Monthly Archives: Kasım 2008

Epilepsi [Sara] nedir?

epilepsi1 Epilepsi [Sara] nedir?Epilepsi Nedir ;
Epileptik nöbet (Sara), beyindeki hücrelerin kontrol edilemeyen, ani, aşırı ve anormal deşarjlarına bağlı olarak ortaya çıkan bir durumdur. Beyin, insan vücudunun ana kumanda merkezi gibidir. Beyin hücreleri arasındaki uyumlu çalışma, elektriksel sinyallerle sağlanır. Nöbetin nedeni, bir tür beklenmeyen elektriksel uyarı olarak düşünülebilir. Kısaca; epileptik nöbet beynin kuvvetli ve ani elektriksel boşalımı sonucu oluşan kısa süreli ve geçici bir durumdur.

SİTEMİZE MADDİ MANEVİ DESTEKLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ...

Kara Lahana

karalahana1 Kara LahanaKaradeniz yöresinin en meşhur yiyeceklerinden bir tanesidir karalahana. İri ve kalın yapraklı bir bitki olan Kara lahana, C vitamini açısından zengindir. Ayrıca, A, B, E vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, kükürt, magnezyum, bakır ve demir minerallerini bol miktarda içerir.

Çok besleyici bir sebze olan kara lahana;

- cilt, diş ve kemik dokularının sağlamlığını arttırır.

-Vücuttaki zehirli maddelerin uzaklaştırılmasını sağlar.

-İştah açar. İdrar söktürür ve kabızlığı giderir.

-Kansızlıkta faydalıdır.

SİTEMİZE MADDİ MANEVİ DESTEKLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ...

İnanan Sarsılsa da Devrilmez

kuran 255x300 İnanan Sarsılsa da Devrilmez “Gevşeklik göstermeyin, tasalanmayın;
Eğer iman ediyorsanız üstünsünüz.”


Hâlihazırdaki tablo oldukça ürpertici; ancak iman, ümit ve Allah’a teveccüh sayesinde aşıl-mayacak gibi de değil. Eğer insan, güneşe doğru yürür veya uçarsa, gölgesini arkasına almış olur; sırtını güneşe dönerse bu defa da gölgesinin arkasında kalmış olur. Bu itibarla gözlerimiz hep sonsuz ışık kaynağında olmalıdır. Evet, her şey, Âkifçe ifadesiyle: Allah’a dayanıp, sa’ye sarılıp, hikmete râm olmaktan geçmektedir. Ülkede iç içe kriz yaşandığı bir gerçek; ancak, sebepleri bili-nip, iman, ümit ve azimle karşı çıkıldığında, bu kabîl krizler hemen her zaman aşılmış; aksine, problemler vehim ve hayallerle köpürtülüp ya da onlar üzerinde politika yapıldığında şişmiş, bü-yümüş, olduğunun üstünde bir görünüme ulaşmış ve psikolojik tahribatıyla içinden çıkılmaz hâle gelmiştir.

SİTEMİZE MADDİ MANEVİ DESTEKLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ...

Hamsinin faydaları

hamsi1 280x300 Hamsinin faydalarıKendisi küçük faydaları büyük, ‘denizlerin kralı, sofraların tacı’ hamsi, zengin bir protein deposu olmaktan başka bol miktarda iyot içermesi dolayısıyla zeka gelişimi açısından da faydalı bir besin olarak gösteriliyor.

Ekmeğinden pilavına, buğulamasından ızgarasına, unundan yağına kadar çok geniş bir kullanım pörtföyü bulunan ve fıkralara konu olan hamsi, Karadeniz yöresinin ve kültürünün sembolü haline gelirken kış mevsiminin yaklaşmasıyla yolları gözleniyor ve yılda 3-4 ay boyunca bolca tüketiliyor.

 

Yöre ekonomisine önemli katkıları bulunan ve çok sayıda kişinin ‘ekmek kapısı’ olan hamsinin faydaları saymakla bitmezken, uzmanlar hamsinin beklenen faydaları sağlaması için tüketilmesinde bazı hususlara dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Hamsinin insan sağlığı açısından faydalarını sıralarken tüketiminde dikkat edilmesi gereken noktalar şunlar:

Trafik Kazası

Çam Fıstığı nedir, Faydaları nelerdir?

cam fistigi1 Çam Fıstığı nedir, Faydaları nelerdir?

Dünya ile üzerindeki mevcudat arasında doğrudan veya dolaylı bir irtibat söz konusudur. Dünyanın da içinde bulunduğu kâinatı ve orada hayat süren canlıları aynı Kudret yaratmıştır. Her şeyi bilen ve bütün mevcudata hükmü geçen Hâlık-ı Mutlak, özellikle insanın her türlü ihtiyacının teminine yönelik, canlı cansız birçok varlık yaratmıştır. Ekosistemde her biri çok mühim hususiyetler taşıyan nice bitki ve meyvenin birçok hikmete binaen yaratıldığı, insanoğlunun ilmî seviyesi arttıkça daha iyi anlaşılmaktadır. Bu bitkiler başta tıp, gıda ve endüstri olmak üzere, çeşitli sahalarda kullanılmaktadır. 

