerden Suheyb, Sabredenlerden Hifa</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/sukredenlerden-suheyb-sabredenlerden-hifa/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/sukredenlerden-suheyb-sabredenlerden-hifa/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 10:40:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nurahasret</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlem]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sabredenlerden Hifa]]></category>
		<category><![CDATA[Sahabe]]></category>
		<category><![CDATA[Şükredenlerden Suheyb]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.net/?p=137</guid>
		<description><![CDATA[Medine&#8217;nin kadınları hem güleryüzlü, hem de güzeldirler. Ancak Hifa Hatunbaşka güzeldir ve bambaşka gülümser. Öylesine sıcakkanlı ve öylesine samimidir ki kadınlar onu canları gibi severler. Oğlu, abisi, erkek kardeşi olanlar akraba olmaya kalkar, hatta bazıları beylerine ister. Onu ciddi ciddi sıkıştırır, araya hatırlıları koyup, izdivaç teklif ederler.Hifa Hatun&#8217;un methi hızla yayılır ve çoook uzaklara gider.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-138" title="klbk" src="http://www.yoremizden.net/wp-content/uploads/2009/06/klbk-150x150.jpg" alt="klbk 150x150 Şükredenlerden Suheyb, Sabredenlerden Hifa" width="150" height="150" /></p>
<p align="center">Medine&#8217;nin kadınları hem güleryüzlü, hem de güzeldirler. Ancak Hifa Hatunbaşka güzeldir ve bambaşka gülümser. Öylesine sıcakkanlı ve öylesine samimidir ki kadınlar onu canları gibi severler. Oğlu, abisi, erkek kardeşi olanlar akraba olmaya kalkar, hatta bazıları beylerine ister. Onu ciddi ciddi sıkıştırır, araya hatırlıları koyup, izdivaç teklif ederler.Hifa Hatun&#8217;un methi hızla yayılır ve çoook uzaklara gider. Bırakın hekimleri, tüccarları; vezirler, sultanlar sıraya girer. Ancak o Necaşi gibi bir İmparatoru bile reddeder sadece ve sadece Allah&#8217;ın rızasını diler. Ama taliplerin ardı arkası kesilmez. Kimi ayaklarına halılar serer&#8230; Kimi eşiğine cevahirler döker&#8230; Yüz kızıl tüylü deveyi getirip kapısına bağlayanları mı sorarsınız, yoksa saray anahtarlarını önüne atanları mı? Hifa Hatun bütün bunlara dönüp bakmaz bile, Efendimizin huzuruna çıkıp &#8220;Ey Allah&#8217;ın Resûlü&#8221; der, &#8220;bana cennete götürecek bir şeyler öğretsene.&#8221; Doğrusu o, Peygamber Efendimiz&#8217;in(sallallahu aleyhi ve sellem) &#8216;gündüzleri oruç tut&#8217; ya da &#8216;geceleri namaz kıl&#8217; gibi bir tavsiyede bulunacağını sanır ama Server-i K âinat &#8220;Önce evlenmen lâzım&#8221; buyururlar &#8220;zira bununla dininin yarısını emniyete alırsın!&#8221; Hifa, büyük bir teslimiyetle boynunu büker ve &#8220;siz kimi münasip görürseniz ben ona razıyım&#8221; der.</p>
<p align="center">
<p align="center">Mâlum, o sıradan bir hanım değildir ve onu nikahına alacak erkeğin de&#8221;özel&#8221; olması gerekir. Lâkin Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ne kimseye ümid verir, ne de kimsenin ümidini kırar. Herzamanki gibi basit ve pratik bir çare bulur &#8220;yarın sabah mescide ilk gelenle evlen&#8221; buyururlar. Bu teklifi herkesin hoşuna gider, talipler erken kalkmak için tedbirler düşünür, kendilerince hazırlık yaparlar. Bu haberi elbette Hazret-i Suheyb de duyar ama dikkate almaz. Zira o fakir ve kimsesiz biridir. Evi yurdu yoktur ve karnını zor doyurur. Kah ağaç altlarına uzanır, kâh mescid gölgelerine kıvrılır. Uzun boyuna rağmen o kadar zayıftır ki, rüzgar sert esse ayaklarını yerden kaldırır. Ama bakın şu işe ki o gece Allah ü teâlâ bütün sahabelere derin bir uyku verir, Hifa Hatun&#8217;un talipleri gözlerine çöken ağırlığa yenilirler. Resulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) her zamanki gibi imsak sökerken mescide gelir ve büyük bir merakla talihli sahabeyi bekler. Nitekim mescidin eşiğinde bir gölge uzar ve Süheyb içeri girer. Resulullah Efendimiz namazdan sonra Hifa Hatunu çağırtıp neticeyi bildirir. Hazret-i Hifa büyük bir teslimiyetle kabul eder. Efendimiz güzel bir hutbe okur ve nikah akidlerini yaparlar. Sonra şanslı sahabeye döner&#8221;Ey Süheyb&#8221; buyururlar, &#8221; şimdi hanımına bir hediye al ve tut elinden evine götür.&#8221;Suheyb Radıyallahu anh ellerini çaresizlikle iki yana açar.&#8221;İyi ama&#8221; diye mırıldanır, &#8220;benim ne bir dirhem gümüşüm, ne de sığınacak evim var.&#8221;</p>
