Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Çocuklar

0
349
Uyuşturucu maddeler ve çocuklar

Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Çocuklar, Hikâye odur ya… Padişahın canından çok sevdiği bir kız; varmış… Kız bir gün amansız bir hastalığa yakalanmış. Ülkesindeki bütün tabipleri kızı için seferber etmiş ama nafile… Sonunda bir tabip çıkmış, hastalığa iyi gelecek ilacı bulmuş ve kızı tedavi etmiş. Padişah, bu hekime minnet duymuş, ”Dile benden ne dilersen!” demiş.

Hekim, padişahın cömertçe iltifatına karşı mütevazı bir istekte bulunmuş: “Ben fakir bir insanım. Pirinç yiyerek karnımı doyururum. Allah devletimize zeval vermesin. Siz böyle cömert davranıyorsunuz ama benim dileğim bu kadar cömert olamaz. Bana bugünün hatırası olarak bir satranç tahtasının her bir karesine pirinç koymanızı dilerim.”

Padişah bu kadar basit bir isteği duyunca gülümsemiş. Canından çok sevdiği kızının iyi olmasına vesile olan bilge ve mütevazı hekime daha büyük ikramlarda bulunmak istediğini söylese de hekim arzu ettiği şeyden vazgeçmemiş.

Padişah da vezirlerine hekim nasıl istiyorsa ona en iyi pirinçlerden vermelerini emretmiş. Hekim, kendisine pirinç vermek için gelen vezirlere kaç adet pirinç istediğini şu kural ile söylemiş: “Satranç tahtasının bir numaralı karesine iki adet pirinç koyun. Sonraki karelere bir önceki karedeki pirinç adedinin karesi kadar pirinç koymak kaydı ile altmış dört karenin hepsini pirinç ile doldurun.”

Vezirler adamın bu kuralını uygulayarak her bir kareye tek tek sayarak pirinçleri koymaya başlamışlar ama daha onuncu kareye gelmeden bu mütevazı isteği karşılayabilmek için Ülkedeki bütün pirinçleri verseler bile yine de altmış dört kareye yetiremeyeceklerini anlamışlar. Anlamışlar ama ülkenin bütün pirinçlerini de kaybetmişler…

Basit gibi görünen bu ‘sinsi’ hesabı bilemezseniz, bir gün çocuklarınızla acı bir şekilde göz göze gelebilirsiniz.

Bir gazete haberinde ülkemiz gençlerinin uyuşturucu kullanım rakamları yer alıyordu. Buna göre, 2006’da on beş bin kişi uyuşturucu suçuna bulaşmış. 2016’de ise yüz otuz bin kişi… Bir önceki karede on beş bin genç, bir sonraki karede yüz otuz bin…

Padişahın tebessüm edip küçümsediği gibi küçümsemeyin bu olayı. Ve “bize bir şey olmaz” demeyin. Çünkü uyuşturucunun yaygınlaşma psikolojisi “hekimin pirinç hesabı gibi” oldukça sinsi bir hesapla yürür. Zira uyuşturucu kullanan birinin, bir sonraki kişiyi uyuşturucu kullanmaya alıştırması “şarttır”.

Neden?

Çünkü uyuşturucuya bağımlılık kazanan bir kişi, önceleri kendi parası ile uyuşturucu almaya çalışırken bir süre sonra buna parası yetmez ve maalesef en yakın arkadaşını, allem edip kallem edip uyuşturucuyla tanıştırır. Zira arkadaşına uyuşturucuyu kendisi satar ve ”daimi” bir gelir kapısı açar kendisine. Her uyuşturucu bağımlısı, bir sonraki satranç karesine kendisinin iki katı kadar kişi bulup yerleştiremezse kendisi uyuşturucu alacak para bulamaz.

Gazetelerde okuyoruz, Ülkemizde uyuşturucu kullanma yaşı “ilkokul dörtlere beşlere” kadar inmiş durumda. Bu çocukların hiçbiri “bilerek” ve “isteyerek” uyuşturucuya başlamıyor.
Her çocuk melek yüzlü ve her çocuk masum… Her çocuğun peşinde bir sinsi takipçinin olabileceğini unutmayın. Yoksa çocuğunuzun en yakın arkadaşı tarafından nasıl da sevecen bir şekilde tuzağa düşürüldüğünü ne vezir olsanız anlayabilirsiniz ne de padişah…

Adem Güneş – Çocuk Deyip Geçmeyin Kitabından alıntıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here