Monthly Archives: Temmuz 2010
Kahin Ahtapotun Sırrı
Almanya’nın Oberhausen kentindeki Sea Life adlı akvaryumda yer alan ve 2010 Güney Afrika Dünya Kupasında maç tahminlerinde bulunan Paul isimli ahtapotun sırrı ortaya çıktı.
Maç tahminlerini doğru bilmesiyle kahin olarak nitelendirilen ahtapotun aslında diğer ahtapotlardan hiçbir farkı yok. Kerametin ahtapotta değil, insanoğlunda olduğu ise gizleniyor.
Bediüzzaman’a göre Miraç’a iman ve mutluluk
Kâinatın Nuru Efendimiz Aleyhisselam miraca çıkarak insanoğluna değerli bir hazine ve ezeli ve ebedi bir aydınlık getirmiştir.
O Nebiler Serveri Efendimiz Aleyhisselam; getirdiği bu aydınlık ile insana şu Kâinat’ın güzelliklerini göstermiş, böylece Kâinat’ı ve bütün şuur sahibi varlıkları sevinçlere sevk etmiş ve mutlu etmiştir.
İnsan aciz, fakir, sınırsız ihtiyaç sahibi bir varlık olduğu halde, Her Şeyin Sahibi Ezeli ve Ebedi bir Sultan tarafından muhatap alınmış ve cennetine namzet bir varlık yapılmıştır. Bu da Bediüzzaman’ın ifadesiyle; ‘’İnsan olan bütün insanlara, nihayetsiz bir sürur, hadsiz bir şevk vermiştir.’’ (Sözler,31.söz,4.esas.1. Meyve)
Miraç hadisesiyle kendisini ebedi bir yokluğa mahkûm zanneden insanlığa, cennet gibi ebedi bir mutluluk kapısı açılarak müjdelerin en güzeli verilmiştir. Bediüzzaman bu müjdenin derecesini şöyle ifade eder:
‘’Bir adama, idam edileceği anda, onun afvıyla kurb-u şahanede bir saray verilse, ne kadar sürura sebebdir. Bütün cin ve ins adedince böyle sürurları topla, sonra bu müjdeye kıymet ver.’’ (Sözler,31.söz,4.esas.3. Meyve)
‘’İnsan kâinatın kıymetdar bir meyvesi ve Sâni’-i Kâinat’ın (Kainatın sanatkarı) nazdar sevgilisi olduğu, Mi’rac ile anlaşılmış.’’ (Sözler,31.söz,4.esas.5. Meyve)
Efendimiz Aleyhisselam, Miraç’tan insanlar için işte böyle bir müjdeyle dönmüştür. Kâinat’ın Müjdecisi Efendimizin insanlığa getirdiği bu müjdeyle insan, yaratılmışların en üst seviyesine çıkmıştır. Bu ise insan için sonsuz bir onur ve mutluluktur.
Franchise (Bayilik) nedir?
Franchise, başarılı bir iş fikri etrafında toplanmış küçük girişimcilerin, büyük firma gibi davranmasını sağlar.
ABD de doğan franchise sistemi, verimli ve karlı oluşu sayesinde hızla dünyaya yayıldı. Başta ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya olmak üzere binlerce marka franchise veriyor. Her ülkede önce uluslar arası yaygınlık sağlamış yabancı firmalar başlatıyor, 10-15 yıl içinde yerli firmalar çoğunluğu alıyor. Tüketim potansiyelinin olduğu hemen her ülkeye lider markalar dükkanlarını bayrak gibi dikmişler. Franchise sistemini kullanan markalar rakiplerinin açık arayla önüne geçti, yarış artık franchise markalar arasında yaşanıyor. Yerel ve müstakil markalar tüketici ilgisini çekebiliyorsa, onlarla birlikte büyüyen, kaliteyi köşedeki dükkanla bağdaştıran jenerasyonun sayesinde yapıyor. Markalarla büyüyen nesil alacağı markada büyüklük ve yaygınlık arıyor. Alışveriş merkezlerinin zincir marka olmayanlara yer vermek bile istememesi, gelecekte franchise verenlerin nasıl üstünlük sağlayacağının bir göstergesi. Franchise vermeyen firmalar bile, ancak franchise tekniklerini kullandıklarında, yani tek tip işletme, standart işletim sistemi, eğitim ve denetim uyguladıklarında zincirleşerek yayılmayı başarıyorlar.