<p align="center">Hifa Hatun kocasının boynunu büktürmez, ona içinde on bin</p>
<p align="center">dirhem gümüş olan süslü bir heybe gönderir ve &#8220;filanca yerdeki köşkümüsana hediye ettim&#8221; der. Alemlerin Efendisi çok hislenir onlara hayır dualar ederler. Süheyb, o gün Medine sokaklarında dolanır durur, akşama doğru utana sıkıla konağa sokulur. Kendisi için hazırlanan muhteşem sofradan ya bir, ya iki hurma alır ve &#8220;Ya Hifa&#8221; der, &#8220;biliyorum sen benim için bulunmaz bir nimetsin, ben ise senin için sadece mihnetim. Ben şükretsem gerek, sen sabretsen gerek. İster misin şu geceyi taat ve ibadetle geçirelim zira Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) &#8220;Cennette yüksek bir çardak vardır. Orada yalnız şükredenlerle sabredenler otururlar.&#8221; buyurdular. Ve öyle de yaparlar. Seccadelerini gözyaşları ile ıslatır, kalplerini zikr ile aydınlatırlar. Cebrail Aleyhisselam olup biteni Resulullah Efendimize anlatır ve onları Allahü teâlânın cenneti ve cemaliyle müjdeler.</p>
<p align="center">Ertesi sabah, namazdan sonra Efendimiz Suheyb&#8217;i</p>
<p align="center">yanlarına oturtur &#8220;Ey Süheyb&#8221; buyururlar &#8220;geceki halini sen mi anlatırsın ben mi anlatayım?&#8221; Süheyb gözlerini kucağına indirir, zor duyulan bir sesle &#8220;Allahın Resulü en iyisini bilir&#8221; cevabını verir. Efendimiz onlara &#8220;ne mutlu size&#8221; gibilerinden bakar, &#8220;İkiniz de cennetliksiniz&#8221; buyururlar, &#8220;&#8230; ve Allahü teâlâyı göreceksiniz!&#8221; Süheyb derhal secdeye kapanır ve &#8220;Ya Rabbi!&#8221; diye yalvarır, &#8220;o ki beni mağfiret ettin, günahlara bulaşmadan canımı al!&#8221; Allahü teâlâ bu yanık duayı kabul eder, Suheyb, secdede kalakalır. Mescidde bulunanlar ağlamaklı olurlar. Resulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) &#8220;Size daha şaşılacak bir şey söyliyeyim mi? Şu anda Hifa Hatun da ruhunu Hakka teslim etti&#8221; buyururlar. Namazlarını, yüzü suyu hürmetine yaratıldığımız o yüce Server kıldırır. İkisini yanyana toprağa bırakırlar. Baş uçlarına küçük bir tahta çakar.</p>
<p align="center">
<p>Birine &#8221; şükredenlerden Suheyb &#8221; yazarlar, öbürüne &#8221; sabredenlerden Hifa&#8221;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/sukredenlerden-suheyb-sabredenlerden-hifa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cennet&#039;te Dört Mevsim</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/cennette-dort-mevsim/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/cennette-dort-mevsim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 10:20:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nurahasret</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlem]]></category>
		<category><![CDATA[arayış]]></category>
		<category><![CDATA[azabın ayak sesleri]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet'te Dört Mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[dağlar]]></category>
		<category><![CDATA[denizler]]></category>
		<category><![CDATA[dudak]]></category>
		<category><![CDATA[fatiha]]></category>
		<category><![CDATA[Fırtına]]></category>
		<category><![CDATA[gayesiz]]></category>
		<category><![CDATA[gökgürültüsü]]></category>
		<category><![CDATA[gökyüzü]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[kibrit]]></category>
		<category><![CDATA[kristal hayal]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuşlar]]></category>
		<category><![CDATA[mamureler]]></category>
		<category><![CDATA[melodram]]></category>
		<category><![CDATA[okyanus]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sahralar]]></category>
		<category><![CDATA[Sedat Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[tedirgin]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[ümit]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur]]></category>
		<category><![CDATA[yapraklar]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zafer dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[zehir]]></category>