‘Koniferler’ denen ve 23 türü bulunan, yurdumuzda göknar, lâdin, sedir, ardıç, servi ve çam adıyla çeşitli bölgelerde görülen orman ürünleri, ekolojik çeşitlilik ve ekonomik fayda açısından oldukça mühim bir yere sahiptir. Bunlar içinde çamgiller (Pinaceae), açık tohumlu bitkilerdir. Bilinen birçok meyvenin aksine, bunların tohumları, meyvenin içinde saklı değil, kozalak pulları üzerindedir. İğne yapraklı olan bu ağaçların birçoğu, her mevsim yeşildir. Ülkemizde, tohumlarının yapısı ve bağlanma şekli farklı olan beş çam türü yetişmektedir. Bunlar; fıstık çamı (Pinus pinea), kızıl çam (Pinus brutia), Halep çamı (Pinus halepensis), kara çam (Pinus nigra) ve sarı çamdır (Pinus sylvestris).

Bilimin Zorlandığı Sorular

bilim 300x162 Bilimin Zorlandığı SorularKâinatın, içinde gömülü bulunduğu metafizik hakikati idrak etmede yaşadığımız en büyük zorluk, yaradılışa içeriden bakıyor olmamızdır. Bizler zaman, uzay ve maddeyle kayıt altına alınamayan metafizik gerçekleri idrak etmeye çalışıyoruz; çünkü bütün düşüncelerimiz fizikî tecrübelerimize dayanıyor. Ömrünü kutuplarda geçirmiş, suyu hep buz olarak algılayıp mânâlandırmış bir insana, yıllar sonra buharı gösterseniz ve ‘Bu da sudur!’ deseniz, onu ikna etmekte elbette zorlanırsınız.

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri – Tevfizname

marifetname 224x300 Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri   TevfiznameHak serleri hayreyler
Zan etmeki gayreyler
Arif ani seyreyler
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Sen Hakk’a tevekkül kil
Tevfiz et ve rahat bul
Sabreyle ve razi ol
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Kalbin ana berk eyle
Tedbirini terk eyle
Takdirini derk eyle
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Horon nedir?

horon 135x100 Horon nedir?Horonun kökeni ve kelime anlamı :
Türkler, tarihin akışı içinde Orta Asya’dan batı dünyasında doğru akarken, hiç kuşkusuz sosyal kültürel özelliklerini de birlikte götürmüşlerdir. Yoğun göç dalgaları ve tutulan yeni ”yurtluklar-vatan”da karşılaşılan değişik ulus ve halklarla da etkileşimde bulunmuşlardır. 1071 öncesi ve sonrasında Anadolu’ya akmaya başlayan Türk-­Budun-Boy ve Oymakları çok kısa bir zaman diliminde Anadolu’yu Türkleştirip, İslamlaştırırlar.

Şalpazarı Kız Horon Ekibi

Gökhan Birben – Yüksek Dağlara Kar Var

Yüksek Dağlara Kar Var Güzelum
Daha Dememki Yar Var Tatliyum
Öyle Kirdun Kalbumi Güzelum
Şimdi Yalvar Da Yalvar Tatliyum

Ben Sevduğum Sana Söyliyemedum
Oy Canum Gizli Gizli Severum
Hem Sever Hemda Seni Özlerum
Oy Canum Yollarını Gözlerum

Evvel Seni Severdum Güzelum
Petekteki Bal Gibi Tatliyum
Şimdi Gönlüm Soğudi Güzelum
Dağlardaki Kar Gibi Tatliyum

Ben Sevduğum Sana Söyliyemedum
Oy Canum Gizli Gizli Severum
Hem Sever Hemda Seni Özlerum
Oy Canum Yollarını Gözlerum

Çiçekli Yayları Güzelum
Gülüm Sen Severmisun Tatliyum
Bende Çiksam Yaylaya Güzelum
Beni Da Severmisun Tatliyum

Ben Sevduğum Sana Söyliyemedum
Oy Canum Gizli Gizli Severum
Hem Sever Hemda Seni Özlerum
Oy Canum Yollarını Gözlerum

Eksik Hesap

senai demirci1 Eksik HesapAnlatılır ki, Bostan ve Gülistan adlı eserin yazarı Sadi, kitabının ilk nüshasını okutmak üzere Mevlana’ya gider. Büyük bir heyecanla Mevlana’nın kendi satırlarına değen gözlerini izler. Sonunda Sadi’ye döner Mevlana. Üzgün bir yüzle, “pek tuzsuz bu…” der.
Eserinin beğenilmediğini düşünen Sadi bir anda yıkılır. Ümitlerinin hepsi Mevlana’nın buza çalan yüzünde parçalanır. Ancak, çok geçmeden Mevlana’nın yüzünde tatlı bir tebessüm belirir. Sadi’nin göğsünde tüm baharların çiçeklerini açtıracak bir tebessümdür bu… Meğer ki, Mevlana cümlesini henüz tamamlamamıştır; kasıtlı olarak hemen söylemediği son kelimenin eşiğinde Sadi’nin kalbini sınamıştır. “….helva!” diye tamamlar cümlesini Mevlana. Başından beri “pek tuzsuz bu helva!” demeye niyetlenmiştir..