Monthly Archives: Mart 2010
Kayıp Gül
-Korkma, sadece yürü.Eğer yükünü bırakırsan, su seni taşır.
–Benim yüküm yok ki.
-Suyun seni taşımayacağını düşünmen ağır bir yüktür.Şimdi onu bırak ve yürü.
…………….
Düşler, gerçekleşecek olanın mayasıdır.
…………
Her zaman senden daha iyi vasıflara sahip başka biri çıkar.Ama senin gibi biri daha yok.Bilirsin herkesin parmak izi farklıdır.Ben içimizde de bir parmak izi olduğuna inanıyorum.Moda eldiveni giyerek örttüğümüz bir iz.
“Simyacı, Küçük Prens ve Martı’yı sevenlerin mutlaka okumaları gereken
bir kitap.“ Air Beletrina – SLOVENYA
“Muhteşem. Bu romanın yaptığı muhteşem. Bu kitabın bizi birleştirmeye gücü olduğu söylenebilir.“ TVA Televizyonu – KANADA
“Türklerin Küçük Prens’i tüm dünyayı büyülüyor.”
Helsinki Sanomat – FİNLANDİYA
Kanada’dan Japonya’ya, Brezilya’dan Çin’e,
34 Dilde, 40′ı Aşkın Ülkede..
Kayıp Gül / Serdar Özkan
Yüreğine Sor
Yusuf Kurçenli Doğu Karadeniz‘de çektiği yüreğine sor filminde, 19′uncu yüzyılda farklı dinlere inanan iki gencin saf aşkını anlatıyor. Tuba Büyüküstün filmde başrolde Türkan Şoray ile Kadir İnanır’ı yıllar sonra bir araya getirdiği Gönderilmemiş Mektuplar’da yarım kalmış bir aşkı beyazperdeye taşıyan yönetmen Yusuf Kurçenli, çekimlerine başladığı yeni filmi Sevdaya Durmak’ta da yasak bir aşkı anlatacak. Başrollerini Tuba Büyüküstün, Kenan Ece, Hakan Eratik, Hakan Karahan, Ayla Algan ve Civan Canova’nın oynadığı, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Doğu Karadeniz‘de geçen Sevdaya Durmak, Mart 2010′da vizyona girecek. Kurçenli’nin çekim mekânı Rize‘nin Ayder Yaylası Genelde ince ince de olsa yağmur yağıyor, zaman zaman da sis basıyor ortalığı. Yusuf Kurçenli buraların yabancısı değilmiş, çünkü memleketi Rize Çayeli. Çocukluğu buralarda geçmiş. Yani ‘bir öze dönüş filmi mi çekiyor’ diye insanın aklına bir soru düşüyor. Kurçenli şöyle diyor: “Karadeniz‘de geçen bir film çek, diye söylerlerdi bizimkiler. Bu hikâye çıktı karşıma. Geçmişe kulak verip buraların kültürü ile yoğurarak olgunlaştırdım senaryoyu ve çekimlere başladık.” Hikâye oldukça ilginç. Esma ile Mustafa büyük bir aşk yaşar. Ama bu aşkın döneme ve yöreye özgü bir engeli bulunmaktadır. Mustafa gizli Hıristiyan’dır. Esma dahil herkes onu Müslüman sanmaktadır. Osmanlı, yasal düzenlemelerle Hıristiyan tebaayı Müslümanlarla eşit duruma getirmiştir.
Manga – We Could Be The Same
MANGA EUROVISION 2010 – Manga Eurovizyon 2010 şarkısı TRT1 ekranlarında dün akşam We Could Be The Same (Aynı Olabiliriz) adlı şarkıyla yayınlandı. Eurovizyon 2010.Türkiye”yi temsil etmek üzere TRT tarafından görevlendirilen Manga’ın Eurovision şarkısı belli oldu.
İngilizce olarak hazırlanan ‘We Could Be The Same’ (Aynı olabiliriz”)adlı şarkı, küresel mesajlarda içeriyor.
Şarkının tanıtımından ardından yoğun bir tempoya girecek olan Manga, öncelikle 27 Mayıs 2010da yarı final elemesine katılacak, yarı final elemelerini geçmesi halinde de 29 Mayıs 2010′da büyük finalde Türkiye’yi temsil edecek.
İşte maNga”nın söyleyeceği “We Could Be The Same” adlı şarkının Türkçe sözleri