		<category><![CDATA[zevk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.net/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[Ve şimdi o ülkenin kapısı önündeyim&#8230; Omuzlarım, kaybedilmiş yılların ağırlığıyla çökmüş… Hayallerim yorgun&#8230;Soru işaretlerinin çengellerine asılmış beynimden şüpheler damlamakta…Sevgilerim yarım… En kuytu köşelere gizlenmiş,aransa da bulunamaz geçmiş…Hatıralar, azabın ayak sesleri… Gelecek, korkunun soğuk duvarlarına prangalanmış…‘’Belki de gelmeyecek!’’Ölümün kesin soluğudur saatler… Bedenim ayakta,ruhum yıkılmış.. Ve şimdi o ülkenin kapısı önündeyim… Gözlerimde bir ümit kıvılcımı… Yüreğim, delirtici]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-128" title="cennet" src="http://www.yoremizden.net/wp-content/uploads/2009/06/cennet-150x150.jpg" alt="cennet 150x150 Cennet&#039;te Dört Mevsim" width="150" height="150" /></p>
<p><!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p><!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p><!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p><!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p style="font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve şimdi o ülkenin kapısı önündeyim&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Omuzlarım, kaybedilmiş yılların ağırlığıyla çökmüş…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Hayallerim yorgun&#8230;Soru işaretlerinin çengellerine asılmış beynimden şüpheler damlamakta…Sevgilerim yarım…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">En kuytu köşelere gizlenmiş,aransa da bulunamaz geçmiş…Hatıralar, azabın ayak sesleri…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Gelecek, korkunun soğuk duvarlarına prangalanmış…‘’Belki de gelmeyecek!’’Ölümün kesin soluğudur saatler…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Bedenim ayakta,ruhum yıkılmış..</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve şimdi o ülkenin kapısı önündeyim…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Gözlerimde bir ümit kıvılcımı… Yüreğim, delirtici fırtınalarla çalkalanan bir okyanus… Ki göğü kapkara bulutlarla kaplı…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’<span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Güneş nerede?..’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Yıllarca sorduğum soru, geceler boyu cevabını aradığım bilmece:</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’<span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Güneş nerede,ben neredeyim?..’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Kaç kapı yumrukladım,kaç adım harcadım çıkmaz sokaklarda!… Kaç nefes tükettim,kaç kez tükendim!.. </span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Kaç defa döndüm çılgınlığın yıkıcı hududundan,kimin kollarında!&#8230; Kimlerle haykırdım tedirgin ve gayesiz…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Nice zevklerin zehrini yudumladım, çare diye…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’<span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Lakin,çare nerede ben neredeyim?..’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve bir dönüm noktasında verdim hükmümü:’’Yaşam,bir arayış melodramıdır!&#8230;’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Aramadan yaşanmaz,bulamamak sonu olur her şeyin!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve şimdi, o ülkenin kapısı önündeyim…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">İçimde taşıyamayacağım kadar büyümüş bir boşluk…Tanıyamayacağım kadar değişmiş bir yeryüzü, dışımda…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Dağlar bakışsız,sahralar kızgın!&#8230; Kuşlar konuşmasız denizler bezgin!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Tohumdan başka şeylerde yutuyor toprak!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Her yön gökyüzünce kuşatılmış… Ölümün işgaline uğramış hayatları insanların…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">İnsanlar, ölüme mahkum!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ölüme mahkumum!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve şimdi, o ülkenin kapısı önündeyim…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Gözlerimde bir ümit kıvılcımı… Yüreğim, seraplara bile hasret kum yangını bir çöl… Ki ne bir rüzgâr eser, ne bir damla düşer…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’<span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Yağmur nerede?&#8230;’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Seneler eskiten soru, gündüzler boyu cevabını aradığım bilmece:</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’<span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Yağmur nerede ben neredeyim?&#8230;’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Kaç kibrit ışığına koştum,şimşek diye!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’<span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Gökgürültüsüdür’’diyerek kaç kısık ses kolladım…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Kaç defa bulutlandı gözlerim, bomboş gökyüzüne bakarken…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Nice kristal hayal kırdım kupkuru çeşmelerde!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Kendimi kumlara gömmekte aradım çareyi…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’ <span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Lakin,çare nerede ben neredeyim?&#8230;’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve şimdi o ülkenin kapısı önündeyim…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Dudaklarımda bir yıldız ıssızlığı… Yürüdüğüm yolların tozu üzerimde… Ve durmadan, kat kat artan bir heyecanla kıpırtılı…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Başımda,bir dünya dönüşü sarhoşluğu…Yitirdiğim fırsatların pişmanlığı,kalbimde..Ve durmadan,kat kat artan bir hasretle sarsıntılı…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Bedenim genç, ruhum yaşlı…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve şimdi, o ülkenin kapısı önündeyim…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Gözlerimde bir ümit kıvılcımı… Yüreğim, bilmediği bir beldenin tutkunu… Ki döneceği bir yurdu yoktur zaten…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’ <span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">O ülke nerede?&#8230;’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Yıllardır yıldıran soru, ömür boyu cevabını aradığım bilmece:</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’ <span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">O ülke nerede,ben neredeyim?&#8230;’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Kaç diyar dolaştım,’’ burasıdır’’ümidiyle…Kaç şehirden çıktım kolum kanadım kırık!..</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Kaç kentten kovuldum!..</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Nice mamureler yaktım kızgınlığımla!</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’ <span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">O ülke yok’’:Kendimi kandırmakta aradım çareyi…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">‘’<span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Lakin,çare nerede ben neredeyim?&#8230;’’</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ve şimdi o ülkenin kapısı önündeyim…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Fakat sormayın nasıl vardığımı!&#8230;Çünkü bilmiyorum…Bildiğim sadece yürüdüğümdür…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ben şimdi o ülkenin kapısı önündeyim!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">O ülkenin her mevsimi bahardır!&#8230;Her bahar bir cennet hayatıdır,yaşanır…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Bütün mevsim çiçekler açar, Kuşlar öter her dem…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Güneş batmaz,nehirler kurumaz o beldede…Yapraklarsa sararmaz!..</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Ruh ölmez o ülkede!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Dört mevsim,cennettir!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">O ülke ki kapısı ‘’ Fatiha’’dır…</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">O ülke ki Kur’an’dır!&#8230;</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;">
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Sedat Turan</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-style: normal;"><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: small;">Zafer Dergisi 1991 Ağustos </span></span></p>
<p style="font-style: normal;">
<p style="font-style: normal;">
<p style="font-style: normal;">
<p><!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/cennette-dort-mevsim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Terziliğe Övgü</title>
		<link>http://www.yoremizden.com/terzilige-ovgu/</link>
		<comments>http://www.yoremizden.com/terzilige-ovgu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2009 12:14:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nurahasret</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlem]]></category>
		<category><![CDATA[Adem]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlak-ı Muhammedi]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[aşık]]></category>
		<category><![CDATA[benlik]]></category>
		<category><![CDATA[blgisizlik]]></category>
		<category><![CDATA[canlılar]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[cemal]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[fıtrat]]></category>
		<category><![CDATA[giyinmek]]></category>
		<category><![CDATA[giysi]]></category>
		<category><![CDATA[İdris]]></category>
		<category><![CDATA[irfan]]></category>
		<category><![CDATA[kemal]]></category>
		<category><![CDATA[kumaş]]></category>
		<category><![CDATA[kurtulmak]]></category>
		<category><![CDATA[menzil]]></category>
		<category><![CDATA[meslek]]></category>
		<category><![CDATA[nefsani]]></category>
		<category><![CDATA[rasyonel]]></category>
		<category><![CDATA[samimi]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[soyunmak]]></category>
		<category><![CDATA[terzi]]></category>
		<category><![CDATA[Terziliğe Övgü]]></category>
		<category><![CDATA[zafer dergisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yoremizden.net/?p=105</guid>
		<description><![CDATA[Şairin aksine, rasyoneldir terzi. Ölçer. &#8220;Ben bu adamın ölçüsünü almıştım zaten!&#8221; demez, bir daha,bir daha ölçer. Aşık terzi Ali Osman Çoban, terzinin akılcılığını mistik bir temele oturtuyor: &#8220;Her müşteri Allah&#8217;ın ayrı birtecellisidir. &#8216;Bana özel davran&#8217; diyor, çünkü özel yaratılmış.Her insan sözüyle, davranışıyla kendini gösteriyor. Konuşurken, kişi hakikatten ne kadar haberdar, bu meydana çıkıyor.&#8221;Terzilik insan fıtratına]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-106" title="terzi" src="http://www.yoremizden.net/wp-content/uploads/2009/06/terzi-150x150.jpg" alt="terzi 150x150 Terziliğe Övgü" width="150" height="150" /></p>
<p>Şairin aksine, rasyoneldir terzi. Ölçer. &#8220;Ben bu adamın ölçüsünü almıştım zaten!&#8221; demez, bir daha,bir daha ölçer. Aşık terzi Ali Osman Çoban, terzinin akılcılığını mistik bir temele oturtuyor: &#8220;Her müşteri Allah&#8217;ın ayrı birtecellisidir. &#8216;Bana özel davran&#8217; diyor, çünkü özel yaratılmış.Her insan sözüyle, davranışıyla kendini gösteriyor. Konuşurken, kişi hakikatten ne kadar haberdar, bu meydana çıkıyor.&#8221;Terzilik insan fıtratına en çok uyan, insanı tamamlayan meslektir. Bütün canlılar giysileriyle doğar. Çıplak doğan, yalnızca insan. İşlediği suça karşı, elbisesi cennette rehin kalmış! Terzi Çoban doğru söylüyor: &#8220;İdris&#8217;in çırakları olmasaydı, Adem&#8217;in çocukları çıplak kalırdı! &#8220;İdris&#8217;in çırağı isen, kumaştan çalmayacaksın. Yaptığı işin &#8220;peygamber mesleği&#8221; olduğunu düşünmek ne büyük mutluluktur! Bu bilinçle çalışırsan, Çoban&#8217;ın erdiği sırra erersin: &#8220;Giyinmek, cehalet ayıplarından kurtulmak; soyunmak ise benlik mefhumundan, nefsanî duygulardan arınmaktır.</p>
<p>Giyinmek ve soyunmak diye birbirinin zıddı tercihler yok, birbirini tamamlayan unsurlar var. Yani biz cehalet, bilgisizlik ayıplarından kurtulmak için giyinmek zorundayız. Fazıllar ahlak-ı Muhammedi ile giyinirler. &#8220;Terzi Çoban&#8217;ın kalbi aklına kement atmış: &#8220;Akılla âşık olunmaz. Fakat aklı çalıştırmadan aşk kemale ermez. Akıl ile aşk iki ayak gibidir. İki ayak sonucu menzildir, menzil ise irfan. Hayatta en güzel şey samimi bildiğin bir dostu dinlemek, onunla konuşmak, sohbet etmektir. Hayat budur, Cennet budur, cemal budur, kemal budur.&#8221; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yoremizden.com/terzilige-ovgu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

